Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Son sözü yıldızlar söyler
Rallide son viraj
Doğan "arayı" açmak istiyor
Söyleşi Rap ve R&B'nin Kıbrıslı sesi…
Aramızdan Biri
Bağcıl seri yakalamak istiyor
Haydi hayırlısı!

YORUMLANANLAR
Okan Ersan, Almanları büyüledi [1]
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı [1]
Skandalda ikinci perde [16]
Avcılardan ağaç katliamı [2]
Tolga'dan bateri şov [1]
Tek suçlu olarak okul idarelerinin gösterilmesi doğru değil [1]
Sevgilisinin boğazını kesti, 6 yıl hapse gitti [2]
Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar [1]
13. maaş devam edecek, ikramiyelerden vergi yok [4]
Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı [3]
AİHM'de kayıplar davası görüşüldü [1]
Gece kulübünden kadınları baba yollamış [33]
Gazimağusa'da uyuşturucu operasyonu: 6'sı öğrenci 7 tutuklu [4]
Rusya Rum'a teslim [1]
Yusuf Erol, bugün toprağa verilecek [5]
Lefkoşa'da bıçaklı kavga [1]
Kim olursa olsun, izinsiz inşaatları mühürleyeceğiz [1]
"Bally" belası [1]
Yusuf Erol kurtarılamadı [1]
Girne'de uyuşturucu operasyonu [1]



Kırmızı çizgili yıllar (20)

Mustafa Doğrusöz

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   17 Haziran 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

"Astata malagasu anagatomena."...

Bu, Melyo'nun, yani Ahmet Amca'mın en popüler şarkısıydı...

Rumcayı su gibi konuşurdu...

Ailenin üçüncü çocuğuydu...

Doğum tarihi 1925..

İntihar ettiği veya öldürüldüğüne inandığım yıl 1967...

Yani kırk iki yaşındaydı...

Bana göre intihar edecek adam değildi...

 

                               ***

 

Yıllar sonra onun profilini kısmen ortaya koyan köşe yazım, 9 Temmuz 1999 tarihinde bana başarı ödülü kazandırmıştı...

Ödülü, Sayın Denktaş'ın elinden almıştım...

Özgül, o akşam o andan çok etkilenmişti...

Ben, ne kadar etkilendim, onu hiç söylemedim...

Bazı şeyleri saklama alışkanlığım var da ondan...

 

 

                                  ***

 

 Önce o yazıya bakalım...

 Ardından yılların ardına bakacağız...

  "Melyo orta boylu, düz saçlı, saçları her zaman ıslak gibi geriye taranmış, ömründe kravat takmamış, ortaokul nedir bilmemiş bir halk adamı...

   Belki bir filozof, belki o günün koşullarında aykırı bir tip...

   İçkiyi su gibi içiyor, çalışırken sanki bir orduya bedel...

   Kavgası da öyle; ne namlı kabadayılara baş eğiyor ne hain tuzaklara ne namertten korkuyor ne İngiliz'den...

   Kaymaklı Karakolu'ndaki resimleri sanki bir Fransız gangsteri gibi...

   Ama Melyo, hiçbir zaman anlaşılamamış yaşam öyküsünde olduğu gibi cesur ve azametli...

   1950'li yılların sonuna doğru By-Pass'a nereden gidilir diye soran iki turiste, "Buradan sola dönünüz sonra ileriye gidiniz bütün yollar Amerika'ya çıkar" diyecek kadar uzak görüşlü ve espritüel bir tip...

   Kendini neden bu kadar içkiye verdiği, yaşamı neden bu kadar hafife aldığı hiç mi hiç anlaşılmadı...

   Zaten kaçımız en sevdiğimiz insana bile bugün iyi görünmüyorsun bir şey mi oldu yahut derdin ne diye soruyoruz...

   Melyo'nun en sevdiği türkü "Yine gam yükünün kervanı geldi, çekemem bu derdi de aman bölek seninle" türküsüydü.

   Adı en fazla aşk dedikodularına karışırdı...

   Galiba atları insanlardan fazla severdi...

   Bir de hakkında üretilen solculuk senaryoları vardı...

   Halkın Sesi'nde bir zamanlar açıklaması da çıkmıştı...

   Oysa ki Melyo sendikacı değildi...

   Ama o günkü koşullarda tıpkı beş vakit namaz ve niyazla vakit geçiren ağabeyi de bin bir ısrar ve rica sonucu solcu olmadığını açıklamıştı o sıralardı...

   Ancak, Melyo'nun birçok kişiden daha milliyetçi olduğu, 1963 Aralık ayında açıkça ortaya çıkmıştı...

   Üç taraftan sarılan Küçük Kaymaklı ateşle imtihan veriyordu...

   Hem de ne ateş...

   Baş kaldırmak cesaret işiydi...

   Bir avuç Mücahit cansiperane vuruşurken, muhasara altındaki köyde herkes evlerinde kalmıştı...

   İşte bu mahsur kalan insanların bir yerde toplanması için, evlerin birbirine hudut duvarlarının delinerek geçit açılması gerekirdi; ve Melyo bu işi, dağları delen Ferhat gibi çok kısa bir sürede başardı...

   Daha sonra duvarlarda açılan geçitleri görenler ona hakkını teslim ettiler...

   Melyo zaten birilerinden bir şeyler bekleyecek bir tip değildi...

   Bir gün ortadan sır gibi kayboldu...

   Ben biliyorum ki; yüreğinin kaldıramayacağı, onun insanlığına sığmayacak bir olay ile karşı karşıyaydı...

   Ve bir gün ölüm haberi geldi... Melyo intihar etmişti...

   Sonra başka senaryolar üretildi...

   Ama gerçek hiçbir zaman anlaşılamadı...

   Zaten anlaşılsa da ne olacaktı... Gidenin geri geldiği görülmüş şey değildi...

   Ne geçen zaman geri gelir, ne ölenler dirilirdi...

   Doğanın ölüme mahkum ettiği insanoğlu aslında aczinin bilincinde olsa, dünya bu kadar kötü mü olurdu...

   Ardından yüzlerce anı kalan Melyo'nun bana göre en çarpıcı sözü şuydu:

   "YAŞARKEN YANAĞIMDAN ÖPMEYEN KİŞİ, ÖLDÜKTEN SONRA TOPRAĞIMI HİÇ ÖPMESİN..."

   Evet, yaşarken öpülecek insanların, öldükten sonra toprağını öperek, affedilmez hatalara biz de düşmeyelim...

   Çünkü; Melyo olayı bunlardan sadece bir örnek!"

 

                                                               ***

 

 

   Bu güzel insanın hayata neden küstüğünü irdelemeye devam edeceğim...

   Yeşilin hakim olduğu bir adada, neden kırmızı diye...
   919 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
16 Kasım 2008, Pazar   KIRMIZI ÇİZGİLİ YILLAR 49
15 Kasım 2008, Cumartesi   KIRMIZI ÇİZGİLİ YILLAR (48)
12 Kasım 2008, Çarşamba   Kırmızı çizgili yıllar(47)...
11 Kasım 2008, Salı   Kırmızı çizgili yıllar(43)
25 Ekim 2008, Cumartesi   Kırmızı çizgili yıllar(45)...
24 Ekim 2008, Cuma   Kırmızı çizgili yıllar(44)
25 Eylül 2008, Perşembe   Kırmızı çizgili yıllar(43)
24 Eylül 2008, Çarşamba   Kırmızı çizgili yıllar(42)
23 Eylül 2008, Salı   Kırmızı çizgili yıllar(41)
09 Eylül 2008, Salı   Kırmızı çizgili yıllar(40)



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.6699 1.6817
1 STERLİN 2.4983 2.5169
1 EURO 2.1017 2.1165



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

2 GÖRÜŞ BİR KÜFÜR

Ali Baturay

İLLA Kİ YAPANIN YANINA KALSIN

Hasan Hastürer

Gençlerin duyarlılığı...

Mustafa Doğrusöz

KIRMIZI ÇİZGİLİ YILLAR 49

Akay Cemal

İki dost, Gündüz Aktan ve Aydın Olgun'...

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Merkezi Cezaevi yanardağ gibi!

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Londra'da öğretmen...

Dilek ÇETEREİSİ

Başbakan "çak" yaptı,Ekenoğlu gürl...

Aysu Basri

SUÇLU KİM?

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Yine Mustafa

Oğuz Metiner

Hac mevsimi dolayısıyla

Harid Fedai

Şehir Mektubu





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital