Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Son sözü yıldızlar söyler
Rallide son viraj
Söyleşi Rap ve R&B'nin Kıbrıslı sesi…
Aramızdan Biri
Doğan "arayı" açmak istiyor
Haydi hayırlısı!
Bağcıl seri yakalamak istiyor

YORUMLANANLAR
Dansçılar öğrenciydi [3]
Soyer'e rakip Yorgancıoğlu mu? [1]
Okan Ersan, Almanları büyüledi [2]
İki çocuğuyla sokağa atıldı [1]
Dünya Çocuk Hakları Günü etkinliklerle kutlandı [1]
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı [1]
Skandalda ikinci perde [35]
Tolga'dan bateri şov [2]
Avcılardan ağaç katliamı [8]
Tek suçlu olarak okul idarelerinin gösterilmesi doğru değil [1]
Sevgilisinin boğazını kesti, 6 yıl hapse gitti [2]
Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar [1]
13. maaş devam edecek, ikramiyelerden vergi yok [4]
Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı [3]
AİHM'de kayıplar davası görüşüldü [1]
Gece kulübünden kadınları baba yollamış [35]
Gazimağusa'da uyuşturucu operasyonu: 6'sı öğrenci 7 tutuklu [4]
Rusya Rum'a teslim [1]
Yusuf Erol, bugün toprağa verilecek [7]
Lefkoşa'da bıçaklı kavga [1]



Global finans krizi ve gelecek

Dr. İsmail KEMAL

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   2 Ekim 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Lehman Brothers, Merrill Lynch, AIG, Bear Stearns, Freddie Mac, Fannie Mae, Northern Rock, Fortis, B&B... Bunlar, büyük finans krizinin kurbanı bazı dev kurumlar. Sırada başkaları var. ABD hükümeti, sorunlu kurumları sorunsuzlardan yalıtlayarak zararı sınırlama peşinde. 700 milyar dolarlık kurtarma paketi, sorunlu banka fonlarını satın almayı amaçlıyor. Paketin Temsilciler Meclisi'nde reddedilmesi büyük korkuya neden oldu. Bir şekilde paketin Kongre'den geçmesi gerekiyor. Aksi takdirde, batan, satılan, kamulaştırılan kurumların listesi uzayacak. Kriz büyüyecek.

   Bu kriz "geliyorum" diye diye geldi. 2004 yılından beri tehlike işaretleri vardı. Amerikan ekonomisindeki eğilimlerin sağlıklı olmadığı, yapısal sorunlar olduğu biliniyordu. ABD konut piyasasının çökmesi ile zayıflıklar, çatlaklar su yüzüne çıktı. Hikayenin gerisini hepimiz biliyoruz. İflas etmesi imkansız gibi görünen kurumlar patır patır düşmeye, 1929 büyük ekonomik krizinin hayaleti ortalarda dolaşma başladı.

   İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Batı ekonomilerinin tarihi kabaca ikiye ayrılabilir. Birinci dönem Keynesçi dönem, ikinci dönem de neo-liberal dönemdir. John Maynard Keynes'in, "General Theory of Employment, Interest and Money" isimli ünlü kitabı 1936'da yayımlanmıştı. Keynes, devam etmekte olan büyük ekonomik kriz döneminde, çare olarak, klasik liberal ekonomik teoriden sapan görüşler ortaya koymuştu. Bilindiği gibi Keynes, krizin aşılması için devletin ekonomiye müdahalesini, "toplam talebi" artırmasını öneriyordu. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra J. M. Keynes, Bretton Woods sistemi diye adlandırılan yeni uluslararası ekonomik sistemin mimarlarından biri oldu. Kapitalist Batı ekonomileri, 1950'li ve 1960'lı yıllarda, Keynesçi politikalarla altın yıllarını yaşadı. Özellikle Batı Avrupa'da, "sosyal devlet" anlayışı temelinde halkın refah seviyesi önemli oranda yükseldi. Çeşitli nedenlerle (petrol ambargosu, Vietnam savaşı, ABD'nin iç ekonomik sorunları v.s.)1970'li yılların ilk yarısında Keynesçi dönem yolun sonuna geldi. 1970'li yılların sonu, 1980'li yılların başında Ronald Reagan, Margaret Thatcher isimleri ile özdeşleşen neo-liberalizm dönemi başladı. Buradaki temel yaklaşım devletin ekonomideki rolünü en alt düzeye indirmek, "sosyal devlet" anlayışına son vermekti. Bu yaklaşım uygulandı ve başarılı elde etti ancak sosyal faturası ağır oldu. "Altında kalanın boynu kırılsın" yaklaşımı ile sosyal dayanışma ortadan kaldırıldı. Bu program, Dünya Bankası ve İMF tarafından gelişmekte olan ülkelere de dayatıldı. Borç almak isteyen ülkelerin özelleştirme başta olmak üzere bir dizi neo-liberal önlem uygulamaları zorunlu kılındı. Ekonomide denetimler, kurallar azaltıldığı için hangi yoldan olursa olsun "köşeyi dönme" anlayışı hakim oldu. Bazıları "köşeyi döndü" ama sonuçta denetimsizlik, sınır tanımayan açgözlülük, şimdiki krize yol açtı.

   Şimdi, neo-liberal dönemin sona erişine mi tanık oluyoruz? Bu yaklaşımda en azından belirli düzeltmeler yapılacak. Devlet, ekonomide önemli rol oynamaya başladı bile. Bugünlerde özelleştirme değil, kamulaştırma yapılıyor. Yeni kurallar, daha sıkı denetimden söz ediliyor. Devletin şirketleri, bankaları kurtarması, kamulaştırması, oyuna belirli kurallar koyması, neo-liberal teoriye ters düşen şeyler. Bakalım yeni dönemin iktisat teorileri nasıl şekillenecek.

   ABD'de işsizlik artıyor. Tüketicilerin elinde harcayacak fazla para yok. Demek ki, ekonominin itici gücü olan talep düşüyor. ABD ekonomisi, bir dönem resesyon içinde olacak. Avrupa Birliği (AB) ekonomilerinde benzer bir durum var. AB ekonomileri önemli sıkıntılar yaşıyor. Büyüme oranı çok düşük. Hatta küçülmeden söz ediliyor. Tüketici harcamalarında önemli düşüş var. AB üyesi, ancak ABD ile çok yakın bağlantılı İngiltere ekonomisindeki gelişmelere baktığımızda, önümüzdeki dönemin zor bir dönem olacağını görürüz. Bu ülkede ekonomik büyümedeki düşüşe paralel olarak işsizlik artacak. ABD ve AB ekonomilerindeki gelişmelerin Çin ekonomisini, Hindistan, Brezilya gibi ekonomileri nasıl etkileyeceği de son derece önemli. Dünyanın büyük ekonomileri 1982, 1991 ve 2001'de resesyon yaşamıştı. Galiba şimdi yeni bir resesyon dönemine giriyoruz. Global ekonomi açısından parlak olmayan bir dönemden geçtiğimize kuşku yok.

   Ekonomik gelişmelerin siyasi sonuçları ne olacak? Kriz, ABD'de 3 Kasım'da yapılacak başkanlık seçimlerinin sonucunda etkili olacak mı? İngiltere'de, zaten zorda olan İşçi Partisi iktidarı bu gelişmelerden nasıl etkilenecek? Bunlar üzerinde düşünmekte de yarar var.

   

   755 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
20 Kasım 2008, Perşembe   Yine Mustafa
16 Kasım 2008, Pazar   Ekonomide zor dönem
13 Kasım 2008, Perşembe   G-20 zirvesi başarılı olabilir mi?
09 Kasım 2008, Pazar   10 Kasım, 11 Kasım
06 Kasım 2008, Perşembe   Başkan Obama
02 Kasım 2008, Pazar   ABD seçimleri ve dış politika
30 Ekim 2008, Perşembe   ABD seçimleri ve ekonomik kriz
26 Ekim 2008, Pazar   Obama kazanacak mı?
24 Ekim 2008, Cuma   Komünistler ve iftira
19 Ekim 2008, Pazar   Güvenlik Konseyi üyesi Türkiye



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.6699 1.6817
1 STERLİN 2.4983 2.5169
1 EURO 2.1017 2.1165



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

2 GÖRÜŞ BİR KÜFÜR

Ali Baturay

İLLA Kİ YAPANIN YANINA KALSIN

Hasan Hastürer

Gençlerin duyarlılığı...

Mustafa Doğrusöz

KIRMIZI ÇİZGİLİ YILLAR 49

Akay Cemal

İki dost, Gündüz Aktan ve Aydın Olgun'...

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Merkezi Cezaevi yanardağ gibi!

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Londra'da öğretmen...

Dilek ÇETEREİSİ

Başbakan "çak" yaptı,Ekenoğlu gürl...

Aysu Basri

SUÇLU KİM?

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Yine Mustafa

Oğuz Metiner

Hac mevsimi dolayısıyla

Harid Fedai

Şehir Mektubu





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital