Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
SİNEMALARDA GÖSTERİMDE OLAN FİLMLER
Gönyeli KTSYD Kupası'na da göz dikti: 7-6
Cihangir Turan ile turladı:1-0
BİR YASTIKTA 50 YIL
Basketbol hakemleri hazırlıklarına başladılar
Kara Kitap
PORTRE BARMEN Hüseyin Dermuş
SÖYLEYİŞİ "Bilbay Eminoğlu"
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE
FESTİVAL 45. Altın Portakal Film Festivali

YORUMLANANLAR
Avukatlara getirilen yasak hukuka aykırı [1]
Çiftçi ve hayvancıya DESTEK PAKETİ [1]
UBP anahtarı UBP'lilerde olmalı [2]
Büyük sınav [1]
Gazimağusa'da 26 köyde elektrik kesintisi yapılacak [1]
Mahkemelerden rekor cezalar [1]
Küfür etti diye öldürüyordu [1]
Bulutoğluları: Artık ipler koptu [2]
4 ay hırsızlıktan arandı adaya girerken yakalandı [1]
14 yaşındaki kızla cinsel ilişki [3]



Lokmacı'nın açılışı iyi değerlendirilmeli

Emin AKKOR

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   5 Nisan 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Lefkoşa'nın ikiye bölünüşünün sembolü olarak görülen geçmişin Lokmacı Barikatı, bugünün Lokmacı Kapısı'nın açılması birçok umudu da beraberinde getirdi.

   Lefkoşa'nın kuzeyi ile güneyinde yaşayanları biraz daha birbirine yakınlaştıran ve her iki tarafın çarşılarını birleştiren Lokmacı Kapısı, devletin yüzünü surlariçine çevirmesine de yol açtı. Bakanlar kurulu bir komisyon oluşturarak bölgeyi masaya yatırdı. Gelecek hafta bölgenin bir turizm merkezi oluşturulması için karar alınması beklenir.

   Talat-Hristofyas buluşmasından sonra oluşan olumlu havayla; halklar, üzerlerindeki ölü toprağı atıp, çözüm umutlarını yeniden filizlendirdi. Lokmacı Kapısı'nın açılışı sırasında ve sonrasında kaynaşmaya katkı sağlayan etkinlikler, referandum sonrası kabuğuna çekilen çözüm yanlılarının sokağa inmesini sağladı.

  Bu noktadan sonra kapının açılmasının bölge ve esnafa da olumlu yansıması için hükümet, belediye ve esnafın kendisine düşen görevler bulunmaktadır.

   İlk haftalar merağın da etkisiyle çok yoğun geçiş olacak. İki yönlü geçişi esnaf daha ucuz ve daha iyi hizmet vererek kendi lehine kullanırsa, Kıbrıslı Rumların yeme-içme-alışveriş ve gezme amaçlı sık kullandıkları Uzunyol'dan Kuzeye de geçip aynı faaliyetleri Arasta bölgesinde de yapmaları sağlanabilir.

  Ne yazık ki, bölgenin en büyük sorunu olan "araba park yeri" sıkıntısını fırsat bilenler, hemen park ücretlerini artırdılar. Tekstil, yemek gibi bölgede sunulan hizmetlerde de aynı hatanın yapılması, yeniden canlanması umudu doğan Arasta esnafının sonunu getirir. Bu noktada esnafın bu bilinçle hareket etmesi yanında belediye ve devletin de park ücreti gibi fahiş artış yapanlara müdahale ederek dengenin korunmasına katkı yapması zaruridir.

   Bunun yanında halkın Asmaaltı ve Arasta yanında surlariçine gidişinin önündeki engellerden olan park yeri sorunu, Lokmacı Kapısı'nın açılmasıyla daha da arttı. Hükümet ve belediyenin öncelikli icraatı park yeri sorunun aşılması olmalıdır. Seçimler öncesi sıkça dillendirilen "çok katlı otopark" bugün surlariçi açısından önemli bir yatırım olur.

   Alışveriş amaçlı Uzunyolu kullananlar, Lokmacı kapısının açılmasıyla güneye daha kolay ve daha sık geçecekler. Kıbrıslı Türklerin Uzun Yol'a akın edişi yine, güneyden alışverişi artıracak ve beraberinde bildik tartışmalar da başlayacak.

   Lokmacı Kapısı'nın açılmasını küçümseme çabasında olanlar, kapının önceki gece bir ara kapatılması karşısında ortaya koydukları mutluluk, ikili ilişkilerin kurulması, çözüm ve barış kelimesinden bile irkilenleri göz önüne serdi. Kısa süreli kapanma sürecini de alışılmış eleştirilerinin bir aracı olarak kullananların dünkü ifadeleri çözüm süreci için iyi bir yolda gidildiğini gösteriyor.

   Güney Lefkoşa'ya gelen turistlerin uğrak yeri olan Ledra'ya varan turistler, geçmişte önlerine çıkan duvarın yıkıldığını görünce, ilerlemeye devam etmeleri mümkün. Güneye gelen turiste bile Kuzey Kıbrıs'ı tanıtma imkânı yaratılabilecek. Lokmacı Kapısı'ndan geçerek, Lefkoşa'nın en önemli tarihi yapılarını ziyaret edip çarşıda gezme ve alışveriş imkânını yakalayacaklar. Bu imkânı iyi değerlendirmek de elimizde...

 

 

Devlet, eşek ölümleri karşısında sessiz

 

   İskele Yurttaş İnisiyatifi'nin Karpaz Milli Parkı'ndaki eşeklerin organize bir şekilde silah kullanılarak öldürüldüğü iddiası basında yer aldıktan sonra polisin yaptığı soruşturmanın sonucu halen açıklanmadı.

   Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı Mustafa Gökmen'in polisin soruşturma başlattığını açıklamasıyla birlikte, ne kadar eşeğin öldürüldüğü, nasıl öldürüldüğü ve daha fazla eşeğin öldürülmemesi için alınan önlemler nelerdir? gibi soruların yanıtını vermek için aradan geçen 5 gün kısa bir süre değil. Gerçekten hükümet ve polis bu soruşturmayı ciddiye almışsa bugüne kadar kamuoyuna açıklama yapma görevleriydi.

   Eşek ölümlerinden sonra ortaya atılan iddialarda avcılar ve bölge halkı, direkt veya dolaylı olarak sorumlu tutulurken, "ama onlar (eşekler) da ekinlere zarar veriyor" denilerek, katliama gerekçe gösterilmeye çalışılmasını da üzülerek izledik...

 

 

 

 

KTOEÖS, 'örgütlenme adına

her şey mubah' anlayışında mı?

 

 

   LAÜ'de iki öğretim üyesinin görevine son verilmesiyle birlikte KTOEÖS'nın üniversitede örgütlenme çalışması hız kazandı.

   O günden beri sendika ile üniversite yönetimi arasındaki didişme iddialar ve yanıtlarla devam etti.

   Üniversitenin, görevine son verilen öğretim üyelerinin 'varlığını kabul etmediği' uyarı yazılarından basında yayınlanan birinde bulunan tashih hatasının üzerine atlayan sendika, medya okuryazarlığı dersi vermeye çalıştı.

   Prof. Dr. Erdal Türkkan'a son uyarı yazısı 29 Şubat 2008'de gönderildi. Bu uyarı yazısında belirtiliyor. Ancak, yazının içeriğinde tashih hatası yapılarak uyarının verildiği tarih olarak 29 Şubat 2007 yazıldı. Bu hatanın üzerine atlayan sendika, bilerek ve isteyerek spekülasyon yaratıp bundan prim etme adına Eylül 2007'de göreve başlayan Prof. Dr. Erdal Türkkan'a işe başlamadan 7 ay önce uyarı yazısı verildiğini göstermeye çalışarak, yapılan işlemlerin uydurma olduğu iddiasını doğrulatacağını hesaba kattı.

   Üniversite yönetimini suçlama yanında basını da hedefine alarak yaptığı spekülasyonu bir medya okuryazarlığı örneği gösterme şovunu yapmaya çalışırken, komik duruma da düştü.

   KTOEÖS'nın örgütlenme adına yapılacak her şey mubahtır anlayışında olduğunu gösteren bu gazete ilanı ve öncesinde yaşananlar üzücü. Sendikanın dediği gibi, "sözün özü: Yalancının mumu yatsıya kadar yanar"

 

 

 

Foto-emin-laü

Resimaltı: Uyarı yazısında, uyarının 29 Şubat 2009'da gönderildiği görülüyor. Sendika yetkilileri yazının gönderildiği tarihi görmezlikten gelerek, yazının içeriğindeki hatayı, spekülasyon amacıyla kullandı

 

 

 

 

2300 evde havuz varken, kuraklıkla nasıl mücadele edilebilir?

 

 

   Kuraklıkla mücadele etmesi gereken ülkemizde suyun tasarruflu kullanımı çağrıları yapılırken, yaklaşık 2300 konutta yüzme havuzu bulunan bir coğrafyada, bu çağrılar ne kadar hedefine ulaşır ki? 

   Nüfus ve konut sayımı verilerine göre, ülkemizde yaklaşık 2300 konutta yüzme havuzu bulunuyor.

   1278 müstakil evde havuz bulunurken, 1016 konutta ise havuzlar müşterek kullanılıyor. Tabii bu veriler 2006'ya ait...

   Bu kadar havuzu dolduran su, ne kadar köyün, kaç günlük kullanım suyu ihtiyacını karşıladığını düşünebilir misiniz? Kuraklıkla mücadele kapsamında bu ayrıntının da gözden kaçırılmaması gerekir.

   1252 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
01 Ekim 2008, Çarşamba   Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez
17 Eylül 2008, Çarşamba   İşkence var da?
12 Eylül 2008, Cuma   Potansiyel var, politika oluşturulmalı
11 Eylül 2008, Perşembe   Yavaş yavaş sağlık turizmiyle tanışıyoruz
10 Eylül 2008, Çarşamba   Devlet ciddiyetsizliğinin mağduru, hep halk
10 Eylül 2008, Çarşamba   Türkiye'de hedef, dünya birinciliği
09 Eylül 2008, Salı   Fakir devletler, zenginlerden hasta çekiyor
08 Eylül 2008, Pazartesi   İnsan seyahatinin yükselen trendi: Sağlık turizmi
27 Ağustos 2008, Çarşamba   Zayıf halka bulunup, çekiliyor
20 Ağustos 2008, Çarşamba   Elektrik çarptı



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.4210 1.4310
1 STERLİN 2.4073 2.4252
1 EURO 1.9296 1.9432



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

ÇIKARLAR MI KORKULAR MI?

Ali Baturay

EROĞLU DÖNMELİ MİYDİ?

Hasan Hastürer

Şimdi obir taraftan ucuz olduk... Tamam mı...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Desmond Tutu'yu kim tutar?..

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Okurlardan güncel konulara ilişkin görüşle...

Omaç BAŞAT

Önce evimizin içini temizleyelim

Hüseyin EKMEKÇİ

Cevap hakkı...

Dilek ÇETEREİSİ

Kuliste içtiler salonda oy verdiler

Aysu Basri

8-5 İNSAN HAKKI DÜZENİ

Emin AKKOR

Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Mali kriz ve AB

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Lârnaka Limanı





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital