Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Skandalda ikinci perde
Önce araca sonra demir kapıya vurdu
İki çocuğuyla sokağa atıldı
Ayri, Girne'de başka kızları da telefonla arayıp rahatsız etti
Avcılardan ağaç katliamı
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı
Tam uyum

YORUMLANANLAR
Okan Ersan, Almanları büyüledi [1]
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı [1]
Skandalda ikinci perde [16]
Avcılardan ağaç katliamı [2]
Tolga'dan bateri şov [1]
Tek suçlu olarak okul idarelerinin gösterilmesi doğru değil [1]
Sevgilisinin boğazını kesti, 6 yıl hapse gitti [2]
Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar [1]
13. maaş devam edecek, ikramiyelerden vergi yok [4]
Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı [3]
AİHM'de kayıplar davası görüşüldü [1]
Gece kulübünden kadınları baba yollamış [33]
Gazimağusa'da uyuşturucu operasyonu: 6'sı öğrenci 7 tutuklu [4]
Rusya Rum'a teslim [1]
Yusuf Erol, bugün toprağa verilecek [5]
Lefkoşa'da bıçaklı kavga [1]
Kim olursa olsun, izinsiz inşaatları mühürleyeceğiz [1]
"Bally" belası [1]
Yusuf Erol kurtarılamadı [1]
Girne'de uyuşturucu operasyonu [1]



Hatice'ye değil neticeye bakınız...

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   29 Ağustos 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Hatice'ye değil, neticeye baktığım zaman narenciye resmen can çekişiyor. Böyle giderse bir iki sene içinde narenciyeyi toplu cenaze törenleriyle defnedeceğiz. Bir zamanların narenciye ülkesi olarak şimdi Güney Amerika'dan narenciye ithaline başladıysak gidilecek köyün minaresi göründü demektir...

Narenciye tanımlaması günlük konuşma dilimize 1974 sonrası girdi.

1963 öncesi küçük bir çocukken K. Kaymaklı'da evimizin bulunduğu çıkmaz sokakta bakkal Ekşici Hüseyin Dayı vardı. Ekşiyi önce Hüseyin Dayı'nın isminin önünde duydum.

Limona, ekşi derdik daha çok. Ekşinin anavatanı olarak da Lapta bilinirdi adeta.

Portakal dendi mi da akla Lefke portakalı gelirdi.

1974'e kadar narenciyenin ekonomik değerini yorumlamamız da yoktu. 1974 sonrası Omorfo, Kuzey Kıbrıs sınırları içinde kaldı. Rum nüfus Güney'e göç etti. Güneyden gelen insanlarımızın bir kısmı da onların yerine yerleşti.

O zaman grup ismiyle narenciye dilimize girdi.

İnsanların çoğunun narenciye bahçelerinin bakım, yetiştirmesiyle ilgili tarım kültürü yoktu.

Narenciye güzel para getirdiği için insanımız hızla öğrenmenin yolunu buldu.

Narenciye bakım istedi her zaman.

İnsanlar emeklerinin karşılığını alacağına inandığı sürece narenciyeye gözü gibi baktı.

Hele Asil Nadir'in ürün satın aldığı yıllarda narenciyeci halk tanımlamasıyla "KRAL" dı.

Masalımsı bir tanımlama olacak ama kullanayım, gel zaman git zaman günlük hayatımızın her alanında olduğu gibi narenciyede de eniş aşağı gidilmeye başlandı.

Bir zamanların sarı altını, bakırdan da değersiz hale getirildi.

Rum'dan yetmiş beş bin dönüm olarak devraldığımız narenciye alanı otuz bin dönümlere düştü.

Tüm olumsuzluklara rağmen KKTC ihracatında çok önemli yerini korumaya devam ediyor. Narenciye ihracatından elde edilen gelir 80 milyon YTL dolayındadır. Sektörden aldığım bilgilere göre narenciye hala 20 bin dolayında insanın ekmek kapısı.

Hiç kuşkusuz ekonomik yanıyla sürdürülebilirlik önemlidir. Pek çok neden narenciyede üretici olmayı riskli ve zor hale getirdi.

Narenciyede o parlak günler geride kaldı.

Narenciye üreticisi perişan.

Bir zamanlar güçlü olan narenciye üreticisi şimdi adam yerine konulmuyor.

* * *

Toprağına çalışarak sahip çıkan insanların varlığı toprağa kök salmaktır. Bu nedenle tarım salt ekonomik yanıyla değil aynı zaman da ülkenin sahiplenilmesinde ki psikolojik katkı payıyla da özel önem taşır.

Herkes toprakla uğraşamaz ama uğraşanların belirli oranda var olması stratejik hedefler arasında yerini korumalıdır.

Toprakla bağlantılı çalışan insanlar, ülke insanının toprağa geçmiş elleri, parmakları, tırnaklarıdır.

Bunu böyle görüp tarım sektörünün sorunlarına yaklaşmak, duyarlılık göstermek ve çare üretmek gerekir.

Sektörü olabildiğince gelir - gider ve kazanç dengesi içinde tutmak önemli. Öncelikle bu hedeflenmeli ki ihracat geliri ile devlet katkıları bir birine yakın olmasın.

Kabul edelim ki ülke olarak çok zor bir dönemden geçiyoruz.

Pek çok insan ve şirket iflas sınırlarında geziniyor.

Tam da bu dönemde narenciyecinin sorunlarına duyarsızlık, narenciyecinin boğazına ipi geçirip sıkmak gibidir.

Doğrudan gelir desteği uygulaması şaşaalı bir şekilde başlatılmıştı. Geçen yıl dönüm başına 240 YTL ödendi.

Üretici bu yıl ki doğrudan gelir desteğini almak için çalmadık kapı bırakmadı ama hala sonuç yok. Dahası şartlar daha ağır olmasına rağmen bu yıl ödenmesi düşünülen miktarın dönüm başına 160 YTL olduğunu duydum.

Narenciyeci resmen dert küpü. Su hem yetersiz, hem kalitesiz hem de pahalı.

Geçen sezondan verilen üründen yaklaşık bir milyon dolar alacak hala üreticiye ödenmedi.

Hatice'ye değil, neticeye baktığım zaman narenciye resmen can çekişiyor. Böyle giderse bir iki sene içinde narenciyeyi toplu cenaze törenleriyle defnedeceğiz. Bir zamanların narenciye ülkesi olarak şimdi Güney Amerika'dan narenciye ithaline başladıysak gidilecek köyün minaresi göründü demektir...

Günün sözü:

Üretimden kopmak, yaşamdan kopmaktır

   464 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
21 Kasım 2008, Cuma   Beni ciddi anlamda rahatsız ediyor be gardaş!
20 Kasım 2008, Perşembe   Dünya devleti ve temsilcileri...
19 Kasım 2008, Çarşamba   Elimizden bir şey gelmiyor!... Bekleyip göreceğiz.
18 Kasım 2008, Salı   Kıran kırana kırgınlık ve felaketin ayak sesleri...
17 Kasım 2008, Pazartesi   Demokrasi kültürü ve yerel yönetim...
16 Kasım 2008, Pazar   Tarihle bugünün buluştuğu noktada yerel yönetim konuşulurken...
15 Kasım 2008, Cumartesi   25 yıl önce, 25 yıl sonra...
14 Kasım 2008, Cuma   Güzelyurt'ta gördüklerim ve Cemil Çiçek'in ziyareti...
13 Kasım 2008, Perşembe   "AB ve serbest rekabet koşullarına alışmamız gerekiyor" denmişti...
12 Kasım 2008, Çarşamba   Yaşama ağlayarak merhaba...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.6944 1.7064
1 STERLİN 2.5170 2.5358
1 EURO 2.1221 2.1370



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

LİDERLERİN KULAĞINA KÜPE...

Ali Baturay

ÇOCUK ÇOCUKTUR, IRKI MI OLUR ÇOCUĞUN?

Hasan Hastürer

Beni ciddi anlamda rahatsız ediyor be gard...

Mustafa Doğrusöz

KIRMIZI ÇİZGİLİ YILLAR 49

Akay Cemal

Rusya'dan sevgilerle, görüşmeler keres...

Ahmet Tolgay

VAHŞİ BATI'NIN GECESİ: KIZILDERİLİLER ...

Bilbay Eminoğlu

Dostlar alışverişte görsün

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Londra'da öğretmen...

Dilek ÇETEREİSİ

Başbakan "çak" yaptı,Ekenoğlu gürl...

Aysu Basri

BABALARINA BENZEYEN NESİLLER

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Yine Mustafa

Oğuz Metiner

Hac mevsimi dolayısıyla

Harid Fedai

Şehir Mektubu





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital