Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Son sözü yıldızlar söyler
Söyleşi Rap ve R&B'nin Kıbrıslı sesi…
Rallide son viraj
Aramızdan Biri
Doğan "arayı" açmak istiyor
Bağcıl seri yakalamak istiyor
Haydi hayırlısı!

YORUMLANANLAR
Dansçılar öğrenciydi [3]
Soyer'e rakip Yorgancıoğlu mu? [1]
Okan Ersan, Almanları büyüledi [2]
İki çocuğuyla sokağa atıldı [1]
Dünya Çocuk Hakları Günü etkinliklerle kutlandı [1]
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı [1]
Skandalda ikinci perde [35]
Tolga'dan bateri şov [2]
Avcılardan ağaç katliamı [8]
Tek suçlu olarak okul idarelerinin gösterilmesi doğru değil [1]
Sevgilisinin boğazını kesti, 6 yıl hapse gitti [2]
Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar [1]
13. maaş devam edecek, ikramiyelerden vergi yok [4]
Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı [3]
AİHM'de kayıplar davası görüşüldü [1]
Gece kulübünden kadınları baba yollamış [35]
Gazimağusa'da uyuşturucu operasyonu: 6'sı öğrenci 7 tutuklu [4]
Rusya Rum'a teslim [1]
Yusuf Erol, bugün toprağa verilecek [7]
Lefkoşa'da bıçaklı kavga [1]



Fransa'nın oyunları

Dr. İsmail KEMAL

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   25 Mayıs 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Türkiye'nin AB üyelik sürecini en çok engelleyen ülke hangisi? Kuşkusuz Fransa. Özellikle Nicola Sarkozy'nin devlet başkanı seçilmesinden sonra bu engelleme çok açık hale geldi. Eskiden engelleme politikaları tülle örtülürdü. Şimdi tül de ortadan kalktı.

20 Mayıs'ta Fransa parlamentosunda ilginç bir anayasal değişiklik çalışması başladı. Değişiklik önergesi iktidar partisi milletvekili Jean-Luc Warsmann tarafından sunuldu. Tasarı kabul edilirse, nüfusu büyük ülkelerin AB'ye üye olabilmeleri için Fransa'da referandum zorunlu olacak. Nüfus konusundaki kriter şöyle: AB toplam nüfusunun yüzde beşinden fazla nüfusa sahip ülkeler. Halen AB toplam nüfusu 500 milyon civarında. Demek ki, nüfusu 25 milyonun üzerindeki ülkelere referandum zorunluluğu getiriliyor. Parlamentonun konu ile ilgili nihai kararı Temmuz ayında belli olacak.

Dikkat edilirse, tasarıda Sarkozy'nin sık sık dile getirdiği "Avrupa sınırları içinde olma" koşulu öne sürülmüyor. Onun yerine daha kurnaz bir koşul ortaya konuyor. Nüfus kriterinin hedefi Türkiye. Türkiye dışında bundan etkilenecek tek ülke, nüfusu 46 milyon olan Ukrayna. Fransa Sosyalist Partisi milletvekili Piere Moscovici, hedefin Türkiye olduğunu söyleyerek 70 milyonluk bir ülkeye böyle davranılamayacağını vurguladı.

Fransa, daha önce, tüm yeni üyeler için referandum zorunluluğu getirmişti. O zaman da hedef Türkiye idi. Ancak, bunu gizlemek için ayrım yapmamışlardı. Yakında Hırvatistan'ın üyeliği gündeme gelecek. Fransızların referandumda ne yapacağı belli olmaz. Hırvatistan'a "hayır" diyebilirler. Gelecekte mutlaka üye yapılacak Balkanlardaki küçük ülkeler için de aynı risk geçerli. Bu durumda, yasal değişiklikle küçük ülkeler için referandum koşulu ortadan kaldırılacak. Bu koşulun kaldırılması, Türkiye'nin işini de kolaylaştırır. Nüfus koşulu getiren tasarı işte bunu engellemeyi amaçlıyor. Sadece Türkiye için referandum koşulu getirilemeyeceğine göre nüfus kılıfı uyduruldu. Gerçek amacı anlamamak için aptal olmak gerek. Türkiye'nin önünü kesmeyi amaçlayan bu adımın Nicola Sarkozy'nin onayı ile atıldığı biliniyor.

Fransa'nın oyunları bununla bitmiyor. 27 Mayıs'ta Türkiye-AB Ortaklık Konseyi toplantısı yapılacak. Fransa, Ortaklık Konseyi belgesinden "katılım" kelimesinin çıkarılmasını istedi. Fransa, Aralık 2007'den beri Türkiye için "katılım" kelimesine karşı çıkıyor. Bu çerçevede, AB'nin Türkiye'den talep ve beklentilerinin sıralandığı ortak tutum belgesinden, üyelikle ilgili tüm ifadelerin çıkarılmasını istedi. Neyse ki, Türkiye bu konuda kararlı bir tavır sergiledi. "Katılım" kelimesi belgeden çıkarılırsa, Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan'ın Ortaklık Konseyi'ne katılmayacağı AB'ye iletildi. Bunun sonucunda ortak tutum belgesinde "katılım" sözcüğü yer alıyor. Ancak, burada önemli olan Fransa'nın açıkça hasmane bir tavır içinde olması. Türkiye kendi iç siyasi çalkantıları ile meşgul olduğu için Fransa'ya karşı gerekli tepki ortaya konamıyor. Bu durum Fransa'yı şımartıyor.

Bilindiği gibi önümüzdeki altı aylık dönemde AB dönem başkanlığı Fransa'da olacak. Sarkozy hükümetinin şimdiye dek sergilediği tavırlar ışığında, Fransa dönem başkanlığının ne yapacağını tahmin etmek zor olmasa gerek. Haziran ayında Türkiye ile iki müzakere başlığının daha açılması bekleniyor. Bu başlıklar, şirketler hukuku ve entellektüel mülkiyet hakları (telif hakları) başlıkları olacak. Türkiye, 2005 yılında üyelik müzakerelerine başladı. Şimdiye dek toplam 35 başlıktan sadece altı başlık açıldı. Müzakere başlıklarından sekizi Kıbrıs koşuluyla buzdolabına kaldırıldı. Açılan başlıklar ise kapatılmıyor. Bu tablo, üyelik müzakerelerinin gidişatı hakkında fikir vermeye yeter.

Türkiye'nin üyelik müzakerelerinde yaşadığı sıkıntıları sadece AB kaynaklı olarak görmek elbette doğru olmaz. Türkiye'nin kendi içinden kaynaklanan zorluklar ve sorunlar da var. Ancak, AB'nin çifte standart uyguladığı ortada. Fransa'nın tavrı ise tamamen engelleyici.

AB, yakın veya orta gelecekte Türkiye'yi üyeliğe kabul etme konusunda hazır değil. Üyelik müzakereleri başlamış olsa da durum bu. İşi devamlı yokuşa sürmelerinin nedeni de bu. Türkiye'yi üyeliğe kabul etmeleri için tüm AB projesini yeniden gözden geçirmeleri gerektiğine, Türkiye'nin içinde yer alacağı bir AB'nin şimdiki AB olmayacağına inanıyorlar. AB projesini gözden geçirme gibi bir çalışma olmadığına göre Türkiye daha uzun süre kapıda bekletilecek. Ankara'yı ziyaret eden Avusturya Cumhurbaşkanı Fischer "Hiç bir zaman Türkiye'ye kapıları kapamayacağız" dedi. Bunu "Hiç bir zaman Türkiye'ye kapıları açmayacağız" şeklinde de okuyabilirsiniz. Türkiye'nin yeri bekleme odası olmaya devam edecek.

   1136 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
20 Kasım 2008, Perşembe   Yine Mustafa
16 Kasım 2008, Pazar   Ekonomide zor dönem
13 Kasım 2008, Perşembe   G-20 zirvesi başarılı olabilir mi?
09 Kasım 2008, Pazar   10 Kasım, 11 Kasım
06 Kasım 2008, Perşembe   Başkan Obama
02 Kasım 2008, Pazar   ABD seçimleri ve dış politika
30 Ekim 2008, Perşembe   ABD seçimleri ve ekonomik kriz
26 Ekim 2008, Pazar   Obama kazanacak mı?
24 Ekim 2008, Cuma   Komünistler ve iftira
19 Ekim 2008, Pazar   Güvenlik Konseyi üyesi Türkiye



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.6699 1.6817
1 STERLİN 2.4983 2.5169
1 EURO 2.1017 2.1165



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

2 GÖRÜŞ BİR KÜFÜR

Ali Baturay

İLLA Kİ YAPANIN YANINA KALSIN

Hasan Hastürer

Gençlerin duyarlılığı...

Mustafa Doğrusöz

KIRMIZI ÇİZGİLİ YILLAR 49

Akay Cemal

İki dost, Gündüz Aktan ve Aydın Olgun'...

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Merkezi Cezaevi yanardağ gibi!

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Londra'da öğretmen...

Dilek ÇETEREİSİ

Başbakan "çak" yaptı,Ekenoğlu gürl...

Aysu Basri

SUÇLU KİM?

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Yine Mustafa

Oğuz Metiner

Hac mevsimi dolayısıyla

Harid Fedai

Şehir Mektubu





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital