Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Son sözü yıldızlar söyler
Rallide son viraj
Söyleşi Rap ve R&B'nin Kıbrıslı sesi…
Aramızdan Biri
Doğan "arayı" açmak istiyor
Haydi hayırlısı!
Bağcıl seri yakalamak istiyor

YORUMLANANLAR
Dansçılar öğrenciydi [3]
Soyer'e rakip Yorgancıoğlu mu? [1]
Okan Ersan, Almanları büyüledi [2]
İki çocuğuyla sokağa atıldı [1]
Dünya Çocuk Hakları Günü etkinliklerle kutlandı [1]
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı [1]
Skandalda ikinci perde [35]
Tolga'dan bateri şov [2]
Avcılardan ağaç katliamı [8]
Tek suçlu olarak okul idarelerinin gösterilmesi doğru değil [1]
Sevgilisinin boğazını kesti, 6 yıl hapse gitti [2]
Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar [1]
13. maaş devam edecek, ikramiyelerden vergi yok [4]
Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı [3]
AİHM'de kayıplar davası görüşüldü [1]
Gece kulübünden kadınları baba yollamış [35]
Gazimağusa'da uyuşturucu operasyonu: 6'sı öğrenci 7 tutuklu [4]
Rusya Rum'a teslim [1]
Yusuf Erol, bugün toprağa verilecek [7]
Lefkoşa'da bıçaklı kavga [1]



Ödül töreni var, ödül töreni var...

Songuç KÜRŞAD

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   30 Mayıs 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

İtirazları şimdiden duyar gibiyim.

Yahu ne var bir ödül törenini bu kadar abartacak diye.

Var işte de onun için yazıyorum.

Yıllardır Rum kesiminde sporda yılın başarılıları adına gerek spor teşkilatlarının, gerekse spor yazarlarının düzenledikleri ödül törenlerine davet ediliyoruz.

Her şeyden önce bu ödül gecelerinin en büyük özelliği seçilen mekandır.

Bu genellikle en lüks otelin en gösterişli salonu olur.

Hilton'un görkemli salonunda oturma düzeni ile yapılan düzenlemede cumhurbaşkanlarından başlayarak devletin en üst düzeydeki yetkilileri, spor adamları, aileler bir düzen içerisinde yer alır.

Kıyafet çok önemlidir.

Herkes bir Oscar ödül törenine katılır gibi şık olmaya çalışır.

Özellikle bayan davetlilerin ağırlıkta olması geceye katılımdaki şıklığın derecesini yükseltir.

Daha sonra sahnenin albenisi öne çıkar.

Ödül alacaklar sahnenin hemen yanında kurulan bir platformda oturup sıranın kendilerine gelmesini beklerler.

Sırası gelen ve ödül için çağrılan olunca da o yıl içerisinde kazandığı başarılarla ilgili detaylı bir sine vizyon gösterisi dev ekrana tüm güzelliği ile yansır.

Fondaki müzik ile desteklenen bu görsel şov takım veya şahsın kazandığı başarının havasını o anda salona yansıtır.

Ödülünü alan 2-3 cümlelik kısa bir konuşma yapar ve duygularını söyler.

Kısa ve öz olan bu merasim tıkır tıkır işleyen bir saat düzeninde aksamadan gider.

Ödül töreni televizyonlardan canlı olarak yayınlandığı için bunun aksamasına zaten olanak yoktur.

Ve tüm ödüller verildikten sonra finalde toplu bir selamlama ile salonun başka bir bölümünde gerçekleştirilen kokteyle geçilir.

O bölümde sohbetler edilir, başarı kazananlarla resimler çekilir, zengin ve klas menü ile ödül törenine katılanlara gecenin ambiyansına uygun yiyecek ve içecek ikramları yapılır.

Bu yıllardır Rum tarafında izlediğimiz, başka ülkelerdeki bu tip organizasyonların nasıl yapıldığını televizyonlarda da izlemeye devam ettiğimiz bir model.

Futbol Federasyonu geçen yılın başarılılarını ödüllendirmek için her yıl yaptığı modelli bu yıl da uyguladı.

Atatürk Stadyumunun altında Antrenörler Derneğinin lokali önündeki çimlerde gerçekleşti bu ödül töreni.

Erken gelenin yer bulup oturduğu geç gelenlerin ise plastik sandalyelerin kenarlarına ilişerek idare etmeye çalıştığı bir oturma düzeni.

Eğer davet sayısına göre sandalye bulamayacaksanız o zaman o kadar insan çağırmayacaksınız.

Daha sonra kağıt tabaklarda insanların önüne atılan 3 çeşit soğuk yiyecek.

İçecekler ise herkesin kendi olanakları ile ulaşacağı bir düzen içerisinde.

Ödül alanların bu ödülü neden hak ettiğini gösteren hiçbir sine vizyon gösterisi yok.

Zaten ödül alanları o anda gören de yok.

Bir karmaşa içerisinde dağıtılan 38 ödül.

Tam bir panayır işi.

Federasyonun parası olmasa, vizyonu olmasa, ağırlığı olmasa anlarım.

Ancak futbolun kalbinin attığı ve gelecek sezonu teşvik edici böyle bir gecenin benzer örneklerle hak ettiği değeri bulması çok daha yerinde olacaktır.

Duvar

Cihangir'in hem "A" hem de "Genç"leri en centilmen takım oldu. Temiz köy çocukları

3 söz 3 yorum

Gönyeli'den futbolcu transfer etmek imkansızdır. Bize gelecek yöneticilerin işi çok zor (B.Yüksekbaş-Gön.Bşk.)

Kızım sana söylüyorum gelinim sen anla. Diğer takım yöneticilerine mesaj verilir gibi amma esas mesaj Gönyeli futbolcularına. Yani deniyor ki oturun oturduğunuz yerde hiçbir yere gidemezsiniz. Kapımıza da kimseyi yollamayın.

Çetinkaya'nın yeniliğe, benim de heyecana ihtiyacım var bu nedenle ayrılmak istiyorum

(D.Kolcu-Futbolcu)

Derviş'in heyecanının kaybolduğu ve Küçük Kaymaklı ile yeni heyecanlar aradığı belli oluyor da, Çetinkaya'nın Derviş gibi bir yıldızın gitmesi ile nasıl bir yenilik yakalayacağını anlamış değilim. Macila da anlamadı sanırım.

Onunla el sıkıştık, bununla tokalaştık dedikçe futbolcuların talipleri ve fiyatları artıyor (A.Dedekorkut-Tatlısu Ant.)

Bu tip haberler çıkmasa zavallı futbolcular da dünyadan bihaber oturup allah ne verdiyse diyerek gelen teklifleri kabul edeceklerdi. Maymun gözünü açtı Ahmet hoca. Futbolcular artık değerlerini biliyor, gaza gelmiyor.

MELİZ-DİLEK

Meliz Redif ve Dilek İyihasırcı. Pistlerde fırtına gibi esen iki genç kız atlet. Kısa mesafeli koşularda rakip tanımayan ve Türkiye derecelerini altüst eden spordaki gururlarımız. Bu yetenekteki atletlere sağlanacak iyi çalışma koşulları, uygun ortamlar, beslenme programlaması ve diğer unsurlar yerine getirildiği zaman olimpiyatlarda yarışacak dereceleri yakalamaları sürpriz olmaz. Türkiye Milli takımı aracılığı ile Avrupa ve Dünya Şampiyonlarında yarışacak olan bu atletlerimize öncelikle devletin, daha sonra da sponsorların sahip çıkması gerekmektedir. Ato Boldon100 metrede Olimpiyat şampiyonluğunu kazanmadan kimse Trinidad Tobago isimli bir ülkeyi bilmiyordu. Neden Meliz ve Dilek'le bunu yaşamayalım.

YAŞA FENERBAHÇE

Bu sezon Fenerbahçe'nin lig ve kupada hüsrana uğraması KKTC Fenerbahçeliler Derneğindeki arkadaşlarımızın "Hep destek, tam destek" anlayışını hiç etkilemedi. Takım sportif başarı göstermese bile bizim maddi ve manevi desteğimiz sürecektir anlayışındaki ülkemizdeki Fenerbahçeliler önümüzdeki sezona yönelik olarak satışa konan kombine biletlerden ilk etapta 130 milyarlık bilet alarak Fenerbahçeliler Dernekleri arasında birinciliği kimseye bırakmadılar. Geçen iki yılda 1.5 trilyon katkı yaptıkları takımlarına bu katkının aratarak süreceğini gösteren adalı kanaryalar umalım ki bu desteklerinin binde birini de ülke takımlarımızdan birisine göstersinler. Rengi sarı lacivert olan takımlarımız var. Bekliyorlar.

BARONUN ONUR DAVASI

Spordaki izolasyonlara her gün göz yaşı dökerek ağlayacağımıza yakalanan her ciddi açılımda sorunun üzerine üzerine gidilmesi gerekmektedir. Son yıllarda avukatlarımızın başlattığı bir girişim bu anlamda hem ses getiriyor, hem de mesajı alması gereken yerlere güçlü bir şekilde iletiyor. Bu yıl İspanya'nın Alicente kentinde dünyanın her köşesinden gelecek olan Baroların katılımı ile yapılacak olan Mundiavocat Football Cup (Hukukçular Dünya Kupası) organizasyonuna KKTC Barolar Birliği de katılıyor. Geçmişte katıldığı bu turnuvada hem sportif hem de verilmek istenen mesaj açısından ciddi mesafeler alan ülkemizin genç avukatları mahkeme salonunda değil, yeşil sahadaki bu davayı mutlaka kazanacaklardır.

BİR BASKET YAZISI

Geçmişte basketbolla daha ilgiliydim. Hatta bir dönem şampiyonluğa oynayan Kültür Derneği basketbol takımının saha içerisindeki yöneticiliğini de yaptım. Macaristan'daki bir turnuvaya gittik. Saha içinde dedimse öyle takımı yönetecek koç pozisyonunda değil. Yönetici olarak. Yine de basketbolun o son saniyeye kadar giden heyecanı, son düdük çalıncaya kadar kimin kazanacağının belli olmamasının verdiği gerginliği, sürekli sayı üretilmesinden doğan skor tatminini o dönemler doyasıya yaşadım. Geçen akşam Gönyeli ile KOOP Spor arasında oynanan final serisinin 4. maçına gittim. Salonun bunaltıcı sıcağı dışında büyük keyif aldım. Futbolla kıyaslayım isterseniz. Futboldaki boş tribünlere inat salonda tribünler çoğunluğunu bayanların oluşturduğu bir seyirci ile tıklım tıklım dolu. Gönyeli taraftar grubu Red&White'ın ateşlediği tezahürata KOOP taraftarı da yanıt verince ortaya keyifli bir tribün şov çıktı. Maçta mücadele futbolla kıyas bile kaldırmaz. Kıran kırana. Son saniyeye kadar ateşi düşmeyen bir tempo. Her iki takımın da kazanmak için gösterdikleri insanüstü mücadele ruhu. Bir spor karşılaşmasından ne bekliyorsanız hepsi bir arada. Gerçekten keyif verici ve tribünlerin neden tıklım tıklım dolu olduğunu gösteren bir karşılaşma oldu. İşin ilginci bu maçı kazanan KOOP'un seriyi 3-3'e getirerek bu akşam oynanacak maçı final noktasına getirmesi oldu. Seri maçlarında bile bu kadar güzellikler yaşanıyorsa kim bilir kazananın şampiyon olacağı bu geceki finalde neler olacak?

Sorular sorular

Mağusa Türk Gücü, milli futbolcu Erdoğ'dan sonra ülkenin en iyi yabancıları Nikolou ve Muhammed Diallo'yu da transfer etti. Bu transfer temposu sürerse önümüzdeki sezon spor basını yeniden Mağusa yollarını mı ölçecek?

Futbol Federasyonu ödül gecesinde Başbakan Ferdi Sabit Soyer federasyon başkanı Niyazi Okutan'ın yenilenmiş kalbi ile yeni döneme daha güçlü olarak hazır olduğunu söyledi. Okutan'a karşı aday olacaklar bu mesajı aldı mı?

Eskişehir'deki Türkiye Gençler Atletizm Şampiyonasında 400 metreyi 53.84 koşan Meliz Redif'in önce Türkiye rekoru kırdığı açıklandı, sonra 1 salise ile kırmadığı düzeltmesi yapıldı. Bunun hangisinin gerçek olduğu araştırıldı mı?

Ozanköy ve Yalova kulüp başkanları ortak bir basın toplantısı yaparak Tuncay Hephız'ın camiaları için nasıl vazgeçilmez olduğunu anlatmaya çalıştılar. İki kulübün bu hassasiyeti tamamen duygusal nedenlerden mi kaynaklanıyor?

   499 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
21 Kasım 2008, Cuma   Vergi ödemek vatandaşlık borcudur...
17 Kasım 2008, Pazartesi   "Ma naparsınız be sahada?"
15 Kasım 2008, Cumartesi   Futbolun kuralı değişmez...
14 Kasım 2008, Cuma   Ayak yorganın dışında kalırsa...
10 Kasım 2008, Pazartesi   Bir de istikrarları olsa...
09 Kasım 2008, Pazar   Biri ayakta kalacaktı...
08 Kasım 2008, Cumartesi   Tavşan dağa küsmüş...
07 Kasım 2008, Cuma   Akrep intiharı, çözüm değil...
03 Kasım 2008, Pazartesi   Keramet "Kartal" formasında mı?
02 Kasım 2008, Pazar   Sıklet farkı...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.6699 1.6817
1 STERLİN 2.4983 2.5169
1 EURO 2.1017 2.1165



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

2 GÖRÜŞ BİR KÜFÜR

Ali Baturay

İLLA Kİ YAPANIN YANINA KALSIN

Hasan Hastürer

Gençlerin duyarlılığı...

Mustafa Doğrusöz

KIRMIZI ÇİZGİLİ YILLAR 49

Akay Cemal

İki dost, Gündüz Aktan ve Aydın Olgun'...

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Merkezi Cezaevi yanardağ gibi!

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Londra'da öğretmen...

Dilek ÇETEREİSİ

Başbakan "çak" yaptı,Ekenoğlu gürl...

Aysu Basri

SUÇLU KİM?

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Yine Mustafa

Oğuz Metiner

Hac mevsimi dolayısıyla

Harid Fedai

Şehir Mektubu





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital