Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
5 ayaklı, çift cinsel organlı dana
Rütbeler iki yıl sonra geri alındı
'Karar seçimlik'
Ölümlü trafik kazası sanığı itham edildi
30 milyon TL alacak var
Kime karşı alıyorsunuz?
Hırsızlıkla suçlanan çocuklar 5 gün daha tutuklu
Bıçaklı saldırı olayının zanlıları, 8 gün daha tutuklu

YORUMLANANLAR
Kime karşı alıyorsunuz? [2]
Şeyho'ya 3 yıl [1]
Arkadaşına tuzak kurdu, hapse gönderildi [2]
Marinero Restaurant'ta Y A N G I N [4]
Kabak çiçekleri başına iş açtı [5]
Türkiye kaynıyor [2]
Emisyon denetiminde 676 araçtan 243'ü sorunlu [1]
Tam bir skandal [9]
Hamitköy'e içilebilir su [1]
Talat, seçim sürecinde tarafsız kalacak [2]
Maaşlar yargıda! [5]
Avcı: ÖRP, kilit parti olacak [2]
İngiltere donuyor [2]
Eroğlu: Erken seçim kararı mecburiyetten alındı [2]
"Hatalar sadece Gönyeli'nin lehine" [1]
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [8]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [3]
Yasayı nasıl deldiler? [1]



BU DA FİKRET'İN DRAMI

Ali Baturay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   9 Kasım 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Hüseyin Mercan dostumuzun dramını anlatmıştım size geçen günlerden birinde.

   Bir dostumuzun dramı daha var...

   Başka meslektaşlarımız yazdı daha önce basın emekçisi Fikret Betmezoğlu'nun başına gelenleri, hakkını ararken hapse düşme hikayesini...

   Ama bir de ben anlatayım sizlere...

   Fikret'le 1995-1998 yılları arasında Yenidüzen gazetesinde birlikte çalıştık, dizgicimizdi.

   Kafa dengi bir arkadaştı...

   Espriler yapar, şakalaşırdık sürekli.

   Bol bol futbol muhabbetleri yapardık.

   İş arkadaşı olmazdan önce onu futbolcu olarak tanımıştım, iyi futbol oynuyordu.

   Biraz gayret gösterse, büyük bir kulüpte uzun yıllar oynayacak yetenekteydi...

   Hatırlıyorum, ta o zamanlardan hakkının yenmesine isyan ederdi, adaletsizliğe uğradığını düşündüğünde mutlaka sesini çıkarırdı.

   Sonra başka başka şirketlerde çalıştı.

   Özel sektörde çalışmanın tüm ağırlığını fazlasıyla taşıdı.

   Özel sektörde çalışanların yaşadığı sorunların birçoğunu o da yaşadı.

   Yedi sülalesi, bugün iktidarda olan CTP'nin en sıkı partilileriydi, bu nedenle beklentisi vardı Fikret'in partisinden, kendisini bir yerlere yerleştirsin diye...

   Kimseye yapmasalar o da istemeyecekti de, "yapmak istediklerine yapıyorlar, partili olmayanları da kitle partisi olma uğruna ödüllendiriyorlar" diye öfkeliydi, isyanı onaydı...

   Uzunca bir bekleyişten sonra devlet çalışanı olma umudunu yitirmişti zaten.

   Çalışarak, daha fazla çalışarak, aynı anda iki yerde çalışarak kapatacaktı artık arayı...

   İşçi adamdı, çalışmalıydı, öyle de yapıyordu.

    Çalıştığı yerde gelip teklif etmişler kendisine başka bir yerde çalışsın diye, kabul etmiş, bu iş dizgicilik, matbaacılık değil de bu kez tahsildarlıktı.

    Çalışıyordu çalışmasına da dört ay boyunca maaşını alamamıştı.

    Şeytan dürttü kendisini, topladığı 10 bin YTL'nin içinden 1800 YTL tutarındaki maaşını aldı ve işi bıraktı.

    İşverenine de söyledi; "aha ben paramı alıyorum ve işi bırakıyorum, bu şartlarda çalışamam" diye.

    Kabul etti işvereni ve Fikret ayrıldı oradan.

    Ancak yatırımlarını da yapmamıştı bu şirket.

    Fikret, "sosyal sigorta", "ihtiyat sandığının" yatırılmamasını da kabullenemiyordu.

    Yatırımlarının yapılmamasına fena halde bozuluyordu, çünkü biliyordu ki işçi adamın geleceği "sosyal sigorta" ve "ihtiyat sandığıydı" başka bir şey değildi.

    Söz konusu şirketi yatırımlarını yapmadı diye Çalışma Dairesi'ne şikayet etti Fikret...

    Daire, tam altı ay sonra hesap sordu bu şirketten.

    Ve işte ne olduysa ondan sonra oldu.

    "Sen beni Çalışma Dairesi'ne şikayet edersin ha" diyerek, Fikret'in o tahsil ettiği 10 bin YTL'den 1800 YTL'lik maaşını almasını tam altı ay sonra "hırsızlık" diye polise şikayet etti, tutuklattı onu.

    Fikret, bu şirketi Çalışma Dairesi'ne yatırımlar ile ilgili şikayet etmese, tahsil ettiği para içinden maaşını alması sorun olmayacaktı.

    Öyle olsa altı ay bekler miydiler?

    Hem maaş vermeyeceksin, hem yatırımlarını yapmayacaksın hem de adamı insafsızca mahkum ettireceksin.

    Fikret, avukatının da yanlış yönlendirmesi sonucu 6 ay hapse mahkum oldu.

    Gariban bir işçi, hakkını ararken maalesef hapsi boyluyor, hem de bu işçi bir basın emekçisi, hem de bu işçiyi hapse mahkum ettiren bir gazete, bir gazeteci, her gün haktan hukuktan, adaletten bahseden bir gazeteci...

    Üzülmemek elde değil.

    Çalışma Bakanlığı, Çalışma Dairesi maalesef özel sektörde çalışan insanların yatırımıyla ilgili gerekli kontrolleri yapmıyor, yapamıyor, yaptırım gücünü kullanmıyor, işverene karşı çalışanı koruyamıyor.

    Bakın işte; suç işleyen haklı konuma, hakkını arayan suçlu konuma düşmüş hapis yatacak.

    Başka tarafta adamların adı 170 kiloluk uyuşturucu ile anılıyor ama serbest kalabiliyorlar.

    Diğer tarafta adamlar kızına, kız kardeşine cinsel istismarda bulunuyor serbest kalabiliyor.

    Öte tarafta adamlar yolsuzlukla ilgili yargılanıyor serbest kalıyor ama topu topu 1800 YTL için, tahsil ettiği paranın içinden kendi maaşı olan parayı aldığı için Fikret altı ay hapis yatıyor.

   Söyleyin bana adalet bunun neresinde?

   Ve bir de isyan var... Fikret'in bir yakını geçen gün bana dert yandı ve tepkisini şu sözlerle ortaya koydu:    

   "Geçmişte kendilerine küfredenleri şimdi kanatlarının altına aldılar. Ve o adamlar, hükümetin de denetimsizliği nedeniyle evladımızın yatırımını yapmadı ve o adamlar haksız iftirayla evladımızı hapse gönderdi. CTP'nin hükümetliği döneminde, en sonunda evladımızı hapse de gönderdik ya ne mutlu bize..."

   488 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
04 Ocak 2009, Pazar   Gazze'deki dram
22 Aralık 2008, Pazartesi   114 KİŞİNİN İŞTEN ÇIKARILDIĞI GÜN BELEDİYEYE MİSAFİR OLMAK!
21 Aralık 2008, Pazar   FUTBOL FEDERASYONU, KOP'A ÜYELİK KONUSUNDA YALNIZ KALDI
14 Aralık 2008, Pazar   HELVA İMALATHANESİ BATTI SAYIN BÜYÜKELÇİ
13 Aralık 2008, Cumartesi   İSTİFA
11 Aralık 2008, Perşembe   EKONOMİSTLERDEN SONRA ÖMER ADAL DA GERÇEKLERİ GÖRDÜ
10 Aralık 2008, Çarşamba   DERSHANE BASKINININ HATIRLATTIKLARI
08 Aralık 2008, Pazartesi   ÇOCUKLAR BAYRAMLARDA PİNTİ YETİŞKİNLERİ SEVMEZ
07 Aralık 2008, Pazar   TALAT, SÜT ÇOCUĞU İSE HRİSTOFYAS NASIL BİR ÇOCUKTUR?
03 Aralık 2008, Çarşamba   KAYBETMEK



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5451 1.5560
1 STERLİN 2.3340 2.3513
1 EURO 2.0988 2.1136



YAZARLAR : .

Reşat Akar

Ortak devlet gibi ortak demeç de olmaz!

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (54)...

Akay Cemal

'Karasuları', Rus tatbikatı ve ...

Hasan Hastürer

Gaderi gara Lefkoşam...

Bilbay Eminoğlu

Bu ne biçim dünya?... Bu ne biçim insanlık...

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Ahmet Tolgay

Klasik Sinema Kuşağımızda yarın akşam: WES...

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

SİNAN AYGÜN VATANDAŞ MI OLACAK?!

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Seçim aracı olarak savaş

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital