Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Son sözü yıldızlar söyler
Doğan "arayı" açmak istiyor
Rallide son viraj
Söyleşi Rap ve R&B'nin Kıbrıslı sesi…
Bağcıl seri yakalamak istiyor
Haydi hayırlısı!
Judocular Dan sınavında

YORUMLANANLAR
Okan Ersan, Almanları büyüledi [1]
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı [1]
Skandalda ikinci perde [16]
Avcılardan ağaç katliamı [2]
Tolga'dan bateri şov [1]
Tek suçlu olarak okul idarelerinin gösterilmesi doğru değil [1]
Sevgilisinin boğazını kesti, 6 yıl hapse gitti [2]
Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar [1]
13. maaş devam edecek, ikramiyelerden vergi yok [4]
Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı [3]
AİHM'de kayıplar davası görüşüldü [1]
Gece kulübünden kadınları baba yollamış [33]
Gazimağusa'da uyuşturucu operasyonu: 6'sı öğrenci 7 tutuklu [4]
Rusya Rum'a teslim [1]
Yusuf Erol, bugün toprağa verilecek [5]
Lefkoşa'da bıçaklı kavga [1]
Kim olursa olsun, izinsiz inşaatları mühürleyeceğiz [1]
"Bally" belası [1]
Yusuf Erol kurtarılamadı [1]
Girne'de uyuşturucu operasyonu [1]



Günah da sevab da...

Mustafa Doğrusöz

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   7 Şubat 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Kimine göre insanın hayatını etkileyen yaşadığı olumlu veya olumsuz olayların adı kaderdir...

Kimine göre, kaderi insanın kendi elindedir...

Bu iki görüşü sonuna kadar savunan da var...

Sonunda görüş değiştiren de...

Ama, kader denilen veya alın yazısı olarak kabul edilen bu takdir, ancak bir felaket halinde geçerli olur...

Bir trafik kazasına kurban giden bir kişinin, hareket anı çok önemlidir esasında...

Bazen beş saniyelik gecikme bile bir insanın hayatını kurtarabilir...

Kırmızı ışıkta durmadan geçen bir arabanın çarptığı araçta siz olmayabilirsiniz...

Veya yolda bir tanıdığınıza rastlayıp, gideceğiniz yere gecikmiş olduğunuz için felaketi de atlatmış olan siz olursunuz...

Ya sizin olmanız gereken yerde olan insanın kaderimiydi bu...

Belki de...

Onun için insan ne kadar istemese de, bazı olayları önleyemiyor...

Fırtınalı bir havada denize açılan bir balıkçının riski kadar, durgun havada aniden patlayan fırtınanın da riski önemli bir konudur...

Ve galiba fırtınalı havanın riskinden daha fazladır...

***

Kadercilik insanın yaşamında ta ilk çağlardan beri vardır...

Hatta, bize okullarda okutulan kitaplarda bile vardır bu...

Kurbağalar hikayesinde ise daha da belirginleşir...

Bir su dolu kazana düşen iki kurbağadan kurtulmaya azmeden kurtulurken, diğerinin boğulduğu gibi...

***

Birçok insan var ki, elindeki fırsatları teperek kendini yalnızlaştırır, sonunda ise "Kader böyle imiş" deyip sıyrılır işin içinden...

Sonunda gelecek her olumsuzluktan kaderi suçlayıp gider...

Bazıları ise, her şeye rağmen kendi doğrularında ısrar edip giderler...

Ancak, bir gün kendi doğrularının yanlış olduğunu hiç kabul etmezler...

Bu tiplerin de daha önce sözünü ettiğimizden hiçbir farkları yoktur...

Kaderden ziyade yaptıkları yanlışlardır onları yıkan...

Hele de bunlar, ayaklarının bastığı yeri dünyanın merkezi olarak kabul ederlerse...

İşler daha da dramatik boyutlara gider...

***

Tabii ki, kader olgusunun insan yaşamında bu kadar ön plana çıkmasının en önemli nedeni de toplum yapısındaki inançlardan kaynaklanmaktadır...

Şarkılarını ve şiirlerini kadere bağlayanların, kadere inanmamak gibi şansları da pek yoktur...

Dillerden düşmeyen bir şarkıda bunun tersi şu sözlerle anlatılsa bile; "Kader diyemezsin sen kendin ettin..."

Sonunda ne yaparsak yapalım, günahı ve sevabı bizim olacağına göre...

   1434 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
16 Kasım 2008, Pazar   KIRMIZI ÇİZGİLİ YILLAR 49
15 Kasım 2008, Cumartesi   KIRMIZI ÇİZGİLİ YILLAR (48)
12 Kasım 2008, Çarşamba   Kırmızı çizgili yıllar(47)...
11 Kasım 2008, Salı   Kırmızı çizgili yıllar(43)
25 Ekim 2008, Cumartesi   Kırmızı çizgili yıllar(45)...
24 Ekim 2008, Cuma   Kırmızı çizgili yıllar(44)
25 Eylül 2008, Perşembe   Kırmızı çizgili yıllar(43)
24 Eylül 2008, Çarşamba   Kırmızı çizgili yıllar(42)
23 Eylül 2008, Salı   Kırmızı çizgili yıllar(41)
09 Eylül 2008, Salı   Kırmızı çizgili yıllar(40)



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.6699 1.6817
1 STERLİN 2.4983 2.5169
1 EURO 2.1017 2.1165



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

2 GÖRÜŞ BİR KÜFÜR

Ali Baturay

İLLA Kİ YAPANIN YANINA KALSIN

Hasan Hastürer

Gençlerin duyarlılığı...

Mustafa Doğrusöz

KIRMIZI ÇİZGİLİ YILLAR 49

Akay Cemal

İki dost, Gündüz Aktan ve Aydın Olgun'...

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Merkezi Cezaevi yanardağ gibi!

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Londra'da öğretmen...

Dilek ÇETEREİSİ

Başbakan "çak" yaptı,Ekenoğlu gürl...

Aysu Basri

SUÇLU KİM?

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Yine Mustafa

Oğuz Metiner

Hac mevsimi dolayısıyla

Harid Fedai

Şehir Mektubu





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital