Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
5 ayaklı, çift cinsel organlı dana
Rütbeler iki yıl sonra geri alındı
'Karar seçimlik'
Ölümlü trafik kazası sanığı itham edildi
30 milyon TL alacak var
Kime karşı alıyorsunuz?
Hırsızlıkla suçlanan çocuklar 5 gün daha tutuklu
Bıçaklı saldırı olayının zanlıları, 8 gün daha tutuklu

YORUMLANANLAR
Kime karşı alıyorsunuz? [2]
Gazze saldırıları DAÜ'yü de gerdi [1]
Arkadaşına tuzak kurdu, hapse gönderildi [2]
Marinero Restaurant'ta Y A N G I N [4]
Kabak çiçekleri başına iş açtı [5]
Türkiye kaynıyor [2]
Emisyon denetiminde 676 araçtan 243'ü sorunlu [1]
Tam bir skandal [9]
Hamitköy'e içilebilir su [1]
Potada mutlu son Levent ve YDK'nın [1]
Şeyho'ya 3 yıl [1]
Maaşlar yargıda! [5]
Avcı: ÖRP, kilit parti olacak [2]
İngiltere donuyor [2]
Eroğlu: Erken seçim kararı mecburiyetten alındı [2]
"Hatalar sadece Gönyeli'nin lehine" [1]
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [8]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [3]



Elimizden bir şey gelmiyor!... Bekleyip göreceğiz.

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   19 Kasım 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Tüm parçalar birleştirildiği zaman görüşmelerden Kıbrıs sorununa çözüm çıkması oldukça düşük bir olasılık.

Yine de çözüm açısından poztif bir senaryo var... Bu senaryoya göre mrt ayına kadar liderlere kendi kural ve niyetlerine göre görüşme şansı verilecek. Mart ayında BM Genel Sekreterliği inisiyatifi ele alıp tarafları al - ver sürecini sokacak. O sürecin ardından da yeni bir planın referanduma taşınması sağlanacak

 

 

  Yanlışa bağışıklık kazanmak neyse sorunla barışık yaşamak da odur.

  Kıbrıs sorunu hayatımızın parçası.

  Çözümsüzlüğün bizi rahatsız etmemesi mümkün değil. Ama gel görün ki biz Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğüne o kadara alıştık ki sorun sanki de umurumuzda değil...

  Geçenlerde bir sohbet sırasında fark ettim insanlar günlük hayattaki sorunları için, "Senin işin zor. Kıbrıs meselesi hallolursa senin derdine de çare bulunacak" ifadesini kullanıyor ama neredeyse kılını bile kıpırdatmıyor...

  *            *           *

  Kıbrıs sorununa çözüm bulunması için Talat ile Hristofyas arasındaki görüşmeler devam ediyor.

  Bazen işlerin iyi gitmediğini söylerler... Bazen öyle bir bahar havası isterler ki insanların iyimserlik çıtası en üst noktalara taşınır.

  Bu satırların yazarı olarak hiç bir zaman kötümser olmadım.

  En kötü koşullarla bile yüz yüze gelmeyi gerçekle buluşmak olarak niteledim. Gerçeği bilip ona göre yol haritanızı şekillendireceksiniz.

  Son zamanlarda Kıbrıs'ın hem kuzey hem de güneyinde yapılan kamu oyu yoklamalarında çözüme inananların oranı düşük çıkıyor.

  Burdan yola çıkıp, "Halklar çözüm istemiyor" sonucuna varmak ne kadar doğrudur?"

  Doğru olması olası değil.

  Geçtiğimiz günlerde bir televizyon programında kamu oyu yoklamalarından yola çıkıp halkın çözüm istemediğini anımsatıp soru sordular.

  Şunları söyledim.

  " Mevcut tablo ve liderlerin irade özgürlüğü ve de verimliliği çözüm için iyimser olmayı yeterince beslemiyor. Bu gidişatla çözüme ulaşmak zor görüldüğü için insanlar malumun ilanını yapıyor. Ancak soru 'çözüm istiyor musunuz?' olsa o zaman çözüm isteyenlerin oranının çok daha yüksek olduğu ortaya çıkacak."

  Tabii tam bu noktada bir başka soru gündeme geliyor.

  Kıbrıs'ta çözümden ne anlaşılıyor?

  İşte bütün mesele bu soruya Kıbrıs'ta yaşayan herkesin ve eş zamanlı olarak Kıbrıs sorununa taraf olan tüm merkezlerin çözüm için aynı sonucu murat etmesi gerekir.

  *              *            *

  Önceki hafta sonu İstanbul'da uluslararası bir toplantının katılımcıları arasındaydım.

  Kuzey ve Güney Kıbrıs'tan, Türkiye, Yunanistan ve Avrupa'dan Kıbrıs, Türkiye ve Yunanistan konularını çok iyi bilen isimlerle birlikte olduk.

  Yunanlı gazeteci arkadaşa Yunan kamu oyunun Kıbrıs soruna bakış açısını sordum. Şunları söyledi: "Şu anda Kıbrıs sorunu Yunan kamuoyunun ilgisini neredeyse hiç çekmiyor. Az sayıda yazar sürekli yazıyor. Bunlar etkili değiller ama tümü Kıbrıs'ta olası bir çözüme karşı. Tehlikeli olan uyuyan Yunan kamuoyunun olası bir çözüm noktasında, çözüm karşıtı tavır alma olasılığın çok daha yüksek oluşu."

  *              *            *

  Kıbrıs sorunuyla ilgili en önemli merkez Ankara.

  AKP iktidara geldiği zaman Yeni Ankara tanımlamasını kullanmıştım. Ancak son genel seçimlerin ardından özellikle son dönemde AKP'nin siyasi duruşu ve tavırları dikkatle okunduğu zaman AKP'de önemli değişimler olduğu fark edilir.

  AKP'den Kıbrıs'la ilgili çıkan söylevlerin satır aralarında bir değişim olduğu da kolayca okunacak hale geldi.

  Türkiye'de siyaseti çok yakından izleyip, değerlendirebilen etkili bir gazeteci arkadaşın AKP ile ilgili yaptığı değerlendirme şöyle: " AKP, son zamanlardaki çıkışlarıyla devlet partisi olma kulvarına kaydı. Devlet partisi olan bir AKP, Kürt sorunundan Kıbrıs sorununa kadar geleneksel Türk devlet politikasını uygulayacak hale gelecek. Böyle bir tavır, Kıbrıs sorununda AKP'nin değişim içine gireceği sinyalini verir."

  *             *             *

  AKP'nin Kıbrıs'a bakış açısı Kuzey Kıbrıs iç siyasetiyle birlikte de değerlendirilmeye açıktır.

  Ankara çıkışlı siyasi yorumlarda AKP'nin Türk Silahlı Kuvvetleri komuta kademesiyle pek çok önemli konuda anlaştığı belirtiliyor.

  Aynı yorum merkezleri CTP ve Talat'a duyulan güvenin sınırlı olduğunu işaret edip, şunları ekliyor: "KKTC'de tüm gücü elinde tutan CTP'nin gerilemesi ve Ankara'ya daha fazla sadık bir yapının oluşturulmasını isteyenler var. Bu çerçevede KKTC'de yapılacak seçimde UBP'nin olabildiğince güç toplayıp, yeniden hükümete gelmesi ilk hedeftir. Hükümetin UBP'nin kontrolüne geçmesi demek meclisin de sağa kayması demektir. Böyle bir tabloda Cumhurbaşkanı Talat'ın görüşme masasındaki gücü ne olabilir ki?"

  *           *            *

  Tüm parçalar birleştirildiği zaman görüşmelerden Kıbrıs sorununa çözüm çıkması oldukça düşük bir olasılık.

  Yine de çözüm açısından pozitif bir senaryo var... Bu senaryoya göre Mart ayına kadar liderlere kendi kural ve niyetlerine göre görüşme şansı verilecek. Mart ayında BM Genel Sekreterliği inisiyatifi ele alıp tarafları al - ver sürecini sokacak. O sürecin ardından da yeni bir planın referanduma taşınması sağlanacak.

  Güneyde AKEL'in Rum kamuoyunu bu sürece hazırlamak için ön çalışma başlattığını söyleyenler var...

  Elimizden bir şey gelmiyor!... Bekleyip göreceğiz.

 

  Günün sözü:

 

  Kaderine sahip çıkamayan, kaderine razı olur

   649 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
09 Ocak 2009, Cuma   Gaderi gara Lefkoşam...
08 Ocak 2009, Perşembe   19 Nisan'da Cumhurbaşkanlığı seçimi de olamaz mı?
07 Ocak 2009, Çarşamba   Sevgi çemberiyle ortak insani dayanışma
06 Ocak 2009, Salı   Hade hayırlısı olsun...
05 Ocak 2009, Pazartesi   Dikilitaş hukuğunun bedeli...
04 Ocak 2009, Pazar   K. Kaymaklı'daki çıkmaz sokağımızı konuştuk...
03 Ocak 2009, Cumartesi   Siyasi çoban iyi ya da kötü olmuş ne fark eder?
02 Ocak 2009, Cuma   Kıbrıs sorunu "out" iç sorunlar "in"...
01 Ocak 2009, Perşembe   2008'in son gününde Londra'ya dokunurken...
31 Aralık 2008, Çarşamba   Şöyle bir geriye dönüp bakınca...


Yorum Sayısı:   2
  HÜSEYİN YEMCİOĞLU         - LEFKOŞA 19 Kasım 2008, Çarşamba 12:07 
Sayın Hastürer,KKTC de yaşıyanların hemen hemen tümü de çözüm olmasını arzuluyor. Ama bu çözüm senin ve mensubu olduğun Partinin istediği gibi bir çözüm istemiyor. KKTC halkı Bağımsız, Egemen ve TC'nin etkin ve fiili garatörlüğünün olacağı bir çözüm istiyor.Öyle Birleşik Kıbrıs safsatası altında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini ortadan kaldıracak bir çözümün desteklenmesini beklemeyiniz. Sizin görüşünüze göre olacak olan bir çözümde inanın ki birçok gazeteci ve köşe yazarı işsiz kalacaktır. Çünki o zaman sizi okuyacak insan bulamıyacaksınız. Birleşik Kıbrısın oluşturulması için vermiş olduğunuz mücadelenin yarısını KKTC nin tanınması için vermiş olsa idiniz bu güne kadar çoktan Tanınma olurdu. Ne yazık ki bilginizi başka yönde kullandınız. Sizi tanıyan birisi olarak üzülüyorum. Yazılarınızı takip etmeye devam edeceğim.
  F. Kişmir         - Lefkoşa 19 Kasım 2008, Çarşamba 11:52 
Ne istediğimizi biliyormuyuz?Peki istediğimizi elde etmek için çalışıyormuyuz?Genel bir tanımlamadan öteye gitmeyen "çözüm isteriz"söylemi ile herşeyi kanıksamış bir yapıdayız.Ve hepimiz bunun farkındayız.


DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5451 1.5560
1 STERLİN 2.3340 2.3513
1 EURO 2.0988 2.1136



YAZARLAR : .

Reşat Akar

Ortak devlet gibi ortak demeç de olmaz!

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (54)...

Akay Cemal

'Karasuları', Rus tatbikatı ve ...

Hasan Hastürer

Gaderi gara Lefkoşam...

Bilbay Eminoğlu

Bu ne biçim dünya?... Bu ne biçim insanlık...

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Ahmet Tolgay

Klasik Sinema Kuşağımızda yarın akşam: WES...

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

SİNAN AYGÜN VATANDAŞ MI OLACAK?!

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Seçim aracı olarak savaş

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital