Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Skandalda ikinci perde
Önce araca sonra demir kapıya vurdu
İki çocuğuyla sokağa atıldı
Ayri, Girne'de başka kızları da telefonla arayıp rahatsız etti
Avcılardan ağaç katliamı
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı
Tam uyum

YORUMLANANLAR
Okan Ersan, Almanları büyüledi [1]
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı [1]
Skandalda ikinci perde [16]
Avcılardan ağaç katliamı [2]
Tolga'dan bateri şov [1]
Tek suçlu olarak okul idarelerinin gösterilmesi doğru değil [1]
Sevgilisinin boğazını kesti, 6 yıl hapse gitti [2]
Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar [1]
13. maaş devam edecek, ikramiyelerden vergi yok [4]
Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı [3]
AİHM'de kayıplar davası görüşüldü [1]
Gece kulübünden kadınları baba yollamış [33]
Gazimağusa'da uyuşturucu operasyonu: 6'sı öğrenci 7 tutuklu [4]
Rusya Rum'a teslim [1]
Yusuf Erol, bugün toprağa verilecek [5]
Lefkoşa'da bıçaklı kavga [1]
Kim olursa olsun, izinsiz inşaatları mühürleyeceğiz [1]
"Bally" belası [1]
Yusuf Erol kurtarılamadı [1]
Girne'de uyuşturucu operasyonu [1]



Şimdi obir taraftan ucuz olduk... Tamam mı?

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   11 Ekim 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Global krizle ilgili korkulu bekleyiş sürerken bir sevgili dostum da espri ile karışık şunu söyledi: "EURO yükseldi ya, bu yükselme bizim hükümetin imdadına yetişti. Şimdi obir tarafta, güneyde her şey, akaryakıt dahil bizden pahalı olacak. Biz obir taraftan ucuz olacağız. Böylece bizim hükümetin ekonomi politikasının doğruluğu Allah'ın yardımıyla somutlaşmış olacak."

 

  Global krizin ateşi dinmiyor.

  Çok net olarak belli oldu ki, bu krizden payını almayacak coğrafya parçası yok gibi..

  Bizim yetkililerin açıklamalarına bakıyorum, şöyle bir dokunup geçiyorlar dünyanın yaşadığı büyük krize.

  Hatta "Dünyadan izole yaşamak bu kez işimize yaradı" diyenler de var.

  Bu krizin ayak sesleri kaç zamandır duyuluyordu.

  Depremin artçı depremleri var, bu finans krizinin da öncü krizleri yaşandı özellikle son bir yıl içinde.

  Her defasında yoklayıp gitti piyasaları.

  Bir anlamda "Geliyorum haaa!" dedi.

  Ancak belli oldu ki özellikle okyanus ötesinde ABD'de kriz, önlenme, önlem alma boyutlarını aştı.

  Neredeyse bir trilyon dolarlık destek kararı çıktı, tedaviye daha saldırgan karşı saldırı gösteren kanser türü gibi piyasalar daha derin sarsıntı yaşadı.

  *           *          *

  Bizim yetkililerden, bilimsel, ekonomik aklı yansıtan hiç bir açıklama duymadım kendi adıma.

  "Kriz yaşanan ülkelerde iktidarı muhalefeti birlikte sorumlu davranıyor", türünden yaklaşımlar çare örneği değil.

  Bu kriz bizi etkilemez diyemez kimse.

  Etkilemeye başladı bile.

  Petrol fiyatları düştü diye elektrik fiyatında indirim yapılacaktı. Petrol fiyatları düşerken dolar tırmanışa geçti. Şimdi hükümet ya da elektrik kurumu vatandaşa yansıyan faturalarda açıklandığı gibi indirim yapabilecek mi?

  *           *           *

  Bankacılık dünyamızda yaklaşık iki milyar yedi yüz milyon YTL kredi kullanılır. Bunun içinde en büyük pay bir milyar yüz milyon YTL'ye yakın bir miktar kredi kullanan bireysel ve de küçük ölçekli kredi kullanıcılarıdır.

Bir başka deyişle memur, öğretmen takımıdır.

  Dar ve sabit gelirlilerin doğrudan ve kredi kartları üzerinden borçları finans dünyamızda en önemli yeri tutar.

  Bazı bankalardan araştırdım.

  Kredi kartı borçlarında asgariyi ödemeyi yapanlar çoğaldı.

  Daha da önemlisi bankadaki borçlara ödenen taksitlerde aksamalar başladı. Bu aksamalar dövizin son tırmanışından önceydi. Şimdi durum daha riskli.

  Memur diye tanımladığımız dar ve sabit gelirlilerin hem borcu hem de bir kenarda kara gün için birikimi var.

  Dövizin tırmanışı YTL olan gelirin satın alma gücünün azalması demektir. Dahası konut ve araba için yapılan borçlanmaların çok büyük çoğunluğu da dövizdir.

  YTL kazanıldı, döviz borç ödendi hep. Şimdi döviz yükseldi. Borç ödemek için harcanan YTL artıyor. Yani gelirde küçülme olacak.

  *             *            *

  KKTC bankalarında Eylül 2008 sonu itibarıyla 5 milyar 346 milyon 473 bin YTL tasarruf var.

  100 bin YTL ve üzeri vadeli mevduat toplamı 2 milyar 681 milyon 810 YTL.

  Büyüklüklerine göre mevduat tablosunda ikinci dilimi 10 ile 50 bin YTL arasındaki mevduatlar oluşturur. Bu aralıktaki mevduatların toplamı 1 milyar 249 milyon 572 bin YTL. Bu aralıkta toplamı 165 milyon 597 bin YTL olan vadesiz mevduatta var. Bu dilim orta direğin kara gün birikimi gibi görünüyor. Bu para olası bir krizde ne kadar destek olur bunu uzmanlar daha iyi analiz edebilir.

  *             *           *

  Olayın bir diğer yanı çalışanların satın alma gücünün azalması konuttan, arabadan, gıdaya kadar hayatın her alanında tasarruf demektir. Çeşitli nedenlerle oluşan ve bazı uzmanlara göre önümüzdeki üç - beş yılı bloke eden borçların baskısı da düşünüldüğü zaman içte alışık olmadığımız bir kriz kapıda demektir.

  Hükümet 2008'in geriye kalan bölümünde ve 2009'da çalışan ve emeklilerin satın alma gücünü koruyabilecek mi? Koruyamazsa bunun diğer anlamı çarşıya kamu çalışanları ve emekliler üzerinde para aktarılmayacak demektir.

  Üniversitelerimize Türkiye ve üçüncü ülkelerden gelen öğrencilerin aileleri krizden etkilenirse bu bizim üniversitelerimize nasıl yansıyacak?

  Düşünce eksersizlerini artırdıkça sorular çoğalır.

  *           *           *

  ... Global krizle ilgili korkulu bekleyiş sürerken bir sevgili dostum da espri ile karışık şunu söyledi: " EURO yükseldi ya, bu yükselme bizim hükümetin imdadına yetişti. Şimdi obir tarafta, güneyde her şey, akaryakıt dahil bizden pahalı olacak. Biz obir taraftan ucuz olacağız. Böylece bizim hükümetin ekonomi politikasının doğruluğu Allah'ın yardımıyla somutlaşmış olacak."

 

  Günün sözü:

 

  Sizin olan, sizin eseriniz olandır

   571 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
21 Kasım 2008, Cuma   Beni ciddi anlamda rahatsız ediyor be gardaş!
20 Kasım 2008, Perşembe   Dünya devleti ve temsilcileri...
19 Kasım 2008, Çarşamba   Elimizden bir şey gelmiyor!... Bekleyip göreceğiz.
18 Kasım 2008, Salı   Kıran kırana kırgınlık ve felaketin ayak sesleri...
17 Kasım 2008, Pazartesi   Demokrasi kültürü ve yerel yönetim...
16 Kasım 2008, Pazar   Tarihle bugünün buluştuğu noktada yerel yönetim konuşulurken...
15 Kasım 2008, Cumartesi   25 yıl önce, 25 yıl sonra...
14 Kasım 2008, Cuma   Güzelyurt'ta gördüklerim ve Cemil Çiçek'in ziyareti...
13 Kasım 2008, Perşembe   "AB ve serbest rekabet koşullarına alışmamız gerekiyor" denmişti...
12 Kasım 2008, Çarşamba   Yaşama ağlayarak merhaba...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.6944 1.7064
1 STERLİN 2.5170 2.5358
1 EURO 2.1221 2.1370



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

LİDERLERİN KULAĞINA KÜPE...

Ali Baturay

ÇOCUK ÇOCUKTUR, IRKI MI OLUR ÇOCUĞUN?

Hasan Hastürer

Beni ciddi anlamda rahatsız ediyor be gard...

Mustafa Doğrusöz

KIRMIZI ÇİZGİLİ YILLAR 49

Akay Cemal

Rusya'dan sevgilerle, görüşmeler keres...

Ahmet Tolgay

VAHŞİ BATI'NIN GECESİ: KIZILDERİLİLER ...

Bilbay Eminoğlu

Dostlar alışverişte görsün

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Londra'da öğretmen...

Dilek ÇETEREİSİ

Başbakan "çak" yaptı,Ekenoğlu gürl...

Aysu Basri

BABALARINA BENZEYEN NESİLLER

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Yine Mustafa

Oğuz Metiner

Hac mevsimi dolayısıyla

Harid Fedai

Şehir Mektubu





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital