|
Günlük yaşantımızda pek fark etmiyorsunuzdur, ya da fark ediyorsunuz da kanıksadınız.
Belki de fark ediyorsunuz da "ne yapabilirim ki?" diyorsunuz.
Şöyle bir etrafınıza bakın.
Kimsenin kimseye saygısı kalmadı...
Kişisel çıkarlar hep ön planda...
Çevreye, başkalarının haklarına, ülke sorunlarına karşı bir umursamazlıktır gidiyor...
Kendi çıkarına olan şeyin, eşzamanlı başkalarını rahatsız etmesine, mağdur etmesine aldırmıyor insanlar...
Birbirine karşı bir tahammülsüzlük...
Trafikte, devlet dairelerinde, hastanelerde, spor karşılaşmalarında, iş ortamlarında insanlar kavga etmek, bir birine laf yetiştirmek, hır gür çıkarmak için fırsat kolluyor adeta.
Herkes demokrasiyi kendi çıkarına gelince hatırlıyor, başkaları için olunca unutuyor...
Astım hastası bir okurumuz mail atmıştı, yurt dışına gitmek için geçen hafta Ercan Devlet Havaalanı'ndaymış.
İçeride sigara içmek yasak olduğu halde herkes içiyormuş, inanılmaz bir kötü hava oluşmuş, bekleme yeri duman altı olmuş.
Astım hastası okurumuz tıkanmış, kötü olmuş ve şikayet etmek için görevli polislerin yanına gitmiş ama bakmış ki polisler paf puf sigara içiyor.
Şikayet etmekten vazgeçmiş, polislerin de kendisini anlayamayacaklarına kanaat getirmiş.
Okurumuz, "Son derece umarsız, bilinçsiz ve yasalara uymayan bir toplum olduk" diyor.
Gerçekten de öyle...
Mecliste vekiller, hastanede doktorlar içtikten sonra, havaalanında polislerin mi sigara içmeyeceğini sanıyordunuz?
Ama bu vurdumduymazlık ve saygısızlık günlük hayatımızın her alanında var.
KIBRIS gazetesi önündeki ışıklardan Gönyeli çemberine kadar yol kenarlarına bir bakın; sürücüler ellerine ne geliyorsa pencereden dışarı fırlatıyor.
Sigara paketleri, izmaritler, kola şişeleri, naylonlar ve daha aklınıza ne gelirse...
Yetkililer temizliyor, vatandaşlar kirletiyor...
Girne- Lefkoşa anayolundaki sorun da aynıydı, işte birkaç koldan temizlendi, siz zanneder misiniz ki çok temiz kalacak, saygısız, duyarsız vatandaşlarımız yine kirletecek.
Piknik alanları, deniz kenarları da aynı kirlilik içinde...
Pislik içinde yaşamaya alışmış bir toplum olduk.
Gürültü kirliliği de başka bir dert...
Gürültü kirliliği yapanlar, başkaları rahatsız oluyor mu, sağlığı etkileniyor hiç umurlarında değil...
Bazen işyerleri, iki kuruş daha fazla kazanacak diye, müziği kesme süresini uzattıkça uzatıyor...
Bazen apartmanlarda kişiler komşularına gürültü kirliliği konusunda saygı göstermiyor.
Bazı caddeler gençlerin ralli alanına dönüşmüş...
Parklar, gençlerin kirletip, kırıp dökmesi için inşa edilmiş sanki de...
Devlet dairesinde memurlar yüzüyle adam dövüyor, karşısında insan yokmuşçasına davranıyor, vatandaşın işini adeta zorlaştırmak ve uzatmak için elinden geleni yapıyor...
Bankada görevliler bir türlü çağrı ziline basmıyor, vatandaşı çağırmak yerine kapıyı kapadıktan sonra yapacağı işleri yapıyor, beş tane terminal varsa iki tanesi lütfen çalışıyor...
Hastanede hemşirenin, doktorun yüzünden isteksizlik akıyor, "lanet olsun sen da nereden çıktın?" der gibi.
Polis, bütün yorgunluk ve moralsizliğini yakaladığı suçlunun üzerinden çıkarıyor...
Düğünde 20 dakika kuyrukta bekliyorsun, adamın biri ansızın elini kolunu sallayarak önüne geçebiliyor, bir de havaya, sağa sola bakıyor, ıslık çalıyor hiçbir şey olmamış gibi.
Trafikte bekleme, öndekine tahammül yok, neredeyse adam üzerinizden geçecek.
Bir ürün satana kadar esnafı iğnenin deliği sığıyor da bozulan ürünü geri getirip hesap sorduğunuzda birden aslan kesiliyor, size fırça da atıyorlar...
Devlette, özelde hangi telefonu ararsanız arayın telefonun diğer ucunda sinirli bir ses...
Futbol karşılaşmasında ne rakibe saygı var ne hakeme, hır gür çıkarmak için fırsat kolluyoruz...
Bozulduk, hem de çok bozulduk, asabi, tahammülsüz, nankör, saygısız insanlar olup çıktık.
Kendimize bir çeki düzen vermenin zamanı geldi de geçiyor bile...
Yetkililer de tedbir almalı, çünkü yukarıda saydıklarımdan birçoğunu ihlal etmek, başka ülkelerde ciddi cezalar öngörüyor.
Tabii tedbirden önce yetkililerimizin, kendilerinin yasalara, kurallara uyması, vatandaşına saygılı ve örnek olması gerekiyor...
|