|
Amerika'da yayınlanan tanınmış 'The Washingtonian" dergisi, bütün dünyada dine dönüş başladığını kapak konusu yapmış. Kapakta aynen şu cümleler yer alıyor:
"ALLAH'A DÖNÜŞ BAŞLADI
Kaybettiklerimizi kazanmak için,
Mutlu bir gelecek için,
Hayatımıza mana kazandırmak için,
Çocuklarımıza sahip çıkmak için,
Gerçek barışı bulmak için,
Nikâhı korumak için
DİNE DÖNÜYORUZ"
(GOD IS BACK TO RESTORE SOMETHİNG LOST - To find a date - To add meaning to their lives - To help their kids - To find some peace - To save their marriages - WASHINGTONIANS ARE RETURNING TO RELIGION)
Howard Means imzasıyla yayınlanan baş makalede, Amerika'da genç neslin bir dini arayış içinde olduğunu müjdeleyerek konuya girilmiş. Ve devam ediyor: "Dine dönenler her gün daha çok artış gösteriyor. Artık; "Ne yapıyorsun?" sorusunun yerine, "Nerede ibadet ediyorsun?" Sorusu alıyor. İnsanlar hayatlarında, şimdi Allah'a daha çok zaman ayırıyorlar. Anneler, çocuklarının terbiyesi ile ilgileniyor; babalar akşam olunca evlerine dönüyorlar. Çocuklar; "Nereden geldik, nereye gidiyoruz?" sorusunun gerçek cevabını arıyorlar. Allah'a, âhiret gününe imân etmenin dünya lezzetlerini acılaştırmadığını; bilakis tatlılaştırdığını artık keşfetmiş bulunuyorlar. Egoizme dayanan materyalist dünya anlayışının aile hayatını, sosyal yardımlaşmayı, büyüklere saygıyı alıp götürdüğünü saadetimizin bedeline öğrenmiş bulunuyoruz.
Bu mevcut medeniyetimizin yıkılmasını istemiyor isek; ruhlarındaki laik üst yapıyı dini kurumlarla birleştirmek zorundayız. Bugün Batı Dünyasında, bu gayeye ulaşmak için çalışmalar yapılıyor. Ancak itiraf etmeliyiz ki, ruhi diriliş öyle bizim istediğimiz anda gerçekleşiverecek bir hadise değildir. Bunun için "alt zemin" mertebesinde olan "ruhi olgunluğun" tesis edilmesi gerekiyor. Bu da maalesef ağır gerçekleşen bir prosestir.
Geleceğin tarihçileri, insanlığın birleşmesini sağlayacak tesirin ne teknik alanda, ne ekonomik, ne askeri, ne de siyasi alanda aranmaması; ancak ve ancak DİN alanında aranması gerektiğinde birleşeceklerdir.
Tüketim ekonomisi ile büyük sermayeler toplayan sanayileşmiş Batı devletleri, manevi bir çöküntünün eşiğine gelmişlerdir. Dini, pratik hayattan silen materyalist devlet sistemleri dev boyutlara ulaşan gençlik problemlerine çare bulamıyor. Yıkılan aileyi tekrar tesis edemiyor. Gittikçe tembelleşen ve her şeye boş veren "insan yığınları" Batı Medeniyetini çöküntüye götürüyor.
Düşünen ve araştıran beyinler, İslamiyet'ten başka hiçbir dinin iki cihan saadeti vaat edip insanları kardeş olmaya çağırmadığını biliyorlar. Ellerinde başka çare kalmayan Batı yöntemleri de, arzu etmedikleri halde, İslamiyet'e geçiş izni veriyorlar!..
|