Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Skandalda ikinci perde
Önce araca sonra demir kapıya vurdu
İki çocuğuyla sokağa atıldı
Ayri, Girne'de başka kızları da telefonla arayıp rahatsız etti
Avcılardan ağaç katliamı
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı
Tam uyum

YORUMLANANLAR
Okan Ersan, Almanları büyüledi [1]
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı [1]
Skandalda ikinci perde [16]
Avcılardan ağaç katliamı [2]
Tolga'dan bateri şov [1]
Tek suçlu olarak okul idarelerinin gösterilmesi doğru değil [1]
Sevgilisinin boğazını kesti, 6 yıl hapse gitti [2]
Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar [1]
13. maaş devam edecek, ikramiyelerden vergi yok [4]
Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı [3]
AİHM'de kayıplar davası görüşüldü [1]
Gece kulübünden kadınları baba yollamış [33]
Gazimağusa'da uyuşturucu operasyonu: 6'sı öğrenci 7 tutuklu [4]
Rusya Rum'a teslim [1]
Yusuf Erol, bugün toprağa verilecek [5]
Lefkoşa'da bıçaklı kavga [1]
Kim olursa olsun, izinsiz inşaatları mühürleyeceğiz [1]
"Bally" belası [1]
Yusuf Erol kurtarılamadı [1]
Girne'de uyuşturucu operasyonu [1]



Narenciyenin kıymetini bilmedik, bilemedik...

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   6 Eylül 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

... Narenciye üreticisi gerçekten dert küpü. Sorunlar, sıkıntılar, hafife alınmalar üretici yeniden birlik - beraberlik içinde mücadele noktasına getiriyor. Üreticinin sesini duymayan, sorunlarına çare üretmeyenler çok ciddi bir tepkiye hazır olsun...

Çarşamba akşamı Güzelyurt'taydım.

Kıbrıs Türk Narenciye Üreticiler Birliği Başkanı Mehmet Ali Aybar davet etmişti.

"İlk akşam" dediğimiz saatlerde gittim. Saat 19.00 gibi...

Güzelyurt Bostancı yolu üzerindeki birlik lokalinde buluşmamızı bekleyen üreticilerin ilgisini daha arabamı park etmeden fark ettim.

Aslında toplantıda narenciyecinin sorunlarını ve derdini dinlemek kadar yeni görüşme süreci başlarken Güzelyurt'ta toprağa en yakın insanların ne düşündüğünü de merak ediyordum.

* * *

Ağustos sıcaklarının geride kaldığı serin sayılan bir eylül akşamında 150 kadar üreticiyle sohbet ediyoruz...

Başkan Mehmet Ali Aybar konuştu önce... Küçük bir Baf köyünden başlayan yaşam yürüyüşünün yorgunluğunu okuyorum sözlerinde. Yorulmuş ama bıkmamış... "Yetmiş bin dönüm narenciyenin yarısı kaldı. Narenciye kalmadı, narenciyecide de merak kalmadı" derken çok şeyi anlatıyordu.

Çoğunlukla dinlemeyi tercih ettim yaklaşık üç buçuk saatlik sohbetimizde... Ama bir noktanın altını çizerek vurgu yaptım: "Basit kâr - zarar hesabıyla yaşamını topraktan kazananları elinizin tersiyle bir kenara itemezsiniz. Tarımın her türüyle uğraşan insanlar toplumların tırnaklarını toprağa geçiren kesimidir. Topraktan kopan toplumların topraklarına sahip çıkması olası değildir. Bunun en güzel örneği İsrail'dir. Bir yana dünya finans dünyasındaki egemenlikleri öte yanda İsrail'de tarım alanında yaptıkları. İşte bu nedenle narenciye üreticisinin yanındayım."

* * *

Üreticiler gerçekten dert küpü. Kıbrıs sorunu çok da umurlarında değil. Tepkileri sırasında ne söylerlerse söylesinler, "Anlaşma olursa nere gideceğiz?" sorusunu soran yok gibi.

Dertlerini anlatmak için çalmadık kapı bırakmadılar. Siyasiler onların derdine çare bulmak yerine bir yolunu bulup ana üretici birliğine ek iki örgüt daha kurdurtmuşlar.

Ayrı örgüt kurmanın arkasında narenciye paketleme tesislerine bazı kişilerin sahip olma hesaplarının yattığını daha önceden duymuştum.

Anlayacağınız narenciyecinin çok büyük kısmı sıkıntı yaşarken aradan küçük, mutlu bir azınlık çok ciddi ve özel kazançlar elde etmiş.

Bunu ben görürüm da görmesi gerekenler görmez? Görmemeleri, bilmemeleri olası mı?

* * *

Hem narenciye hem de narenciyeci ihmal edildi.

Narenciye üreticisi üvey evlattan da geri muamele gördü.

240 YTL'lik doğrudan gelir desteğinin 380 YTL dolayına çıkması beklenirken 160 YTL ödeneceği söylendi. 160 YTL'ye tepki koymaya hazırlanan üretici o hale getirildi ki aylardır 160 YTL'lik doğrudan gelir desteğinin peşinde koşuyor. Güzelyurt bölgesinden bir meclis başkanı iki de bakan var... Birlik Başkanı Aybar, "Her kapıyı çaldık. En son Meclis Başkanı Ekenoğlu'na gitti. Ağustos sonuna kadar ödeme yapılacak dedi. Ağustos sonu da geçti gene para yok. Üretici ile dalga geçiyorlar. Belli oldu ki bizi düşünen bir hükümet yoktur" dedi.

* * *

Birliğin bir önceki Başkanı Abdullah Cangil yaptığı konuşmada can alıcı soruyu sordu... Cangil, şunları söyledi: "Bizler günü kurtarma peşinde değiliz. Devletin politikasızlığından bıktık, usandık. Hükümet oturup karar verecek, NARENCİYE DEVAM ETSİN Mİ ETMESİN Mİ? Öyle nutukla olmaz bu işler. Kararlarını verip açıklayacaklar üretici de ne yapacağına karar versin."

Cangil'in, bu sözlerine yaşlı bir üretici, "Be Abdullah Bey, bunlar hem bizi hem de Güzelyurt'u gözden çıkardı. Onun içindir ki derdimizinan ilgilenmezler" diyerek katkı koydu.

* * *

Güzelyurtlu narenciye üreticisini en büyük üzüntüsü narenciyenin, hükümet kaynaklı tüm sıkıntılarına ek ekonomideki yerinin bilmezlikten, görmezlikten gelinmesi.

Bir üretici söz alıp kalem kalem bir ton narenciyecinin ihracat aşamasına kadar maliyetini bulup ihraç edilen ürün miktarıyla çarpıyor. Aynı şekilde iç piyasada tüketilen narenciyeyi de hesaplıyor. Ulaşılan rakam 80 milyon dolar civarında.

Buna karşılık ihracat noktasında sırf vergi ve harçlar düşük olsun diye ton başı maliyet düşük gösteriliyor ve hükümet narenciye geliri ona göre hesaplanıyor. O hesaplara göre konuşulduğu için de narenciyenin ekonomiye girdisi gerçeği yaklaşık beş kat daha az olarak ifadelendiriliyor.

... Narenciye üreticisi gerçekten dert küpü. Sorunlar, sıkıntılar, hafife alınmalar üretici yeniden birlik - beraberlik içinde mücadele noktasına getiriyor. Üreticinin sesini duymayan, sorunlarına çare üretmeyenler çok ciddi bir tepkiye hazır olsun...

Günün sözü:

Herkesin, ürettiği kadar söz hakkı olmalı

   478 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
21 Kasım 2008, Cuma   Beni ciddi anlamda rahatsız ediyor be gardaş!
20 Kasım 2008, Perşembe   Dünya devleti ve temsilcileri...
19 Kasım 2008, Çarşamba   Elimizden bir şey gelmiyor!... Bekleyip göreceğiz.
18 Kasım 2008, Salı   Kıran kırana kırgınlık ve felaketin ayak sesleri...
17 Kasım 2008, Pazartesi   Demokrasi kültürü ve yerel yönetim...
16 Kasım 2008, Pazar   Tarihle bugünün buluştuğu noktada yerel yönetim konuşulurken...
15 Kasım 2008, Cumartesi   25 yıl önce, 25 yıl sonra...
14 Kasım 2008, Cuma   Güzelyurt'ta gördüklerim ve Cemil Çiçek'in ziyareti...
13 Kasım 2008, Perşembe   "AB ve serbest rekabet koşullarına alışmamız gerekiyor" denmişti...
12 Kasım 2008, Çarşamba   Yaşama ağlayarak merhaba...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.6944 1.7064
1 STERLİN 2.5170 2.5358
1 EURO 2.1221 2.1370



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

LİDERLERİN KULAĞINA KÜPE...

Ali Baturay

ÇOCUK ÇOCUKTUR, IRKI MI OLUR ÇOCUĞUN?

Hasan Hastürer

Beni ciddi anlamda rahatsız ediyor be gard...

Mustafa Doğrusöz

KIRMIZI ÇİZGİLİ YILLAR 49

Akay Cemal

Rusya'dan sevgilerle, görüşmeler keres...

Ahmet Tolgay

VAHŞİ BATI'NIN GECESİ: KIZILDERİLİLER ...

Bilbay Eminoğlu

Dostlar alışverişte görsün

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Londra'da öğretmen...

Dilek ÇETEREİSİ

Başbakan "çak" yaptı,Ekenoğlu gürl...

Aysu Basri

BABALARINA BENZEYEN NESİLLER

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Yine Mustafa

Oğuz Metiner

Hac mevsimi dolayısıyla

Harid Fedai

Şehir Mektubu





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital