Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
5 ayaklı, çift cinsel organlı dana
Rütbeler iki yıl sonra geri alındı
'Karar seçimlik'
Ölümlü trafik kazası sanığı itham edildi
30 milyon TL alacak var
Kime karşı alıyorsunuz?
Hırsızlıkla suçlanan çocuklar 5 gün daha tutuklu
Bıçaklı saldırı olayının zanlıları, 8 gün daha tutuklu

YORUMLANANLAR
Arkadaşına tuzak kurdu, hapse gönderildi [2]
Marinero Restaurant'ta Y A N G I N [2]
Kabak çiçekleri başına iş açtı [3]
Tam bir skandal [7]
Hamitköy'e içilebilir su [1]
Şeyho'ya 3 yıl [1]
Talat, seçim sürecinde tarafsız kalacak [2]
Maaşlar yargıda! [5]
Avcı: ÖRP, kilit parti olacak [1]
İngiltere donuyor [1]
Eroğlu: Erken seçim kararı mecburiyetten alındı [1]
"Hatalar sadece Gönyeli'nin lehine" [1]
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [7]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [2]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
5 yılda, 1 milyon 280 bin keklik üretilecek [8]
Çözüm ilk kez bu kadar yakın [1]
3 milyon dolar için İpsaro'yu yok ediyorlar [2]



Dünya devleti ve temsilcileri...

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   20 Kasım 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

İngiliz diplomatlarında, üzerinde bir zamanlar güneş batmayan İngiltere İmparatorluğunun miras ağırlığı, ABD'li diplomatlarda ise dünyanın tek süper gücü bir ülkenin güç ağırlığı var.

ABD'li diplomatlarla görüşürken protokol sizi baskısı altına almaz. Kısa bir süre sonra samimi bir sohbet ortamına kayabilirsiniz.

Bunu elçilik binasında da hissedersiniz. Çok sıkı güvenlik çemberini aştıktan sonra o sıkı korunan insanlarda samimi bir sıcaklık bulursunuz

 

  Dün sabah ABD'nin Lefkoşa Büyükelçisi Frank Urbancic, kahvaltıda KIBRIS gazetesinde konuğumuzdu.

  Görevimiz gereği yabancı ülke diplomatlarıyla temaslarımız olur.

  Böyle olduğu için ülkelerin ağırlıklarını temsilcileriyle dünyanın değişik köşelerine nasıl taşıdıklarını da kıyaslayarak, gözlemlerimizle öğrenme şansına sahip oluruz.

  *          *         *

  ABD'nin dış politikasını geleneksel İngiliz dış politika deneyimiyle birlikte yorumlayanlar var.

  Doğruya doğru ABD ile İngiltere gelenekselden öte bir kader birliği içindedir. Her zaman yüzde yüz politikaları örtüşmese de ciddi konularda aynı yolu yürürler.

  Ancak İngiliz diplomatlarıyla Amerikan diplomatları aynı ekolden değil.

  *            *         *

  Hiç kuşku yok benim yazacaklarım kişisel gözlemlerimin bende yarattığı sonuçlar.

  İngiliz diplomatlarında, üzerinde bir zamanlar güneş batmayan İngiltere İmparatorluğunun miras ağırlığı, ABD'li diplomatlarda ise dünyanın tek süper gücü bir ülkenin güç ağırlığı var.

  ABD'li diplomatlarla görüşürken protokol sizi baskısı altına almaz. Kısa bir süre sonra samimi bir sohbet ortamına kayabilirsiniz.

  Bunu elçilik binasında da hissedersiniz. Çok sıkı güvenlik çemberini aştıktan sonra o sıkı korunan insanlarda samimi bir sıcaklık bulursunuz.

  Bu samimiyet iletişimin karşılıklı verimliliği açısından avantaj.

  Pek çok ülkenin diplomatlarının ağzı çok sıkıdır. Anlattıklarını dinlerken satır aralarından bir şeyler bulup okuma çabası insanı perişan eder.

  Kendi adıma söyleyim Amerikalılarla iletişim beni yormuyor.

  *             *            *

  Dünya devleti olmak için gücünüzün ekonomik güçle de mutlaka beslenmesi gerekir.

  Amerikalılarla konuşurken hem askeri hem de ekonomik güç bir biçimde hissedilir.

  Hiç kuşkusuz dünya devleti olmak lafla olmuyor.

  Bunun ciddi bir bedeli var.

  Dünyanın her köşesinde sorun var. Ve Sovyetlerin dağılmasından sonra tek süper güç konumunda kalan ABD, bu sorunların tümüyle ilgilenir konumdadır.

  İlgilenirken de mutfağın en içerilerine kadar girerek ilgilenmektedirler.

  ABD'nin temsilcileri, "Müdahale" sözcüğünü sevmez. Onlar için en sevimli tanımlama, "katkı koymak"tır.

  Bu katkı içinde olabildiğince derin, olabildiğince ayrıntılı istihbarata gereksinim olduğu kesin. İşte tam bu noktada her ülkenin yabancı ülkelerdeki temsilciliklerinin yaptığının en iyisini ABD elçilik ve konsoloslukları da yapıp, kendi sorumluluk alanından azami bilgi toplar.

  Bunun için de elçilik görevlilerinin gidecekleri ülkeleri en iyi bilmesi gerekir. Gidip sonra öğrenmek yerine gitmeden olabildiğince hazır o ülkeye gitmeleri için sistem çalışır.

  *            *           *

  ABD elçiliğinde hem gelenlerin "Hoşgeldinine" hem de gidecek olanları "Güle gülesine" davet ediliriz genelde.

  Gelen yeni elemanların bilgi bakımından ne kadar hazırlıklı olduklarını görüp de takdir etmemek elde değil.

  Kıbrıs'a gelenler içinde örneğin görev alanı Kıbrıs Türk toplumu olan elemanlar, bizim siyasi partilerimizi, politikacılarımızı, sivil toplum örgütlerini, yöneticilerini, gazetecileri, etkili işadamlarını başlangıç noktasında bilmesi gereken kadar mutlaka bilir. Hatta dilimizi de bilirler...

  *              *           *

  Frank Urbancic dün bize yalnız gelmedi.

  Bu ziyarette yanında olması gerek dört isim de yanındaydı. Kimsenin ağzına kilit vurulmamıştı ama hiç biri büyükelçi dışında söze karışmadı. Söze karışmazken, sanki de birşeyler söylemek istiyorlardı da söylemediler gibi bir fotoğrafı da asla vermediler.

  Herkes takım ruhuyla işini biliyor.

  Sistemin kurulması değil çalışması önemli.

  ABD Büyükelçiliklerinde sistem de var, sistemin çalışması da...

  Çok iyi anımsarım ABD'nin Afganistan operasyonu başladığı günlerde ABD'nin Lefkoşa Büyükelçiliğinin basın ve halkla ilişkiler sorumlusundan bir yemek daveti almıştım.

  Yanında genç bir meslek memuru ile geldi. Bu yemeğin bir amacı olduğunu hissediyordum. Merak yemeğin tadını kaçıracağı için merhaba, hatır sorma faslından hemen sonra, "Yemek neyin bahanesi?" diye sordum. Çok samimi olarak söyledi: "ABD'nin Afganistan operasyonunun müslüman ülke ve toplumlarda nasıl karşılandığını merak ediyoruz. Bu tür görüşmelerle fikir hızlı fikir sahibi olmak istiyoruz."

  *           *          *

  Kıssadan hisse çıkaralım mı?

  İster istemez çıkarıyor insan.

  Hiç kuşku yok bizim ABD ile kıyasımız söz konusu değil. Ancak sistemin özü bizler için de mutlaka geçerli olmalıdır. Biz dünyanın her yerine elçi, diplomat, temsilci, görevli yollamıyoruz. Yollama noktasında da yüzümüze gözümüze bulaştırıyoruz.

  İşte Ankara, işte Londra örneği... Oradaki temsilcilerin görev sürelerinin dolacağı tarih aylar, hatta yıllar öncesinde bilinir olmasına rağmen hâlâ o görev yerleri boş. Bu boş kalışta kimin ne kadar haklı ne kadar haksız olduğu benim açımdan hiç önemli değil. Karar verici konumda olanlar bu önemli ama işlem bakımından basit işi halletti mi halletmedi mi? Bütün olay bu sorunun yanıtında. Son anda belirleyip koyup uçağa yollayacağız. Hani o gidecek olanın her bakımında ön hazırlığı?

 

  Günün sözü:

  

  Sözde büyüklük, içi boş tenekeye benzer
   581 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
09 Ocak 2009, Cuma   Gaderi gara Lefkoşam...
08 Ocak 2009, Perşembe   19 Nisan'da Cumhurbaşkanlığı seçimi de olamaz mı?
07 Ocak 2009, Çarşamba   Sevgi çemberiyle ortak insani dayanışma
06 Ocak 2009, Salı   Hade hayırlısı olsun...
05 Ocak 2009, Pazartesi   Dikilitaş hukuğunun bedeli...
04 Ocak 2009, Pazar   K. Kaymaklı'daki çıkmaz sokağımızı konuştuk...
03 Ocak 2009, Cumartesi   Siyasi çoban iyi ya da kötü olmuş ne fark eder?
02 Ocak 2009, Cuma   Kıbrıs sorunu "out" iç sorunlar "in"...
01 Ocak 2009, Perşembe   2008'in son gününde Londra'ya dokunurken...
31 Aralık 2008, Çarşamba   Şöyle bir geriye dönüp bakınca...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5451 1.5560
1 STERLİN 2.3340 2.3513
1 EURO 2.0988 2.1136



YAZARLAR : .

Reşat Akar

Ortak devlet gibi ortak demeç de olmaz!

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (54)...

Akay Cemal

'Karasuları', Rus tatbikatı ve ...

Hasan Hastürer

Gaderi gara Lefkoşam...

Bilbay Eminoğlu

Bu ne biçim dünya?... Bu ne biçim insanlık...

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Ahmet Tolgay

Klasik Sinema Kuşağımızda yarın akşam: WES...

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

SİNAN AYGÜN VATANDAŞ MI OLACAK?!

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Seçim aracı olarak savaş

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital