Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Ölümlü trafik kazası,ağır cezada görüşülecek
Zorla yapmadım
Kuzuları çaldılar, köpeğin boğazını kestiler
'Ecstasy'ye 8 yıl
UBP Genel Sekreterini seçmedi
2009 da zor
Kıbrıs Kıbrıslılarındır

YORUMLANANLAR
Öğretmen dayağı polislik oldu [5]
Elektrikte yatırım katkı payı kaldırılıyor, akaryakıtta da indirim yapılacak [1]
Uyuşturucuyu çocuğuna taşıttı 2 yıl hapis cezası aldı [7]
Soyer: Orta noktayı bulacağız [1]
Pankart tartışması [4]
BES, LTB'de yaşanan sorunları sendikalarla tartıştı [1]
Samani: Narenciyecilerin sorunlarına duyarlı olun [1]
Oya Talat: Siyasetteki erkek egemen yapıyı kırmaya çalışıyoruz [1]
Bu yaklaşım, Kıbrıs Türk halkını bir kez daha büyük hayal kırıklığına uğrattı [2]
İsrail, KKTC'yi ayrı bir varlık olarak tanımıyor [4]
Eroğlu, ilk seçimde siyaseti bırakmak zorunda kalacak [9]
Avcılar dün siyah çelenk koydu, bugün de köpeklerle eylem yapacak [1]
Tavuri'nin tövbesi yine tutmadı [3]
Kanser olmak istemiyoruz [3]
Otellerde bayram bereketi [3]
Liste nihayet! [1]
Avcılar eyleme gidiyor [12]
Talat ve Hristofyas'a "camdan mumluk" [1]
Taksim Trio, Londra Caz Festivali'nde büyüledi [1]
Gökyüzünde Ay ile Venüs'ün muhteşem buluşması [1]



İş adamları halkın mesajını anlamamakta diretiyor

Emin AKKOR

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   27 Ocak 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

   Bakanlar Kurulu’nun prensipte destek verdiği ve meclise sevkini gelecek haftaya bıraktığı, “işyeri veya işlerin çalışma saatlerini düzenleyen önerge” ile ilgili tartışmalar süpermarketler düzeyine indirgenip, nedense milliyetçilik söylemleri üzerine oturtularak, alışverişin güneye kayacağı iddia ediliyor.

   Ekonomik Örgütler Platformu adı altında örgütlenen iş çevreleri ile önergenin tartışılması sürecinde ortaya çıkan KKTC Süpermarketler Birliği, önergeyi süpermarketlerin “çalışma saatleri” açısından, dar çerçevede, bütünlüğünden uzak değerlendiriyor.

   Kıbrıslı Türklerin alış veriş için neden güneyi tercih ettiğini anlamamakta direnen iş çevreleri, halkın verdiği mesajı, kendilerini ilgilendiren boyutu üzerinden tartışmadıkları görülüyor.

   Süpermarketlerimiz bugün Güney Kıbrıs’taki marketlere göre daha uzun süre açık olmasına rağmen çok sayıda kişinin güneye akın etmesi, tartışmayı çalışma saatleri üzerinden yapmamaya işaret ediyor. Ülkemizdeki alışveriş merkezlerinin 7 gün 24 saat açık bulunması durumunda güneye alışveriş amaçlı giden kişi sayısında azalma olur mu? Hayır olmaz. Çünkü sorun çalışma saatleri değildir.

   Güneyden alışverişe, gümrüklerde çıkartılan zorlukların tartışıldığı günlerde verilen masaj açıktı. Ucuz olması, seçeneklerin çok olması, kuzeyde bulunmayan ürünlerin varlığı, müşteri memnuniyeti, güneye alışverişin etkenleridir. Bunlar üzerine çalışma yapması gereken ekonomik örgütler, çalışma saatlerine takılıp kaldıkları sürece daha çok tüketici güneyin yolunu tutacak.

Ucuzluk: Halk hangi malın kuzeyde, hangisinin güneyde ucuz olduğunu bildiği için, alışverişinde bunu gözetiyor. Örneğin kimse güneyden hellim almaz, ama kuzeyde bulamadığı bir peynir çeşidini alabilir. Pazar günü ‘süpermarketler kapalıdır’ diye hellim almak için de güneye gitmeyecek. Pazar günü keyifli bir gün geçirmek için Kuzey’deki marketlere gitmediği gibi.

Seçenek: Büyük alışveriş merkezlerindeki çok sayıda seçenek arasından tercih yapma ortamı bir müşteri için keyif verici bir durumdur.

Kuzeyde bulunmayan ürünlerin varlığı: Kapılar açıldıktan sonra birçok ürünü çok pahalıya aldığını gören halk, bunun yanında kuzeyde bulunmayan ürünlerle de tanıştı. Tabii ki memnun olduğu bu ürünleri almak için güneye gidecek.

Müşteri memnuniyeti: Kıbrıslı Türklerin en fazla şikayet ettiği; alışveriş merkezlerindeki patron ve çalışanların kötü iletişimi yanında sorunlu malların değişimini pes ettirecek düzeye getiren anlayışsız tavırlarıdır. Güney Kıbrıs’ta ‘dil’ açısından bazen iletişim sorunu olsa bile halk memnun. Güneyden alınan bir mal, “sizin hatanızdan dolayı sorun çıktı” suçlamasına tabi olmadan ürünü değiştiriyor.

   Pazar günü güneye gidiş, kuzeydeki marketlerin kapalı olmasından dolayı değil, yukarda sayılan etkenlerde ‘eksi pozisyon’da bulunmamızdan dolayıdır…

   Ne milliyetçi ilanlar vererek, ne de önergenin çıkmasını engellemekle alışverişin güneye gitmesini engellenebilir. Var olan gerçekleri görmek, eksileri artıya dönüştürmek için çalışma yapılmadığı taktirde, güneye giden müşterilerin sayısı artacak. 

   Ekonomik Örgütler Platformu’nun verdiği gazete ilanındaki vurgularına bakıldığında ekonominin daralacağı iddia edilirken, bu ülkede esnaf ve küçük ölçekli işletmeleri ekonominin bir parçası olarak görmediği anlaşılıyor.

   İşyeri veya işlerin çalışma saatlerini düzenleyen önerge sadece süpermarketleri düzenlemiyor. Önergeyi, küçük işletmeler, sinek avlayan esnaf, raflarındaki ürünleri tozlanan bakkallar ve bu işletmelerden ailelerinin geçimini sağlayan insanlar açısından değerlendirmek gerek.

   Olayı bu boyutuyla değerlendirmekten kaçınanlar, tartışmayı süpermarketler düzeyine çekerken, alışverişin güneye kayarak milli hasılanın daralacağı ileri sürülüyor. Süpermarketler dışında küçük işletmelerin çalışmasıyla ekonomi daralar mı?

   Artık, bireysel ve sektörel çıkarlar açısından bakmaktan sıyrılıp, bu yasanın toplumun geneli açısından bir yarar sağladığını görebilsek…

 Partilerin bulunduğu platform, gün gelir muhalefet gücünü yitirir

   Bu Memleket Platform içinde yer alan muhalif örgütler, Kıbrıs Barış Platformu adı altına örgütleniyor. Bu Memleket Bizim Platformu’nun hükümetle ilgili karar almakta zorluk çekmesinden dolayı yaşanan sıkıntılar patlak verip, yeni bir yapılanmaya gidilmesi gereği duyulması gayet doğal.

   Platformda yaşanan sıkıntının ana kaynağı, üyelerinden biri olan CTP’nin iktidarda bulunmasından dolayı muhalefet yapılamaması gösteriliyor. Kıbrıs Barış Platformu da doğuş sebebini dikkate almadan bünyesine yine partileri dahil etti. Yeni platformun üyelerinden olan partiler bir gün iktidara gelirse aynı sorun yine yaşanmayacak mı?

   Örneğin TDP gelecek seçimlerde iktidara gelirse, platformda aynı sıkıntılar yaşanmayacak mı?

   Sivil toplum örgütleri bir platform altında örgütlenirken, buna göre hareket etmeleri gerekir.

Aileler çocuklarını bağımlılığa itiyor

   "Zararlı ve Bağımlılık Yapan Alışkanlıkları Önleme Projesi" çerçevesinde ilkokul 5. ve 8. sınıflar düzeyinde yapılan ilk araştırmanın sonuçlarında alkol ve sigara deneme oranı tüyler ürpertiyor.

   Uyuşturucunun ortaokul öğrencileri arasında denenmeye başladığını gösteren araştırmada, sigara ve alkol deneme yaşının ilkokula düştüğü görülüyor.

   İlkokulu öğrencisinin sigara ve alkolü, çevrenin etkisiyle deneme olasılığı pek görülmüyor. Bu da aileleri sorumlu listesinde üst sıraya yerleştiriyor.

   Bu yaşlardaki çocuk, aile fertlerinden birinin, “hadi iç bir yudum” demesiyle alkol denediği gibi, sürekli zararlarından bahsedilen ve “sakın içen ha” diye uyaran anne ve babanın içtiği sigaranın neye benzediği merakı ile sigarayı da deneyebilir. Ki böyle de oluyor.

  Böylelikle ailenin sorumsuz davranışlarıyla ilkokul çağlarından itibaren çocuklar alkol ve sigarayla tanışarak, bağımlılığa ilk adımı ailesinin katkısıyla atmış oluyor.

Makasladık

  • “Herkes herkesi bir şeylerle suçluyor, kendi durumuna bakmadan, aslında kendisinin de o eleştirdiği kişi gibi olduğunu fark etmeden. Battıkları çirkefin aynı çirkef olduğunun ama bu çirkefin farklı bölgesinde yer aldıklarının bile farkında değiller” (Ali Baturay, Kıbrıs, 20 Ocak)
  • “Güney Kıbrıs’taki devlet hastanesine giden kanser hastaları denk olarak kullanılıyor. Denek olarak kullanıldıklarını anlayan 18 Kanser hastasına Rumca ve İngilizce imzaladıkları forumlar hatırlatıldı. Raziye Kocaismail olayı doğruladı” (Ortam, 23 Ocak )
  • “Güzelyurt Mahalli Barosu Yönetim Kurulu ve üyeleri ile avukatlar, Ağız Ceza Mahkemesi’nin kaldırılmasının sadece kendilerine yönelik bir tavır değil, Güzelyurt yöresine yönelik bir tavır olduğuna dikkat çekerek eylem yaptı” (Güneş, 23 Ocak)
  • “Önümüzdeki günlerde CTP ve ÖRP’de bakan değişimleri gündeme gelecek. ÖRP’den Asım Vehbi… CTP’den Maliye Bakanı Ahmet Uzun… Sağlık Bakanı Eşref Vaiz… Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Canan Öztoprak…” (Levent Özadam, Kıbrıslı, 23 Ocak)
  • Yaratılan siyasi sistem Kıbrıslı Türkleri üretimden koparmış, kültürel asimilasyon ise her yönüyle devam etmektedir. Ekonomik ve siyasi sıkıntılar yüzünden Kıbrıslı Türkler göç ederken sistematik olarak adanın nüfus yapısını değiştirmeye dönük politikalar devam etmektedir” (Kıbrıs Barış Platformu, Kıbrıs, 25 Ocak)

 Yanıt bekleyen sorular

  • Müsteşarlıktan istifa ettiğiniz gün "büyük yolsuzluklar vardır" demiştiniz. Biz de size "devletin önemli bir makamındasınız, bildiklerinizi açıklayın" demiştik. O gün bugündür tıs çıkmadı. O yolsuzluk dosyaları ne oldu Raşit bey?  (Başaran Düzgün, 23 Ocak, Kıbrıs)
  • Bütün tartışmalar, yıllardır haksız rekabetin en haksız koşullarını otaya koyan askeri kantinler sorununu gündeme getiriyor. Şimdi süpermarketleri kapatan hükümet, aynı iktidarı, askeri kantinler için de gösterebilecek mi? (Aysu Basri, Kıbrıs, 25 Ocak)
  • Marketler yasak yoluyla kapatılınca orada çalışan emekçiler kurtulacak mı? Monopolleşen yüzsüz tüccarlardan kurtulacak mıyız? (Hasan Kahvecioğlu, Halkın Sesi, 25 Ocak)
  • Lemar ya da Astro’da çalışan yüzlerce işçi sendikalı olsa, işveren bayram ve yeni yılın ilk günü, hafta sonları ek mesai ve 1 güne iki ücret vermek zorunda olsa, yine bu işçinin çalışmasını ister mi? Hepsinden geçtim, kendisi örgütlenen işveren, işçisinin örgütlenerek yanına gelmesini ister mi? (Hüseyin Ekmekçi, Yenidüzen, 25 Ocak)
  • UBP’liler kuyruklarını bacaklarının arasına alıp boyunları aşağıda, yüzleri kızarmış bir şekilde Meclis’e döndüler. UBP’lilerin oylamadan korkma sebebi; kendilerinin gösteremediği cesareti DP’li vekillerin göstermesi midir? (Aytuğ Türkkan, Starkıbrıs, 25 Ocak)
   1419 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
12 Kasım 2008, Çarşamba   Karşı duruşun sebebi, güvensizlik
22 Ekim 2008, Çarşamba   Kaosun ortasında kalan köyler
15 Ekim 2008, Çarşamba   Av tartışmasının tahammülsüzlüğü
01 Ekim 2008, Çarşamba   Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez
17 Eylül 2008, Çarşamba   İşkence var da?
12 Eylül 2008, Cuma   Potansiyel var, politika oluşturulmalı
11 Eylül 2008, Perşembe   Yavaş yavaş sağlık turizmiyle tanışıyoruz
10 Eylül 2008, Çarşamba   Devlet ciddiyetsizliğinin mağduru, hep halk
10 Eylül 2008, Çarşamba   Türkiye'de hedef, dünya birinciliği
09 Eylül 2008, Salı   Fakir devletler, zenginlerden hasta çekiyor



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5634 1.5744
1 STERLİN 2.2777 2.2946
1 EURO 1.9730 1.9869



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

YURT SEVGİSİ

Ali Baturay

KAYBETMEK

Hasan Hastürer

Derviş Bey seçildi UBP'nin işi bitti!!...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

İçimizdekiler söylerse, Ban hayda hayda sö...

Ahmet Tolgay

DOĞANIN İNSANLARDAN ÖÇ ALMASI...

Bilbay Eminoğlu

Yine göz boyadılar!

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Canaltay UBP PM'de

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

ÇÖZÜM İÇİN ORTAK MÜCADELE

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Hindistan'ın önemi

Oğuz Metiner

Kurban Bayramı yaklaşırken

Harid Fedai

Sefâlet!





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital