Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Alev aldı çakıldı: 153 ölü
Provokasyon
Oğuz Veli Beidoğlu vefat etti
"Bonfile şebekesine" polis operasyonu
Kaçak apartmanlar mühürlendi
Paraya tamahımız yok
Bağdat'tan Suriye'ye Suriye'den KKTC'ye
Güney Kıbrıs'taki fanatik Rum örgütleri cesaretlendiriliyor
Millilere Danimarka piyangosu
Bağcıl'dan görkemli açılış
Lefke'de şenlik başladı
Altın adam Ramazan
Türkiye'den güzel prova: 1-0
Gönyeli bugün resmi açılışı yapıyor
Spor ve sanat bir arada
Adal: Hata yapma lüksümüz yoktur

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

BENİ DENİZ GİBİ SEV

Beste SAKALLI

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   4 Mart 2007, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Zor bir şey istemiyorum ki senden. Niye anlarsın ey sevgili her şeyi böyle tersten. Sen ki bu adanın köpük kokulu soluğu, gözleri mavinin en uçuk tonlu çocuğu, sen ki bakışları denizyıldızı kokusu, anlarsın ne istediğimi ve sevebilirsin, biliyorum bir deniz gibi bu yüreği.

Beni seveceksen deniz gibi sev diyorum sevgili, deniz gibi. Kıyılarında otururken ansızın çekiliver mesela. Bana içini göster, kabuklarını, içinde büyüyen yosun kılıklı korkuları, en mavi taraflarını. Bir müddet öyle kal. Gittiğini sanacak kadar kal. Sonra gel sakla yine kendini sularının en sığ yamaçlarına.

Beni seveceksen deniz gibi sev diyorum sevgili, deniz gibi. Konuşurken ya da şarkı dökerken bana o kadar yumuşak konuş, o kadar kadife söyle ki ne söylediğini çıkarmak için susturayım tanıdığım ağlamaklı limanları ve haylaz deniz fenerlerini, her bakışımın üzerinden geçerken başka başka renklerini duyurt sesinin, başka başka desenlerini.

Mesela kıyılarını o kadar benim yap ki, üzüldüm mü oraya koşayım, sevindim mi oraya. Ağladım mı orada boşalayım, kanadım mı orada kazıyayım, tuzu yarama orada bastırayım. Çapaklandığında umutlarım, orada yenilerine dolayım. Gidecek başka yerim olmadan yalnız sende kendime çoğalayım.

Deniz gibi seveceksen izin vereceksin demektir çocuk olmama, kumdan evler yapıp yapıp bozmama, anlamsız gururlar yoğurmama izin vereceksin. Kıyılarının üzerine adlarımızı yazmama, sonra da arasına fiyakalı bir kalp resmi yapıp, tam da ortasından ucu keskin bir ok geçirmeme izin vereceksin. O kadar küçülteceğim sevmeyi bazen, o kadar çocuklaştıracak. Sense sadece seveceksin bu arada, büyümemi seyrederek, çocukça hatalarımı sobeleyerek, gönlüne kum kaçırmama gülerek seveceksin.

Soluğunda kimsede olmayan o koku olacak, sen konuştukça orkide halinden utanacak, nergis boyun bükecek, petunyalar yüzün dökecek. Soluğunda hiçbir çiçekte olmayacak bir tat olacak. Tuzlu bir gün doğumu barındıran bir şey, bir tek bu adanın bağrında açan bir şey, sen gelmeden önce düşünceme değen, senden önce yüreğimin koridorlarında beliren bir şey.

Tam bir yerlerde bittiğimize, konuşacaklarımızın, söyleyeceklerimizin tükendiğine inanacağım, aniden karalarını fark edeceğim, yeni sığınaklarını, uzaktaki ve çok derindeki hayat belirtilerini, keşfedilmemiş memleketlerini mesela. Ve ben gelmeme karşı koyamayacağım. Geleceğim sana, umarsız, pusulasız, apar topar. Daha önce planladığım herşeyi unutarak, hesap kitap yapmadan, sularında boğulma olasılığımla geleceğim.

Sonra bir gün bakacaksın ben sende olacağım. Alışkanlıktan değil ihtiyaçtan, koynundan başka hiçbir yerde bu kadar ferahlayamadığımdan, ve hiçbir mehtaba soyunuk bir yürekle bu kadar uzun bakamadığımdan geleceğim yanına. Başka hiçbir sebep olmadan. Sırf beni deniz gibi seveceğinden. Sırf denizden bile güzel sevebilme ihtimalinden koşacağım yanına.

****************

SEN GİDİNCE

 

beni bir de sen gidince gör sevdiğim

bulutların içinde gör

beni en dalgalı halimle

yağmaya en müsait vaktimde gör

korkakken, çocukken, seni düşünürken gör

beni bir de sen gidince gör sevdiğim

gururların yıkıntısında gör

beni en vazgeçmiş halimle

kaybetmeye en yakın vaktimde gör

yorgunken, üşümüşken,

seni özlerken gör

şarkıların içinde kırılırken gör

beni en kadın halimle

alınmaya en müsait vaktimde gör

senden ümidi kesmişken

unutmaya sabıkalı sana

petunya kokulu bir şiirken

yarımken

isimsizken

bir hiçbirşeyken gör

beni bir de sen gidince gör sevdiğim

Beste SAKALLI

*****************

Albüm Yaprağı

BİZ HEP KADIN KALDIK ASLINDA...

Biz hep kadın kaldık aslında.Evet değişti entarilerimiz, belki kerpiçten değil artık evlerimiz, annelerimizinki kadar nasırlı değil ellerimiz, eskisi gibi iyi giyinmiş de değil düşlerimiz.Ama kadın kaldık dedim ya, biz hep karşılıksız sever kaldık, sevdiğine ömrünü serer, emeğe hakkını verir kaldık.Belki bazen ergenlik çağındaki bir çocuk kadar alıngan, olumsuzluklardan yorgun, takatsiz kaldık ama inatla toparlandık. Bizden yaşam bekleyenlere beklediklerinden fazlasını sunacak kadar, zaman zaman sevdiklerimizin hayatını anlamlandırmak adına kendimizi unutacak kadar hem de. Evet değişti entarilerimiz, belki kerpiçten değil artık evlerimiz, annelerimizinki kadar nasırlı değil ellerimiz, eskisi gibi iyi giyinmiş değil düşlerimiz.Ama kadınız biz hep kadın kaldın aslında.

Bu resim 1950-1960'lı yıllardan bir kare.O yıllarda Kıbrıs Türk halkının büyük bölümü tarım ve hayvancılıkla uğraşır, yaşamlarını; ürettiklerini tüketerek, üretim fazlasını da satarak sürdürürlermiş. Kadınlarımız da köydeki iş hayatının içinde olup, bahçelerde, bağlarda, harup ve zeytin toplamada, çoban eşleri ağıllarında, zaman zaman da davarlarını güderek, süt sağarak çalışırlarmış. Bunun yanında orakla ekin biçme, susam sökme ve kurutma, soğan hasadı, zeytin toplama gibi işlerle de uğraşırlarmış. Ek olarak iş paydosundan sonra evlerindeki tezgahta örücülük yaparlarmış.

Fotoğraftaki çarşaflı kadın ise ticaretle uğraşan o zamanki az sayıdaki iş kadınlarımızdan diyor Altay Bey. 1960 yılına kadar Lefkoşa'daki Faneromeni Kilisesi avlusunda kurulan Cuma Pazarı'nda, arap ülkelerinden getirilen tarak, hamam kesesi, hamam taşı, havlu, tor silecekler, çoraplar, pabuçlar, eski tip lamba gibi eşyaları satarken görüntülenen..(Fotoğraf ve bilgiler için Altay Sayıl'a içten teşekkürler.)

*********************

Posta Kutusu

DOĞMAMIŞ ÇOCUĞUMA ŞİİR

Önce bir adam girecek yüreğime

Beni tamamlayabilecek...

Beni çoğaltabilecek....

Beni çoğaltırken yüreğini akıtabilecek...

Yüreği yüreğimde gezinirken,

Bir cenin düşecek sevgi rahmime...

Sen düşeceksin ana yüreğime...

Senden önce sevgim büyüyüp güçlenecek

Bu güçle sana dair umutlar yeşerteceğim

Sen umudum olacaksın,

Umutların köreldiği bu koca dünyada

Sen dünyam olacaksın...

Kalabalığın ortasındaki yalnızlığımı giderecek

Bendeki ben olacaksın...

Benden önce geleceksin...

Tüm insani bencilliğimi kapatacak

Sencilliğimle bezeyeceksin dünyamı

Sana çarpacak yüreğim,

Her yanda, her anda sen olacaksın

Umutlarınla doğan güne bakacaksın

Sevginle ayaza yüz tutmuş geceleri ısıtacaksın

Sabret küçüğüm, en sevdiğim

Elbette doğacaksın...

Funda GÜLSEVEN

 

 

 

 

 

 

 

   2790 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
17 Ağustos 2008, Pazar   AŞK, ALIŞMAK VE YAŞAMAK...
10 Ağustos 2008, Pazar   ÇOCUKLUK FOTOĞRAFLARI
03 Ağustos 2008, Pazar   KAPILAR
27 Temmuz 2008, Pazar   BENİ YAĞMURA BIRAK
20 Temmuz 2008, Pazar   ALMANYA, ŞİİR VE YOLCULUKLAR
13 Temmuz 2008, Pazar   GÖZLERİNE DAĞILIRDI BENİM ANNEM
06 Temmuz 2008, Pazar   II. Uluslararası Şiir Buluşması
29 Haziran 2008, Pazar   ULUSLARARASI İSKELE FESTİVALİ II. ŞİİR BULUŞMASI
22 Haziran 2008, Pazar   YOK'LAR VE ŞİİR KURAKLIĞI
15 Haziran 2008, Pazar   UYUMAM YASTIĞIMDAN DÜŞMESİN DİYE GÖZLERİN


Yorum Sayısı:   3
  armonieva         - izmir 18 Nisan 2007, Çarşamba 06:14 
kadın olmak, soğuk rüzgarlara aldırmadan dimdik ayakta durmak, gücünü ihtişamlı bir ağaç gibi fırtınaların şiddetinden alarak daha bi fazla kök salabilmek toprağına... tebrikler şiir tadında okudum yazınızı... bu arada funda gülseven de okuyorsa şiir dostum tam bulduğumda kaybettim seni ben yine bu sayfada bulmaya çalışacağım seni... saygılar... canımız adamıza selamlar...
  buse         - london 16 Mart 2007, Cuma 02:16 
her hafda merakLA okuyorum ve hersayfada kendime ait bir parca buLuyorum.. boyLE devam edin bence her kelime her satir mukkemmelce yerLEsiyor insanin icine... basariLarinizin devamini diLerim..: )
  ahmet buran         - elazıg 06 Mart 2007, Salı 21:19 
Sevginin açamayacağı kapı, ulaşamayacağı mesafe yoktur.Sevgi aslında evrensel bir dildir aynı zamanda. Bu evrensel dili deniz imgesiyle yürek çırpınışlarımız haline getiren sevgili Beste'yi kutluyorum.Deniz-su- hayat ve sonsuzluk çağrışımı içinde duru, berrak bir yaşam ve yaşanılası, özlem dolu bir dünyanın penceresi adeta bu ytazı. Kutluyorum. her hafta heyecanla yazılarınızı beklemeye devam edeceğim. Sevgiler...


DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.1836 1.1919
1 STERLİN 2.1995 2.2158
1 EURO 1.7438 1.7560



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KAPIDAKİ TEHLİKE

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Toprağımız sınırlı olduğuna göre...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (34)

Akay Cemal

Peşin taleplerle masaya dinamit mi konuluy...

Ahmet Tolgay

LEFKOŞA TÜRK BELEDİYESİ'NİN KURULUŞ ÖY...

Bilbay Eminoğlu

Yiyin efendiler yiyin!

Necdet Ergün

YENİ "ENERJİ POLİTİKASINA" İHTİYAC...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. Umut Altunç

Lap Top Bilgisayarlar Kısırlık Yapar Mı?

Aysu Basri

ÇÖZÜM OLACAĞINA İNANMAYANLAR NASIL ÇÖZÜM Y...

Sevilay SADIKOĞLU

İstanbul ve Karaköy Güllüoğlu baklavaları....

Mustafa BESİM

EKONOMİDE HAYAL DÜNYASI

Türem Delikurt

Doğa'nın gizemi...

Dr. İsmail KEMAL

Batı'nın Afganistan çıkmazı

Emin AKKOR

Elektrik çarptı

Oğuz Metiner

Berat geceniz mübarek olsun

Ali Özçil

Denizlerin siyah incisi havyar

Bedia BALSES

Elinde Camdan Ebem Kuşakları Dilinde Krist...

Beste SAKALLI

AŞK, ALIŞMAK VE YAŞAMAK...

Psikolog Ayla Kahraman

"DİYABETİK ÇOCUKLAR"

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Dillendirilen bir konu daha var:POZİTİF OL...

Osman Ertuğ

"Ayrılıkçı Devlet" kimdir

Bener HAKERİ

Yozlaşmağa karşı manifesto (bildiri)

Ata ATUN

OSETYA- RUSYA, KKTC-TÜRKİYE BENZEŞMESİ

Mehmet RATİP

Sol'un "hasımsızlığı"

Dr. Orhan Aydeniz

Tarımsal Üretim Planlaması

Harid Fedai

(Çörçhil'in Kabulleri)

Cumhur DELİCEIRMAK

ÇOCUKLARIN SAATİ YA DA TABULA RASA





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital