|
Haziran ayının son günlerini yaşadığımız bu dönemde normalin çok üzerinde nem ve sıcaklık nedeniyle pek çoğumuz zor anlar yaşamaktayız.
Kıbrıs'ın yaz sıcağında çalışmak, okula gitmek hatta ev içinde vakit geçirmek bile işkence gibi geliyor insana.
İşte böyle dönemlerde hayatımıza sihirli bir değnek gibi dokunan, bizi ferahlatan, nefes almamızı sağlayan "mevsim değiştiriciler" olmasa herhalde yaşamak imkansız hale gelirdi bu adada!
"Klimalar" çoğu zaman yaşam konforumuzu bu denli olumlu yönde etkilese de uygun kullanılmaması durumunda bizlere kabus gibi sağlık sorunları da yaşatabilirler!
İşte sizden gelen yoğun sorular ve güncelliği nedeniyle 2 yıl önce bu köşede yayınlanan yazımın bir benzerini sizlerle paylaşmak istiyorum...
Klima ile gelen ateş: Lejyoner zatürresi
Ülkemizin kavurucu sıcaklarına dayanabilmenin belki de tek yolu havalandırma sistemleri ve klimalar... Ancak uygun kullanılmaması durumunda serinletmesi gereken klimalar pek çok sağlık sorunları ve "ateşe" neden olabiliyorlar.
Bundan tam 32 yıl önce Philadelphia Bellevue otelinde 34 lejyonerin ölmesi ile yayılan zatüree hastalığı Lejyoner (Legionella) hastalığı olarak anılmaya başlanmış...
Yapılan incelemeler sonucunda bu hastalığın söz konusu oteldeki havalandırma sistemi aracılığı ile yayıldığı saptanmış. İşte o tarihten bu yana "Klima hastalığı" olarak bilinmekte Lejyoner hastalığı...
Klimada yaşayan mikroplar!
Hastalığın etkeni olan Legionella isimli mikrop 20 ila 50 derece arasında klimaların ve havalandırma sistemlerinin içinde barınıyor... Dünyanın kimi bölgelerinde şebeke sularına da bulaşabildiği gösterilmiş... Bu hastalık, mikropların klimaların atık sularında uygun üreme ortamı bulması ve bu sıvı zerreciklerinin solunum yoluyla insan vücuduna girmesi yoluyla bulaşıyor...
Solunum yolu ile vücuda alınmasından sonraki 2-10 gün içinde hastalık belirtileri görülmeye başlıyor...İnsandan insana bulaşma ise henüz bildirilmemiştir...2003-2004 yılları arasında Fransa'da patlak gösteren Lejyoner hastalığı salgınında 18 kişi ölürken bu hastalığın kaynağından 6-7 kilometre uzağa kadar yayılabildiği gösterilmiş...
Öksürük, ateş, ishal ve ağrılar klima hastalığının belirtisi olabilir!
Son günlerde kliniklerimize yüksek ateş nedeniyle pek çok hasta başvurmakta... Bu hastaların bir kısmının ortak şikayeti baş ağrısı, yaygın kas ve eklem ağrıları, kusma, ishal ve düzelmeyen kuru öksürük... Bu bulgular ise laboratuar testleri ile tanısı kolay olmayan Lejyoner hastalığını akla getiriyor...
Adamızda yoğun klima kullanımı nedeniyle bu tür enfeksiyonlar azımsanmayacak derecede görülebiliyor... Genellikle hafif ateş ile başlayan belirtiler grip hastalığına benzer şekilde ilerliyor... Halsizlik ve kas ağrıları ile birlikte kusma ve ishal de gelişebiliyor... Öksürük 'gıcık' tarzında olup çoğu zaman balgamsız seyrediyor... Hafif geçirilmekte olan zatüree hastalığına bağlı haftalarca süren öksürük çoğu zaman akciğer filmlerinde belirgin bulgular vermiyor...
Astım hastaları, yaşlılar ve çocuklar risk altında!
Küçük çocuklar, kırk yaşından büyük kimseler, şeker hastaları, kronik akciğer, böbrek veya kalp hastalığı olan kişiler, bağışıklık sistemi zayıf düşmüş kişiler bu hastalığa daha sık yakalanıyorlar... Sigara içen kişilerde veya içilen ortamda yaşayan insanlarda da hastalığa yatkınlık gelişiyor. Otellerde ve havalandırma tesisatlarında çalışan kişilerde ise meslekleri nedeniyle risk önemli ölçüde artıyor...
On hastadan birisi ağır seyrediyor!
Legionella isimli mikroorganizmaya karşı etkili pek çok antibiyotik tedavisi mevcuttur. Gerekli tetkikler ve özellikle klinik şüphe üzerine başlanacak uygun antibiyotikler ile yüzde 90'ın üzerinde başarı sağlanmaktadır... Bu hastalığa yakalanan kişilerin yaklaşık yüzde 10'unda ise ağır seyir izlenmekte veya ölüm görülebilmektedir...
Klima bakımı hastalıkları önlüyor!
Ev ve iş yerlerindeki klimaların düzenli aralıklarla bakımdan geçirilmesi en önemli koruyucu tedbirdir. Bu amaçla klimaları çalıştırmadan önce her yıl filtreleri değiştirmek ve atık su tesisatını kontrol etmek gereklidir. Bu konuda Avrupa Birliği'nin konu ile ilgili yönetmelikleri ve uygulamalarını düzenleyen kuruluşlar vardır... İlgilenenler için bu konu ile ilgili kuruluş ve web sayfası: (The European Working Group for Legionella Infections (EWGLI) http://www.ewgli.org/).
Bunları Biliyor muydunuz?
Klima nasıl çalışır?
Klimaların sıcak havayı içeri çekerek uçucu ve soğutucu gazların yardımıyla havanın nemini aldığını buradan çıkan suyu dış ortama bıraktığını böylece kuru ve serin havayı tekrar oda içine üflediğini biliyor muydunuz?
Haftanın Sorusu
Klimaları nasıl kullanmak lazım?
Klimaların çalışma prensibi havanın nemini alıp soğuk ve kuru havayı oda içine vermektir. Nemli ortamda kişiler mevcut hava sıcaklığını daha yoğun ve rahatsız edici bir şekilde hissederler. Kuru hava ise kişiye ferahlık ve serinlik hissi verir.
Kuru hava hastalıklara davetiye çıkarıyor!
Odaların içinde gün boyu açık tutulan klimalar solunan havadaki nemi kurutacağından pek çok sağlık sorununa yol açabilirler. Özellikle evlerinde küçük çocukları olan aileler bu nedenle burun tıkanıklıkları ve öksürük gibi rahatsızlıklar yaşarlar.
Özellikle geceleri burun tıkanıklığı nedeniyle pek çok bebekte huzursuzluk, uzun süreli ağlamalar ve solunum sıkıntısı ortaya çıkar. Burun mukozasının kuruması nedeniyle ortaya çıkan burun tıkanıklığı sinüslerin boşalmasını engellediğinden daha büyük çocuklarda ve yatkınlığı olan kişilerde sinüzit hastalığına neden olabilir.
Terleyen bir çocuğun üzerine doğru gelen soğuk ve kuru hava barsaklarda hareketlilik dolayısı ile ishallere, gaz sorunlarına ve kas tutulmalarına neden olabilir. Baş ağrısı, boğaz ağrısı ve ağız kuruluğu görülebilen diğer sorunlar arasındadır.
Yapılan araştırmalar gün içinde uzun süre klimalı ortamlarda bulunan kişilerde artrit (eklem iltihapları), romatizmal hastalıklar, nörit (sinir hücresi iltihabı) gibi hastalıkların oranının arttığını gösteriyor. Ayrıca bu kişilerin grip, nezle gibi üst solunum yolu hastalıklarına yakalanma sıklığının da arttığı belirtiliyor.
30 derecede klima çalıştırmak hastalıktan korumuyor!
Özellikle küçük çocukların yaşadığı ortamlarda klima kullanımını kısıtlamak ve belli kurallara bağlamak gerekiyor. Klimaların ideal ısı ayarının dış ortam ısısından 6 ila 8 derece düşük olacak şekilde olması gerekiyor.
Uzun süre yüksek ısı değerlerinde de (30 derece gibi) açık tutmak bizleri klimanın olumsuz sağlık sorunlarından korumamaktadır. Bunun yerine daha düşük değerlerde kısa süreli açılıp kapatılması klimaların olumsuz etkilerini azaltmaktadır. Gece uykuda da aynı uygulamanın yapılması eğer imkan varsa cihazların "uyku modu"nda kullanılması gereklidir. Solunum yolunda kuruluğa bağlı şikayetleri azaltmak amacıyla zaman zaman odayı nemlendirmek ve havalandırmak gereklidir. Bu amaçla basit şekilde pencere açmak veya soğuk buhar makinelerini kullanmak faydalı olacaktır. Klimaların pozisyonu da kişinin üzerine direkt olarak hava üfleyecek şekilde olmamalıdır.
Serin, mutlu ve sağlıklı günler...
|