Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Son sözü yıldızlar söyler
Rallide son viraj
Söyleşi Rap ve R&B'nin Kıbrıslı sesi…
Doğan "arayı" açmak istiyor
Aramızdan Biri
Haydi hayırlısı!
Bağcıl seri yakalamak istiyor

YORUMLANANLAR
Okan Ersan, Almanları büyüledi [1]
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı [1]
Skandalda ikinci perde [21]
Avcılardan ağaç katliamı [5]
Tolga'dan bateri şov [1]
Tek suçlu olarak okul idarelerinin gösterilmesi doğru değil [1]
Sevgilisinin boğazını kesti, 6 yıl hapse gitti [2]
Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar [1]
13. maaş devam edecek, ikramiyelerden vergi yok [4]
Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı [3]
AİHM'de kayıplar davası görüşüldü [1]
Gece kulübünden kadınları baba yollamış [34]
Gazimağusa'da uyuşturucu operasyonu: 6'sı öğrenci 7 tutuklu [4]
Rusya Rum'a teslim [1]
Yusuf Erol, bugün toprağa verilecek [5]
Lefkoşa'da bıçaklı kavga [1]
Kim olursa olsun, izinsiz inşaatları mühürleyeceğiz [1]
"Bally" belası [1]
Yusuf Erol kurtarılamadı [1]
Girne'de uyuşturucu operasyonu [1]



Bir fotoğrafın yazdırdıkları...

Mustafa Doğrusöz

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   1 Şubat 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Soğuk savaşın hüküm sürdüğü, kolonilerin karanlık kahramanlarının vatanseverlik edebiyatı altında masum insanlara namluları yönelttiği yıllardı...

O bir öğretmendi...

Adı Leman'dı...

Köy halkı arasında adının deliye çıkması, herhalde eşinin o zamanların sendikacıları arasında bulunmasından kaynaklanacaktı...

O dönemlerde adam karalama, şimdiki dönemden çok daha kolaydı...

Alnınıza bir kere vurulan "kara damgayı" silmek öyle pek kolay değildi...

İşte, bu "Deli Leman" denilen kadın, bizim anaokul hocamızdı...

İyi bir eğitimci, taviz vermez bir disiplinciydi...

Bu nedenle, yaptığım muziplikler nedeniyle beni cezalandırdığında ona kızsam bile, aradan uzun yıllar geçince onu haklı bulacaktım...

Çocukluğun verdiği o uçarılıkla dayak attığımız sınıf arkadaşlarımızın ağlaması, bizi o günler mutlu etse bile sonraki yıllarda epeyce üzecekti...

Acaba, bazı masum insanları vurarak cinayet işleyen karanlık adamlar hiç yaptıklarından pişmanlık duydu mu, bilemeyeceğim, ama çoğunun gece yarıları ürpererek uyandıklarından eminim...

* * *

Soğuk savaşın hüküm sürdüğü yıllardı ve emperyalistler kendi ülkelerinde sendikacılar için gösterdiği hoşgörüyü ne hikmetse kolonilerinde göstermiyordu...

Nedense herkes, kendi kapısının önünü temiz tutarken, hizmetkarların kapısının önünü kirli bırakmayı yeğliyordu o yıllar...

Ve paralı hizmetkarlar, kendilerine ucuz edebiyatlarla militan buluyorlardı...

İşte, Leman hoca ile eşi Ahmet Sadi ki, daha sonra Erkut adını alacaktı, bir akşam vakti vurulmuşlardı...

İşin ilginç yanı ise o vurulma olayında, ancak filmlerde görülecek bir dramın yaşanmasıydı zihinlere kazınacak olan...

Leman Hanım, saldırganlara vücudunu siper edecek ve mermilere kendisi hedef olacaktı...

İşte bu cesur girişim, hem kendinin hem de kocasının hayatını kurtaracaktı...

Ve biz, günlerce o sekilerdeki kan izlerine biraz da ürpererek bakacaktık...

Birçok insan ise o yıllarda, vurulmaktan kurtulamayacak, hatta bazıları gazete sayfalarına ilan verdikleri günün gecesi vurulacak ve vurulma olayı ertesi gün artık fayda etmeyecek ilanlarla aynı gazetede yer alacaktı...

Kapıdan çıkarken büfenin üzerinde duran fotoğrafa bakıyorum...

Aslından büyütülmüş bir fotoğraf...

Altındaki tarih 1953...

Yani elli üç yıllık bir anı fotoğrafı...

Leman Hanım ortada ve tam yirmi çocuk kollarının arasında...

On yedi erkek ve üç kız...

Kimi önlüklü kiminin bayramlık giysileri sırtlarında, sonradan yaşayacaklarının bilinmezliği içinde bakıyorlar objektife...

Kimler yok ki aralarında...

Onların hikayelerini yazarsak, hepsinin kendine özgü bir hikayesi vardır kuşkusuz...

Boşuna dememiş adam; "Hayatım roman" diye...

Aslında en güzel romanlar gerçek hayat hikayeleridir bana göre...

Not: Bu fotoğraftaki kişilerin bazıları rüzgara savrulup gitmiş, bazıları her türlü koşula karşı direnmiş, bazıları ise adressiz kaçaklara benzemiştir..

   1262 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
16 Kasım 2008, Pazar   KIRMIZI ÇİZGİLİ YILLAR 49
15 Kasım 2008, Cumartesi   KIRMIZI ÇİZGİLİ YILLAR (48)
12 Kasım 2008, Çarşamba   Kırmızı çizgili yıllar(47)...
11 Kasım 2008, Salı   Kırmızı çizgili yıllar(43)
25 Ekim 2008, Cumartesi   Kırmızı çizgili yıllar(45)...
24 Ekim 2008, Cuma   Kırmızı çizgili yıllar(44)
25 Eylül 2008, Perşembe   Kırmızı çizgili yıllar(43)
24 Eylül 2008, Çarşamba   Kırmızı çizgili yıllar(42)
23 Eylül 2008, Salı   Kırmızı çizgili yıllar(41)
09 Eylül 2008, Salı   Kırmızı çizgili yıllar(40)



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.6699 1.6817
1 STERLİN 2.4983 2.5169
1 EURO 2.1017 2.1165



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

2 GÖRÜŞ BİR KÜFÜR

Ali Baturay

İLLA Kİ YAPANIN YANINA KALSIN

Hasan Hastürer

Gençlerin duyarlılığı...

Mustafa Doğrusöz

KIRMIZI ÇİZGİLİ YILLAR 49

Akay Cemal

İki dost, Gündüz Aktan ve Aydın Olgun'...

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Merkezi Cezaevi yanardağ gibi!

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Londra'da öğretmen...

Dilek ÇETEREİSİ

Başbakan "çak" yaptı,Ekenoğlu gürl...

Aysu Basri

SUÇLU KİM?

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Yine Mustafa

Oğuz Metiner

Hac mevsimi dolayısıyla

Harid Fedai

Şehir Mektubu





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital