Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Nev başkenti "Alev Alev" yaktı
Gazimağusa'da bu akşam Bonnie Tyler var
Futbolda alınan sonuçlar ve günün programı
Hasan Olgu ve Fırat Yalova'da
6'ncı kez Türkiye'ye gidecekler

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

SAYIN TALAT SÖZÜNÜZÜ TUTUNUZ

Ata ATUN

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   15 Mayıs 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bana bir sözünüz var Sayın Cumhurbaşkanımız.

1974 Barış Harekâtı nedeni ile Maraş'ta bıraktığını iddia ettiği uyduruk mülküne gidemediği ve kullanamadığı gerekçesi ile AİHM'ye başvuran ve 22 Haziran 2006 tarihinde AİHM'den çıkan karar sonucunda hem tazminat almaya hak kazanan ve hem de malı kendisine iade edilen Mira Ksenidi-Aresti davası ile ilgili olarak, söz konusunu malın Abdullah Paşa Vakfından sahtekârlıkla gasp edildiğini içeren yazımı belgeleri ile birlikte size iletmiş, sonra da sizinle yüz yüze de görüşmüştüm.

Bu konuda Türkiye ve KKTC basınında, ortak araştırmalar ve çalışmalar yaptığım Sema Sezer hanımla birlikte onlarca yazı yazmış, birçok saygın TV kanalında programlar yapmış ve okuyucular ile dinleyicilere gerçek belgeleri göstererek, söz konusu mülkün sahtekârlıkla 15 Eylül 1913 tarihinde gasp edildiğini iddia etmiştim. Hala aynı fikirdeyim.

 

Sizinle konuşmamın ana teması, AİHM'de Mira Ksenidi-Aresti davası görüşülürken niçin Maraş'ın Abdullah Paşa ve Lala Mustafa Paşa mülkleri olduğuna dair evrakların AİHM'ye verilmediğini, bu konuda Mağusa Kaza Mahkemesinin aldığı 271/2000 ve 272/2000 numaralı tespit kararlarının niye mahkemeye sunulmadığı idi.

 

Sizin yanıtınız da "Söz konusu mülkün Abdullah Paşa Vakfına ait olduğuna dair belgeyi geç bulduk ve bu nedenle itiraz edemedik. Eğer Maraş'ta bulunan bir taşınmaz ile ilgili bir tazminat davası bundan sonra AİHM'de görüşülürse, kesinlikle evrakları AİHM'ye ileteceğiz ve itiraz edeceğiz" şeklinde olmuştu.     

 

Bu günü sabırla bekledim Sayın Cumhurbaşkanım. Gün geldi çattı.

Ünlü Rum iş adamı Konstandinos Lordos'un, (kısaca Dinos olarak hitap edilmektedir), Maraş'ta bıraktığını iddia ettiği mülkleri ile ilgili olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) yaptığı başvuru, kabul aşamasına gelmiştir. Yakında görüşülecektir.

Rumlar bu başvuruyu "Türkiye aleyhine AİHM'ye yapılan başvuruların amiral gemisi" olarak nitelendirmektedirler.

 

Aresti'nin Maraş'taki uyduruk mülkü ile ilgili davada hükmedilen tazminatın tutarı ile kıyaslayarak, Lordos'un başvurusuyla ilgili tazminatın 150 milyon Euro'yu kolaylıkla aşacağının hesabını yapan ve hayalini kuran Rumların, şimdiden ağızları sulanmaya başladı bile. 

Lordos'un AİHM'ye yaptığı başvurusu Maraş'ta yer alan 150'den fazla taşınmazı kapsıyor. Bunların içinde araziler, boş veya içinde yarım inşaatlar olan arsalar, oteller, dükkânlar, apartmanlar ve evler var. Birçoğu da Mağusa'nın altın kumsal olarak tanımlanan "Deve Limanı"nda.

 

Ben iddia ederim ki, bu mülklerin hepsi de 1913 tarihinde, İngilizlerin Mağusa Tapu dairesine Rum memurları doldurduktan sonra, aynen Mira Ksenidi-Aresti'nin dedesi Mavrodi Hacı Hambi Manueli'nin sahtekarlıkla adına kaydettirdiği, yağmalanmış ve gasp edilmiş mülkün benzeri, Abdullah Paşa Vakfı ve Lala Mustafa Paşa Vakfına ait taşınmaz mallardır.

 

Maraş'ın Türk Vakıf Malı olduğu, Vakıflar Örgütü ve Din İşleri Dairesinin, KKTC Başsavcısına, dolayısı ile KKTC devletine karşı açtığı 271/2000 ve 272/2000 No.lu davaların sonucunda açıklanan Mahkeme kararında belirtiliyor.

 

Abdullah Paşa Vakfı, 1761 yılında Halep Beylerbeyi iken ölen Abdullah Paşa tarafından kurulmuş. Abdullah Paşa, sahibi bulunduğu Maraş-Mağusa bölgesinde bulunan 60,000 dönüm araziyi vakfetmek sureti ile adı "Abdullah Paşa Vakfı" olan "MÜLHAK" bir Vakıf kurmuş.     

Söz konusu Vakfın vakfiyesi bizzat Abdullah Paşa'nın kendisinin hazır olduğu 24.7.1748 tarihinde Şer-i Meclis'te yazılmış ve tescil edilmiş.

Lala Mustafa Paşa Vakfı ise 1571 yılında Kıbrıs'ı fetheden Osmanlı Ordusunun baş komutanı olan Lala Mustafa Paşa tarafından kurulmuş. Söz konusu mülk kendisine Padişah II.ci Selim tarafından bahşedilmiştir. Otağını Derinya civarında kuran Lala Mustafa Paşa'nın kurduğu Vakfın sahip olduğu mülk, Otağından Maraş'a kadar uzanmakta olup yaklaşık 30,000 dönümdür.

 

"Mülhak" kelimesini büyük harflerle yazdım. Nedeni de Mülhak olan taşınmaz mallar asla satılamaz. Bu konuda yasa çıkarılsa bile satılamaz. Mülhak ilan edilen mallar, dünya durdukça Abdullah Paşa Vakfına aittir ve ya varisleri ya da mütevelli heyeti tarafından sadece idare edilebilir ve gelirleri vakıf vakfiyesi uyarınca kullanılabilir.

Vakıfların iptal edilemez ve süresiz olmalarına bağlı olarak kaideten gelir getiren Vakıf Malları istibdal dahi edilemez, yani takas bile edilemezler.

 

Ancak İngiliz Sömürge Yönetimi döneminde, İngiliz Sömürge Yönetimi Ahkam ül Evkaf'ı ihlal ederek, 1913-1930 yılları arasında yaptığı icraatlarla anılan Vakıf arazilerini ve emlaki 3.cü kişilere devretti ve bu kişilerin adına Koçan (tapu) çıkarıldı. Bu yasal olmayan yöntemle Abdullah Paşa ve Lala Mustafa Paşa Vakıflarına ait taşınmaz mallar yağmalandı ve gasp edildi.

 

4.6.1878 tarihinde İngiltere ile Osmanlı devleti arasında yapılan ve Kıbrıs adasının İngiltere'ye kiralanmasını da içeren anlaşma ekindeki 1.7.1878 tarihli protokolün 2.ci maddesi "Ahkam ül Evkaf"ı yürürlükte tutmaktadır.

1914'de İngilizler, 1.ci dünya savaşını bahane ederek Kıbrıs'ı ilhak ederken Ahkam ül Evkaf'ı ilga eden bir düzenleme de yapmadılar. Tam tersine 1915 Kıbrıs (Müslüman Dini taşınmaz Mallar) İmparatorluk emirnamesi Ahkam ül Evkaf'ın yürürlükte olduğunu teyit etmektedir.

Lozan Anlaşmasının 20.ci maddesi ile Kıbrıs İngiltere'ye resmen devredilirken Ahkam ül Evkaf ile ilgili aksi bir düzenleme veya karar da yok. Özetle Mağusa Tapu dairesinde 1913-1930 yılları arasında yapılan devir işlemlerinin tümü de yasal olarak geçersiz. 

 

Sayın Cumhurbaşkanım, şimdi hem sözünüzü tutmanın zamanı geldi hem de Maraş'taki ata yadigârı mallarımızı geri almanın fırsatı bir kez daha doğdu.

Lütfen AİHM'nin önüne Mağusa Mahkemesinin tespit kararını koyun ve Maraş'taki gasp edilmiş Vakıf mallarının Vakıflar İdaremiz adına kayıt edilebilmesi için talimatınızı verin.   

Üstelik Konstandinos Lordos, söz konusu Maraş'taki ata yadigari mülkleri 1913'den beri kullanmanın bedelini, güney Kıbrıs'ın tümünü satsa bile asla ödeyemez. Hele böbürlenerek ve ağzı dolarak bahsettiği deve limanındakileri mülklerinin kullanım bedelini hiç ödeyemez.

Bayram değil, seyran değil, Konstandinos Lordos salı gecesi Başbakanımız Ferdi S. Soyer'i niçin Larnaka'daki otelinde yemeğe davet etti?  

 

 

 

   981 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
06 Temmuz 2008, Pazar   KALİTELİ İNSAN AYRICALIĞI
03 Temmuz 2008, Perşembe   TEK EGEMENLİK, TEK VATANDAŞLIK
30 Haziran 2008, Pazartesi   TIKANAN KELİMELERİN DİLİ
29 Haziran 2008, Pazar   TRAFİK CEZA YÖNTEMİNDE HATA VAR
26 Haziran 2008, Perşembe   NİKO'YA KULAK VERİN
23 Haziran 2008, Pazartesi   ÇÖZÜM ÇERÇEVESİ BELLİ
22 Haziran 2008, Pazar   CEZAYİR SOYKIRIMI ANITI YAPILMALI
19 Haziran 2008, Perşembe   TALAT'IN SİYASİ ÇALIMI
16 Haziran 2008, Pazartesi   RUMLARI DAVA ETMEK ZOR MU?
15 Haziran 2008, Pazar   YILLARCA İSMİNİ YAŞATMAK



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

NÜFUS, ÇEVRE VE BİR HOŞGELDİN

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Denizden para değil cesaret kazandım...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(23)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

Laforizmalar

Bilbay Eminoğlu

"Ama dibelik ya beleşe verecek gızımı ...

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

AYRILIRKEN DE SEVEBİLMEK

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Multipl Skleroz

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Meselenin özü

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

KALİTELİ İNSAN AYRICALIĞI

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Kuraklık felaketi ve çözüm yolları

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital