|
Kimileri "UBP'de kılıçlar çekildi" dedi veya yazdı. Aslında ne kılıçlar çekildi, ne de silahlar!..
Partide söylenen söylendi, yazılan yazıldı. Söylenmeyen ve yazılmayan ne kaldı ki!..
Ancak bu günden sonra yeni bir sayfa açılacak partide. Yeni bir strateji çizilecek. Kazanan kim olursa olsun, parti yönetimine kimler seçilirse seçilsin, UBP'nin ağırlığı daha bir hissedilecek.
Yalnız Ulusal Birlik Parti'liler değil, fakat Kıbrıs Türk halkı da, hatta Türkiye'deki bazı çevreler de bu günkü kurultaya önem veriyorsa, elbette bunun nedenleri vardır. Dün de vurguladığımız gibi, Ulusal Birlik Partisi (UBP), bu ülkenin en köklü siyasi partilerindendir. Geniş bir tabana sahiptir ve kitleleri sürüklemektedir.
Hükümetler kurmuş; hükümetler değiştirmiştir.
Kıbrıs sorununa ilişkin politikası da belirlidir. Bazı siyasi partiler gibi 'yanar döner' değildir. Öyle 'bitişik Kıbrıs' gibisinden ahkamlar kesmez!.. En az Rumlar kadar bu memlekette Türklerin de söz hakkı olduğuna inanır. Federasyona mederasyona da inanmaz ve artık onların modasının geçtiğini savunur. Avrupa'nın göbeğindeki bazı devletleri, Balkanları örnek gösterir.
Şunu da kabul etmek gerekir ki, bugün iktidardaki Cumhuriyetçi Türk Partisi'nin (CTP), çekindiği tek parti Ulusal Birlik Partisi'dir. Ama UBP'nin de en fazla çekindiği partinin CTP olduğunu da vurgulamak gerek!..
Gelinen noktada, KKTC fotoğrafına şöyle bir baktığımızda, maalesef çok olumsuzluklar görmekteyiz. Laubali, şımarık bir devlet düzeni oluşturulmuştur. Laçkalık tavana vurmuştur.
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve Başbakan Ferdi Sabit Soyer dahi zaman zaman bu konudan yakınmakta ve şikâyetlerini dile getirmektedirler.
Bir başka gerçek de, bu düzenden ötürü siyasi partilere, daha doğrusu politikacılara güven bunalımı yaşanmaktadır. Halkın güveni kalmamıştır. Sistemsizlik söz konusudur.
Nihayet her şey yozlaşmıştır. Kamu ile özel sektör arasındaki uçurum daha da derinleşmiş, kamu sektörü, aşırı yığılmalar nedeniyle kilitlenmiştir. Bardağı dolu da götüren, boş da götüren aynı kefeye konulmuştur. Parti rozeti ön plana çıkarılmış, toplum çıkarları geriye itilmiştir.
Sonuçta, KKTC fotoğrafında görülenler hiç de hoş değildir. Güney'de özel sektör daha cazip bir hal alırken, bizim yönetimlerimiz bunu becerememiştir.
Becerilemeyen daha nice işler vardır ki, bunlar KKTC'yi güçsüz kılmakta, bu arada müzakere masasında da elimizi zayıflatmaktadır.
İşte tüm bu olumsuzlukların artık giderilmesi ve ortadan kaldırılması gerekmektedir. Hatta bu konuda çok geç bile kalınmıştır. Çünkü devlet zayıflatılmakta, devletin bağrına hançerler sokulmaktadır. Bunlara dur diyebilecek bir otoritenin eksikliği hissedilmektedir.
Bugün gerçekleşecek olan Ulusal Birlik Kurultayı'ndan sonra ülkede çok şeylerin değişeceğine inanıyoruz. Kamuoyunda böyle bir beklenti vardır. Bir süreden beri kamuoyunda UBP konuşuluyorsa, UBP Kurultayından bahsediliyorsa, elbette bu da UBP'nin büyüklüğündendir. UBP, bu memlekette birçok şeyi değiştirebilecek güce sahiptir. Bir süreden beri enerjisini kurultaya kanalize etmiş olmasına rağmen, kurultay sonrasında KKTC'nin fotoğrafında değişiklikler olacaktır.
Hele dünyayı saran küresel ekonomik krizden KKTC'nin de etkilendiği gerçeğini dikkate alacak olursak, birçok sektörlerde değişimler olması genel beklentilerdir. Ancak sağlıkta, eğitimde, sanayide, turizmde, inşaat sektöründe, ticarette, üretimde ve daha nice alanlarda artık gerçekçi politikaların uygulanması kaçınılmazdır.
Bunlar yapıldığı takdirde KKTC düzlüğe çıkabilir. Bunu da yaptıracak olan ya güçlü bir muhalefettir, ya da koalisyon ortaklığı!..
Kıbrıs Türk halkı olduğu kadar, dış dünyada yaşayan soydaşlarımız da artık ülkemizde dirlik ve düzenlik olması arzusundadır. Vatandaşın beklentileri vardır. Bunlar da yukarıda izah ettiğimiz hususlardır. Vatandaşın en basit işinin bile yapılmaması, yokuşa sürülmesi kabul edilemez gerçeklerdir. Vatandaşa gına gelmiştir ve herkes burnundan solumaktadır.
Tüm bunlar dikkate alındığında, bugünkü kurultayın önemi ve anlamı daha bir ortaya çıkmaktadır.
Hayırlısı diyelim.
|