Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Ölümlü trafik kazası,ağır cezada görüşülecek
Zorla yapmadım
Kuzuları çaldılar, köpeğin boğazını kestiler
'Ecstasy'ye 8 yıl
UBP Genel Sekreterini seçmedi
2009 da zor
Kıbrıs Kıbrıslılarındır

YORUMLANANLAR
Öğretmen dayağı polislik oldu [5]
Elektrikte yatırım katkı payı kaldırılıyor, akaryakıtta da indirim yapılacak [1]
Uyuşturucuyu çocuğuna taşıttı 2 yıl hapis cezası aldı [7]
Soyer: Orta noktayı bulacağız [1]
Pankart tartışması [4]
BES, LTB'de yaşanan sorunları sendikalarla tartıştı [1]
Samani: Narenciyecilerin sorunlarına duyarlı olun [1]
Oya Talat: Siyasetteki erkek egemen yapıyı kırmaya çalışıyoruz [1]
Bu yaklaşım, Kıbrıs Türk halkını bir kez daha büyük hayal kırıklığına uğrattı [2]
İsrail, KKTC'yi ayrı bir varlık olarak tanımıyor [4]
Eroğlu, ilk seçimde siyaseti bırakmak zorunda kalacak [9]
Avcılar dün siyah çelenk koydu, bugün de köpeklerle eylem yapacak [1]
Tavuri'nin tövbesi yine tutmadı [3]
Kanser olmak istemiyoruz [3]
Otellerde bayram bereketi [3]
Liste nihayet! [1]
Avcılar eyleme gidiyor [12]
Talat ve Hristofyas'a "camdan mumluk" [1]
Taksim Trio, Londra Caz Festivali'nde büyüledi [1]
Gökyüzünde Ay ile Venüs'ün muhteşem buluşması [1]



Asimilasyona karşı duruş, 'kendine' sahip çıkmaktır

Emin AKKOR

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   29 Mart 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Kıbrıs Türk gençliği, 'kendilerinin olana sahip çıkma' adına büyüklerinin yeterli ses çıkarmamasına daha fazla sessiz kalmayacağının sinyallerini veriyor.

İnternet ortamında yaratılan kamusal alanda isimleriyle, fotoğraflarıyla ve görüşleriyle ada gündemindeki konular hakkında kendilerini ortaya koyan gençlik, sesini duyurup tartışıyor.

Www.facebook.com internet adresi kullanıcıları, oluşturdukları gruplarda yarattıkları forumlarla ülke gündemi ve ideallerini tartışıyor.

Aşırı ilgi gören bu gruplarda kimlik ve kültürel değerlerin kaybedilmemesi endişesi yansıtılırken, örnekler üzerinde tartışmalar yapılıyor.

Kıbrıslı Türklerin, politik içeriği olan ve tepkilerini yansıtıp taleplerini aktardıkları grupların en yaygınları ve üye sayıları şöyle: "Lefkoşe değil Lefkoşa" 1300 üye, "Cağlayan Parkı, Yılların Cağlayan Parkıdır. Ankara Parkı olamaz " 800 üye, "Gerçek Kıbrıslılar" 190 üye, "Gerçek Lefkoşalılar" 800 üye, "Lokmacı hemen açılsın" 470 üye, "Zaman barış zamanıdır" 1200 üye, "Yeni vatandaşlıklara son" 750 üye, "Dillirga bizimdir" 270 üye, "Kıbrıs'ta hangi dili konuşuyorsunuz dile soran zeki arklara cevap vermek" 430 üye, "Yedi göbek Kıbrıslı olanların gurubu" 550 üye...

İşte, bu gruplardan bir tanesi fiili eyleme dönüştü. Mehmet Harmancı'nın www. facebook.com'da açtığı "Cağlayan Parkı Yılların Cağlayan Parkıdır, Ankara Parkı Olamaz" isimli gruba üye olan 800'ün üzerinde Kıbrıslı Türk, "Kıbrıs Türklerinin sosyal hayatlarında çok önemli bir yeri olan Çağlayan Parkı'nın yeniden düzenlenmesine evet ama isminin değişmesine HAYIR..." diyor.

Çağlayan Parkı'nın yeni ismiyle yapılan açılış sırasında Baraka Kültür Merkezi'nin yaptığı eylem ve sonrasında internet ortamında bu gruptan yapılan çağrılarla, parkın isminin değiştirilmesine tepkili örgüt ve bireyler KTÖS'te toplanarak, dün Lefkoşa Belediyesi'nde yapılan eylemin de arasında bulunduğu bir dizi kararlar alıp "asimilasyona hayır" dediler ve bu yönde harekete geçtiler.

Gençlerin internet ortamında oluşturdukları tartışma gruplarının yarattığı iletişim ve Çağlayan Parkı'nın isminin değiştirilmesinin tetikleyiciliğiyle "Çağlayan Bizimdir - Asimilasyona Hayır" Komitesi kurularak

asimilasyona karşı mücadele başladı. Umut ve heyecan ile...

"Farklı kökenden gelen azınlıkları veya etnik grupları, bunların kültür birikimlerini, kimliklerini baskın doku ve yapı içinde eriterek yok etme sürecinin sonu" olarak tanımlanan asimilasyon için mücadele edenler düşman seçmezler, kimliklerine, kültürlerine ve kendilerinin olana sahip çıkarlar. Kendilerinin olanı kendilerinden alan veya alma teşebbüsünde bulunanların karşısında dururlar tabii ki.

Takdir edilmesi gereken bu davranış, yine bazı art niyetliler tarafından suiistimal edilerek, Türkiye düşmanlığı şeklinde yansıtılma çabası için tetiğe basıldı. Bu misyonu da KKTC Dışişleri Bakanlığı'nın siyasi danışmanı üstlenerek, Çağlayan Parkı'nın adının değiştirilmesine karşı çıkanları kendini bilmez ve Türkiye düşmanı ilan etti bile...

Kıbrıslı Türkler, her hak arayışına girdiğinde, karşılaştıkları bu çirkin tavra karşı da mücadele etmek zorunda kalıyorlar. Bu anlayıştakiler ve bunları yaptıklarına rağmen sahiplenmeyi sürdürenler, Kıbrıslı Türkleri bir varlık olarak görmekten kaçınmaya dursunlar, kendi kimliğine sahip çıkma mücadelesi de devam edecek...

Suçlu, Lefkoşa Belediye Meclisi

Lefkoşa Belediye Meclis üyesi Pembe Avşaroğlu, Başkan Bulutoğluları'nın iddiasını yanıtlarken, parkın isminin değiştirilmesini kendisinin önermediğini, hatta karşı çıktığını ifade etti. Avşaroğlu'nun basına bu açıklamayı yaptığı sıralarda, aynı partinin belediye meclis üyesi Tuncer Bağışkan da isim konusunda iki seçenek tartışıldığı sırada Avşaroğlu'nun, "Ankara Çağlayan Parkı" yazılırken, Ankara'nın daha küçük harflerle yazılmasını önerdiğini ve tüm meclis üyelerinin de bunu onayladığını açıkladı.

Üyeler, parkın isminin "Melih Gökçek" olmaktansa Ankara'sı küçük puntolarda yazılmış "Ankara Çağlayan" Parkı olmasını, kötünün iyisi düşüncesiyle onayladı.

Bu da demek oluyor ki, Çağlayan Parkı'nın isminde yapılan değişiklikten Belediye Meclisi üyeleri sorumludur. Karambola gelen bu karar bazı üyelerin vicdan azabı çekmelerine yol açtı. Tepkiler ortada, bunu temizlemek de belediye başkanı ve onların işi.

Bakanlık, yasa dışılığa göz yumdu

Çalışma Dairesi ekipleri, ismi değiştirilen Çağlayan Parkı'nı açılışa hazırlama çalışmalarını yapanlardan hiçbirinin çalışma izni olmadığını tespit etti. Bu yönde görevini yerine getiren Çalışma Dairesi müfettişleri raporlarını tutup Lefkoşa Belediyesi'ne kaçak işçi çalıştırdığı için ceza kesilmesiyle ilgili tutanağı hazırlayıp Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na iletti.

Tutanağı görmezlikten gelip işlem başlatmayan, kaçak işçiliğin denetleyicisi görevi bulunan bakanlık da mı Melih Gökçek'e iyi görünmek için görevini yerine getirmedi?

Özel ders furyası, aldı başını gidiyor

Orta dereceli okullar pazartesi sınav haftasına giriyor. Lefkoşa sokaklarının bu haftaki öğleden sonra görüntüsü sınav haftasının geldiğinin habercisiydi. Eminim diğer kentlerde de aynı durum geçerlidir.

Ellerinde defterleriyle etrafta koşuşturan ortaokul ve lise öğrencilerinin bir kısmı dershanelerde kümeleşirken, bazıları da ders öğretmenlerinin evlerine girip çıkıyorlar.

Çok sayıda öğrenci, özel ders pazarında bulunmayan öğretmenlerin verdiği dersler için de özel ders veren başka öğretmenlerden son dakika alacakları hızlandırılmış özel derslerle sınavlara hazırlanıyorlar.

Dershanelerde bugün geceye kadar özel dersler var. Çok sayıda öğretmen, yarın da yoğun bir mesai geçirecek ve evinde verecekleri özel derslerle, okuldaki derste öğretmek zorunda olduğu konuları bir çırpıda birkaç saatte fahiş bir ücret karşılığında öğrencilere öğretecek.

Aileler, bu rant düzeni karşısında sesini çıkartamıyor. Çünkü, aileler öğretmeninden özel ders almayan öğrencilerin dersten kalma riski taşıdığını bildiğinden dolayı sessiz kalıp parayı vermeyi yeğliyor.

Bu gelişme ne Eğitim Bakanlığı'nı rahatsız ediyor, ne de eğitimin yozlaştığını iddia eden ama yozlaşmada öğretmenin rolünü tartışmaktan da kaçınan KTOEÖS'ün gündeminde.

Doğal afet ilan edilmeli

Ülkemizde bu yıl, bekli de en vurucusunu yaşadığımız ve acısını yazda daha da hissedeceğimiz kuraklık için hükümet maalesef halen tedbir almadı. Kriz masası oluşturuldu, ama bu yönde yapılan herhangi bir çalışmanın kamuoyu ile paylaşılmaması somut adım atılmadığının göstergesi.

Bu yılki kuraklık, Tarım ve Orman Bakanlığı veya hükümetin tek başına alacağı tedbirlerle aşılamayacak kadar büyüktür. Çiftçilere kuraklık parası verilmesi olarak algılanmamalı bu yılki kuraklık. Hayvan üreticileri ilk defa yok olmayı getirebilecek kadar kötü etkilenecek. Susuzluk, bu yaz daha da yakacak.

Bizi bekleyen felaket günlerin nasıl aşılabileceğini, her kesim düşünmeli ve formüller üreterek, kuraklığın daha az etki bırakarak aşılmasını başarabilmek gerek...

   1314 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
12 Kasım 2008, Çarşamba   Karşı duruşun sebebi, güvensizlik
22 Ekim 2008, Çarşamba   Kaosun ortasında kalan köyler
15 Ekim 2008, Çarşamba   Av tartışmasının tahammülsüzlüğü
01 Ekim 2008, Çarşamba   Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez
17 Eylül 2008, Çarşamba   İşkence var da?
12 Eylül 2008, Cuma   Potansiyel var, politika oluşturulmalı
11 Eylül 2008, Perşembe   Yavaş yavaş sağlık turizmiyle tanışıyoruz
10 Eylül 2008, Çarşamba   Devlet ciddiyetsizliğinin mağduru, hep halk
10 Eylül 2008, Çarşamba   Türkiye'de hedef, dünya birinciliği
09 Eylül 2008, Salı   Fakir devletler, zenginlerden hasta çekiyor



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5634 1.5744
1 STERLİN 2.2777 2.2946
1 EURO 1.9730 1.9869



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

YURT SEVGİSİ

Ali Baturay

KAYBETMEK

Hasan Hastürer

Derviş Bey seçildi UBP'nin işi bitti!!...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

İçimizdekiler söylerse, Ban hayda hayda sö...

Ahmet Tolgay

DOĞANIN İNSANLARDAN ÖÇ ALMASI...

Bilbay Eminoğlu

Yine göz boyadılar!

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Canaltay UBP PM'de

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

ÇÖZÜM İÇİN ORTAK MÜCADELE

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Hindistan'ın önemi

Oğuz Metiner

Kurban Bayramı yaklaşırken

Harid Fedai

Sefâlet!





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital