|
Gazete olarak beş büyük belediyeye ziyaret gerçekleştirme kararı aldık...
İlk durağımız da Mağusa Belediyesi oldu...
Gazeteden bazı yöneticiler ve köşe yazarlarıyla Mağusa'ya gittik...
Özel bir nedeni yok Mağusa olmasının, "oradan başlayalım" dedik ve öyle yaptık.
En çok sevinen de sevgili Ahmet Tolgay abimiz oldu, ne zamandır bu kentimizi ziyaret etmemizi istiyordu...
Zaten deneyimli gazeteci abilerimiz Ahmet Tolgay, Bilbay Eminoğlu ve Akay Cemal, Mağusa Belediye Başkanı Oktay Kayalp'ı soru yağmuruna tuttular...
Onların ilginç sorularıyla, geçmişten bugüne birçok bilmediğimiz şeyi de öğrenmiş olduk...
Mağusa, çocukluğumun, gençliğimin geçtiği kenttir, ortaokulu ve liseyi orada Canbulat Lisesi'nde okudum (şimdi ortaokul oldu), üç yıl da DAÜ'de eğitim gördüm...
Mağusa benim için özel bir kenttir, çok anım vardır oralarda, en güzel yıllarım oralarda geçti.
Kıbrıs'ta hangi kente gidersem gideyim, hiçbirine değişmezdim Mağusa'yı ve ne köyüm Alaniçi'nden ne de bu bölgeden başka bir yerde yaşayamayacağımı sanırdım.
Meğerse alışıyormuş insan; işyerimin bulunduğu Lefkoşa'ya da evimin bulunduğu Gönyeli'ye de alıştım.
Ve çok nankör davrandım Mağusa'ya; oralardan ayrılalı yaklaşık 10 yıl oldu, birkaç kez hasta ziyareti için hastaneye, bazı dost düğünlerine, bayramlarda teyzeme Ayluga'ya, seferberliğe Gülseren Kampı'na geldiğimde de KIBRIS Mağusa bürosuna uğrarım... En çok da DAÜ'ye gittim o da Mağusa'ya gitmek sayılır mı tartışılır...
Yani anlayacağınız kaçış o kaçış...
Bu ziyarette başkan Kayalp bize Mağusa'yı gezdirdi; uzun bir güzergahtı; Maraş'tan Glapsides'e kadar...
Meğerse ne çok değişmiş. Mağusa, daha da güzelleşmiş, modern olması gereken yerler modern olmuş, tarihi yapısının korunması için de özel bir özen gösterilmiş...
Oktay Kayalp, kendinden emin, yaptıklarıyla da gurur duyuyor ama "ben yaptım görevim bitti" demiyor, 14 yıl görevde ama daha hedefleri var, sanki daha dün göreve başlamış gibi heyecanlı gördük kendisini, yaptıklarından ve yapacaklarından bahsederken gözleri parlıyordu.
Anladığım kadarıyla sihirli formülü "gereksiz istihdam yapmamak", 300'lü rakamlarda devraldığı belediye personeli şu sıralar 200'lü rakamlarda...
Başkan, bugün birçok belediyenin batmasına neden olan "gereksiz, fazladan yapılan istihdam" yanlışına düşmedi.
Kayalp; "Buraya partiden adam gönderilmez, gönderilemez 'işe alın' diye, biz ihtiyacımız varsa, işimize yarayacak personeli alırız" diyor...
Oktay Kayalp, birçok iş için hizmet satın aldığını, dönemlik işler için personel doldurup da belediyeyi zora sokma yanlışına düşmeyeceğini söylüyor...
Başkana soruyoruz; "CTP'nin büyük ortağı olduğu hükümetin başarısız bir tablo çizmesi, tepkileri üzerine çekmesi, sizi de etkiler diye endişeniz var mı?"
Kayalp, oldukça emin cevap veriyor; "Hükümetin durumu kesinlikle bizi etkilemez, çünkü biz popülizm yapmıyoruz, hizmet veriyoruz... Yaptıklarımız ortada; UBP'liye de DP'liye de, ÖRP'liye de, TDP'liye de BKP'liye de tüm halkımıza eşit hizmet veriyoruz..."
Partisinin ne karar alacağını bilmediğini ama kendisinin yeniden aday olacağını da söylüyor başkan...
"Parti başka aday gösterirse bağımsız aday olur musunuz?" şeklindeki soruya da "Hayır, bağımsız olmam, ben partimden aday olacağım" şeklinde, politik ama anlamlı bir cevap veriyor.
Bu arada, özellikle Laguna'daki yeni düzenlemeyi çok beğendiğimi söylemeliyim, beklediğimden de iyi buldum.
Bir de yıllarca atıl duran bandabuliyanın (eski yemeklik çarşısı), restorana dönüşen yeni halini sevdim.
Surlar içini turistlerle dolu görmek mutlu etti beni...
Lefkoşa, surlar içini kaybetti ama Mağusa korudu, turizme kazandırdı, Mağusalıya kazandırdı...
Bugün insan, yerli halkın terk ettiği Lefkoşa surlar içinde yürümeye korkuyor, hele geceleri girmek için cesaret ister ama Mağusa surlar içinde rahatça yürüyebiliyorsunuz, Lefkoşa'daki gibi yerli halk surlar içini terk etmedi bu kentimizde... İki kent arasındaki en belirgin özellik bu olsa gerek.
Kentte, belediyeden şikayetçi olanlar da vardır mutlaka, bizim öyle üç- dört saatte göremeyeceğimiz kusurları da bulunabilir Mağusa'nın.
Biz Mağusa'ya, belediyeyi övmeye gitmedik...
Ama gözle görünen güzelliklerden de söz etmeden geçemezdik...
Tüm belediyelerin batakta olduğu bir dönemde tek kuruş borcu bulunmayan, bir "işletme" gibi yönetilen Mağusa Belediyesi'nin başkanı ve tüm ekibiyle "başarılı" olduğunu, özellikle Kayalp'ın bu işleri iyi beceren, kurt bir belediyeci olduğunu söylemeliyim.
|