Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
5 ayaklı, çift cinsel organlı dana
Rütbeler iki yıl sonra geri alındı
'Karar seçimlik'
Ölümlü trafik kazası sanığı itham edildi
30 milyon TL alacak var
Kime karşı alıyorsunuz?
Hırsızlıkla suçlanan çocuklar 5 gün daha tutuklu
Bıçaklı saldırı olayının zanlıları, 8 gün daha tutuklu

YORUMLANANLAR
Marinero Restaurant'ta Y A N G I N [2]
Kabak çiçekleri başına iş açtı [3]
Tam bir skandal [7]
Hamitköy'e içilebilir su [1]
Şeyho'ya 3 yıl [1]
Arkadaşına tuzak kurdu, hapse gönderildi [2]
Maaşlar yargıda! [5]
Avcı: ÖRP, kilit parti olacak [1]
İngiltere donuyor [1]
Eroğlu: Erken seçim kararı mecburiyetten alındı [1]
"Hatalar sadece Gönyeli'nin lehine" [1]
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [7]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [2]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Talat, seçim sürecinde tarafsız kalacak [2]
3 milyon dolar için İpsaro'yu yok ediyorlar [2]
Tarih isyan ediyor [1]
Kim çözecek? [1]



Kıran kırana kırgınlık ve felaketin ayak sesleri...

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   18 Kasım 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Gün kavga, gün fasariya günü değil...

Seçim gailesinden daha önde toplumun gelecek gailesi olmalı. İçinde bulunduğumuz günleri basit hesaplarla değerlendirmeye kalkanlar, siyasi konumları ne olursa olsun enkazın altında kalacak.

Bu satırları yazarken bildiklerim var...

Durum üzerinden siyaset yapılacak durum değildir.

 

 

  Dün sabah Kıbrıs Türk Hava Yolları'nın dokuz buçuk uçağıyla İstanbul'dan Kıbrıs'a uçuyorum...

  Hava çok iyi değildi. Uçak hızla ulaşacağı yüksekliğe ulaşınca emniyet kemerlerinin bağlı tutulması uyarısını taşıyan ışık söndü.

  Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesinde görevli genç bir doktor gelip, seslendi ve yanıma oturdu.

  Eşi Kıbrıslı... " Dört yıldır Kuzey Kıbrıs'tayım. Kendimi Kıbrıslı hissediyorum. Çocuğum var... Hem bizlerin hem çocuğumuzun geleceğini düşündüğüm için ülkemizin dertleri benim derdimdir" dedi öz olarak önce.

  Sonra mikrofona yakın olanların düzeysizliğinden dert yandı.

  Somut örnekler de verdi.

  Aslında söylediklerinin tümüyle benim yaklaşımlarım örtüşüyordu. Bunu söylediğim zaman, "Yanınıza gelip konuşma isteme nedenlerimden biri de yazıp söylediklerinizdeki yaklaşımlarınıza katılmamdır" dedi.

  *                *              *

  Çok değil azıcık sorumlulukla toplumsal meselelere bakanlar ciddi kaygı duyar.

  Bu ciddi kaygının kaynağında kıran kırana kırgınlık da var.

  "Birlik beraberlik içinde değiliz", diyerek dert yanacak değilim.

  Birlik beraberlik tek seslilik getirecekse eksik olsun.

  Bizim derdimiz düzeyden yoksuk yaklaşımlardır.

  Doktor arkadaşımız isimlerle birlikte örnekler verdi. Belli ki toplumsal gelişmeleri hem içerden hem de zaman zaman az dışardan bakarak gözlüyor.

  Gözlemle, bilgi toplayıp ardından fikir sahibi oluyor o fikirle de sorguluyor.

  Sorguladığı zaman ise pek çok insan gibi morali bozuluyor.

  *                 *               *

  Eskiden iktidar ve muhalefet partileri arasında kıran kırana kırgınlık vardı. Şimdi aynı parti içindeki insanlar kıyasıya döğüşüyor.

  Kıran kırana dalaşmanın içinde sivil toplum örgütleri de.

  Bu tür yaklaşımlar demokrasiye zarar verir.

  Bu tür gerginlikler bizi asla iyi yerlere götürmez.

  Global kriz daha bizi tokatlamadı.

  O büyük tokat gelmeden biz kendi dünyamızın sıkıntılarıyla ekonomik anlamda ciddi deprem yaşıyoruz.

  Dönem tam bir takım ruhuyla hareket etme günü. Ama bizde takım ruhunun kırıntıları bile ayak altında çiğnenmek isteniyor.

  Ekonomik sıkıntı ve sorunların tırmanışı bakımından çok kritik dört küsur aylık bir dönemin içindeyiz.

  Kendi ölçeklerimizde küçük, orta ve büyük ölçekli işletme sahipleriyle konuşuyorum. Herkes kan ağlıyor. Çarşıda yaprak kımıldamıyor.

  Tüm sektörlerde pasta küçülmesi var. Pasta küçülürken pay alanların sayısı azalmıyor. Böyle olunca küçülen pastaya hücüm yeni sorunlar gündeme getiriyor.

  *                *             *

  Gün kavga, gün fasariya günü değil...

  Seçim gailesinden daha önde toplumun gelecek gailesi olmalı. İçinde bulunduğumuz günleri basit hesaplarla değerlendirmeye kalkanlar, siyasi konumları ne olursa olsun enkazın altında kalacak.

  Bu satırları yazarken bildiklerim var...

  Durum üzerinden siyaset yapılacak durum değildir.

  Eğer bu fırtınayı göğüslemeyi başaramazsak deprem 2001'lerdeki banka krizinde daha az olmayacak.

  Panik olmasın diye sözcükleri seçerek yazımı yazıyorum.

  Özellikle inşaat sektöründe anlı şanlı firmalar dizlerinin üzerine çökmüş durumda. Yalnız başlarına bırakılırsalar ayağa kalkma şansları çok düşük. Hükümet bu durumu seyretmemeli. Çünkü oradan başlayacak yıkılma finans dünyasında da taşları devirecek.

  *                   *             *

  "Kendi parası olmayan bir ülkede Merkez Bankasının işi ne?" sorusu sıkça sorulur. Ancak küçük bir araştırmayla öğrendim ki Merkez Bankası, bankaları yakın takipte tutuyor. Riskli kredilerle ilgili uyarısını yapıyor... Uyarısı doğrultusunda riskli kredi kullanıcılara yapılacak uyarıların da takibi için özen gösteriyor.

  Bu duyarlılık bazı bankaların canını sıkabilir. Ancak sonuçta daha büyük krizlere karşı ön bilgiye sıcağı sıcağına sahip olunmasını sağlıyor.

  ... Siyasetin ön saflarında olanlar kıran kırana savaş tutarken ekonomimiz çok ciddi anlamda bunalımları günlere doğru hızla kayıyor. Zamanında, seferberlik ruhuyla önlem alınmazsa felaket çok büyük olacak. Bizden bir kez daha dost uyarısı.

 

  Günün sözü:

 

  Geciken önlem, önlem değildir

 

   694 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
09 Ocak 2009, Cuma   Gaderi gara Lefkoşam...
08 Ocak 2009, Perşembe   19 Nisan'da Cumhurbaşkanlığı seçimi de olamaz mı?
07 Ocak 2009, Çarşamba   Sevgi çemberiyle ortak insani dayanışma
06 Ocak 2009, Salı   Hade hayırlısı olsun...
05 Ocak 2009, Pazartesi   Dikilitaş hukuğunun bedeli...
04 Ocak 2009, Pazar   K. Kaymaklı'daki çıkmaz sokağımızı konuştuk...
03 Ocak 2009, Cumartesi   Siyasi çoban iyi ya da kötü olmuş ne fark eder?
02 Ocak 2009, Cuma   Kıbrıs sorunu "out" iç sorunlar "in"...
01 Ocak 2009, Perşembe   2008'in son gününde Londra'ya dokunurken...
31 Aralık 2008, Çarşamba   Şöyle bir geriye dönüp bakınca...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5451 1.5560
1 STERLİN 2.3340 2.3513
1 EURO 2.0988 2.1136



YAZARLAR : .

Reşat Akar

Ortak devlet gibi ortak demeç de olmaz!

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Akay Cemal

'Karasuları', Rus tatbikatı ve ...

Hasan Hastürer

Gaderi gara Lefkoşam...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (54)...

Bilbay Eminoğlu

Bu ne biçim dünya?... Bu ne biçim insanlık...

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Ahmet Tolgay

Klasik Sinema Kuşağımızda yarın akşam: WES...

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

SİNAN AYGÜN VATANDAŞ MI OLACAK?!

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Seçim aracı olarak savaş

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital