Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Gece kulübünden kadınlarla seçim zaferi kutladılar
"Abla beni kurtar"
"Bally" belası
Esrar çekip ortalığı dağıttılar
Köşeyi dönemedi, devrildi
Bu kez Barış Gücü aracı kaza yaptı
Girne'de uyuşturucu operasyonu

YORUMLANANLAR
Kim olursa olsun, izinsiz inşaatları mühürleyeceğiz [1]
Girne'de uyuşturucu operasyonu [1]
Esrar çekip ortalığı dağıttılar [2]
Köşeyi dönemedi, devrildi [1]
Gece kulübünden kadınlarla seçim zaferi kutladılar [9]
"Bally" belası [1]
Avda yaralanan Erol, GATA'ya gönderildi [1]
"Recep'in Angonisi Recep", Karpazlıları ağlattı [1]
Ziyarete gitti, soydu, 1 yıl yedi [1]
İngiltere yerine cezaevine gitti [1]
Başarı bursu almaya aday öğrenciler belirlendi [3]
Az daha vuruşuyorlardı [2]
Girne'yi gösterip,Baf'a turist çekiyorlardı [1]
Kaldırımda can verdiler [11]
KKTC federal bir çözüm için kurulmadı [1]
Yeni Erenköy'de çocuklar tehlikede [1]
Federasyon istemeyen KKTC'yi reddeder [2]
"Kuruş"luk cezalar [3]
Güzelyurt'ta KKTC coşkusu [1]
70 milyonun gücünü arkasında hissettiği sürece Kıbrıs Türk'ünün sırtı yere gelmez [6]



SAVAŞ SUÇLARI ve ARKASINDAKİ ACILAR

Aysu Basri

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   14 Ekim 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

   Kıbrıs sorununun özü, affetmek aslında.

   Ölümü affetmek.

   Öldürmeyi ve öldürülmeyi affetmek.

   Geçtiğimiz gün, Kıbrıs Gazetesi'nden Aral Moral'ın, Lefkoşa Eski Belediye Başkanı Kutlay Erk ile yaptığı röportaj, oldukça düşündürücüydü.

   45 yıl boyunca kayıp olan babasının kemiklerine ulaşan Erk, yaşadığı duyguları paylaştı içtenlikle, bu röportajda.

   45 yıl sonra babasını bulan bir kişi olarak değil, 45 yıl boyunca babasını görememenin acısını yaşayan, 11 yaşında bir çocuk olarak da konuştu biraz.

   Kayıplar, en acı yüzlerinden biri, Kıbrıs sorununun.

   Şimdi yapılan kazılarda bulgulara ulaşılması ve neredeyse yarım asırdır bilinmezlik içinde bekleyen ailelere somut bir ölüm verilmesi, meselenin önemli bir aşaması.

   Çünkü yıllarca özellikle, Güney Kıbrıs'ta kayıplar ölmüş olarak kabullenilmedi.

   Oysa ölümü kendi halinde bile kabullenmek çok zorken, bu kişilerin duyguları, politik malzeme yapıldı.

   Bugün iki toplum arasında kontrollü geçişleri başlayan Lokmacı sınırında, bu duyguların istismarının en çarpıcı şekillerinden biri yaşanıyor.

   Ellerinde kayıp olan yakınlarının fotoğraflarını tutanlar resmediliyor, savaşın en acı yüzleriyle birlikte.

   Ve bu acılar kendi tekeline alınarak, düşmanlaştırılıyor, karşı taraf.

   Tıpkı bizim de çeşitli şekillerde yaptığımız gibi.

   Biliyoruz ki, Kıbrıs küçük olsa da yaşadığı acılar büyük oldu.

   Röportajda Kutlay Erk, babasının nasıl öldüğünü bilmek istediğini, ama kimin öldürdüğünü bilmek istediğinden emin olmadığına vurgu yapıyor.

   Ve mutlaka, Kıbrıs'ta da bir hakikat komisyonu kurulsun, ancak, kişiler hakkındaki bilgi, gelecek nesillere bırakılsın diyor.

   Gerekçesi de yaşanacak olan duygusal patlamanın, barış ortamına zarar verme olasılığı.

   Kıbrıs'ta da mutlaka gerçeklerin açıklıkla ortaya dökülüp geçmişle hesaplaşılacak komisyonlara ihtiyacımız var. Bu komisyonların, nasıl ve ne şekilde çalışacağı ise, konun uzmanları tarafından belirlenebilir.

   Toplumların psikolojileri üzerinde yaptığı araştırmalar ve dünyada sorunlu bölgelerle yaptığı çalışmalarla, iki kez Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterilen Kıbrıslı Türk Psikanalist, Prof. Dr. Vamık Volkan, toplumların sağlıklı yas sürecini mutlaka yaşaması gerektiğini söylüyor.

   Savaşlar yaşamış olan ülkelerde, yönetim erkini elinde bulunduran, ya da bu erke aday olan kişilerin de bu tamamlanmamış yas süreçlerinden prim yaptıkları tespitinde bulunuyor, Volkan.

   Yani, aslında siyasetçiler, toplumların yaşadıkları travmaları besleyerek, koltuklarını koruyorlar.

   Korkutarak ve diğerini ötekileştirerek besledikleri milliyetçilik duygusu üzerinden prim elde ediyorlar.

   Ve toplumların travmaları da sürekli olarak, yeniden üretilerek gelecek kuşaklara aktarılıyor.

   O yüzden mesela, aşırılıkları ile dikkat çeken milliyetçi gençler yetişiyor.

   İşte biraz da bu beslenen travmaları tamir edebilmek adına tuttuğumuz yas sürecini sağlıklı olarak sona erdirip, sağlıklı bir zemin yaratmak adına da ihtiyacımız var, hakikat komisyonlarına.

   Kutlay Erk, bu travmaları birebir yaşamış bir kişi olarak, endişelerinde haklı olabilir.

   Ama ben hiçbirini yaşamamış, ancak, yaşayanlardan miras aldığım bu travmayı daha fazla taşımak ve çocuklarıma aktarmak istemiyorum.

   Mutlaka bir yerden başlamalı ve geçmişle hesaplaşmalıyız.

   Kıbrıs'ta yaşadığı acılar altında ezilenlerle, miras aldıkları acıların yüküyle ezilenler yapacak çözümü. O yüzden her iki kuşağın da sağlıklı olması gerekiyor.

   Acılarımızı karşılıklı olarak görmeye ve bunları affetmeye ihtiyacımız var, birlikte ortak bir alan yaratmak için.

   Kutlay Erk, Kıbrıs'ta çözüm süreçlerine destek veren kişilerden biri olarak,"benim annem okumuş yazmış bir kadın değildi ve her zaman için annem, "Eşimi EOKA'cılar öldürdü" dedi. Yani "Kıbrıslı Rumlar öldürdü" demedi" sözlerine özellikle vurgu yapıyor, röportajda.

   Yoksa kaybeden sadece biz, öldüren sadece Onlar olursa, bilincimizde öfkelerimiz büyümeye ve mirasımız olmaya devam edecektir.

   Kıbrıs'ta sayısız savaş suçu da işlenmiş ve bütün yaşananlar, "savaşta her şey mubahtır" diyerek, tarihin karanlık sayfalarına aktarılmıştır.

   Biz, kendimizi ve birlikte kaç nesli de yazdığımız resmi tarihle besleyerek, bugünlere geldik.

   Şimdi, mutlaka bir çözümü taçlandıracak olan, karşılıklı affetme konusunda atılacak olan adımlardır.

   382 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
19 Kasım 2008, Çarşamba   SEBEPSİZ BİR ÖLÜM KARŞISINDA SİZ NE DERDİNİZ?
18 Kasım 2008, Salı   CTP'NİN YAKLAŞAN KADER DÖNEMECİ!
14 Kasım 2008, Cuma   ANKET YORUMLARI
13 Kasım 2008, Perşembe   TRAJİK BİR ÖLÜM DAHA!!!
12 Kasım 2008, Çarşamba   OBAMA BEYAZ SARAY'DA, CTP SİLİHTARDAYDI!
11 Kasım 2008, Salı   YOL REZALETİ
08 Kasım 2008, Cumartesi   MUSTAFA
06 Kasım 2008, Perşembe   YOKSA SAM AMCA ÖLÜYOR MU?
05 Kasım 2008, Çarşamba   BİR KÜREK TOPRAK!
01 Kasım 2008, Cumartesi   SADECE BABAMIZA GÜVENİYORUZ!



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.6525 1.6642
1 STERLİN 2.4798 2.4982
1 EURO 2.0858 2.1005



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

ŞİMDİKİ GENÇLER HARİKA (Bir yenik düşme hi...

Ali Baturay

VARSIN ALEMCİ OLSUN

Hasan Hastürer

Elimizden bir şey gelmiyor!... Bekleyip gö...

Mustafa Doğrusöz

KIRMIZI ÇİZGİLİ YILLAR 49

Akay Cemal

AB garantisi, öyle mi?..

Ahmet Tolgay

Ondokuzuncu delik!..

Bilbay Eminoğlu

Kim dur diyecek bu gidişata?

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

CTP muhalefete düşse, ne olacak?

Dilek ÇETEREİSİ

Başbakan "çak" yaptı,Ekenoğlu gürl...

Aysu Basri

SEBEPSİZ BİR ÖLÜM KARŞISINDA SİZ NE DERDİN...

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Ekonomide zor dönem

Oğuz Metiner

Yaşlanmadan önce gençliğimizin kıymetini b...

Harid Fedai

Şehir Mektubu





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital