Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Genç kızlar, uyuşturucu sokmaya çalıştı
TC Büyükelçiliği'nden "bilgi notu":Kur'an kursları, TC Başbakanlık
Hırsızlar her yerde
Genelkurmay'da Kıbrıs hassasiyeti
Garantörlükten vazgeçilemez
Uyuşturucu zanlıları, yargılanıncaya kadar Merkezi Cezaevi'ne gönderildi
Celal: Halklar, liderlere büyük destek vermeli
Otellerden yıldız çıkartması
MTG'nin 4'üncü yabancısı Friday
Orhan Günşiray yaşama veda etti
Aziz ve Süleyman Denizli'ye imza attı
Girne'de Global Deejays zamanı
Hamitköy Fırat ile sözleşme imzaladı
Tan'la "Neler neler" yaşanacak
Akkuş Çanakkale'de yarışıyor
Şenlikler sona erdi

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Multipl Skleroz

Türem Delikurt

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   27 Haziran 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Ülkemizde, bekli de adını duymaya hiç de yabancı olmadığımız ancak hakkında daha da fazla bilgi sahibi olmamız gereken hastalıklardan birisi de Multipl Skleroz ya da kısaca MS'dir.

   Bir genetik danışman olarak, bana sıkça sorulan sorulardan bir tanesi de Multipl Skleroz (MS) da genetik faktörlerin rolünün bulunup bulunmadığı ve hastalığın kalıtsal olup olmadığıdır. MS hastalığı aslında ülkemizde düşünüldüğünden ve bilindiğinden daha çok kişiyi ve dolayısıyla birçok aileyi etkilemektedir.

 

Peki MS nedir?

 

   Nörolojik bir hastalık olan MS, beyin, omuriliği ve göz sinirlerinden oluşan merkezi sinir sistemini etkilemektedir. MS, vücudun kendini koruma mekanizmasının (yani bağışıklık sisteminin) kendi merkezi sinir sisteminde, sinirleri sararak, onları korumakla görevli olan 'miyelin' (myelin) adındaki dokunun ve dolayısıyla sinirlerinde zedelemesine neden olur. Normalde vücudumuzu dışardan gelen mikrop ve yabancı maddelere karşı koruyan bağışıklık sistemi, bazen MS'de olduğu gibi kendi kendine karşı atağa geçer. Bu tür hastalıklara otoimmün hastalıklar denir.

   Sinirlerde (axonlarda) meydana gelen hasar sonucunda, MS'den etkilenen kişiler, kas hareketlerinde, görmede, denge ve duygu duymada problem yaşarlar. MS'in belirtileri, genellikle, daha çok 20'li ve 40'lı yaşlar arasında ortaya çıkar. İlk belirtiler genelde hafif olup zamanla sıklaşabilir ve daha ağır olabilir. En yaygın belirtiler arasında:

- Yorgunluk

- Görme bozuklukları (ör. Çift görme)

- Baş dönmesi

- Dengede zorluk

- Uyuşma

- Konuşmada zorluk

- Depresyon vs.

vardır.

   Ancak, vurgulanması önemli bir nokta, her hastalıkta olduğu gibi, MS'nin belirtileri ve derecesi kişiden kişiye değiştiği gibi, ayni kişide bile belirtiler zaman içerisinde farklı olabiliyor. Yapılan araştırmalara göre, MS'den etkilenen kadınların oranı erkeklere göre daha fazladır (yaklaşık iki kattır). 

   MS'in teşhisi, bir nöroloji uzmanı tarafından kişideki klinik bulgulara dayalı olarak konulur. Farklı klinik belirtiler ve seyire göre, MS'in üç çeşidi vardır.

  - 'Tekrarlayan' MS türü (Relapsing-Remiting MS) : MS vakalarının yaklaşık olarak %80'ini oluşturur. En basit tarifle, klinik olarak ortaya çıkan nörolojik belirtiler geçici olarak 'alevlenir' ve daha sonra tamamıyla ya da bir dereceye kadar 'düzelme' gösterir. Bu döngü belirli aralıklarla tekrarlanır. ('alevlenmeler' 1 yada 3 ay kadar sürer)

  - 'Birinci derece-ilerleyen' MS türü (Primary-Progressive MS): MS vakalarının %10-%20'sini oluşturur. Klinik belirtilerin seyri, zamanla ilerleyen ve daha ağır alevlenmelerden oluşur.

 - 'İlerleyen-tekrarlayan' MS türü (PR-MS): Nadir rastlanan ve çabuk ilerleyen bir türdür.

 

MS'e ne neden olur?

 

   MS'de, vücudun kendisine karşı neden'atağa' geçtiği henüz tam olarak bilinmemektedir. Ancak, araştırmacılar, MS'in ortaya çıkmasında hem genetik faktörlerin hem de çevresel faktörlerin rol oynadığını düşünmektedirler. Yani kişinin genetik yapısı onu MS'e yatkın kılsa bile ancak, uygun çevresel faktörlerin de etkisiyle, MS'in belirtileri ortaya çıkıyor. Araştırmacılara göre, MS'de sadece bir değil birden fazla genetik faktör rol oynamaktadır ve dolayısıyla aile içi kalıtsal geçişi başka hastalıklarda olduğu gibi basit değildir. Şu ana kadar MS belirtileri ile direk olarak bağlantılı olduğu bilinen bir genetik hata henüz bulunmamıştır ancak, araştırmalar devam etmektedir.

   MS'de rol oynadığı düşünülen çevresel faktörlere örnek olarak coğrafik faktörleri verebiliriz. Yapılan araştırmalara göre, MS'e Avrupa, Güney Kanada, Kuzey Amerika ve Avustralya'nın güney doğusu gibi ılıman iklime sahip bölgelerde daha sık rastlanmaktadır. Nedeni ise henüz araştırma altındadır.

 

Genetik risk:

 

   Daha önce de vurguladığımız gibi, MS'in ortaya çıkmasında genetik faktörlerin yanı sıra çevresel faktörlerin de rol oynadığı düşünülmektedir. Henüz hangi genetik faktörlerin ya da genetik hata/hataların rol oynadığı tam olarak belirlenmediği gibi MS'in, bir aile içerisinde, bir nesilden diğer nesile geçişinin tahmininin 'basit' olmadığı bilinmektedir.

   Farklı toplumlarda ikizler ve aileler üzerinde yapılan araştırmalara göre bazı istatistikler belirlenmiştir. Bunlar şöyledir:

 

- MS'den etkilenen kişilerin kardeşlerinin, MS'den etkilenme riski %3 ve %5 arasındadır. Bu risk, (kardeşlerin) anne ve babasının birinin veya her ikisinin de MS'den etkilenmesi durumunda %29,5'e yükselir.

- MS'den etkilenen bir kişinin çocuklarının MS'den etkilenme riski %2 ve %3 arasındadır.

 

   Her ne kadar da MS'den etkilenen kişileri tamamıyla iyileştirecek bir tedavi mevcut olmasa da, MS'nin belirtilerini hafifletmeye yönelik tedaviler sayesinde bu kişiler uzun ve aktif hayatlar sürebiliyorlar. Özellikle, yeni tedavileri bulma ve mevcut olanı geliştirme yönünde birçok araştırma yapılmaktadır.

   Sevgili okurlar, bir sonraki köşemizde buluşmak üzere sevgi, sağlık ve huzur dolu günler sizlerin olsun.

 

   798 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
28 Ağustos 2008, Perşembe   Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve yeni yeni sorulan sorular!
18 Ağustos 2008, Pazartesi   Doğa'nın gizemi...
16 Temmuz 2008, Çarşamba   Kordon Kanı Bankacılığı: Gerçekten biyolojik bir sigorta mı?
08 Temmuz 2008, Salı   Doğum öncesi genetik tanıda yeni bir adım
03 Haziran 2008, Salı   BÜNYE FARKLILIKLARI
20 Mayıs 2008, Salı   Bir umut ışığı...
08 Nisan 2008, Salı   Bir babanın anlatımıyla...
25 Mart 2008, Salı   Yani her şey için bir 'gen' var mı?
12 Mart 2008, Çarşamba   Klinefelter (XXY) Sendromu nedir?
27 Şubat 2008, Çarşamba   Huntington hastalığı



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.1810 1.1893
1 STERLİN 2.1676 2.1837
1 EURO 1.7442 1.7564



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

VAMIK HOCA'DAN YANIT (BİR BİLİM İNSANI...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Hatice'ye değil neticeye bakınız...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(37)...

Akay Cemal

Güney Osetya ve Abhazya gölgesinde yapılan...

Ahmet Tolgay

OKUYUCUDAN: PİLE VE ACI GERÇEKLER...

Bilbay Eminoğlu

Bu hesabın içinden çıkabilene aşkolsun!

Necdet Ergün

ASGARİ ÜCRET'te ZOR AMA YANLIŞ TERCİH

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. Umut Altunç

Lap Top Bilgisayarlar Kısırlık Yapar Mı?

Aysu Basri

ÇÖZÜM OLACAĞINA İNANMAYANLAR NASIL ÇÖZÜM Y...

Sevilay SADIKOĞLU

İstanbul ve Karaköy Güllüoğlu baklavaları....

Mustafa BESİM

KKTC ÜNİVERSİTELERİ İMAJI

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Soğuk Savaş mı?

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan-ı Şerif'i karşılarken

Bedia BALSES

YİNE BU YIL ADA SENSİZ

Beste SAKALLI

BELKİ ATILIR DİYE AYRILIK İÇİNDEN...

Psikolog Ayla Kahraman

"AYNA AYNA, SÖYLE BANA KUSURUM NEREDE&...

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

ENERJİ İÇECEKLERİ

Bener HAKERİ

Sere serpe

Mehmet RATİP

Bir cinayetin yıldönümü

Dr. Orhan Aydeniz

Ülkemizin asayiş sorunu

Harid Fedai

(Çörçhil'in Kabulleri)

Cumhur DELİCEIRMAK

ÇOCUKLARIN SAATİ YA DA TABULA RASA





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital