Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
"Alo seks" tuzağı
Doğanın muhteşem gücü
Kırmızı ışıkta geçti, dehşet saçtı
3G'ye uyumlu telefonlara rağbet arttı
Virajı alamadı 14 metreden dereye yuvarlandı
Cinayete ret, diğerlerine kabul
Sarayda Kıbrıs zirvesi
Türk tarafından Rum yönetimine uyarı
Komedi Tiyatrosu, "Recep'in Angonisi Recep" oyunu perdelerini açıyor
Zeytinlik köy meydanındaki Sergi Çadırı'na büyük ilgi

YORUMLANANLAR
3G'ye uyumlu telefonlara rağbet arttı [1]
"Alo seks" tuzağı [2]
Doğanın muhteşem gücü [1]
"Av açılmasın" sözleri talihsizlik [1]
KTÖS: Talat, taksimi değil, Kıbrıslı Türklerin menfaatlerini savunmalı [1]
Türk tarafından Rum yönetimine uyarı [1]
Kırmızı ışıkta geçti, dehşet saçtı [1]
2'si ağır, 3'ü çocuk 7 yaralı [26]
Tatbikatlar iptal [2]
Hristofyas: Taksim ya da iki devletin varlığı mantığıyla uzlaşamayız [1]



Milli dava değil kavga dava

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   24 Temmuz 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Aldığı gazetede, izlediği kanalda ezberledikleri dışında yeni hiç bir düşünceyle buluşmak istemeyenler ne kadar çoksa, o toplumda sağlıklı iletişim o kadar tehdit altındadır.

İnsanların öteki canlılardan farkı koklaşmanın ötesinde konuşa konuşa anlaşma özelliğidir. Ancak önemli olan bu özelliğe sahip olmak değil, bu özelliği kullanmaktır.

Bunu başaran toplumlar konuşa konuşa sorunlarını aşmayı bilir...

Türkiye'de Kıbrıs konusundaki tartışmalara bakıyorum.

Derinlik neredeyse sıfır.

Sağlıklı düşünüp, sağlıklı tartışmak ve gerekirse ortak yol bulmak için demokrasi kültürünün gelişmiş ve gereksinimlere yanıt verecek düzeyde olması gerekir.

Farklılıklar da bir zenginliktir. Her tartışmanın sonunda ille da ortak noktada buluşmak gerekmez.

Düşünceler ortaya konulur, herkes alması gereken dersleri alır ve yola uygarca devam edilir.

Kıbrıs için senelerce MİLLİ DAVA tanımlaması yapıldı.

Milli Dava demek üç aşağı beş yukarı herkesin tartışıp, kabul edip, görüş birliğinde olduğu dava demektir bir anlamda.

Herkesin görüş birliği içinde olması demek herkesin Kıbrıs'la ilgili yol haritasını çok net görüp, çok kolay anlaması demektir.

Peki Kıbrıs sorunuyla ilgili Ankara'da böyle bir netlik var mı?

Olmadığı gün gibi ortada.

İşin en dramatik yanı Kıbrıs sorununun iç politik hesaplaşmaya malzemeden öte meze yapılmak istenmesidir.

Belli oldu ki Kıbrıs sorunu Türkiye'de MİLLİ DAVA DEĞİL KAVGA DAVA halini aldı.

Siyasi partiler yelpazesinde her parti yerini alacak. Yerine göre de konuları ele alıp görüş ortaya koyacak.

Çok partili demokratik sistem çağdaş şekliyle oturmuş olsa böyle olur. Ama çok net olarak görüyoruz ki Türkiye'de demokrasi kültürünün yerleşme düzeyi bir yana rejimin oturması konusunda netlik yok.

Kamplaşma, kutuplaşma o noktaya geldi ki birinin ak dediğine öteki gözü kapalı kara diyor.

Ankara bu bağlamda tam bir siyasi curcuna yaşıyor.

O siyasi curcuna içinde Kıbrıs sorunu da payını alıyor doğal olarak.

* * *

"KIBRIS SORUNU TÜRKİYE'DE EN AZ BİLGİYLE EN ÇOK KONUŞULAN KONUDUR" dediğim zaman kızanlar olur.

Kızdıkları için asla geri atmam.

Hatta daha ileri gidip, Kıbrıs sorununun birkaç yüz kelimeyle konuşulduğunu söylerim.

Bu saptama ve yaklaşımım yüzeysel, ya da tepkisel bir saptama değildir.

Parlamenterlerle de konuşuyorum, gazetecilerle de, vatandaşlarla da... Kulaktan dolma yaklaşımlarla bir şeyler söyleniyor. O kadar.

* * *

En son olası çözüme bağlı gündeme gelen TEK EGEMENLİK, TEK VATANDAŞLIK konusu...

KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, anlatmaya çalışır ama anlamak istemeyenler bildiğini okumaya devam ediyor.

Dahası Rum tarafından seslendirilenler doğru kabul edilip üzerine ahkam kesilirken, Kıbrıs Türk tarafından en yetkili ağızların söyledikleri kaale bile alınmıyor.

İşin en kötü yanlarından biri insanlar kamplaşmada yerini aldıktan sonra kendine göre farklı olan taraftan hiç bir şey duymak istemiyor. Dinleme zahmetine bile katlanmayanlar çoğunlukta.

Türkiye'de siyasi konularda çağdaş anlamda takım tutmanın gerisinde bir duruş var. Çağdaş futbol anlayışına sahip bir futbolsever, taraftarı olduğu takımın oynayarak kazanmasını ister, öteki takım hakkıyla kazandıysa maçın sonunda ayakta alkışlamasını da bilir.

Bizim coğrafyada siyasi tarafını alan biri öteki diye gördüklerini HAİN - DÜŞMAN gibi görür. Söylenilenlerden bir şeyler öğrenme beklentisi neredeyse hiç yok.

Aldığı gazetede, izlediği kanalda ezberledikleri dışında yeni hiç bir düşünceyle buluşmak istemeyenler ne kadar çoksa, o toplumda sağlıklı iletişim o kadar tehdit altındadır.

İnsanların öteki canlılardan farkı koklaşmanın ötesinde konuşa konuşa anlaşma özelliğidir. Ancak önemli olan bu özelliğe sahip olmak değil, bu özelliği kullanmaktır.

Bunu başaran toplumlar konuşa konuşa sorunlarını aşmayı bilir...

Günün sözü:

Niyet, yol haritasının başlangıcıdır

   478 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
15 Ekim 2008, Çarşamba   Suça, posta kutusu yaratmak...
14 Ekim 2008, Salı   Az bilgi çok laf...
13 Ekim 2008, Pazartesi   Bu yazıyı aklınızla okuyun, kalbinizle de yorumlayın...
12 Ekim 2008, Pazar   Unutmadan, sesimiz kısılmadan....
11 Ekim 2008, Cumartesi   Şimdi obir taraftan ucuz olduk... Tamam mı?
10 Ekim 2008, Cuma   Barışın elçileriyle yürümek...
09 Ekim 2008, Perşembe   Durumumuz çok vahim...
08 Ekim 2008, Çarşamba   Ne oldu bize? Sevinemiyoruz bile...
07 Ekim 2008, Salı   "Beş YTL'lik dana eti kuyruk yağı bol olsun!!!"
06 Ekim 2008, Pazartesi   Kötü senaryolar kurmak istemem



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.3696 1.3793
1 STERLİN 2.4034 2.4213
1 EURO 1.8766 1.8898



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

ÖZGÜRLEŞTİREN

Ali Baturay

NE İŞ, BU İŞ?

Hasan Hastürer

Suça, posta kutusu yaratmak...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Yağlı teşhisi koyarken...

Ahmet Tolgay

"MUSTAFA" GELİYOR... SELANİK'T...

Bilbay Eminoğlu

"SCADA" ıskaladı!

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Kurultay öncesi senaryolar

Dilek ÇETEREİSİ

Sigaralar bu kez bahçede yandı

Aysu Basri

1,2,3,4,5.....100 km ve GAZLAAAAAAA!!!!!!!

Emin AKKOR

Av tartışmasının tahammülsüzlüğü

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Dünyayı sarsan yedi gün

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Kâvânin (Yasama) Meclisi





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital