|
Parti kurultaylarında ortaya çıkan irade, genel seçimde halkın iradesiyle örtüşmezse salonda elde edilen başarı salonun dört duvarı arasında kalmış demektir.
Derviş Eroğlu, ancak bir genel seçim zaferi ile, "Görevini başarıyla yerine getirmiş lider" olabilir.
Ertuğruloğlu, kamuoyu yoklamalarında UBP'yi işaret eden % 40 dolayında desteğin Eroğlu ile sandığa yansımayacağını iddia etti. Eğer ilk genel seçimde UBP, hükümeti kuracak sayıda milletvekili ile birinci parti çıkamazsa Derviş Bey, oynadığı seçim kumarını, siyasi hayatına nokta koyarak kaybeder.
Daha öncede yazdım. "Böyle bir parti içi başkanlık yarışını sağ bir parti yerine sol bir partide alkışlamayı çok isterdim. Tabii çok daha düzeyli haliyle."
UBP'deki genel başkanlık yarışında düzey çok aşağılara düştü mü? Evet düştü. Ama her şeye karşın iki aday aylar öncesinden, bırakın parti üyelerini toplum önünde bir seçim yarışı verdi. Kapalı kapılar ardında "uzlaşı" adı altında parti içi demokrasinin boğazı birkaç kişi tarafından sıkılmadı.
Aslında düzey düşüklüğü konusunda UBP'yi ne kadar suçlayabileceğimi de kestiremiyorum.
Ülkede en genel anlamıyla demokratik tartışma kültürü ne kadardır ki? Ülkedeki demokrasi çıtası ve seviyeli tartışma kültürü ne kadar yüksektir ki UBP'deki düzey düşüklüğü fark edilsin.
Ülkede genel tartışma düzeyi neyse UBP'de de oydu.
Açın gazete arşivlerini, anımsayın meydanlarda söylenenleri, dahası gidin meclis tutanaklarını okuyun...
* * *
Değişim konusuna gelince...
Dikkatli okurlar anımsar... Ne demiştik yıllar önce? "Denktaş, Eroğlu'nun yaklaşık yirmi yıl başbakanlık bir o kadar yıl parti başkanlığı yaptığını belirtip değişmesi gerektiğini söyler ama kendinin kırk yıl toplumun en üst makamında olduğunu unutur; Eroğlu, Denktaş'ın yıllarını anımsatır ama kendinin başbakanlık makamındaki yıllarını anımsamak istemez; Muhalefet parti liderleri Denktaş ve Eroğlu'nun yıllanmışlığına dikkat çekerler ama kendilerinin da 15-20 yıllık parti üst yönetimindeki geçmişlerini kimse anımsasın istemez; Sivil toplum örgütlerinin başındaki arkadaşlar siyaset dünyasında değişim ister ama örgütlerin, yıllarca başlarında bulunmaları nedeniyle kendileriyle özdeşleştiğini unuturlar."
Boşuna dememişler, "Göz kendinden başka her şeyi görür."
İnsan kendini görmek isterse aynanın karşısında adam gibi durup, aynaya yansıyanları kendi kendini kandırmadan görecek.
Bundan sonra sırada CTP'nin kurultayı var.
Durun bakalım CTP yönetimi değişim gerçekleştirebilecek mi? Yoksa aynı kadrolar yola devam edip bu kez UBP ve öteki partilere, hatta sokaktaki insanlara "CTP'de de statüko devam" deme fırsatı mı verecekler?
* * *
Cumartesi günkü UBP kurultayını izledim.
Ortada, önlerde dolananlara baktım. Hiç yeni yüz görmedim.
Hani neredeyse eski UBP Kurultay fotoğrafları kullanılsa pek da biri fark etmeyecekti. Aynı yüzler, fluarları aynı kadınlar, aynı hareketler...
Tek fark ciddi ciddi başkanlık yarışı veren iki aday.
Derviş Eroğlu, seçimin galibidir.
Bir milletvekili arkadaşın sözüdür: "Seçim zamanı kazanmanın yolunu bileceksin. Seçim biter, birkaç gün yapılanlar konuşulur ondan sonra kazanan anımsanır, kaybeden değil."
Eroğlu, seçimi kazanmak için tek tek delegelere ulaştı. Delege yapısı eski yapı. Oylarının istikametini belirleyen yaklaşımları çoğunluk Eroğlu'nda bulup oylarını verdiler.
Hemen belirteyim fark ne olursa olsun Tahsin Ertuğruloğlu'nun, ciddi değişime uğramamış UBP delegelerinden % 38 oranında oy alması çok önemlidir.
Bir de şu nokta unutulmamalıdır.
Parti kurultaylarında ortaya çıkan irade, genel seçimde halkın iradesiyle örtüşmezse salonda elde edilen başarı salonun dört duvarı arasında kalmış demektir.
Derviş Eroğlu, ancak bir genel seçim zaferi ile, "Görevini başarıyla yerine getirmiş lider" olabilir.
Derviş Eroğlu, benzetme yerindeyse ateşten bir gömlek giymiştir. Rakibi Ertuğruloğlu, kamuoyu yoklamalarında UBP'yi işaret eden % 40 dolayında desteğin Eroğlu ile sandığa yansımayacağını iddia etti.
Eğer ilk genel seçimde UBP, hükümeti kuracak sayıda milletvekili ile birinci parti çıkamazsa Derviş Bey, oynadığı seçim kumarını, siyasi hayatına nokta koyarak kaybeder.
Bunu dıştan bakan bizler görüyoruz da Derviş Eroğlu görmüyor mu? Bence mutlaka görüyor.
* * *
Bir diğer önemli nokta da şu... Derviş Eroğlu, UBP Genel Başkanlığı ile birlikte Ana Muhalefet Partisi lideri sıfatını da kazandı. Eroğlu'nun Tahsin Ertuğruloğlu'na yaptığı eleştirilerden biri de UBP'nin halkın beklentilerine yanıt verecek çizgide muhalefet yapamadığıydı.
Derviş Eroğlu'nun çok zamanı yok. Zaten deneyimini öne çıkararak aday olup kazandı. Şimdi hiç ama hiç gecikmeden UBP'nin sergileyeceği muhalefet çizgisi merakla bekleniyor. Kimse, "Derviş Bey yeni hele biraz bekleyin" demeyecek.
Kurultaydaki muhalefet parti yetkili organlarında olmayacak. Parti Meclisi üyeliği için yapılan seçimde de Derviş Bey'in istediği isimler seçildi.
... UBP Kurultayı geride kaldı. Şimdi gözler UBP'de, UBP'den öte yeniden genel başkan seçilen Derviş Eroğlu'nda...
Günün sözü:
Kaptanın, kaptanlığı fırtınalı denizde belli olur
|