Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Skandalda ikinci perde
Önce araca sonra demir kapıya vurdu
İki çocuğuyla sokağa atıldı
Ayri, Girne'de başka kızları da telefonla arayıp rahatsız etti
Avcılardan ağaç katliamı
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı
Tam uyum

YORUMLANANLAR
Okan Ersan, Almanları büyüledi [1]
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı [1]
Skandalda ikinci perde [16]
Avcılardan ağaç katliamı [2]
Tolga'dan bateri şov [1]
Tek suçlu olarak okul idarelerinin gösterilmesi doğru değil [1]
Sevgilisinin boğazını kesti, 6 yıl hapse gitti [2]
Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar [1]
13. maaş devam edecek, ikramiyelerden vergi yok [4]
Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı [3]
AİHM'de kayıplar davası görüşüldü [1]
Gece kulübünden kadınları baba yollamış [33]
Gazimağusa'da uyuşturucu operasyonu: 6'sı öğrenci 7 tutuklu [4]
Rusya Rum'a teslim [1]
Yusuf Erol, bugün toprağa verilecek [5]
Lefkoşa'da bıçaklı kavga [1]
Kim olursa olsun, izinsiz inşaatları mühürleyeceğiz [1]
"Bally" belası [1]
Yusuf Erol kurtarılamadı [1]
Girne'de uyuşturucu operasyonu [1]



Özgüvenimiz nerede kan kaybediyor?

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   17 Ağustos 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Anlatmak istediğim, "Tamam be gardaş ama doğru dürüst adam yok" diyenlerin haksız olduğu. Doğru dürüst adam çok ama mesele var olmaları değil, olması gereken yerde olmaları.

 

  Bugün pazar.

  Hayatımızın tadına acıyı egemen kılan konulardan kaçmak istiyorum.

  Hiç kuşku yok, hayat tek düze değil.

  Bir ilahi güç herkese birer kağıt dağıtıp, "Ne istiyor, ne arzuluyorsanız yazın aynen olacak" dese ve herkes ömür süresi ve her türlü zenginliği yazsa, dünya nasıl olur?

  Hayatın bugün tadı buruksa, öyle bir dünyada hiç tat olmaz.

  Sürprizler, takılmalar, hastalıklar, zorluklar hayatımızın gerçek tat kaynağıdır.

  En büyük mutluluklarımız "Kaybettiğimiz eşeği bulduğumuz" zaman değil mi?

  *           *           *

  Yazılarımda önce başlığı atar sonra yazarım genelde.

  Bugün de öyle oldu.

  Bir baktım sözcükler beni farklı tarafa doğru çekiyor.

  Rotamı düzeltip devam edeyim.

  Rota çok önemli insan yaşamında.

  Rotanız yok hele birde üstüne üstlük pusulanız da bozuksa istediğiniz yerlere varma şansınız yok.

  Rotanız tamam, pusulanız da arızasızsa bu kez geminizi rotasında yüzdürüp, gerektiği zaman pusulayı iyi kullanacak kaptana ihtiyacınız var.

  Doğru bir rota, arızasız pusula iyi bir kaptanla birleşince deniz istediği kadar fırtınalı olsun korkmayın.

  Tek başına bireyden başlayıp aileye oradan toplumsal yapıya ve de en sonunda ülkeye kadar her kademe bir gemidir.

  Gemisini iyi yüzdürenin derdi olabildiğince az olur.

  Kıbrıs Türkünün gemisi senelerdir rüzgarın değil şansın da etkisiyle kayalara toslayıp paramparça olmadı.

  Toplum geminin ne kadar kaptanla, ne kadar şansla gittiğinin farkındadır.

  Şans daha egemense şansa saygı duyar, kaptana değil.

  Tabii bu durum toplum sağlığını olumsuz etkiler.

  Her başarısızlık özgüvende erozyona neden olur.

  İnsanlar devlet yapısı içinde yukarıda olanlardan daha çok şey bekledi senelerce. Beklenti ve saygı paraleldi. Zamanla hem toplumsal yarar beklentisi azaldı hem de saygı...

  İngiliz zamanında köyün muhtarına duyulan saygı bugün bakanlara duyulmuyorsa, özellikle yukarıdakilerin şapkayı masaya koyup düşünmesi gerekir.

  Bu yazdıklarım nedeniyle siyasetçileri yıprattığım söylenir zaman zaman. Hiç kabul etmem. Benim yaptığım mevcut durumun yazılı fotoğrafını çekmekten öte bir şey değildir.

  Hatta kendilerine ciddi bir iyilik yapıyorum, durumdan haberdar olmaları için.

  *            *            *

  Kıbrıs Türk insanının yeteneğinden hiç bir zaman kuşku duymadım. Dünya çapında eskilerin deyimiyle kafalı insanlarımız var.

  İşimden öte dünyalı olduğumu hissetmek için gezerim. Dünyanın en uç noktalarına gittim.

  Pozisyon elde etmenin dayıyla değil, kişisel yeterlilikle mümkün olduğu yerlerde en önlerde Kıbrıslı Türkler gördüğüm zaman müthiş gurur duyarım.

  Hatta bu gurur duyma duygumda ölçünün kaçtığının da farkına varıp kendi kendimi sorgularım.

  Sorguladığım zaman gene dönüp Kuzey Kıbrıs'ta ayaklarım yer basar.

  Sadece devlet yapımızda değil, özel çalışma ortamında da dayı düzeni hak edenin hak ettiği yerde olmasını, hak ettiği kadar para kazanmasını engelliyor.

  Hak eden hakkını alsa bırakın dış dünyadaki insan kaynaklarımızı burada da çok ama çok iyi insanlarımız var.

  Üniversite dünyamızda çok ama çok iyi hocalarımız var... Çok azından yararlanılıyor...

  Bir anda aklıma geldi... Tiyatro dünyamıza bakınız... Yaşar Ersoy bir grup arkadaşını, bir ekolü temsil ediyor...

  Hüseyin Köroğlu... Haftalardır gündemimde... Sanat gömleğini bir sanat işçisi olarak sırtından çıkarmadan Kıbrıs'a yarayacak ne kadar güzel işler yaptığını yazmak istiyorum..

  Alın Yaşar ve Hüseyin'i koyun bu ülkenin kültür işlerinin başına ve bakın bakalım her şey nasıl dünya ölçeklerinde mükemmel olur.

  Turizm dünyasında tüm zorluklara rağmen ilk aklıma gelen isimler olarak Erbil Arkın'ın, Erdem Oskar ve çocuklarının, Ünal Çağıner ve çocuklarının, Reşat Altınör'ün oğlucuğuyla yaptıkları önemli değil mi?

  Şu an Kuzey Kıbrıs'taki en büyük turistik tesis olan Kaya Artemis'in Genel Müdürlüğünde çok başarılı sınav veren Kıbrıslı Türk Nihat Berkan'ın o görevdeki varlığı almak isteyenlere pek çok olumlu mesajı vermiyor mu?

  Bu örnekleri verirken hak eden başka isimleri unuttum sanmayın. Bu isimleri onlar adına da yazdım. Gün gelir onları da alt harflerle yazarım.

  Anlatmak istediğim, "Tamam be gardaş ama doğru dürüst adam yok" diyenlerin haksız olduğu. Doğru dürüst adam çok ama mesele var olmaları değil, olması gereken yerde olmaları.

 

  Günün sözü:

 

  Yedekte oturan oyuncu gol atamaz

   464 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
21 Kasım 2008, Cuma   Beni ciddi anlamda rahatsız ediyor be gardaş!
20 Kasım 2008, Perşembe   Dünya devleti ve temsilcileri...
19 Kasım 2008, Çarşamba   Elimizden bir şey gelmiyor!... Bekleyip göreceğiz.
18 Kasım 2008, Salı   Kıran kırana kırgınlık ve felaketin ayak sesleri...
17 Kasım 2008, Pazartesi   Demokrasi kültürü ve yerel yönetim...
16 Kasım 2008, Pazar   Tarihle bugünün buluştuğu noktada yerel yönetim konuşulurken...
15 Kasım 2008, Cumartesi   25 yıl önce, 25 yıl sonra...
14 Kasım 2008, Cuma   Güzelyurt'ta gördüklerim ve Cemil Çiçek'in ziyareti...
13 Kasım 2008, Perşembe   "AB ve serbest rekabet koşullarına alışmamız gerekiyor" denmişti...
12 Kasım 2008, Çarşamba   Yaşama ağlayarak merhaba...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.6944 1.7064
1 STERLİN 2.5170 2.5358
1 EURO 2.1221 2.1370



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

LİDERLERİN KULAĞINA KÜPE...

Ali Baturay

ÇOCUK ÇOCUKTUR, IRKI MI OLUR ÇOCUĞUN?

Hasan Hastürer

Beni ciddi anlamda rahatsız ediyor be gard...

Mustafa Doğrusöz

KIRMIZI ÇİZGİLİ YILLAR 49

Akay Cemal

Rusya'dan sevgilerle, görüşmeler keres...

Ahmet Tolgay

VAHŞİ BATI'NIN GECESİ: KIZILDERİLİLER ...

Bilbay Eminoğlu

Dostlar alışverişte görsün

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Londra'da öğretmen...

Dilek ÇETEREİSİ

Başbakan "çak" yaptı,Ekenoğlu gürl...

Aysu Basri

BABALARINA BENZEYEN NESİLLER

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Yine Mustafa

Oğuz Metiner

Hac mevsimi dolayısıyla

Harid Fedai

Şehir Mektubu





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital