Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
5 ayaklı, çift cinsel organlı dana
Rütbeler iki yıl sonra geri alındı
'Karar seçimlik'
Ölümlü trafik kazası sanığı itham edildi
30 milyon TL alacak var
Kime karşı alıyorsunuz?
Hırsızlıkla suçlanan çocuklar 5 gün daha tutuklu
Bıçaklı saldırı olayının zanlıları, 8 gün daha tutuklu

YORUMLANANLAR
Tam bir skandal [7]
Hamitköy'e içilebilir su [1]
Şeyho'ya 3 yıl [1]
Arkadaşına tuzak kurdu, hapse gönderildi [2]
Marinero Restaurant'ta Y A N G I N [2]
Kabak çiçekleri başına iş açtı [3]
Eroğlu: Erken seçim kararı mecburiyetten alındı [1]
"Hatalar sadece Gönyeli'nin lehine" [1]
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [7]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [2]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Talat, seçim sürecinde tarafsız kalacak [2]
Maaşlar yargıda! [5]
Avcı: ÖRP, kilit parti olacak [1]
İngiltere donuyor [1]
Kim çözecek? [1]
Eroğlu, seçim startını Karpaz'dan verdi [3]
Aralık ayı hayat pahalılığı oranı yüzde -1.6 [2]



UMUT YOLCULUĞUNDAKİ İNSAN

Ali Baturay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   16 Kasım 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Ülkemizde mültecilere, kaçak göçmenlere, kaçak göçe ilişkin sorunlar artarken, bu konuya duyarlı okurumuz; Indianapolis Üniversitesi'nden Gülsün Güler de bize bir makale gönderdi.

   Kısacık bir yazı ama konuyu gündeme getirme, bu soruna duyarlılığı artırma adına bir şeyler söylüyor.

   Gülsün Güler'in yazısını sizinle paylaşmadan önce sevgili Murat Kanatlı'nın eleştirileri aklıma geldi. 

   "Göçmenleri taşıyan gemileri kıyılarımıza yanaştırmamayı" çözüm olarak görenlere (ki bu konuda maalesef ben de öneriler yapmıştım) yönelik Murat Kanatlı'nın yaptığı eleştiriler yerindeydi.

   Murat, "İnsan kaçakçılarının risk almayı istememelerinden dolayı karaya yanaşamayan göçmenlerin bedenleri, yine karaya çıkacak ama ceset olarak! Kıyılarımızdan cesetler toplayacağız çünkü geldikleri teknelerle daha da uzağa gidilemez" diyordu...

   Biz, "önlem alın onları buralara yanaştırmayın" diyorduk, olayın insani yönünü göz ardı ederek.

   Bu insanları özellikle balıkçı tekneleri ile taşıdıklarını, ancak büyük gemilerle de olsalar, insan kaçakçılarının risk almadan ya gemiyi batırdığını ya da denizin ortasında gemiyi terk ederek kaçtığını aklımıza getirmiyorduk.

   Bu yöndeki Murat Kanatlı'nın uyarılarından etkilendiğimi söylemek zorundayım.

    Zavallı insanların sırf ülkemize gelmemesi adına yaptığımız önerilerle aslında bir anlamda ölümlerini istediğimiz gerçeğini düşünüyorum da bunu korkunç buluyorum.

   Ülkemizi yönetenleri global çözümler bulmaya yöneltmek yerine radarlar, botlar, balıkadamlar almalarını tavsiye etmenin anlamsızlığını kavradım, bu insanları kendi coğrafyamızdan uzak tutmayı başarabilirdik belki ama bu çok bencilce bir çözüm olurdu.

   Çünkü bize gelemeyecekler ama başka yere de gidemeyecekler, öleceklerdi. 

   Konu açılmışken bu özeleştiriyi yapmak istedim.

   Bu tartışmaları yine yapacağız, konuyu yine gündeme getireceğiz ama bugün okurumuzun yazısını sizinle paylaşmak istiyorum.

   İşte Gülsün Güler'in "Umut Yolculuğundaki İnsan" başlıklı yazısı:

   "Mültecilere ilişkin alınan kararlar doğrultusunda mülteci, ırkı dini milliyeti belli bir sosyal gruba bağlılığı veya siyasi görüşleri nedeniyle zulme uğramaktan korkan ve bundan dolayı vatandaşı olduğu ülkenin korumasından yararlanamayan veya içinde bulunduğu korkudan dolayı ülkesini kendi isteği dışında terk etmek zorunda kalan ve dolayısıyla umut yolculuğuna çıkan insanlardır.

   Birçok ülkede milyonlarca mülteci bulunmaktadır.

   Büyük bir çoğunluk fakir veya gelişmemiş ülkelerden karnını doyurmak ve sığınacak bir yuva bulmak için ayrılmak zorunda kalmaktadır.

   Fakat gelişmiş ülkeler, mültecilerin girişlerini kısıtlamak için katı kurallar sunmaktadır.

   Ülkemizde de mülteci sayısı her geçen gün artış göstermektedir.

   İnsanoğlu temel insan haklarının ve kişisel güvenliğinin korunmasını kendi ülkesinden bekler fakat mülteciler için durum farklıdır, mülteciler kendi ülkelerinde temel haklardan yeterince faydalanamamakta veya kendi ülkeleri bu hakları sunmakla isteksiz davranmaktadır.

   Mülteciler sorunu, özellikle devlet sınırlarının belirginleştiği 19. yüzyıl sonlarında ortaya çıkmıştır.

   Mültecilerle ilgili tüm sorunlar birçok ülkeyi ilgilendirir.

   Bu nedenle mültecilere yardımcı olmak ve sığındıkları ülkelere uyum sağlamalarını kolaylaştırmak için uluslararası örgütler gerekmiştir.

   İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra 1951'de kurulan Birleşmiş Milletler Yüksek Komiserliği (BMYK- UNHCR); ırk, din ya da siyasi düşünceleri nedeniyle vatandaşı olduğu ülkede barınamayan kişilere mülteci olarak yerleştirildikleri ülkelerde yasal koruma sağlar.

   BMYK, mülteciler ve sığınma talep eden kişileri ülkenin koruma sorumluluklarından haberdar olur.

   Sorumluluklarını başarı ile uygulamalarını mültecilerin yerleştiği ülkelerin hükümetleriyle ilişkiye girerek takip eder.

   Mülteciler, bulunduğu ülkede de o ülke vatandaşlarına tanınan birçok haktan yararlanamaz.

   Ancak sığınılan ülke mültecileri tehlikeyle karşı karşıya kalacakları topraklara zorla gönderemez, mültecilere yabancılara sağlanılan ekonomik ve sosyal haklardan yararlanma imkanı sağlar.

   Ayrıca sığınma imkanı tanınan kişilerin eşlerine ve çocuklarına sığınılan ülkeye giriş izni sağlanmalıdır.

   Bu yüzden ülkeler BMYK ile işbirliği yapmakla yükümlüdürler.

   Bununla birlikte BMYK kişi kurum veya kuruluşların özellikle sivil toplum kuruluşlarının desteğini almayı hedef edinmiştir ki bu durum 1951 Cenevre sözleşmesinde mültecilerin statüsüne yönelik hakların sağlanmasıyla belirtilmiştir.

   Ülkemizde de sivil toplum kuruluşları ile birlikte devlet yetkilileri her türlü desteği ve işbirliğini yabancı kurum veya kuruluşlarla yaparak ve toplumun bunda aktif rol almasını sağlayarak mültecilere ilişkin sorunların azalmasını sağlamış olacaktır.

 

GÜLSÜN GÜLER

Uluslararası İlişkiler

University of Indianapolis alum 08"

   596 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
04 Ocak 2009, Pazar   Gazze'deki dram
22 Aralık 2008, Pazartesi   114 KİŞİNİN İŞTEN ÇIKARILDIĞI GÜN BELEDİYEYE MİSAFİR OLMAK!
21 Aralık 2008, Pazar   FUTBOL FEDERASYONU, KOP'A ÜYELİK KONUSUNDA YALNIZ KALDI
14 Aralık 2008, Pazar   HELVA İMALATHANESİ BATTI SAYIN BÜYÜKELÇİ
13 Aralık 2008, Cumartesi   İSTİFA
11 Aralık 2008, Perşembe   EKONOMİSTLERDEN SONRA ÖMER ADAL DA GERÇEKLERİ GÖRDÜ
10 Aralık 2008, Çarşamba   DERSHANE BASKINININ HATIRLATTIKLARI
08 Aralık 2008, Pazartesi   ÇOCUKLAR BAYRAMLARDA PİNTİ YETİŞKİNLERİ SEVMEZ
07 Aralık 2008, Pazar   TALAT, SÜT ÇOCUĞU İSE HRİSTOFYAS NASIL BİR ÇOCUKTUR?
03 Aralık 2008, Çarşamba   KAYBETMEK


Yorum Sayısı:   3
  Ahmet         - lefke 17 Kasım 2008, Pazartesi 11:58 
bence bizimkiler Rumlara sorun olsun diye fazla önemsemiyor ve Güney'e geçmelerine göz yumuyor kaçak göçmenlerin. bu bir politika olmuş ama bizimkiler kötü niyetli de olsa bu insanlara istemeden iyilik yapıyor. Bu konudaki duyarlılığınızı teprik ederim
  mehmet seven         - Girne 17 Kasım 2008, Pazartesi 11:57 
Bugün özeleştiri yaptığınız ve önerilerim yaznlıştı dediğiniz o yazı da güzeldi aslında. yetkililerin acizliğini yazmıştınız. tamam Murat beyin uyarıları gerçekten güzel, anlamlı ama yetkililerin bu konuda yetersiz ya da isteksiz kaldığı da bir gerçek. bu yüzden kendinize fazla haksızlık etmeyin, doğru tespitler yapmıştınız.
  Şenay         - Londra 17 Kasım 2008, Pazartesi 11:56 
Sizi takip ediyorum, özeleştiri yapmaktan kaçınmıyorsunuz. Alçak gönüllü birisiniz, "hata yapmıştım", "ben yanlıştım" diyebilmek ne güzel. Bu sizin büyüklüğünüzü gösteriyor. tebrik ederim


DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5451 1.5560
1 STERLİN 2.3340 2.3513
1 EURO 2.0988 2.1136



YAZARLAR : .

Reşat Akar

Ortak devlet gibi ortak demeç de olmaz!

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Hasan Hastürer

Gaderi gara Lefkoşam...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (54)...

Akay Cemal

'Karasuları', Rus tatbikatı ve ...

Ahmet Tolgay

Klasik Sinema Kuşağımızda yarın akşam: WES...

Bilbay Eminoğlu

Bu ne biçim dünya?... Bu ne biçim insanlık...

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

SİNAN AYGÜN VATANDAŞ MI OLACAK?!

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Seçim aracı olarak savaş

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital