Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Alev aldı çakıldı: 153 ölü
Provokasyon
"Bonfile şebekesine" polis operasyonu
Oğuz Veli Beidoğlu vefat etti
Kaçak apartmanlar mühürlendi
Paraya tamahımız yok
Bağdat'tan Suriye'ye Suriye'den KKTC'ye
Güney Kıbrıs'taki fanatik Rum örgütleri cesaretlendiriliyor
Millilere Danimarka piyangosu
Bağcıl'dan görkemli açılış
Lefke'de şenlik başladı
Türkiye'den güzel prova: 1-0
Altın adam Ramazan
Gönyeli bugün resmi açılışı yapıyor
Adal: Hata yapma lüksümüz yoktur
Spor ve sanat bir arada

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

RESM-İ İŞKENCE

Aysu Basri

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   17 Temmuz 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Dün sabah 10.40'da İktisat Bankası Merkez Binası önünden hareket ediyorum.

Hava sıcak, yollar kalabalık.

Birkaç kilometrelik güzergah ile Kıbrıs Medya Grubuna ancak 45 dakikada ulaşabiliyorum.

45 dakika benim Lefkoşa Mağusa mesafem. Şehirlerarası yani.

Bir maçın, bir filmin yarısı.

45 dakika saat başı ödenen bir işçinin ücretine denk.

45 dakika önemli bir zaman dilimi.

Her milli bayram öncesi mutlaka prova yapılır.

Tanklı tüfekli, askerli resmi geçitler düzenlenir.

Ve mutlaka, günlük rutin hayat da etkilenir bundan. Sanki temel amaç, askerin kendisini hissettirmesiymiş gibi, her provada ve her gösteride yollar kesilir.

Yolların kesilmesi yetmezmiş gibi, normal trafik akışının devam etmesi için de alternatif güzergahlar yaratılmaz.

Yasak yollarda bekleyen polis, yönlendirmekten öte, sadece yolun yasak olduğunu bildirmekle görevlidir.

Oysa trafiğin akışını düzenleyen trafik polisi, geçilmez demekten öte, nasıl geçilebileceğini gösterendir.

Biz çocukken, kitaplarımızdaki trafik polisi, beyaz bir varilin içinde dururdu. Beyaz eldivenli ve güler yüzlü, dost amcaydı.

Trafiğin kapanışını değil, akışını sağlardı.

Ama ne beyaz varil vardı resimdeki gibi bizim ülkemizde, ne de beyaz varildeki trafik polisi.

Zaten o zamanlar trafik akışını sağlayacak bir yoğunluk da yoktu galiba sokaklarda.

Hatırlamıyorum.

20 Temmuz'dan sonra 30 Ağustos var. Sonra 29 Ekim, sonra 15 Kasım. Arka arkaya gelecek bu milli bayramların her provası ve her töreni, normal rutin hayatımızı etkileyecek.

Savaşlar, topraklar için yapılıyorsa, askerlerin toprak önceliği tutması anlaşılırdır. Ama insanı bunun önüne koymamak, ya da koyduramamak daha farklı yorumlanmalı.

Biz yıllardır yaşadığımız bu gibi küçük işkenceleri o kadar normalleştirmişiz ki, sıradan olmuşlar. Oysa halka saygı duyan hiçbir kurum, bu kadar göz ardı edemez yaşattığı işkenceyi.

Bu kadar yıl içinde provalar ya da törenler için trafiğin ana damaları değil de daha farklı, daha sakin yerler yaratılabilirdi. Mevcutlar değerlendirilebilirdi.

Ama nedense işkenceyle de olsa gücün kendini hissettirmesi gerekiyor.

Her yıl, defalarca, sıcağın altında hiçbir alternatif güzergah kullanamadan, hiç ilerlemeyen uzun bir kuyrukta beklemek ve bunu kabullenmek zorunda kalmak, sadece bizim gibi olağandışı koşulları olan ülkelere ait.

Bundan daha normal koşullar görmeyen kuşaklar için bunu kabullenmek zorlaşmıyor. Ama toplumu da hak ettiği değer noktasına taşımak kolaylaşmıyor.

Geçen hafta, keyifli bir deniz macerasından sonra şehir turu atıyoruz, Mağusa'da.

Derken Maraş'a kadar uzanıyoruz. Hâlâ bir tarafı yasak olan o sokak, aynı şaşkınlığı yaratıyor bende.

Hiç daha farklısını görmesem de hayatımda, şaşırıyorum koca bir şehrin, bir tarihin bu kadar sebatla hâlâ bekliyor olmasına.

Maraş'ta teller ardında babutsalar var, ya da diken, mısır veya frenk incirleri. Yapraklarının yarısı teller ardında, yarısı izinli sokakta.

Çocuklar oynarken, tellerin ardındakilere de önündekilere de ancak boylarının ulaşabildikleri kadar sahip olabiliyorlar.

Ama teller, göz hakkını yasaklayamıyor yine de.

Bir dönem, cüzi bir ücret karşılığı Maraş'ta yasak bölgede, kontrollü olarak sahili kullanması serbestken halkın, birkaç ay önce yeni bir yasak gelmiş bu uygulamaya.

Artık kontrollü de olsa, sivil halk kullanamıyor bu yasak sahili de.

Sahil girişi sadece askerler ve aileleri için serbest.

Çok normal. Çünkü normal koşullarda yaşamıyoruz ve kolay normalleştiriyoruz her şeyi.

Sadece yabancıya ait olana karşı haklaşan göz hakkı, bizde ne kendimizde, ne de yabancıda işlemiyor her zaman.

Sanırım en büyük acılarımızı, halkı hak ettiği değer noktasında göremeyen anlayışlar yüzünden çekiyoruz.

En büyük hatayı da bu kadar normalleştirmişken normal olmayan her şeyi, hak ettiğimiz değeri talep edememekle yapıyoruz.

   636 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
15 Ağustos 2008, Cuma   ÇÖZÜM OLACAĞINA İNANMAYANLAR NASIL ÇÖZÜM YAPACAK?
14 Ağustos 2008, Perşembe   CTP'NİN KURTULUŞU ÇÖZÜM
13 Ağustos 2008, Çarşamba   KAMU SAĞLIK ÇALIŞANLARI YASASI
12 Ağustos 2008, Salı   HASSASİYETLERİMİZ NASIL ŞEKİLLENİYOR?
11 Ağustos 2008, Pazartesi   KAMU SAĞLIK ÇALIŞANLARI YASASI ve TIP FAKÜLTESİ ISRARI
10 Ağustos 2008, Pazar   ÜNİVERSİTE SORUNSALI İÇİNDEKİ TIP FAKÜLTESİ
08 Ağustos 2008, Cuma   ÜNİVERSİTE SORUNSALI
07 Ağustos 2008, Perşembe   TURİZMDEN KARAPARAYA BİR DEVLET HİKAYESİ
06 Ağustos 2008, Çarşamba   KUMAR BU ÜLKEDE BUZU DONDURUYOR
04 Ağustos 2008, Pazartesi   2009'da ÇÖZÜM BEKLEYENLER YENİLİKÇİ DAVRANMAK ZORUNDADIR



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.1836 1.1919
1 STERLİN 2.1995 2.2158
1 EURO 1.7438 1.7560



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KAPIDAKİ TEHLİKE

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Toprağımız sınırlı olduğuna göre...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (34)

Akay Cemal

Peşin taleplerle masaya dinamit mi konuluy...

Ahmet Tolgay

LEFKOŞA TÜRK BELEDİYESİ'NİN KURULUŞ ÖY...

Bilbay Eminoğlu

Yiyin efendiler yiyin!

Necdet Ergün

YENİ "ENERJİ POLİTİKASINA" İHTİYAC...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. Umut Altunç

Lap Top Bilgisayarlar Kısırlık Yapar Mı?

Aysu Basri

ÇÖZÜM OLACAĞINA İNANMAYANLAR NASIL ÇÖZÜM Y...

Sevilay SADIKOĞLU

İstanbul ve Karaköy Güllüoğlu baklavaları....

Mustafa BESİM

EKONOMİDE HAYAL DÜNYASI

Türem Delikurt

Doğa'nın gizemi...

Dr. İsmail KEMAL

Batı'nın Afganistan çıkmazı

Emin AKKOR

Elektrik çarptı

Oğuz Metiner

Berat geceniz mübarek olsun

Ali Özçil

Denizlerin siyah incisi havyar

Bedia BALSES

Elinde Camdan Ebem Kuşakları Dilinde Krist...

Beste SAKALLI

AŞK, ALIŞMAK VE YAŞAMAK...

Psikolog Ayla Kahraman

"DİYABETİK ÇOCUKLAR"

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Dillendirilen bir konu daha var:POZİTİF OL...

Osman Ertuğ

"Ayrılıkçı Devlet" kimdir

Bener HAKERİ

Yozlaşmağa karşı manifesto (bildiri)

Ata ATUN

OSETYA- RUSYA, KKTC-TÜRKİYE BENZEŞMESİ

Mehmet RATİP

Sol'un "hasımsızlığı"

Dr. Orhan Aydeniz

Tarımsal Üretim Planlaması

Harid Fedai

(Çörçhil'in Kabulleri)

Cumhur DELİCEIRMAK

ÇOCUKLARIN SAATİ YA DA TABULA RASA





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital