Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Skandalda ikinci perde
Önce araca sonra demir kapıya vurdu
İki çocuğuyla sokağa atıldı
Ayri, Girne'de başka kızları da telefonla arayıp rahatsız etti
Avcılardan ağaç katliamı
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı
Tam uyum

YORUMLANANLAR
Okan Ersan, Almanları büyüledi [1]
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı [1]
Skandalda ikinci perde [16]
Avcılardan ağaç katliamı [2]
Tolga'dan bateri şov [1]
Tek suçlu olarak okul idarelerinin gösterilmesi doğru değil [1]
Sevgilisinin boğazını kesti, 6 yıl hapse gitti [2]
Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar [1]
13. maaş devam edecek, ikramiyelerden vergi yok [4]
Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı [3]
AİHM'de kayıplar davası görüşüldü [1]
Gece kulübünden kadınları baba yollamış [33]
Gazimağusa'da uyuşturucu operasyonu: 6'sı öğrenci 7 tutuklu [4]
Rusya Rum'a teslim [1]
Yusuf Erol, bugün toprağa verilecek [5]
Lefkoşa'da bıçaklı kavga [1]
Kim olursa olsun, izinsiz inşaatları mühürleyeceğiz [1]
"Bally" belası [1]
Yusuf Erol kurtarılamadı [1]
Girne'de uyuşturucu operasyonu [1]



HAYAT BÖYLEDİR İŞTE

Ali Baturay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   29 Eylül 2008, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

 İnsan bir yakınını kaybettiğinde, (hele de bu kaybettiği kişi genç bir insansa) hayata bakış açısı değişiyor.

    Ani ölümler, hayatımızdaki bazı hareketlerimizi gözden geçirmemize neden oluyor.

    Hırsımızın, kavgalarımızın, kalp kırışlarımızın gereksiz olduğuna kanaat getiririz.

    "Bu ölümlü dünyada neden bu işlerle uğraşıyoruz?" deyiveririz.

    Hatta ölümlerin çoğaldığı günlerde, "bugün varız, yarın yokuz" sözünü tekrarlayıp, hırslarımızın, tükenmek bilmez arzularımızın yersiz olduğunu düşünürüz.

    Bu konuda kendimizle küçük hesaplaşmalar içerisine girer, kimlerin kalbini kırdığımızın muhasebesini yaparız ve geriye dönerek, "değer miydi?" deriz.

     Var yere yok yere sinir oluşumuzun sağlığımızı bozmaktan başka bir işe yaramadığını idrak ederiz.

     Bu duygunun benzerini, ölümlü trafik kazaları olduğu zaman da yaşarız.

     Böyle bir kazaya tanık olduğumuzda, birkaç gün sürat yapmaktan kaçınırız, "artık sürat yapmayacağım" diye kendi kendimize sözler veririz...

     Ama hayat öyle bir şeydir ki kısa süre sonra normale döndürür bizi...

     Kendimize verdiğimiz tüm sözleri unuturuz, acıların verdiği dersler gittikçe usumuzdan silinmeye başlar ve yine hiç ölmeyecekmişiz gibi kavgalarımıza başlar, yine hırslarımızın, arzularımızın peşinden koşmaya başlarız...

     Aslında biz istemesek de şartlar bizi normal hayata ve o hayatın şartlarını uygulamaya zorlar.

     Elbette bir yakınını kaybeden, o acıyı ömür boyu hisseder...

     Ne kadar üzülsek, ne kadar yas tutsak da bir şekilde hayata dönmek zorunda kalırız.

    Biz dönmek istemesek de şartlar bizi hayata döndürür.

    Bazen geride kalan sevdiklerimize karşı sorumluluklarımızdan, bazen kaybettiğimiz kişilere son görevimiz icabı hayata dönmek, normal hayatımızı sürdürmek zorunda kalırız.

     "Ölenle ölünmez" sözünü sevmem ama gerçek bir sözdür bu.

     Aslında hayatta başkalarının kalbini kırmanın gereksizliği, hırslarımızın bize yanlış işler yaptırdığı, kavgalarımızın, entrikalarımızın, sırf bazı şeyleri elde etmek için başkalarının ardından oyunlar oynamamızın boş şeyler olduğu yönündeki düşüncemizin canlanması için illa ki bir ölüm mü olması gerekir?

     Aslında bunların gereksizliğinin, insan ilişkilerinde ve diğer ilişkilerimizde dikkatli olmamızın gerektiğini böyle şoklar yaşamadan da kavramamız gerekir.

     Hayatımızı hiç ölmeyecekmiş gibi kurup, ölümün çok yakında olduğunu bilerek hareket etmeliyiz.

     Hiç ölmeyecekmiş gibi uzun vadeli planlar, projeler yapmalıyız, dünyayla, çevremizle barışık olmalıyız, okumalı, yazmalı, öğrenmeli, hayatın tüm güzelliklerini yaşamalıyız, çünkü ölümün bizi ve yakınlarımızı ne zaman bulacağı hiç belli değil.

     Her an ölebileceğimiz veya yakınlarımızı kaybedebileceğimiz ihtimalini de göz önünde bulundurmalıyız ki düşmanlıklardan, kavgalardan uzaklaşıp, hayatın anlamını daha iyi kavrayıp güzelliklerini ön plana çıkarabilelim.

    "Söylemesi kolay" dediğinizi duyar gibiyim, evet söylemesi kolay ama bunları pek az insan başarabiliyor...

     Hayat, işte böyle tuhaf bir şeydir, acılar olmasaydı sevinçlerin, mutlulukların; başarısızlıklar olmadan başarıların, zaferlerin anlamı olmazdı belki de...

    Birbirinin zıddı gibi görünseler de aslında birbirlerini beslemektedirler; üzüntüler, başarısızlıklar, insanın hanesine "tecrübe" olarak yazılıyor, bundan bir sonuç veya ders çıkarabilirse...

    Bazen dibe vurmak, hayatı ve insanları tanımak için bir fırsat olur ve gelecek başarılar için panzehir değeri taşır anlayabilene ve ders çıkarabilene...

    Biliyorum, bu ülkede yaşayıp da insanın bir şeylere kafayı takmaması, asaplarını bozmaması için sinirlerinin alınmış olması gerekiyor, kolay değil ama biz elimizden geldiğince sağduyulu olmaya çalışmalıyız, inanın sağlığımız için de, çevremizle ilişkilerimiz için de, iş ve aile yaşamımız için de en iyisi bu...

   484 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
21 Kasım 2008, Cuma   ÇOCUK ÇOCUKTUR, IRKI MI OLUR ÇOCUĞUN?
20 Kasım 2008, Perşembe   SABIKALI LİDERLER
19 Kasım 2008, Çarşamba   VARSIN ALEMCİ OLSUN
18 Kasım 2008, Salı   ÖNCE TRAFİĞE KAPSAMLI ÇÖZÜM
16 Kasım 2008, Pazar   UMUT YOLCULUĞUNDAKİ İNSAN
15 Kasım 2008, Cumartesi   KUTLAYALIM
14 Kasım 2008, Cuma   CUMARTESİ AMELİYAT EDEMEM, DEVLET HASTANESİNDE MESAİ YOK
11 Kasım 2008, Salı   İŞADAMLARI TEHLİKEYİ GÖRDÜ
10 Kasım 2008, Pazartesi   FAKİR BÖLGENİN BELEDİYESİ: İSKELE
09 Kasım 2008, Pazar   BU DA FİKRET'İN DRAMI



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.6944 1.7064
1 STERLİN 2.5170 2.5358
1 EURO 2.1221 2.1370



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

LİDERLERİN KULAĞINA KÜPE...

Ali Baturay

ÇOCUK ÇOCUKTUR, IRKI MI OLUR ÇOCUĞUN?

Hasan Hastürer

Beni ciddi anlamda rahatsız ediyor be gard...

Mustafa Doğrusöz

KIRMIZI ÇİZGİLİ YILLAR 49

Akay Cemal

Rusya'dan sevgilerle, görüşmeler keres...

Ahmet Tolgay

VAHŞİ BATI'NIN GECESİ: KIZILDERİLİLER ...

Bilbay Eminoğlu

Dostlar alışverişte görsün

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Londra'da öğretmen...

Dilek ÇETEREİSİ

Başbakan "çak" yaptı,Ekenoğlu gürl...

Aysu Basri

BABALARINA BENZEYEN NESİLLER

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Yine Mustafa

Oğuz Metiner

Hac mevsimi dolayısıyla

Harid Fedai

Şehir Mektubu





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital