|
Ömer Adal ve ekibi göreve geldikten sonra iç sorunlarla boğuşacağını biliyordu.
3. ligin devamı, futbol havuzuna devletin aktardığı 2 milyon 500 bin YTL. kaynağa karşılık özerkliğini bozacağı gerekçesi ile devletle protokol imzalamama inadı, play-off oynatarak 3. ligden düşen takımlardan ikisini yeniden ligde bırakma, yabancı sayısını artırma, futbolcu sözleşmelerine sınırlama getirme gibi hepsi de kritik ve tartışmaya açık konularla boğuşacağını biliyordu.
Öyle de oldu.
Belirsizliğini korumasına rağmen bu konularda adımlar atılıyor, bir adım ileri, iki adım geri gidilerek ortak yol bulunmaya çalışılıyor, genel kurulda verilen sözlerle futbol kamuoyunun vicdanı harmanlanarak çıkış yolları bulunmaya çalışılıyor.
Bunları daha çok tartışacağız.
Bunlar bizim evimizin içindeki düzenlemeler ve gereken temizliği sağlamak zorundayız.
Adal ve ekibinin göreve gelir gelmez önünde bulduğu asıl çetrefilli ve futbolumuzun geleceğini ilgilendiren konu FİFA görüşmesi olmuştur.
Birbuçuk ay önce göreve gelen Adal belirlenmiş randevu nedeniyle Zürih'teki FİFA görüşmesine nerede ise tam olarak hazırlanamadan ve ayağının tozu ile gitti.
Kurumların devamlılığı önemlidir.
Özellikle de futbol sistemimizin temelini, futbol olgusunun dünyasını, gençlerimizin dünyaya bakışını değiştirecek böylesi önemli bir gelişmenin Okutan döneminde başlatılan çalışmaların devamı olması önemliydi.
Adal da devletin yetkileri ve futbolun içindeki birimlerle sürekli işbirliği halinde oluşturulan ve FİFA ile görüşmelerin temelini oluşturan Okutan federasyonunun görüşleri ile çok büyük oranda örtüştüklerini vurgulamıştı.
Sonuçta kendi görüşlerini de bu çalışmalara monte eden Adal doğru bir yaklaşımla önce Türkiye Futbol Federasyonu yetkilileri ve UEFA Asbaşkanı Şenez Erzik İstanbul'da iki günlük seri toplantılar yaptı.
Okutan dönemindeki gibi heyette kimlerin yer alacağı, kimlerin toplantı salonuna gireceği gibi komik ve utanç verici tartışmalardan uzak, Adal, Kamalı ve Balman'dan oluşan ekip Zürih'te önemli bir görüşme gerçekleştirdi.
Basına karartma olmasından dolayı görüşmelerin detayı konusunda beklemede kalacağız ancak geçen görüşmelerde olduğu gibi dışarıya sızan bilgileri belki de Rum basınından öğreneceğiz.
Bu hali ile Zürih görüşmelerinin dikkat çeken noktaları var.
Her şeyden önce görüşmelerin bu gün de devam edecek olması, tartışılacak konularda mesafe alınması beklentilerini artırıyor.
Görüşmeye FİFA asbaşkanı Geoffrey Thompson, FİFA Uluslararası İlişkiler Direktörü Jorome Champagne, FİFA Üye Birlikler Direktörü Urs Kluser ve UEFA Ulusal Birliklerle İlişkiler Başkanı Andreas Kuhn'un katılması konunun ciddiyetinin FİFA tarafından ne kadar önemsendiğinin göstergesidir.
Daha önceki toplantılarda oluşturulan görüşler çerçevesinde FİFA'nın resmi önerilerine federasyonun yanıtları tartışılmış ve bu çerçevede federasyonumuzun görüşleri FİFA'nın talebi üzerine 15 Eylül 2008 tarihine kadar hazırlanarak FİFA'ya bildirilecektir.
Bu artık son kartların oynanması demektir.
FİFA'nın resmi üye olarak tanıdığı Rum Futbol Federasyonu'nun (KOP) tuzu kuru, onların beklentisi ve acelesi yok.
Bu sıkışık durumdan çıkış yolu bulması gereken biziz.
FİFA'nın hem Okutan, hem Adal heyetlerine bildirdiği kırmızı çizgisi var.
Bulunacak çözüm geçici olsa bile FİFA kurallarına uygun olacaktır.
Yani bizim futbol oynama ve bunu uluslararası alanlara taşıma hakkımız engellenmeye çalışılmayacak ancak Kıbrıs'ta tanınmış tek bir federasyon olarak Rumların egemenliğindeki KOP olduğu unutulmayacaktır.
15 Eylül'e kadar Adal ve ekibinin çalışmaları ve bulacakları formül buna göre olmalıdır, çünkü bulunacak çözüm de buna uygun olacaktır.
Duvar
ZET'teki araba şovunu 5 bine yakın biletli seyirci izledi. Ben sana ne diyeyim futbol?
3 söz 3 yorum
Hakem, gözlemci ve saha komiserlerinin Türkiye tatilindeki diyalogları üst düzeyde (S. Tilki-Hak. Der. Bşk.)
Kaydıraktan kayarak serin havuza atlarken, turist kızlarla dolu sahilde uzanırken, günün her saatinde envai çeşit yiyecek-içeceği mideye indirirken kavga edecek halleri yoktu ya. Sahaya çıksınlar bakalım diyalogları ne olacak?
FİLA başkanı Martinelli'yi dondurulan üyeliğimizi canlandırması için iknaya gidiyorum (H. Kavaz-Güreş Fed. Bşk.)
Deveye hendek atlatmak kolay mı Hüseyin kardeşim? BM tarafından tanınmayan KKTC'nin hiçbir federasyonu Kıbrıs sorununun siyasi çözümüne kadar bunu gerçekleştiremez. Yine de girişim ve kendimizi anlatma önemlidir.
Cibo'ya cevap verip sokak kavgası yapmam, gölge etmesin başka ihsan istemem (Ş. Ormancıoğlu-TOL Bşk.)
Ocak gibi bu ülkenin gerçek anlamda spor ambargosuna darbe vurmuş ilk takımına bu yaşananlar hiç yakışmıyor. Bizim yorumlamaktan hicap duyduğumuz bu söz düellosu artık kabak tadı vermeye başladı. Yazıktır, günahtır.
BUĞRA VE GİROL
Sınırlı da olsa turnuvalarda ama genellikle de basından Buğra ve Girol kardeşleri izliyorum. Kuşku yok ki ikisi de ülkemizin en iyi plaj voleybolcularından. Belki de en iyileri. Bırakınız ülkemizi, Türkiye ve uluslararası turnuvalardaki başarıları sınırlarımız dışına da taşıyor. Ama ilginçtir ve nedenini tam olarak anlamakta zorlanıyorum Enver Kaya başkanlığındaki Voleybol Federasyonu ile bu sporcuların arası hep soğuk. Bu nedenledir ki her iki sporcu da eleştirilere rağmen ülkemizden partnerler bulamadıkları için Türkiyeli partnerlerle turnuvalara katılıyorlar. Yöneticiler sorunları çözmek için vardır. Böyle sporculara sahip yöneticiler de sorunun kaynağı ne olursa olsun onu çözmeli. Kavga ve prestij haline getirmemeli.
KALEM KIRILACAK MI?
Geçtiğimiz sezon gazete ve televizyonların spor gündeminde uzun süre Yenicami'nin kardeş futbolcuları Hüseyin ve İbrahim Çıdamlı'nın kulüpleri, başkanları, antrenörleri ile olan sorunları ve takımı yalnız bırakmaları vardı. Sonuçta Yenicami küme düştü. Bu çalkantıların etkisi var mıydı? Elbette vardı. Şimdi bakıyorum kulüpte başkan değişti, antrenör değişti, hatta kulüp küme düşerek lig değişti ama Çıdamlı kardeşler değişmedi. Sezon açılışı yapan Yenicami'de gündemde yine onlar var. Antrenmanlara inmiyorlar. Sorun nedir bilmiyorum. İlgilenmiyorum da. Ancak belli ki ne Yenicami'nin Çıdamlı kardeşlerden beklentisi kaldı, ne de onların Yenicami'den. Devreye Çıdamlı kardeşlerin avukatlığını yapanlar girmeden bu sorun çözülmelidir
CEZA DEDİĞİN
Geçen sezon Fransa 1. ligindeki Paris Saint Germain (PSG) ile Lens takımları arasındaki karşılaşmada PSG taraftarlarının açtığı bir pankart takımlarını ipe götürdü. Pankartta Lens taraftarları kastedilerek "Kuzey Fransa'dakiler sübyancı ve kendi soyları ile çiftleşenlerdir" yazıyordu ve bu pankart Fransız Futbol Federasyonu'nun PSG takımına bu yılki Fransız Lig Kupasından ihraç cezası getirdi. Bu cezaya bakınca, Yükselme Liginde maç bitiminde rakip takım Civisil'in başkanı döven, bir futbolcusunun burnunu ve dişlerini kıran, diğer futbolcusunun iç kanama nedeniyle 3 gün hastanede yatmasına neden olan Karşıyaka kulübüne ne ceza verilecek diye merak ediyorum. Pankartın diline ligden ihraç, yumrukların diline ikaz mı diye?
ADALET TARTIŞILMAZ
Bir dönem futbol mahkeme koridorlarına düşmüş ve bu durumu içine sindiremeyen o dönemin federasyon başkanının istifası ile sonuçlanmıştı. Sık sık istenen ara emirleri ile liglerin durdurulması, alınan cezaların kaldırılması için Yüksek İdari Mahkeme'ye başvurular, liglerin tescil edilmemesi için mahkemede girişimler ve sonuçta futbol hiç hak etmediği şartlarda mahkeme koridorlarında sürünmeye mahkum edilmişti. Çok yerinde bir kararla yapılan düzenlemeden sonra, futbolun ceza ve disiplinle ilgili işlemlerinde ve federasyonun vereceği kararlarda son itiraz noktası olarak mahkemeler değil, Tahkim Kurulu adres gösterildi. Emekli yargıç, savcı ve avukatlardan oluşan ve federasyonun bağımsız çalışan bir organı olan Tahkim Kurulunun vereceği kararların nihai olması futbolun sık sık mahkeme koridorlarına düşmesinin, uzun süren davalarla yıpranmasının önüne geçilmiş oldu. Ancak bu yapıldı diye federasyonu yönetenlerin adaletsiz davranacakları anlamı çıkarılmamalıdır. Balıkesir Kulübü Ömer Adal yönetiminin tescil edilmiş bir ligin statüsünü değiştirerek 3. lig için yeni düzenleme yaptığını ve bu düzenlemenin daha önce kararlaştırılıp ilan edilmediği için kendilerini mağdur ettiğini açıkladı. Federasyonun bu kararından vazgeçmesi için hukuki yollara başvuracağını duyurdu. Adalet dağıtan mahkeme sürecinin futbolu yıpratacağını düşünen ve savunanlar, adaletsiz bir futbol yönetiminin daha yıpratıcı olacağını unutmamalıdır.
Sorular... Sorular...
Destek bulamadığı için Lapta Başkanlığından istifa eden Mustafa Altuğ yeniden başkan oldu. Başkan istifa ettiği için istifa eden antrenör Muharrem Mertdin de yeniden göreve getiriliyor. Buna kendileri yazdı, kendileri oynadı mı denir?
Çetinkaya Türkiye'den 3, Afrika'dan 1, Brezilya'dan 2, Almanya'dan 1 ve İngiltere'den de 2 futbolcuyu ülkemize getirterek 4 yabancı hakkını kullanmak için denemeye aldı. Bunların yol ve otel paralarına bütün takımı yenilerler miydi?
Binatlı takımı sezon açılışında antrenman sahasının soyunma odaları ve tuvaletleri Kurtuluş Lisesi tarafından el konulduğu için sahaya getirilen kamyonda soyunarak antrenman yaptı. Peki tuvalet ihtiyaçlarını nerede karşıladılar?
Yükselme grubunda maçlarını tamamlayarak 3. lig için final maçlarına hazırlanan takımlar saha sorunu yaşıyorlar. Atatürk Stadı ara ekim nedeniyle bakımda olduğu için belirsizlik sürüyor. 3. lige yükselmek için kura çekseler?
|