Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İşte kızların hali
Tanınma istemek intihar olur
Zeyna yakaladı, 2 ay hapse çarptırıldı
Azılı dolandırıcı hapsi boyladı
37 ev soyuldu, bir kişi tutuklandı
İşlediği suçlar ortaya çıkıyor
Mecliste Kıbrıs mesaisi
Dereboyu'nda eğlence yola taştı
Köpek balıkları için kendini astı
Bağcıl'ın Bulgarları birbirine girdi
Bandabulya'yı "keşvet, yaşa, hisset"
Akdeniz'in en güzeli: Bellucci
"Dirhemini yiyen köpek, kudurur"
Futbol'da naklen yayın için ihaleye çıkılıyor
37 Suriyeli mülteciye 5'er gün hapislik
Hathaway Venedik'te

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Vatandaş olmadan Kıbrıs'ta yaşayanlar...

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   19 Temmuz 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Çoğunluğu doğu ve güney doğulu olan bu insanlar parayı Kıbrıs'ta kazanıyor ama harcama kültürleri Kıbrıs'a göre değil.

Çok azı sağlıklı beslenip, sağlıklı koşullarda yaşıyor. Çoğunluk beslenme yerine karnını doyurup, açlığını gideriyor... Ve yine evli olanların çoğunun ailesi Türkiye'de. Baba, Kuzey Kıbrıs'ta çalışıyor... Kazandığı paranın ucundan bir miktarla asgari gereksinimlerini karşılayıp geri kalanını Türkiye'deki eşi ve çocuklarına yolluyor

Kuzey Kıbrıs'ın küçüklüğüyle ters orantılı, burada yaşayan insanlar bakımından çok renkli bir dokumuz var.

Yurt dışından birileriyle karşılaşıyorsunuz... Eğer Kıbrıs'ı biliyorsa, daha sohbetin başında Kıbrıs bağınızın statüsünü sorgular.

"Kıbrıslıyım" dersiniz ikinci soru geliyor, "Esas Kıbrıslı mısınız?"

Bir defasında İstanbul'da Atatürk Hava Limanı'na giderken taksici ile sohbet ediyoruz... İkinci soruyu Karadenizli ilk kez duyduğum bir soru cümlesiyle sormuştu: "ORJİNAL KIBRISLI MISINIZ?"

Orjinal ve orjinal olmayan sanayi ürünü gibi bakmıştı bizim esas Kıbrıslı olup olmamamıza...

***

Doğruya doğru KKTC vatandaşlığına sahip olmak, uzun yıllar çarşıdan hıyar, domates almaktan daha kolaydı.

Hayatında Kıbrıs'a gelmeyen bazı kişiler vatandaş yapılmıştı.

O gün yapılan bu tür vatandaşlıkların kötü kokusu şimdi çıkıyor. Ama o vatandaşlıkları yapanlardan tıs yok...

Son yıllarda vatandaşlık konusu ciddi anlamda kontrol altına alındı. Bu kararı alıp uygulayanlar iyi de yapıyor.

Ancak söz vatandaşlıktan açılmışken kamuoyu adına bir küçük istekte bulunayım... Son beş yılda yani CTP döneminde kaç kişinin yurttaş yapıldığı kadar bunların kimliği ve statüsü da merak edilebilirdir.

Sayıları az olabilir ama bu kişiler arasında yurttaş yapılmanın yasal koşullarına uygun olmayanlar var mı yok mu? Madem ki saydamlık, açıklık ve hesap verebilirlik ilkesi çalıştırılıyor liste tam olarak açıklansın ki kimsenin kafasında en küçük soru işareti olmasın.

Az sayıda vatandaş yapılması, yapılan vatandaşlıkların yüzde yüz doğruluğunu göstermez.

İçişleri Bakanı Özkan Murat bu konuda bir açıklama yaparsa memnun oluruz.

***

Kuzey Kıbrıs'ta vatandaş olmadan çalışma izniyle yıllardır yaşayanlar var.

Bu grubun içinde adada bir gündür yaşayanlar yanında on-on beş hatta daha fazla yaşayanlar da bulunuyor.

İşte bu konumda olanları bir arada bulup konuşmak istedim.

Yenişehir'de Etem Usta'nın elbise tamir atölyesi tam da istediğim gibiymiş meğer.

Etem Usta dahil, dokuz çalışandan, dördü Hataylı, üçü Adanalı, biri Mersinli, biri de Karadenizli... Hiçbiri de KKTC vatandaşı değil... Tümünün de adadaki varlığı ve çalışma koşulları yasal...

Geçtiğimiz günlerde işyerini ziyaret edip bence çok verimli bir sohbet yaptım. İçlerinden birinin Kuzey Kıbrıs'ta ilk çalışma günüydü... On beş yılın üzerinde burada olanlar da vardı...

Kuzey Kıbrıs'ı çalışma hayatı için tercihlerini sordum öncelikle... Çok samimi yanıtlar aldım... Tümü aynı noktaya çıkıyordu: "KKTC'de hayat ucuz değil. Ama kazanç Türkiye'den iyi. Asgari ücret Türkiye'ye göre iki kattan fazla, hatta üç kat kadar... Biraz da fazla çalışırsanız elinize güzel para geçiyor."

Peki kazanç çok hayat pahalı, kazanılan para yetiyor mu Kıbrıs'ta?

Bu sorunun yanıtını sohbetin içinde aldım...

Çoğunluğu doğu ve güney doğulu olan bu insanlar parayı Kıbrıs'ta kazanıyor ama harcama kültürleri Kıbrıs'a göre değil.

Çok azı sağlıklı beslenip, sağlıklı koşullarda yaşıyor. Çoğunluk beslenme yerine karnını doyurup, açlığını gideriyor... Ve yine evli olanların çoğunun ailesi Türkiye'de. Baba, Kuzey Kıbrıs'ta çalışıyor... Kazandığı paranın ucundan bir miktarla asgari gereksinimlerini karşılayıp geri kalanını Türkiye'deki eşi ve çocuklarına yolluyor.

***

Çalışma koşullarından memnuniyetlerini de merak ettim.

Meğer en hassas noktası orasıymış... Daha ben sorumu sorup, konuyu eşelemeden görüş ve tepkiler gürül gürül geldi:

"Kaçak çalışmanın önüne geçilmesi güzel. Artık sosyal sigorta ve ihtiyat sandığı paralarımızın yatırılması zorunlu. Ancak her şey kağıt üzerinde yazılı olduğu gibi tıkır tıkır çalışmıyor. Meşhur bir söz var İŞÇİ KARDEŞ, PATRON KALLEŞ... Bizim patronumuz işçi gibi, çok şükür kalleşliğini görmedik ama başka arkadaşların başına gelenleri duyuyoruz. İşçiden habersiz patron daireye gidip o işçiyle bağının bittiğini ihbar ediyor. İhbar ediyor ama işçinin haberi yok. Uzun süre öyle çalışıyor. Çalışma izni bitmiştir ve artık yasağa girmiştir. Yasağa girdi ama haberi yok. Patron, ilgili daireye ihbar yaparken aynı anda işçinin de bundan haberi olması gerekir. Aksi halde işçi patronun kalleşliğinin cezasını niye ödesin?"

***

Sordum. "Mevcut konumuzda Kıbrıs sorununun çözümüne nasıl bakıyorsunuz?"

İlginç bir yanıt aldım: "Vatandaş olsak şimdi başka bakarız. Çözüm olursa Kuzey Kıbrıs'ta Avrupa Birliği'nin sözü geçecek. O zaman bizim buralarda kalıp çalışmamız daha da zor olabilir. Bu nedenle bu halimizle çözümden korkarız. Ama vatandaş olursak, herkesle birlikte hareket edip, topluca çıkarlarımıza bakacağız ki o zaman barışı, çözümü isteriz."

***

CTP, ağırlıklı hükümete bu işçiler nasıl bakıyordu acaba. Merak edip bu konuda görüşlerini almak istedim... İçlerin biri, "Ben koyu solcuyum" dedi önce ve ekledi: "Koyu solcu olsam bile CTP hükümetini sevmiyorum ve desteklemiyorum. Çünkü CTP, Türkiye'den gelen işçilere sevgiyle yaklaşmıyor. Beni sevmeyeni ben de sevmem."

Tam bu noktada Kuzey Kıbrıs'ta oy hakları olsa hangi partiye oy vereceklerini sordum.

Dokuz kişiden dördü net yanıt vermekten kaçındı. Net yanıt veren beş TC'li işçinin beşi de "Demokrat Parti" dedi.

Bana çok ilginç geldi. Bu tercihin altında yatan nedeni ortaya çıkarmak istedim. Nedenini çok yalın bir şekilde anlattılar:

"Türkiyelileri ve Türkiye'yi en çok Denktaş seviyor. Denktaş'ın sözü geçtiği zaman biz Kıbrıs'ta istediğimiz gibi gelir giderdik. Ne izin vardı ne de ceza..."

İlginçtir aynı güven UBP ve ÖRP için seslendirilmedi...

Günün sözü:

Ekmeğin kaynağı, fikrin de kaynağı olabilir

   437 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
05 Eylül 2008, Cuma   Unutulduk!!!
04 Eylül 2008, Perşembe   Köstek olunmasın yeter...
03 Eylül 2008, Çarşamba   Barış ve çözümü istiyor muyuz, istemiyor muyuz?
02 Eylül 2008, Salı   Dört yıl önce, "Marksist Metropolit Neofitos'u dinlerken..."
01 Eylül 2008, Pazartesi   Mesele yılanları tanımak...
31 Ağustos 2008, Pazar   Yan-lış ya-pıl-dıııı!!!
30 Ağustos 2008, Cumartesi   KTÖS'te 40 sene önce vardı...
29 Ağustos 2008, Cuma   Hatice'ye değil neticeye bakınız...
28 Ağustos 2008, Perşembe   "Ya taksim, Ya ölüm" el değiştirdi....
27 Ağustos 2008, Çarşamba   Kosova'nın rövanşı, Abhazya ve Güney Osetya...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

OKUYUCU GÖRÜŞLERİ

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Unutulduk!!!

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

Paylaşıma var mısın, yok musun?..

Ahmet Tolgay

Trodos: Dünü ve bugünü...

Bilbay Eminoğlu

Bakalım buna ne diyecekler?

Hüseyin EKMEKÇİ

Sonay Adem ne demek istedi?

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

İRADE ve ÖDEV

Dr. Umut Altunç

Ateşli Çocuğa Nasıl Yaklaşmalı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Müzakereler başlarken

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Aflatoksinden korkmalı mıyız?

Mehmet RATİP

Nagasaki'den Kıbrıs'a, Weller'...

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital