Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
SİNEMALARDA GÖSTERİMDE OLAN FİLMLER
Gönyeli KTSYD Kupası'na da göz dikti: 7-6
Cihangir Turan ile turladı:1-0
BİR YASTIKTA 50 YIL
Rum yönetimi, 100 bin Euro'ya kadar olan mevduatlara teminat verecek
Simitis: Her iki tarafın da çıkarlarına saygı gösterilmeli
Basketbol hakemleri hazırlıklarına başladılar
Kara Kitap
DİSİ: Rumlara hizmet edecek bazı takvimler var
PORTRE BARMEN Hüseyin Dermuş

YORUMLANANLAR
Avukatlara getirilen yasak hukuka aykırı [1]
Çiftçi ve hayvancıya DESTEK PAKETİ [1]
UBP anahtarı UBP'lilerde olmalı [2]
Büyük sınav [1]
Gazimağusa'da 26 köyde elektrik kesintisi yapılacak [1]
Mahkemelerden rekor cezalar [1]
Küfür etti diye öldürüyordu [1]
Bulutoğluları: Artık ipler koptu [2]
4 ay hırsızlıktan arandı adaya girerken yakalandı [1]
14 yaşındaki kızla cinsel ilişki [3]



SUÇ KİMDEDİR...

Başaran Düzgün

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   9 Temmuz 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Belki de şu sıralar hiç de tartışmamamız gereken bir konuydu ama bu ülkede birçok şeyin plansız-programsız yapıldığı üzere bu tartışmalar da plansız gelip gündemimize oturdu.

Mesele elbette bugünün konusu değildir.

Asil Nadir'in yatırım yaptığı 80'li yıllar hariç bu ülkenin bütçesi hiçbir zaman denk olmadı. Ta ki çözüm umutlarının tavan yaptığı 2003-2004'lere kadar.

Daha açık bir söylemle, bu ülkenin ürettiği kazanç rutin harcamalara yani maaşlara ve sosyal transferlere dahi yetmiyor. Ki bir ülkeyi kalkındıran yatırımlardır gerçeğine para kalmıyor.

Maaşların ödenmesi için gereken ek kaynak ve altyapı da dahil tüm yatırımların nerdeyse tamamı Türkiye Cumhuriyeti tarafından karşılanıyor.

Bu durum ülkenin değişmez realitesi olarak önümüzde duruyor.

Geçmişte "paranızı bir veririz öyleyse bizim istediğimiz gibi davranacaksınız" gibi travmasal konuları bir yana bırakırsak (bu yazının konusu olmadığı için) bu durumu ortadan kaldırmanın yolunun tek olduğu da bir gerçektir.

Daha fazla üretmek, daha fazla kazanmak, bütçesi denk, yatırımlara harcayacağı parası mevcut bir

sistem yaratmak.

Dünyadaki örnekleri bize gösteriyor ki bir ülkenin zenginleşmesinin (eğer petrol veya değerli madenleri yoksa) yegane yolu bizimkisi gibi adalar için geçerli olan hizmet sektörünü geliştirme ve dış yatırımcıya kapılarını açmaktır.

Bizde hizmet sektörü üniversiteleri ve turizmi içermektedir.

Sadece Yakın Doğu Üniversitesi'nin (ki diğerleri de yapmaktadır) yaptığı milyonlarca dolarlık yatırımlar dikkate alındığında, onca şikayete rağmen peşpeşe 5 yıldızlı oteller inşa edildiği göz önüne alındığında hizmet sektöründe amaçlanan hedefe ulaşma konusunda kat edilen mesafe açıkça görülür.

Aslında dışardan gelen yatırım anlamında yabancıların inşa ettiği evler ve siteler de dış kaynağın en tipik örneğidir.

Bu nedenledir ki 2000'in başında 850 milyon dolar olan gayrı safi milli hasıla 2004'de 2 milyar doları aşmıştır.

 

 

                                                     ***

 

Bu hükümetin yaptığı en büyük yanlış, hizmet sektörünün hacimsel olarak gelişmesi, inşaat sektörünün muazzam bir şekilde büyümesiyle elde ettiği kazancı sendikalarla maaş pazarlığında heba etmesidir.

Yetkililerin "maaşları yüzde yüzden fazla artırdık" böbürlenmesi aynı zamanda beceriksizliğin ve öngörüsüzlüğün bir itirafıdır da.

Çünkü, kazanılan paralar kazanç getiren sektörlerin katma değer yaratacak şekilde büyümesi için harcanmalıydı.

Mikrofon önünde bağıran sendikacıların gönüllerini almak için değil.

Bu popülizm ülkeyi bu noktaya getirdi.

Artmasında fiilen hiçbir katkısı olmadığı halde oluşan refahtan pay isteme arsızlığı ve bu isteği yerine getiren aymazlık sayesinde, ülke bütçesi yine maaşları ödeyemez duruma düştü.

Ve yine Kıbrıs Türkü bünyesinin kabul edemeyeceği dayatma paketlerle yüz yüzedir.

Emekli ikramiyelerinden vergi alınacak, 13. maaş ortadan kaldırılacak, eşel-mobil yılda bir ödenecek gibi kimsenin yapamayacağı pozisyonlar yakın geçmişin hatalı icraatlarının ürünüdür.

Bu icraatları hükümet ve kamu kökenli sendikalar birlikte gerçekleştirdiler.

Üstelik soğuk savaş döneminden kalma bir yabancı sermaye düşmanlığı ve yatırımı engelleme güdüsüyle olası gelişme trendini de engelleme gayretkeşliği sürmektedir.

 

 

   541 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
11 Ekim 2008, Cumartesi   ÇIKARLAR MI KORKULAR MI?
10 Ekim 2008, Cuma   UBP'NİN DURUMU
09 Ekim 2008, Perşembe   HORTUMUN ACI SONU
08 Ekim 2008, Çarşamba   KRİZ FIRSAT MI?
07 Ekim 2008, Salı   ASLA İZİN VERMEYECEĞİZ...
30 Eylül 2008, Salı   HÜKÜMETİN YAŞADIĞI İRONİ
28 Eylül 2008, Pazar   SEVGİLİ TUNCAY...
27 Eylül 2008, Cumartesi   BAYRAM GELMİŞ NEYİME...
26 Eylül 2008, Cuma   DİDİŞMELER...
25 Eylül 2008, Perşembe   TANRININ ELİ



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.4210 1.4310
1 STERLİN 2.4073 2.4252
1 EURO 1.9296 1.9432



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

ÇIKARLAR MI KORKULAR MI?

Ali Baturay

EROĞLU DÖNMELİ MİYDİ?

Hasan Hastürer

Şimdi obir taraftan ucuz olduk... Tamam mı...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Desmond Tutu'yu kim tutar?..

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Okurlardan güncel konulara ilişkin görüşle...

Omaç BAŞAT

Önce evimizin içini temizleyelim

Hüseyin EKMEKÇİ

Cevap hakkı...

Dilek ÇETEREİSİ

Kuliste içtiler salonda oy verdiler

Aysu Basri

8-5 İNSAN HAKKI DÜZENİ

Emin AKKOR

Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Mali kriz ve AB

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Lârnaka Limanı





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital