|
Siz istediğinizi söyleyin, istediğiniz mazereti gösterin, adam eline geçen faturaya bakar.
Elindeki faturanın fahiş rakamına bakar.
Bakar da anlam veremez.
Bakar da nefesi tıkanır.
Elektrik faturalarından söz ediyorum.
Gerçekten çok yüksek olan elektrik faturalarından.
Mütevazı bir yaşam sürdüren ailelere bile 700 YTL- 1000 YTL'ye varan faturalar geliyor.
Daha önce ödedikleri paradan kat kat yüksek...
Marketlerin, dükkanların, işyerlerinin elektrik faturalarının yanına ise hiç yaklaşılmıyor...
10 bin YTL'den tutun da 80 bin YTL'ye kadar inanılmaz rakamlardan söz ediliyor.
Esnaf kapısına kilit vuruyor, çünkü elektrik parasını ödeyemiyor.
Bazıları işyerini kapatıp evine giderken şalteri indiriyor, elektrikten tasarruf etsin diye.
Akşamdan sabaha elektriksiz kalan marketlerdeki ürünler bozuluyor.
Evet, "nasıl olsa sabaha kadar mevcut soğukluk ürünleri korur" diye düşünüyor bazı market sahipleri ama yanılıyorlar.
Marketlerdeki "elektrik tasarrufu" nedeniyle bozulan ürünler sağlık ekiplerinin denetimine takılıyor.
Yumuşayıp tekrar donan süt ve et ürünlerinin şekli değişiyor, üstelik yiyeni de zehirleyebiliyor.
Ortada çok önemli bir sorun var; bu toplum, tarihinde bu derece fahiş faturalarla karşılaşmadı.
Ülkede tam bir elektrik faturası cinneti yaşanıyor; milletin başka bir şey konuştuğu yok ama hükümet edenler bunu son derece normal bir şeymiş gibi görüyor.
Yaptığını haklı çıkarmaya çalışıyor.
Sayın Başbakan, "Elektriğe yapılan artışı eleştirenlerin elektriğin 1 kilovat saatini hesaplamasını" istiyor, yani maliyetin yüksekliğine dikkat çekiyor.
Kim neyi hesaplayacak, ortada akılcı, tutarlı bir artış yok, artış insanların kazancıyla doğru orantılı değil ki!
Artık ülkemizde elzem ihtiyaç olan elektrik-su da lükse girdiyse vay halimize!
Tamam maliyet yüksek ama bu kadar da fahiş artış olmaz ki, zamlar mantık ölçülerini çoktan aşmıştır.
Gözünüzü açın da etrafınıza bakın, insanlar sizden öfkeyle, nefretle söz ediyor, buna rağmen hiçbir şey olmamış gibi davranıyorsunuz.
Bu toplum çok önemli bir "toplumlar arası görüşmeler" sürecinden geçiyor ama böyle bir ortama girilirken siz zamları pompalıyor, halkın moralini sıfıra indiriyorsunuz.
Siz çözüme inanan büyük bir kitlenin partisisiniz ama halka umutsuzluk aşılıyorsunuz, cumhurbaşkanı dahil, tüm çözüm isteyen kesimlere zarar veriyorsunuz.
Bu toplumun önemli bir süreçten geçtiğini bile hesaplayamayacak kadar gözleriniz etrafınızı görmüyor.
Sorunlara çözüm üretemiyor, yalnızca zam yapıyorsunuz ve "doğru yoldayım" diye düşünüyorsunuz...
"Popülizm yapıla yapıla bugünlere gelindi, biz yapmayacağız" diyor Sayın Başbakan.
Elektrik faturalarını, halkın ödeyebileceği bir orana çekmek popülizmmiş de onlar yapmazmış.
Siz mi popülizm yapmıyorsunuz, güldürmeyin beni, siz değil misiniz ki Annan Planı referandumundan sonra, inşaat sektörünün de geçici, göreceli yükselişiyle bir anda kendini refah içinde sanıp da uzağı göremeyerek, hesapsız kitapsız işler yapan, sendikalara istediğinden de fazlasını veren?
Siz değil misiniz ki her kim ayağa kalkıp bağırdıysa, yapacağınız her reformu geri çektiniz, iki ileri bir geri giderek, mehter takımına döndünüz?
Siz değil misiniz kamuda reform sözü veren, kamuyu adam edeceğini söyleyen ama popülizm yaparak, kamuyla ilgili kılını kıpırdatmayan?
Siz değil misiniz ki yolsuzlukların, haksızlıkların üzerine gideceğini söyleyen ama hiç de böyle yapmayan, "yapanın yanına kalır" mantığının hakim olmasına fırsat veren?
Sen bunların hiçbirini yapma, en basit sorunları bile çözüme kavuşturma ama iş elektrik faturalarını aşağıya çekmeye gelince "popülizm yapmayız" deyiver.
Vazgeçin lütfen, insanları aptal yerine koymayın.
Tutturdunuz bir "zamanın hükümetleri", "zamanın hükümetleri", tamam da halk zaten o zamanın hükümetlerinden kurtulmak için sizi seçti, halk onları biliyor, esas sen ne yapıyorsun?
Bu halk seni şikayet edesin diye değil, zamanının hükümetlerini aratmayasın diye seçti.
Bu hükümet ba-şa-rı-sız-dır... Bir, bir daha iki, ortaya çıkan gerçek bu, lütfen başarısız olduğunuzu kabul edip, kısa yoldan doğruları bulmaya çalışın, yoksa bir parmağınızı ısırdığınızda onu birden sızlayacak ama sizin için de bu toplum için de çok geç olacak.
|