|
Bu ne bölünmedir böyle, bu ne nefret!
1 Mayıs İşçi Bayramı'nda ikiye bölündüler, farklı kutladılar...
1 Eylül Dünya Barış Günü'nde ikiye bölündüler, farklı kutladılar...
Bir tarafın ak dediğine diğer taraf kara diyor.
Bir birlerini çekemiyorlar, görmek dahi istemiyorlar, isimlerini duymaya katlanamıyorlar.
Bir tarafta öğretmen sendikalarının başını çektiği bir grup, diğer tarafta CTP ve CTP'li diye nitelendirilen sivil toplum örgütleri.
Tam bir savaş var, savaş ama ne savaş!
Bir dönem aynı saflarda mücadele eden örgütlerin bu derece bölünmesi, bu derece bir birine düşman kesilmesi inanılır gibi değil.
Gerçekten üzücü bir durum.
Örneğin bir okul seçiliyor ve onun üzerinden savaşılıyor, bir taraf başka diyor, diğer taraf başka.
İnatlaşma, demeç savaşı...
Ama ne açıklamalar ama ne öfke...
Ve son savaş alanı BELÇA...
Burada 10 işçinin görevine son verildi.
Ama işçiler ikinci planda kaldı, şimdi gündemde olan "güç kimde" kavgası, kim kimi yıldıracak!
BELÇA'da işveren sendikalardır; KTÖS, KTAMS ve BES...
Ve BELÇA'nın batma noktasına gelmesinde bu üç sendikanın da sorumluluğu vardır.
Krizden çıkmak için akılcı önlemler alacaklarına bir birlerini suçluyorlar.
Ülkenin bir numaralı hak savunucusu, bir pireye bir yorgan yakan KTÖS, "işçi durdurmayı" savunuyor.
Şaşırmamak elde değil!
İlerici, işçi dostu, emek savunucusu bazı sivil toplum örgütleri ve kişiler ise sırf "CTP işin içindedir" iddiası nedeniyle, CTP'yi sevmedikleri ve öfke duydukları için "işçi çıkarmanın normal olduğunu" söyleyebiliyor.
"Ne olmuş yani işçi çıkarılmışsa" diyorlar, kulaklarıma inanamıyorum, okuduklarıma hayret ediyorum.
BELÇA'nın, girdilerin yüksekliğinden, elektrik ücretlerinin fahiş yükselişinden ve kurum çalışanlarının sendikalı oluşundan zora girdiği söyleniyor.
Gerçekten öyle mi, orayı yönetenlerin hiç mi suçu yok, ne yapıldı buraya ki bu kurum, bu kadar dirençsiz oldu ama öyle olsa ve sırf yukarıda saydığım nedenlerden dolayı zora girse bile, neden "işçi atılmadan başka tedbirler alınabilir miydi?" diye düşünülmüyor?
İşten atılan üyelerini savunan DEV-İŞ'e bağlı EMEK-İŞ'e öfke duyuluyor, neden, hangi sendika, üyelerinin işten atılmasını ister ve hangi sendika üyeleri işten atılırken "tamam atın iznim vardır" der?
Mesela KTÖS, üyelerinin bir bölümü işten çıkarılsa ne yapar acaba?
DEV-İŞ'çiler CTP'liymiş ve KTÖS'ü zora sokmak için direniyormuş; öyle mi gerçekten, emin misiniz?
CTP'nin günahlarını onlara mal ederek, haksızlık ediyor olmayasınız.
CTP'nin büyük yanlışları olduğunu biliyoruz, öğretmen sendikalarını pek sevmediğini de ama CTP mi batırdı BELÇA'yı? İşveren konumundaki üç sendika; KTÖS, KTAMS ve BES biraz da kendini sorgulamalı.
BELÇA'yı kötü duruma düşüren kendileri olamaz mı? Hiç mi hata yapmadılar, ortaya çıkan tabloyu CTP'ye mal etmek ucuz politika olmaz mı? Mesela adam çıkarmadan tasarruf yapamazlar mıydı, mesela yetkili sendika EMEK-İŞ, üyelerini savununca neden suçlu olsun?
Bakın şimdi neler oldu neler; KTAMS, BELÇA Ltd. Şirketi'nin ortaklığından ayrılma kararı aldı, bakın BELÇA'da çalışan 47 emekçi, topluca DEV-İŞ'e bağlı EMEK-İŞ'ten istifa ettiriliyor.
"Ettiriliyor", diyorum, çünkü arkadaşları işten çıkarılan işçilerin, onları savunan sendikaya öfke duyup istifa etmesinde bir yanlışlık yok mudur?
Gerçek olan şey; birlikteliğin sembolü olmuş BELÇA parçalanıyor, aynen 2004 referandum dönemi sembol olmuş birlikteliğin yıkıldığı gibi, keşke tüm taraflar özeleştiri yapabilse de bunlar hiç yaşanmasa!
Bu parçalanmanın ne kadar yanlış olduğunu sonra anlayacaklar ama çok geç olacak.
|