Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Skandalda ikinci perde
Önce araca sonra demir kapıya vurdu
İki çocuğuyla sokağa atıldı
Ayri, Girne'de başka kızları da telefonla arayıp rahatsız etti
Avcılardan ağaç katliamı
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı
Tam uyum

YORUMLANANLAR
Okan Ersan, Almanları büyüledi [1]
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı [1]
Skandalda ikinci perde [16]
Avcılardan ağaç katliamı [2]
Tolga'dan bateri şov [1]
Tek suçlu olarak okul idarelerinin gösterilmesi doğru değil [1]
Sevgilisinin boğazını kesti, 6 yıl hapse gitti [2]
Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar [1]
13. maaş devam edecek, ikramiyelerden vergi yok [4]
Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı [3]
AİHM'de kayıplar davası görüşüldü [1]
Gece kulübünden kadınları baba yollamış [33]
Gazimağusa'da uyuşturucu operasyonu: 6'sı öğrenci 7 tutuklu [4]
Rusya Rum'a teslim [1]
Yusuf Erol, bugün toprağa verilecek [5]
Lefkoşa'da bıçaklı kavga [1]
Kim olursa olsun, izinsiz inşaatları mühürleyeceğiz [1]
"Bally" belası [1]
Yusuf Erol kurtarılamadı [1]
Girne'de uyuşturucu operasyonu [1]



"Beş YTL'lik dana eti kuyruk yağı bol olsun!!!"

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   7 Ekim 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Kasap, vitrin buzdolabının arkasındaydı, kız çocuğu yavaşça yaklaştı, usulca avucunu açıp parasını uzatarak kasaba dedi ki: "Beş YTL'lik dana eti kuyruk yağı bol olsun."

O küçük çocuk beş YTL'lik dana etinin çok az olduğunu biliyordu ve utana utana istiyordu. Takip ettim. Beş YTL'lik dana eti avuç içi kadar ya var ya yok...

Merak edip çocuğa sordum: "Kaç kardeşsiniz?" Yanıt: "Yedi kardeş"... Yani yedi kardeş artı anne baba etti dokuz. Dokuz kişi avuç içi kadar etle, etli yemek yemiş olacak.

 

 

  KIBRIS Gazetesi, "Güney Zengin, Kuzey Pahalı" diye manşet atınca Maliye Bakanımız Ahmet Uzun açıklama yapma gereği duydu.

  Söylediklerini dün okudunuz.

  Kendi içinde bütünlüğü var mı? Var. Aslında bu bütünlük, KKTC'deki olağanüstü zorluklarla sürekli iki yakayı bir araya getirmenin sıkıntısını yaşayan Maliye Bakanı olmaktan geliyor.

  *           *         *

  Kapılar açılana kadar Kuzey'de herhangi bir ekonomik karar için Güney'e bakmak gerekmeyebilirdi. Çünkü karşılıklı geçişler sınırlıydı.

  Sonra gün geldi kapılar açıldı.

  Alışverişte ince eleyip sık dokumak durumunda kalanlar iki tarafın fiyatlarını kontrol etmeye başladı.

  Bu ince eleyip sık dokuma, aile bütçesi sıkıştığı zaman daha da ciddi yapıldı.

  Örneğin yakıt fiyatları arasındaki fark hep takip edildi.

  Biz de ucuz olduğu zaman Güneyden gelip bizden yakıt alındı. Tam tersi olduğu zaman da Kuzey'den Güney'e gidilip depolar dolduruldu.

  *             *           *

  Tablo ortada Kıbrıslı Türklerin, Güney Kıbrıs'tan alış veriş yapma eğilimi Rumların bizim taraftan alış veriş yapma eğilimine göre daha yüksek.

  Bunun nedenini salt, "Rumlar daha milliyetçidir; kilise etkilidir" gibi gerekçelere bağlayamayız.

  Refah düzeylerinin daha yüksek olması nedeniyle de birkaç kuruşun hesabını yapmıyorlar.

  Bize gelince durum farklı.

  2008'de maaşlara SIFIR ARTIŞ DENİLDİ.

  Maaşlar büyümedi ama giderler büyüdü.

  Her türlü öteki giderleri bir yana bırakın sadece elektriğe gelen zaman dar ve sabit gelirlinin beline ciddi bir darbe oldu.

  Gelirin rakamsal olarak yerinde kalması, ya da çoğalır gibi olması çok önemli değildir. Önemli olan satın alma gücünün ne denli korunabildiğidir.

  Eğer gideriniz belirli kalemlerde artıyorsa hayat düzey çıtanız aşağıya kayma riskine girmiş demektir.

  Bu durumda ya kemerleri sıkacaksınız ya da bugüne kadar satın aldıklarınızı almaya devam etmek istiyorsanız daha ucuza almanın yollarını bulacaksınız. Bu kadar basit.

  *            *           *

  KIBRIS gazetesi özel bir çalışmayla mukayeseli bir fiyat tablosunu okurlarıyla buluşturdu. Bu tabloyu, güncelleştirerek ezbere bilen çok sayıda insanımız olduğunu biliyorum. Ve bunu bilenlerin tümüne yakını dar ve sabit gelirli insanlardır.

  KIBRIS'ın yazdıkları gerçeği yansıtmıyorsa Sevgili Ahmet Uzun hiç merak etmesin kimse Rum tarafından alış veriş için yönelmez.

  Aynen akaryakıtta da biz daha ucuzsak kimse arabasını deposunu doldurmak için Güneye geçmez.

  *           *          *

  Siz istediğinizi söyleyin durumun iyi ya da kötü olduğunu anlamak için insanlar cüzdanları, mutfaklarına, aylık gelirlerinin giderlerini karşılamaya ne yettiğine bakar.

  Geçenlerde kasaba gittim. Almak istediklerimizi söyleyip hazırlanmasını beklerken içeri on yaşlarında, eli yüzü düzgün, temiz giyimli bir kız çocuğu girdi.

  Sağ avucunda sıkı sıkıya parayı tutuyordu.

  Kasap, vitrin buzdolabının arkasındaydı, kız çocuğu yavaşça yaklaştı, usulca avucunu açıp parasını uzatarak kasaba dedi ki: " Beş YTL'lik dana eti kuyruk yağı bol olsun."

  O küçük çocuk beş YTL'lik dana etinin çok az olduğunu biliyordu ve utana utana istiyordu. Takip ettim. Beş YTL'lik dana eti avuç içi kadar ya var ya yok...

  Merak edip çocuğa sordum: "Kaç kardeşsiniz?" Yanıt: "Yedi kardeş"... Yani yedi kardeş artı anne baba etti dokuz. Dokuz kişi avuç içi kadar etle, etli yemek yemiş olacak.

  O durumda ne yapmam gerekirse onu yaptım.

  *            *          *

  Ben Ahmet Uzun'u anlıyorum. Ama anlamam çare değil.

  "Beş YTL'lik kuyruk yağı bol et" alan çocuğun ailesinin durumunda kaç aile var. Ne kadar olduğunu bilmem ama az olmadıklarına eminim.

 

  Günün sözü:

 

  Çarşı, ekonominin aynasıdır

   523 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
21 Kasım 2008, Cuma   Beni ciddi anlamda rahatsız ediyor be gardaş!
20 Kasım 2008, Perşembe   Dünya devleti ve temsilcileri...
19 Kasım 2008, Çarşamba   Elimizden bir şey gelmiyor!... Bekleyip göreceğiz.
18 Kasım 2008, Salı   Kıran kırana kırgınlık ve felaketin ayak sesleri...
17 Kasım 2008, Pazartesi   Demokrasi kültürü ve yerel yönetim...
16 Kasım 2008, Pazar   Tarihle bugünün buluştuğu noktada yerel yönetim konuşulurken...
15 Kasım 2008, Cumartesi   25 yıl önce, 25 yıl sonra...
14 Kasım 2008, Cuma   Güzelyurt'ta gördüklerim ve Cemil Çiçek'in ziyareti...
13 Kasım 2008, Perşembe   "AB ve serbest rekabet koşullarına alışmamız gerekiyor" denmişti...
12 Kasım 2008, Çarşamba   Yaşama ağlayarak merhaba...


Yorum Sayısı:   1
  Hasan Ali         - Londra-Girne 09 Ekim 2008, Perşembe 12:30 
Kibris'ta bizlere once ADALET lazim. Adalet yoksa ne Ekonomi, ne Siyaset ne de Huzur olur. Londra'da 300 bin Kibrisli türk oldugu soylenir.Kibrisa gelenlerimize ne yapildi? Yazmaya gerek yok. Herkes biliyor. Birkac tane yazarimizdan mada kimsenin umuru degil. Yapanin yanina kalir. Bunun icin erken zamanda Hukumet'in KöKLÜ bir Yargı reformuna gitmesi gerekir. Gerisi boş iş.
Saygılar


DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.6944 1.7064
1 STERLİN 2.5170 2.5358
1 EURO 2.1221 2.1370



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

LİDERLERİN KULAĞINA KÜPE...

Ali Baturay

ÇOCUK ÇOCUKTUR, IRKI MI OLUR ÇOCUĞUN?

Hasan Hastürer

Beni ciddi anlamda rahatsız ediyor be gard...

Mustafa Doğrusöz

KIRMIZI ÇİZGİLİ YILLAR 49

Akay Cemal

Rusya'dan sevgilerle, görüşmeler keres...

Ahmet Tolgay

VAHŞİ BATI'NIN GECESİ: KIZILDERİLİLER ...

Bilbay Eminoğlu

Dostlar alışverişte görsün

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Londra'da öğretmen...

Dilek ÇETEREİSİ

Başbakan "çak" yaptı,Ekenoğlu gürl...

Aysu Basri

BABALARINA BENZEYEN NESİLLER

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Yine Mustafa

Oğuz Metiner

Hac mevsimi dolayısıyla

Harid Fedai

Şehir Mektubu





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital