|
Gerçekçi olun biraz...
Bırakın bana edebiyat yapmayı.
Elinizi yüreğinize koyun da gerçekleri söyleyin; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin bugünkü yıldönümü nedeniyle coşkulu musunuz?
Mesela sizi coşturan nedir?
Söyleyin bana...
Gerçek anlamda bir devlet olabildi mi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti?
Kıbrıslı Türklere ne kazandırdı bu devlet?
Uluslararası alanda kazandırdığı nedir?
Peki ulusal alanda ne kazandırdı?
Yok kızmayın, "böyle günde böyle şeyler sorulur mu?" demeyin.
Tam da böyle bir günde sormak lazım.
Aleyhimizde BM kararları, ambargolar, tecritler...
Nasıl geldi bunlar, ne oldu da böyle içimize kapandık?
Görkemli, gösterişli törenler düzenleyebilir, nutuklar atabiliriz ama bunlar bazı gerçekleri ortadan kaldıramaz ki.
Olsa olsa kendimizi kandırırız.
Devlet...
Bir devlet ki dünya onu devlet olarak tanımıyor.
Bir devlet ki çalışanını dahi ödeyemiyor da Türkiye'den para dileniyor.
Yolunu, köprüsünü, spor salonunu, camisini, su şebekesini Türkiye'nin yapmasını bekliyor.
Bir devlet ki para birimi yok.
Bir devlet ki milli marşı yok.
Bir devlet ki merkez bankası var da oraya kendi ülkesinden birini atayamıyor.
Bir devlet ki güvenlik kuvvetlerinin başına kendi ülkesinden birisinin yer alması imkansız.
Bir devlet ki Türkiye'deki hükümetler hangi partiyi işaret ediyorsa o kazanıyor, istemediği hükümette tutunamıyor.
Bir devlet ki hükümeti, muhalefeti Türkiye hükümetlerine şirin görünmeye çalışıyor...
Bir devlet ki dışarıdan gelen nüfus kendi nüfusunu geçmiş neredeyse.
Sorunlar altında ezilmiş bir devlet...
Tanınmamışlığın avantaj gibi kullanıldığı, gayrı yasallığın kol gezdiği bir devlet.
Telif haklarının, tüketici haklarının, hasta haklarının dikkate alınmadığı, her türlü korsanlığa müsait bir devlet.
Sanayisi, üretimi durmuş, tüketim toplumuna dönüşmüş bir devlet...
Doğası yok edilmiş, dağları oyulmuş, çöplüğe dönüşmüş bir devlet...
Trafik kazaları, kanser vakaları, kalp krizlerinin tavan yaptığı bir devlet...
Elektrik kesintilerinin ve elektrik faturalarının insanları çıldırttığı bir devlet...
Daha sayayım mı?
Oyun sanki.
Sanki hükümetçilik, devletçilik oyunu oynanıyor.
Hadi "yalandır" deyin, "abartıyorsun" deyin...
Deyin de beni utandırın, "yok, bu senin dediğin gibi değil de böyledir" deyin lütfen.
Demekle kalmayın, kanıtlayın da bana...
25 yaşına basmış ama henüz tanınmamış ve tanınmayacağı da aşikar lokal bir devlet...
Hadi kutlayalım, bir ton da güzel laf edelim, milli duygularımızı yükseltelim bakalım...
Ama devletin halkı mutsuz...
Halkı umutsuz...
Halkı tükenmiş, geleceğinden endişeli...
Yok, ben kimsede coşku göremiyorum...
Yalnızca protokol coşkulu görünüyor ama inanın onlarınki de sahte...
Ama kutlayalım yine de, kutlamaktan ne çıkar ki, hadi kutlu olsun KKTC'nin 25'inci yaşı...
|