|
Türkiye'yi sarsan Ergenekon operasyonu ucu Kıbrıs'a da dayanan birtakım gelişmeleri de beraberinde getirir mi?
Herkesin birbirine fısıltı halinde sorduğu soru Radikal gazetesinin manşetine taşınınca yüksek sesle tartışılır oldu.
Radikal gazetesi Yazı İşleri Müdürü Erdal Güven, Ergenekon'un Annan planı döneminde ordu içindeki örgütlenmesini kullanarak Annan planına karşı birtakım hareketlere giriştiğini yazdı.
Yazdıklarının kaynağı, son operasyonda tutuklanan eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek'in olduğu iddia edilen günlüklerdir.
Bu günlüklerde, Adalet ve Kalkınma Partisi hükümetinden kurtulmak için neler yapılacağı anlatılıyor.
Önce halk hareketleri başlatılacak, kitle gösterileri yapılacak (ki bu tarih 7 Temmuz olarak veriliyor-eşel-mobil greviyle denk düşmesi ne talihsizlik) sonra anarşi ortamı yaratılacak ve nihayette ordunun iktidarı devralması için siyasi ve psikolojik ortam hazır olunca darbe gerçekleştirilecek.)
Adına Ergenekon denilen örgüt, bizim Annan planını tartıştığımız günlerde de benzeri bir operasyonu Kıbrıs'ta da yapmaya yeltenmiş.
Yani, gerginlik yaratma, kaos ve anarşi ve nihayette referandumları ortadan kaldıracak koşulları oluşturma.
O günleri anımsadığımızda buna inanacak birçok delilin olduğu hemen hatıralara gelir.
Fakat sonuca baktığınızda "olacak" denilen olayların tam tersi meydana geldi.
Yani Kıbrıs Türkünün burnu kanamadan o günler atlatıldı.
Gerçi bunun için hep eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök faktöründen bahsedilir.
Hilmi Özkök'ün bizzat kendisinin ve ekibinin Ergenekoncuları engellediği söylenir.
Olabilir.
O günleri yaşayanlar, yaşadıklarını anlatmadıkça konuyla ilgili kesin bir yargıya varmamız mümkün değildir.
Umarım bunu yaparlar ve hem Kıbrıs Türküne hem de Türkiye'nin tarihine değerli katkılarda bulunurlar.
***
Ergenekoncularla benim de başımın belada olduğunu daha önce bu sütunda yazmıştım.
Eski Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile ilgili bir yazım nedeniyle Türkiye'de şimdi Ergenekonculara destek çıkan aşırı milliyetçi medyanın boy hedefi haline gelmiştim.
Sonra bunların avukatları tutuklanmam ve yargılanmam için Cumhuriyet Başsavcılığına ısrarlı girişimlerde bulunmuşlar fakat Adalet Bakanlığı izin vermediği için başarısız olmuşlardı.
Türkiye'de açılamayan dava KKTC'de açıldı. Dışişleri Bakanlığı şikayetçi oldu, başsavcılık dosyayı hazırladı ve bir süredir mahkemeye gidip geliyoruz.
Bu konuya ileriki günlerde bol bol değineceğiz.
Şimdi, Türkiye'de yaşanan toz duman içinde sorulan soru şudur:
Acaba Denktaş'ı da tutuklarlar mı?
Eski Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın tutuklananların birçoğu ile siyasi mesai yaptığı biliniyor.
Denktaş, ilk tutuklamalardan sonra ve son tutuklamalarda da cesurca ortaya çıkıp, tutuklamaların yanlış olduğunu söyledi.
Bırakınız generalleri Doğu Perinçek'i bile savundu.
Konuyla ilgili düşüncelerini açıkladı diye 80 yaşını çoktan aşmış Denktaş'ı Türkiye'ye girişte tutuklarlar mı?
Bu kadarı da olmaz herhalde.
Daha önce yazmıştım.
Tekrar edeceğim:
Kıbrıs Türkünün referandum dönemini kazasız-belasız atlatmasında etkili olanlardan birisi de Rauf Denktaş'tı.
Türkiye'deki bağlantılarını bilmiyorum ama Denktaş'ın referandum sicili temizdir.
Ergenekoncuların hayalini kurduğu karabasana denk düşmemektedir.
Bu tarihi günlerde geçmiş gerçeklerin hatırlanmasında fayda vardır...
|