Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Alev aldı çakıldı: 153 ölü
Provokasyon
Oğuz Veli Beidoğlu vefat etti
"Bonfile şebekesine" polis operasyonu
Kaçak apartmanlar mühürlendi
Paraya tamahımız yok
Bağdat'tan Suriye'ye Suriye'den KKTC'ye
Güney Kıbrıs'taki fanatik Rum örgütleri cesaretlendiriliyor
Millilere Danimarka piyangosu
Bağcıl'dan görkemli açılış
Lefke'de şenlik başladı
Türkiye'den güzel prova: 1-0
Altın adam Ramazan
Gönyeli bugün resmi açılışı yapıyor
Adal: Hata yapma lüksümüz yoktur
Spor ve sanat bir arada

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

İkişer puan kaybı

Zeki KAYALP

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   10 Şubat 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Rüzgar altında oynanan karşılaşmalar genelde keyifsiz olur. Ancak dünkü Gençler Birliği ve Tatlısu futbolcuları şiddetli rüzgara aldırış etmeden izleyenlere keyifli ve zevkli dakikalar izlettiler. Hava şartlarının böylesi kötü olduğu günlerde oyun içinde elde edeceğiniz skor avantajı çok önemli. Rüzgarın da verdiği enerjiyle belki çok daha fazla gol pozisyonuna girebilirsiniz. Önemli olan kaç tanesini değerlendirmiş olmanızdır. Emin olabilirsiniz ki, hem Gençler Birliği hem de Tatlısu futbolcuları cömertçe harcadıkları pozisyonlardan sonra birer puana çok fazla sevinemedi.

Tatlısu devre arasında kaybettiği oyuncuların yanında dün cezalı Boum, Muteba ve disiplinsiz davranışlarından kadro dışı kalan Fadıl'dan yoksun bir kadro ile mücadele etti. Rüzgarın vermiş olduğu avantajla oyuna baskılı başladı. Ertaç'la ilk dakikalarda gol de buldu. Daha sonra topu direkten döndü, pozisyon üretti fakat ikinci golü bulamadı. Deplasmanda küme düşme mücadelesi veren takımlara üstünlük sağlamanın en önemli unsuru, oyununuzu rakibe kabul ettirerek takım oyununu harfiyen uygulamaktan geçer. Tatlısu ilk yirmi dakika dışında oyunda kopuk kopuk mücadele verdi. Kanatları iyi kullanamadı. Cezalı futbolcuların sıkıntısı her dakika hissedildi. Galibiyet golünün ardından farkı artıracağı dakikalarda topu direkten döndü, gol kaçırdı. İkinci yarı kontra toplarla Gençler Birliği kalesine gitmek istedi. Pozisyon buldu ancak değerlendiremedi. Tatlısu için en büyük handikap, ligi tamamen unutup motivasyonlarını yitirmeleridir. Antrenörden tutun da kulüp başkanına kadar motivasyon kaybının en ince ayrıntılarını gözlemleyebilirsiniz. Yanlış da yapıyorlar. Ülke futbolunun gerçeklerini düşünerek hareket etmeleri, bence şu anda yapılacak en istikrarlı hamle olur. Motivasyonsuzluk ileride başlarını sıkça ağrıtabilir.

Gençler Birliği, geç de olsa takım olma hüviyetine kavuşuyor. Tüm futbolcular yüreklerini ortaya koyarak oynuyor. Ancak zaman kısıtlı. Sahasında oynadığı maçlarda, ivedi üç puan alması gerek. Aksi halde, dün ortaya koymuş olduğu mücadeleden dolayı bizlerden övgü dolu sözler alır, fakat küme düşme pozisyonundan kurtulamaz.

Futbolcular üç puan adına her şeyi denediler, ancak futboldaki şans faktörüne takıldılar. Kalelerinde erken gördükleri gole hiç aldırış etmeden ve ilk yarı rüzgara karşı oynamalarına rağmen Erman ve Murat'la net gol pozisyonları ürettiler.

Rüzgarı arkalarına alarak başladıkları ikinci yarıda savunmayı orta sahaya yakın kurarak, üstünlüklerini rakibe kabul ettirdiler. Nurettin, sol kanadı sürekli kullanarak iyi işlere imza attı. Erman'ın attığı golde serbest atışı adrese teslim edermiş gibi topu Erman'la buluşturdu. Geldiği günden beri isminden sıkca söz ettiren Cholpon orta alanda yine takımı organize etti. Roland çok koştu. Top aldı, top verdi. Ancak son noktada topla buluşmayı başaramadı. Bence Gençler Birliği'nin en iyi oyuncusu bugüne kadar en çok eleştiri alan Scholar'dı. Tüm hava toplarını aldı, oyun kurdu. Özellikle güçlü fiziğiyle rakip forvetlerini korkutarak takıma büyük avantaj sağladı. İkili mücadelelerde hep ayakta kaldı.

Tabi, böylesi karşılaşmada mücadeleden daha çok alınacak puanların önemi var. Her iki takımın kazanacağı maçta şiddetle üç puana ihtiyacı olan Gençler Birliği'nin bir puan alması, konumu gereğince takımda olumsuz hava estirebilir. Oyuncuların iyi oynadığı dönemlerde alınacak üç puan moral motivasyonu her zaman üst seviyelere çeker. Dün Gençler Birliği bunu başarabilirdi. Ama olmadı. Ancak Allah'tan umut kesilmez.

Serdar Şimşek, mükemmelle yakın maç yönetti. Futbolcular kadar koştu. Pozisyonlara hep yakındı. İsminden söz ettirebilmesi için istikrarı yakalaması gerekir. Bir hafta iyi, bir hafta vasat maç yönetmek kendisini bir yere götürmez.

   514 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
15 Ağustos 2008, Cuma   Tuhaf işler...
02 Ağustos 2008, Cumartesi   Üçüncü dünya harbi...
29 Haziran 2008, Pazar   Keçiören Belediyesi, Forest Green ve bizimkiler...
14 Haziran 2008, Cumartesi   Federasyon seçimi hakkında...
01 Haziran 2008, Pazar   Sponsorluk kongresi ve bizimkiler...
29 Mayıs 2008, Perşembe   Üniversite oyunları ve kendi ligimiz...
24 Mayıs 2008, Cumartesi   Mağusa'da birleşim...
17 Mayıs 2008, Cumartesi   Bayan Futbolu hakkında...
12 Mayıs 2008, Pazartesi   Doğa boşluk tanımaz...
07 Mayıs 2008, Çarşamba   Sporun gelişimi...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.1836 1.1919
1 STERLİN 2.1995 2.2158
1 EURO 1.7438 1.7560



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KAPIDAKİ TEHLİKE

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Toprağımız sınırlı olduğuna göre...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (34)

Akay Cemal

Peşin taleplerle masaya dinamit mi konuluy...

Ahmet Tolgay

LEFKOŞA TÜRK BELEDİYESİ'NİN KURULUŞ ÖY...

Bilbay Eminoğlu

Yiyin efendiler yiyin!

Necdet Ergün

YENİ "ENERJİ POLİTİKASINA" İHTİYAC...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. Umut Altunç

Lap Top Bilgisayarlar Kısırlık Yapar Mı?

Aysu Basri

ÇÖZÜM OLACAĞINA İNANMAYANLAR NASIL ÇÖZÜM Y...

Sevilay SADIKOĞLU

İstanbul ve Karaköy Güllüoğlu baklavaları....

Mustafa BESİM

EKONOMİDE HAYAL DÜNYASI

Türem Delikurt

Doğa'nın gizemi...

Dr. İsmail KEMAL

Batı'nın Afganistan çıkmazı

Emin AKKOR

Elektrik çarptı

Oğuz Metiner

Berat geceniz mübarek olsun

Ali Özçil

Denizlerin siyah incisi havyar

Bedia BALSES

Elinde Camdan Ebem Kuşakları Dilinde Krist...

Beste SAKALLI

AŞK, ALIŞMAK VE YAŞAMAK...

Psikolog Ayla Kahraman

"DİYABETİK ÇOCUKLAR"

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Dillendirilen bir konu daha var:POZİTİF OL...

Osman Ertuğ

"Ayrılıkçı Devlet" kimdir

Bener HAKERİ

Yozlaşmağa karşı manifesto (bildiri)

Ata ATUN

OSETYA- RUSYA, KKTC-TÜRKİYE BENZEŞMESİ

Mehmet RATİP

Sol'un "hasımsızlığı"

Dr. Orhan Aydeniz

Tarımsal Üretim Planlaması

Harid Fedai

(Çörçhil'in Kabulleri)

Cumhur DELİCEIRMAK

ÇOCUKLARIN SAATİ YA DA TABULA RASA





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital