|
Gazetelerde son zamanlarda sıkça yer alan kaçak göçmen haberleri, mahkeme koridorlarındaki fotoğrafları yüreklerimizi burkuyor.
Çoğunluğu ekonomik kriz nedeniyle Suriye'den gelen kaçak göçmenlerin yanında, savaştan kaçan Iraklı ve Filistinli mülteciler de var...
Ürkek bakışlı, "ne olacak bize" telaşı her hallerinden belli olan bu insanlara üzülmemek elde değil.
Dişlerinden tırnaklarından artırarak biriktirdikleri paraları insan kaçakçılarına kaptırıp da hedeflerine ulaşamamalarına mı ağlasınlar yoksa ülkelerine geri gönderildiklerinde başlarına geleceklere mi?
İnsan tümüne üzülüyor ama kadınlı, çocuklu gruplar içimizi sızlatıyor...
Kuzey Kıbrıs'ı basamak olarak kullanıp, Güney Kıbrıs'a geçmek için Suriye ve Türkiye'den ayda ortalama 300 kişinin ülkemize girdiği tahmin ediliyor.
İnsan kaçakçıları, kaçak göçmenleri Kuzey Kıbrıs üzerinden getiriyor, çünkü kuzeye gelmek, direkt güneye gitmekten daha zor.
İnanın bir taraftan bu insanların haline üzülürken, diğer taraftan da karasularımızın nasıl bu kadar kolay aşıldığına hayret ediyorum.
Neden bu sorunla baş edilemiyor?
Çünkü radar eksikliği var, deniz polisi yok, sahil güvenlik gemileri yetersiz...
İç güvenlikten sorumlu polis, mesaisinin büyük bölümünü bu işe ayırıyor ama yine de yetersizlikler nedeniyle kaçakların ancak yüzde 40'ı yakalanabiliyor.
Hafta geçmiyor ki kaçak göçmen olayı olmasın.
Birkaç gün önce gazetelerde çıktı, hatırlayacaksınız, Avrupa Parlamentosu Komitesi, yayımladığı raporda, Yeşil Hat geçiş noktasından gerçekleşen yasa dışı göçmen akışından Türkiye sorumlu tutuldu.
Aynı raporda göçmenlerin yüzde birden azının Rum yönetimi kontrolündeki bölgelerden geldiğine işaret ediliyor.
Rapor ne kadar gerçek bilmiyoruz ama insana inandırıcı geliyor, çünkü göçmenlerin Kuzey Kıbrıs üzerinden geldiği artık gözle görülecek denli ortada.
Güneyden gelemiyorlar, çünkü güneyde tam teşekküllü radarlar, süratli sahil güvenlik gemileri ve helikopterlerle kontrol ediliyor sahiller...
Bunu bilen insan kaçakçıları, Kuzey Kıbrıs'ı basamak olarak kullanmak istiyor, hatta bazı insafsızlar, getirdiği gariban insanlara kuzeyi güney diye yutturup, ortada bırakıyor.
Kuzeyin tek sahil güvenlik gemisi, ihbar yapılsa bile bir taraftan diğer tarafa gidene kadar kaçakçılar sırra kadem basıyor.
Bu arada Avrupa Komisyonu da rapor yayımlamıştı ve bu raporda, mayıs ayından bugüne yasa dışı göçmen sayısının iki kat arttığı ve en yüksek seviyeye ulaştığı vurgulandı.
Rakamın bir anda 2919'dan 5844'e ulaştığına işaret edilen raporda, 5710 kaçak göçmenin Kuzey Kıbrıs'tan Yeşil Hat üzerinden, 128'inin İngiliz Üslerinden ve yalnızca 6'sının Güney Kıbrıs sahillerinden güneye gittiği belirtiliyor.
Rumlar ciddi kafa yoruyor bu işe, Rum İçişleri Bakanı Neoclis Silikotis, dün yeni göç politikaları tasarladıklarını söyledi. Peki bizde ne yapılıyor; bir yasa çalışması yapıldığını biliyoruz, basına yansıdı, ağır para cezaları gelecekmiş ama henüz sonuç yok.
Üstelik bu yasa ile ne kadar başarılı olunabileceği de tartışılır...
Senin sahillerini koruyacak radarların yok, süratli sahil güvenlik gemilerin yok, helikopterin yok, deniz polisin yok... Yok oğlu yok...
Yasa ile ağır cezalar getirmişsin ne yazar, adam gelir sahile bırakır göçmenleri kaçar da senin haberin de olmaz...
Övündüğümüzde bir harmanlık yer isteriz güvenliğimiz ile ilgili de nasıl güvendeyiz böyle, insan kaçakçılarıyla bile baş edemiyoruz.
Yine devlet olmanın bir gereğini yerine getiremiyoruz, sırasında avuç içi kadar dediğimiz ülkemizi, sınırlarımızı korumaktan aciziz.
Ne yani, daha kötü niyetli insanlar da denizden ülkemize sızabilir demek mi bu?
Bakın Rum kuş uçurmuyor ama biz yapamıyoruz, hiç mi gururunuz incinmiyor?
Tamam dünyanın her yerinde kaçak göçmen olayı var, uluslararası sorun olduğu bir gerçek ama bizim de deniz sınırlarımız delik deşik be kardeşim, yani bu kadar da olmaz ki.
Her şeye masraf yapılıyor da bu işe niye para harcanmıyor, gerekli olanlar niye satın alınmıyor?
"Ülkedeki 40 bin asker, yalnızca kara sınırlarımızı korumak için midir, karasularımızı korumaya bir o kadar daha asker mi lazım?" desem çok mu kırıcı olurum?
|