Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İntihar şovu
Kuran kursları derhal durdurulmalıdır
YDÜ, öğrenci alacağı doktora programlarını açıkladı
Ramazan, pazartesi başlıyor
Murat: Belediye hizmetlerinden eşit yararlanacak
Mustafa Gökmen, Çevre Danışma Kurulu'yla görüştü
Din eğitiminde yetkili Din İşleri Dairesi, din eğitiminin yeri de camilerdir
KTÖS, kuran kursları konusunda açıklama istedi
Kuzey Kıbrıs Türk Kızılay Derneği, çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdürüyor
Mağusa Sanat Tiyatrosu yeni dönem kayıtları başladı
Haspolatlılar, Lefkoşa Belediyesi'ne bağlanmak istemiyor
TÜRK-İŞ'in KKTC temsilciliği törenle açıldı
ÖRP, partiye 400 kişi katıldığını açıklandı
Serbest hekimler, sağlık yasalarının Anayasa Mahkemesi'ne taşınmasını istedi
Resesyon korkusu sterlini vurdu
BASIN-SEN: Barış için mücadeleye ihtiyaç var

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Sıkıntı lafı kıvırmada...

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   1 Temmuz 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

KKTC bütçesi ayakta duramaz hale geldi... Ayakta duramama bir yana maaş ve ücretlerin ödenmesinde zorluk yaşanıyor...

Bu durumda iki seçenek var... Ya ayağımızı küçülen yorgana göre toplayıp, küçük yorganın altına sığışacağız ya da hep beraber bağırıp Türkiye'den daha çok para isteyeceğiz. İsterken de bunun nedenlerini izah edeceğiz.

Gerçek budur.

Hem hükümet hem sendikalar bu gerçeği görerek karar verip yürüyecek.

Kimse bu gerçekleri görmezlikten gelerek kem küm etmesin

Hayat pahalılığı oranında maaşlara artış yapılması özellikle devlet çalışanları için kazanımdır.

Mevcut sistemde verilen artış maaşların satın alma gücünü ne kadar korur?

Maaş ve ücretlerde bir erime olmuyor mu?

Hayat pahalılığı hesaplanmasındaki sistemden kaynaklanan kayıplar artı vergiyle maaş ve ücretlerde bir miktar gerileme var mutlaka. Ama uygulamada kaybedilen eşeği kuyruğu ya kulağı eksik olarak da olsa bulduruyor.

* * *

Hükümet iki ayda bir hayat pahalılığı ödeme yerine, uygulama aralıklarını Bakanlar Kurulu'nun yetkisini verme yönünde yasal düzenlemeyi Meclise gönderdi.

Sendikalar sesini yükseltince hükümet kanadı, "Çalışanların uygulamada kaybı olmayacak" türden açıklamalar yapıyor.

İnanın bu açıklamaları detaylı bir şekilde okumuyorum.

Neden okumuyorum?

Söyleyim.

Kardeşim, eğer çalışanların kaybı olmayacaksa bunun diğer adı bütçe çıkışında da bir değişiklik olmayacak.

Eğer hiç bir değişiklik olmayacaksa ivedilikle yapılmaya çalışılan nedir?

* * *

Yetkililerin söylemeye cesaret edemediğini ben söyleyim.

Deniz bitmediyse da bitmek üzere.

Mevcut cari harcamaları yerel gelirlerin karşılama olasılığı yok oldu.

Yardımlar bile sıkıntının aşılmasına yetmiyor.

Ankara'nın yardımları cevizcinin torbası gibi Maliye Bakanı Ahmet Uzun'un makam masasının yanında durmuyor.

Dopingli ekonomik fırlama döneminde o gelir artışının sürekli olmadığı görülmedi, maaş ve ücretler o gelirlere göre düzenlendi.

Halbuki o ekonomik göstergeler istikrarlı, arkası gelecek rakamlar değildi.

Neredeyse havai fişeklerle kişi başına düşen milli gelirin on bin doları aştığı ilan edildi. Bana göre o rakamlar o gün için bile gerçekçi değildi ama neyse...

* * *

Söylenmeyenleri söylemeye devam edeyim.

Giderler bu şekliyle devam eder ve Ankara ciddi anlamda katkı yapmazsa Kasım - Aralık döneminde maaşlar zor ödenir.

Yasal ödenme zorunluluğuna rağmen bu gidişle on üçüncü maaşların ödenmesi de zor.

Benim yaptığım asla felaket tellallığı değildir.

Kısa bir süre önce Türkiye'den IMF reçetesi gibi bir reçete geldi.

O reçetede on üçüncü maaşların kaldırılması, emeklilerin maaşlarından vergi kesilmesi dahil pek çok konu yer alıyordu.

İlginçtir reçete daha hükümete okunurken bazı çevrelerin bundan haberi oldu.

CTP ağırlıklı koalisyon hükümeti bunu kabul etmedi.

Gergin bir toplantı gerçekleşti.

* * *

Durum budur.

Sıkıntı lafı kıvırmadadır.

Ülkede çok ciddi bir ekonomik açmaz var.

Ne özel sektörde ne de devlette para kaldı.

Piyasayı canlı tutan hâlâ düzenli ödenen kamu çalışanları ve emeklilerin gelirleridir.

Eğer bir biçimde kamuda ödeme aksaması yaşanırsa piyasada yaprak kımıldamayacak.

Son yıkılacak kale gibi görünen marketlerin de kağıttan kale gibi yıkıldığını hep birlikte göreceğiz.

Kriz ciddi boyuttadır.

Bu durumda sendikaların eylem yapması doğru mu?

Vallahi yanlıştır demem.

UBP - Denktaş günleri hatta özellikle ondan öte 1974 öncesine gidelim. O günlerde yerel gelirler yok denecek kadar azdı. Türkiye parayı yollar biz de bir anlamda tüm toplum olarak nöbet tutardık.

Türkiye'den para isteneceği zaman Denktaş, sendikaları dürter, "Eğer sendikalardan ses çıkmazsa Ankara'dan nasıl para isteyeceğim?" özlü konuşmalar yapardı.

1974 öncesi KTÖS adına Arif Hoca, toplu pazarlık nitelikli görüşmede Denktaş'a, Türkiye'nin para verme zorunluluğunu anlattığı için askeri mahkemede yargılanıp mahkum olduğunu unutanlar varsa hatırlasın.

Şimdi da durum çok farklı değildir.

KKTC bütçesi ayakta duramaz hale geldi... Ayakta duramama bir yana maaş ve ücretlerin ödenmesinde zorluk yaşanıyor...

Bu durumda iki seçenek var... Ya ayağımızı küçülen yorgana göre toplayıp, küçük yorganın altına sığışacağız ya da hep beraber bağırıp Türkiye'den daha çok para isteyeceğiz. İsterken de bunun nedenlerini izah edeceğiz.

Gerçek budur.

Hem hükümet hem sendikalar bu gerçeği görerek karar verip yürüyecek.

Kimse bu gerçekleri görmezlikten gelerek kem küm etmesin.

Günün sözü:

Gerçekten kaçan doğruyu bulamaz

   411 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
29 Ağustos 2008, Cuma   Hatice'ye değil neticeye bakınız...
28 Ağustos 2008, Perşembe   "Ya taksim, Ya ölüm" el değiştirdi....
27 Ağustos 2008, Çarşamba   Kosova'nın rövanşı, Abhazya ve Güney Osetya...
26 Ağustos 2008, Salı   Dünya derdine nasıl çare arar?
25 Ağustos 2008, Pazartesi   Dışişlerindeki, içişleri memurları!!!
24 Ağustos 2008, Pazar   Bir şehit kızını dinlerken...
23 Ağustos 2008, Cumartesi   Emek en cüce değerdir!!!
22 Ağustos 2008, Cuma   Zeytin çekirdeğinden yağ çıkar mı?
21 Ağustos 2008, Perşembe   Toprağımız sınırlı olduğuna göre...
20 Ağustos 2008, Çarşamba   Panayırcılıktan festivale...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.1810 1.1893
1 STERLİN 2.1676 2.1837
1 EURO 1.7442 1.7564



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

VAMIK HOCA'DAN YANIT (BİR BİLİM İNSANI...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Hatice'ye değil neticeye bakınız...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(37)...

Akay Cemal

Güney Osetya ve Abhazya gölgesinde yapılan...

Ahmet Tolgay

OKUYUCUDAN: PİLE VE ACI GERÇEKLER...

Bilbay Eminoğlu

Bu hesabın içinden çıkabilene aşkolsun!

Necdet Ergün

ASGARİ ÜCRET'te ZOR AMA YANLIŞ TERCİH

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. Umut Altunç

Lap Top Bilgisayarlar Kısırlık Yapar Mı?

Aysu Basri

ÇÖZÜM OLACAĞINA İNANMAYANLAR NASIL ÇÖZÜM Y...

Sevilay SADIKOĞLU

İstanbul ve Karaköy Güllüoğlu baklavaları....

Mustafa BESİM

KKTC ÜNİVERSİTELERİ İMAJI

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Soğuk Savaş mı?

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Bedia BALSES

YİNE BU YIL ADA SENSİZ

Beste SAKALLI

BELKİ ATILIR DİYE AYRILIK İÇİNDEN...

Psikolog Ayla Kahraman

"AYNA AYNA, SÖYLE BANA KUSURUM NEREDE&...

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

ENERJİ İÇECEKLERİ

Bener HAKERİ

Sere serpe

Mehmet RATİP

Bir cinayetin yıldönümü

Dr. Orhan Aydeniz

Ülkemizin asayiş sorunu

Harid Fedai

(Çörçhil'in Kabulleri)

Cumhur DELİCEIRMAK

ÇOCUKLARIN SAATİ YA DA TABULA RASA





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital