|
Rüzgar altında oynanan karşılaşmalar genelde keyifsiz olur. Ancak dünkü Gençler Birliği ve Tatlısu futbolcuları şiddetli rüzgara aldırış etmeden izleyenlere keyifli ve zevkli dakikalar izlettiler. Hava şartlarının böylesi kötü olduğu günlerde oyun içinde elde edeceğiniz skor avantajı çok önemli. Rüzgarın da verdiği enerjiyle belki çok daha fazla gol pozisyonuna girebilirsiniz. Önemli olan kaç tanesini değerlendirmiş olmanızdır. Emin olabilirsiniz ki, hem Gençler Birliği hem de Tatlısu futbolcuları cömertçe harcadıkları pozisyonlardan sonra birer puana çok fazla sevinemedi.
Tatlısu devre arasında kaybettiği oyuncuların yanında dün cezalı Boum, Muteba ve disiplinsiz davranışlarından kadro dışı kalan Fadıl'dan yoksun bir kadro ile mücadele etti. Rüzgarın vermiş olduğu avantajla oyuna baskılı başladı. Ertaç'la ilk dakikalarda gol de buldu. Daha sonra topu direkten döndü, pozisyon üretti fakat ikinci golü bulamadı. Deplasmanda küme düşme mücadelesi veren takımlara üstünlük sağlamanın en önemli unsuru, oyununuzu rakibe kabul ettirerek takım oyununu harfiyen uygulamaktan geçer. Tatlısu ilk yirmi dakika dışında oyunda kopuk kopuk mücadele verdi. Kanatları iyi kullanamadı. Cezalı futbolcuların sıkıntısı her dakika hissedildi. Galibiyet golünün ardından farkı artıracağı dakikalarda topu direkten döndü, gol kaçırdı. İkinci yarı kontra toplarla Gençler Birliği kalesine gitmek istedi. Pozisyon buldu ancak değerlendiremedi. Tatlısu için en büyük handikap, ligi tamamen unutup motivasyonlarını yitirmeleridir. Antrenörden tutun da kulüp başkanına kadar motivasyon kaybının en ince ayrıntılarını gözlemleyebilirsiniz. Yanlış da yapıyorlar. Ülke futbolunun gerçeklerini düşünerek hareket etmeleri, bence şu anda yapılacak en istikrarlı hamle olur. Motivasyonsuzluk ileride başlarını sıkça ağrıtabilir.
Gençler Birliği, geç de olsa takım olma hüviyetine kavuşuyor. Tüm futbolcular yüreklerini ortaya koyarak oynuyor. Ancak zaman kısıtlı. Sahasında oynadığı maçlarda, ivedi üç puan alması gerek. Aksi halde, dün ortaya koymuş olduğu mücadeleden dolayı bizlerden övgü dolu sözler alır, fakat küme düşme pozisyonundan kurtulamaz.
Futbolcular üç puan adına her şeyi denediler, ancak futboldaki şans faktörüne takıldılar. Kalelerinde erken gördükleri gole hiç aldırış etmeden ve ilk yarı rüzgara karşı oynamalarına rağmen Erman ve Murat'la net gol pozisyonları ürettiler.
Rüzgarı arkalarına alarak başladıkları ikinci yarıda savunmayı orta sahaya yakın kurarak, üstünlüklerini rakibe kabul ettirdiler. Nurettin, sol kanadı sürekli kullanarak iyi işlere imza attı. Erman'ın attığı golde serbest atışı adrese teslim edermiş gibi topu Erman'la buluşturdu. Geldiği günden beri isminden sıkca söz ettiren Cholpon orta alanda yine takımı organize etti. Roland çok koştu. Top aldı, top verdi. Ancak son noktada topla buluşmayı başaramadı. Bence Gençler Birliği'nin en iyi oyuncusu bugüne kadar en çok eleştiri alan Scholar'dı. Tüm hava toplarını aldı, oyun kurdu. Özellikle güçlü fiziğiyle rakip forvetlerini korkutarak takıma büyük avantaj sağladı. İkili mücadelelerde hep ayakta kaldı.
Tabi, böylesi karşılaşmada mücadeleden daha çok alınacak puanların önemi var. Her iki takımın kazanacağı maçta şiddetle üç puana ihtiyacı olan Gençler Birliği'nin bir puan alması, konumu gereğince takımda olumsuz hava estirebilir. Oyuncuların iyi oynadığı dönemlerde alınacak üç puan moral motivasyonu her zaman üst seviyelere çeker. Dün Gençler Birliği bunu başarabilirdi. Ama olmadı. Ancak Allah'tan umut kesilmez.
Serdar Şimşek, mükemmelle yakın maç yönetti. Futbolcular kadar koştu. Pozisyonlara hep yakındı. İsminden söz ettirebilmesi için istikrarı yakalaması gerekir. Bir hafta iyi, bir hafta vasat maç yönetmek kendisini bir yere götürmez.
|