Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Ölümlü trafik kazası,ağır cezada görüşülecek
Zorla yapmadım
Kuzuları çaldılar, köpeğin boğazını kestiler
'Ecstasy'ye 8 yıl
UBP Genel Sekreterini seçmedi
2009 da zor
Kıbrıs Kıbrıslılarındır

YORUMLANANLAR
Öğretmen dayağı polislik oldu [5]
Elektrikte yatırım katkı payı kaldırılıyor, akaryakıtta da indirim yapılacak [1]
Uyuşturucuyu çocuğuna taşıttı 2 yıl hapis cezası aldı [7]
Soyer: Orta noktayı bulacağız [1]
Pankart tartışması [4]
BES, LTB'de yaşanan sorunları sendikalarla tartıştı [1]
Samani: Narenciyecilerin sorunlarına duyarlı olun [1]
Oya Talat: Siyasetteki erkek egemen yapıyı kırmaya çalışıyoruz [1]
Bu yaklaşım, Kıbrıs Türk halkını bir kez daha büyük hayal kırıklığına uğrattı [2]
İsrail, KKTC'yi ayrı bir varlık olarak tanımıyor [4]
Eroğlu, ilk seçimde siyaseti bırakmak zorunda kalacak [9]
Avcılar dün siyah çelenk koydu, bugün de köpeklerle eylem yapacak [1]
Tavuri'nin tövbesi yine tutmadı [3]
Kanser olmak istemiyoruz [3]
Otellerde bayram bereketi [3]
Liste nihayet! [1]
Avcılar eyleme gidiyor [12]
Talat ve Hristofyas'a "camdan mumluk" [1]
Taksim Trio, Londra Caz Festivali'nde büyüledi [1]
Gökyüzünde Ay ile Venüs'ün muhteşem buluşması [1]



2012: Denizaltı için şarkı

Mehmet RATİP

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   3 Mayıs 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

21 Aralık 2012; yeni bir kış gün dönümü; yılın en uzun gecesi; en kısa gündüz vakti... Fakat o yıl 21 Aralık yalnızca Şehitler Haftası'nın başlangıcı olmayacak, aynı zamanda insanlık tarihi boyunca beklenen kıyametin başlangıcı olacak. Bu sadece bir tahmin, bahisler hâlâ açık, tutabilir de, tutmayabilir de... Meşhur Maya Takvimi'nde bir dönüm noktasına işaret eden bu tarih, dünya çapında bir dönüşümün habercisi.21 Aralık 2012... Başka hesaplara göre, en geç 23 Aralık 2012.

Bazı teorilere göre, insanlık psişik olarak daha gelişmiş bir bilişsel düzeye ulaşacak, daha yüksek bir bilince erişecek, kısacası 21/23 Aralık 2012 tarihinden itibaren bir ruhsal dönüşüm, hatta yeni bir evrim süreci, bir mutasyon başlayacak. Bazı teorilere göre ise, gezegen üzerindeki yaşamın büyük bir bölümünü yok edecek bir doğal felaketler zinciri yaşanacak.

Bu iki ihtimal, özellikle de ikincisi, belki de her neslin bugüne kadar hep yeniden ürettiği, yüzlerce hatta binlerce yıldır sürekli yazılıp çizilen, mistisizm ve bilimkurgu konularıyla ilgilenenlerin duymaktan sıkıldığı, ilk etapta masum, zararsız ve aşırı naif beklentiler olarak algılanabilir. Fakat tarihin hiçbir döneminde bu kadar somut bir kıyamet senaryosu üzerine bu kadar fazla yazılıp çizildiğini, bu kadar çeşitli spekülasyon yapıldığını zannetmiyorum.

Güneş sistemimizin gizli ve devasa kırmızı gezegeni Marduk'un, diğer gezegenlerin yörüngelerine dik açıda seyreden yolculuğunun Aralık 2012 evresinde, sistemin göbeğinden geçiş yaparak Dünya'nın dengesini altüst etmesini mi istersiniz; insanlığın var oluşu üzerinde birebir etkisi olan, hatta insanlığı tamamıyla kontrol altında tutan uzaylıların katastrofik planlarını uygulamaya koymalarını mı istersiniz... Dünya'ya çarpacak olan meteorlar, asteroidler, kuyruklu yıldızlar... Bunlar "uçuk" kabul edilen teorisyenlerin genelde eski gizemli metinlere dayanarak yazdıkları ihtimaller.

Bir de "aklı başında" olduğu söylenen ciddi bilimcilerin Güneş patlamaları tespiti var ki bu bilimciler patlamaların Dünya'nın elektromanyetik düzeninin -kelimenin tam anlamıyla- altını üstüne getireceğini (kutupların yer değişmesinden bahsediliyor), ardından da depremler, volkanik patlamalar gibi bir dizi doğal felaketlerin gerçekleşeceğini öngörüyorlar.

Dediğim gibi, hepsi sadece birer tahmin, bahisler hâlâ açık... Ama "nasıl olsa 4 yıl kalmış, günümü gün edeyim, sorumluluklarımdan kurtulup çılgınca yaşayım" diyerek kendi çapınızda bir küresel festival ilan etmeniz çok riskli ve sakıncalı olabilir. Çünkü bir de bakmışsınız, 2013'e girmişsiniz ve her şey yerli yerinde duruyor.

Kişisel tercihimi soracak olursanız, ben 2013'te her şeyin yerli yerinde durmasından yanayım. Dünya'nın gidişatından memnunum. Hem mikro hem makro düzeyde anlamlı ilişkiler kurup dost ve düşman edinebildiğim, belli görüşler doğrultusunda bazı şeylere ve insanlara tepki koyabildiğim, edebiyattan müzikten sinemadan felsefeden keyif alabildiğim, okuyup yazabildiğim, gezip muhabbet edebildiğim, ailemi ve kedimi ziyaret edebildiğim sürece mutluyum.

Dahası, 21 Aralık 2012'ye nasıl, daha doğrusu neyi dinleyerek gireceğimi de belirlemiş durumdayım. Efsanevi Amerikan rock grubu R.E.M.'in Accelerate adlı son albümünden "Sing for the Submarine" (Denizaltı için şarkı söyle) adlı şarkısıyla Dünya'nın "belki de son en uzun gecesini" selamlayacağım.

Şarkının yazarı ve R.E.M.'in vokalisti Michael Stipe, "Nuh'un gemisi" efsanesini günümüze taşıyor ve kıyamet günü için inşa ettiği kurtarıcı denizaltı için biz fânileri şarkı söylemeye davet ediyor.

"Herşeyi burada saklıyorum... Herşey denizaltının içerisinde... Artık herşey düşündüğünden daha az korkutucu... Ama bu iyi haber, güzelim... Olacak olan olacak... O yüzden denizaltı için şarkı söyle..." diyerek kıyametten korkan yoldaşını teselli ediyor Stipe. "Herşeyin nasıl başladığını, nasıl yokedildiğini ve yeniden inşa edildiğini anlatmaya çalıştım... Bana inanamadığını biliyordum..." diyor ve sanki de kıyametin geleceğine inanmak istemeyen yoldaşına sitem ediyor.

Ardından o gün, mesela 23 Aralık 2012, gelip çatıyor ve hiçbir şey olmuyor. Biz de insanlığın hayal gücüne gülüp geçerek, toplu çıldırışımızı onore ederek ve yeni rüyalar görmeyi umarak, Stipe'a memnuniyetle eşlik etmek zorunda kalıyoruz: "Şehir titreyip yıkılmadı... Yağmur hiç yağmadı... En azından itiraflarım seni güldürdü... Biliyorum, bu delilik... Ama bu rüyalar bana çok gerçekçi geliyor"...

   1237 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
29 Kasım 2008, Cumartesi   Görünmez sınıf ve silik öğreti: Bir ‘gözlemleyip adlandırma’ yarışması için çağrı
22 Kasım 2008, Cumartesi   Paul Virilio: Savaşın şehir plancısı ve kaza müzecisi
15 Kasım 2008, Cumartesi   Hannah Arendt’le düşünmek: Rüzgar gelecek delikleri açmak
08 Kasım 2008, Cumartesi   Jean-Luc Nancy: Savaşa ve ekotekniğe karşı ‘tekil-çoğul-olmak’
01 Kasım 2008, Cumartesi   Machiavelli’nin icadı: Kafir egemenlik
25 Ekim 2008, Cumartesi   Özür kabahatten büyük olamaz: ‘Muhtaç’ bir insanlık savunusu
18 Ekim 2008, Cumartesi   Enternasyonalizm öldü mü?
11 Ekim 2008, Cumartesi   Biyo-politika, sosyo-biyoloji: Bizi maymun eden öğretiler...
04 Ekim 2008, Cumartesi   Orwell’den savaş dersleri: 2 + 2 = 5
27 Eylül 2008, Cumartesi   “İyi Alman” var mı? Af mümkün mü?



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5634 1.5744
1 STERLİN 2.2777 2.2946
1 EURO 1.9730 1.9869



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

YURT SEVGİSİ

Ali Baturay

KAYBETMEK

Hasan Hastürer

Derviş Bey seçildi UBP'nin işi bitti!!...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

İçimizdekiler söylerse, Ban hayda hayda sö...

Ahmet Tolgay

DOĞANIN İNSANLARDAN ÖÇ ALMASI...

Bilbay Eminoğlu

Yine göz boyadılar!

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Canaltay UBP PM'de

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

ÇÖZÜM İÇİN ORTAK MÜCADELE

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Hindistan'ın önemi

Oğuz Metiner

Kurban Bayramı yaklaşırken

Harid Fedai

Sefâlet!





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital