|
Yok şimdi olmaz, giremezsiniz. İçerim çok dağınık. Daha yeni kalktım bahardan, daha yeni ayıldım sarhoşluktan. Gidin şimdi sonra gelin. Sonra okuyun beni. Çok sonra. Bu kağıda anlatacağım irili ufaklı güzellikleri bulunca gelin.

Bu az uğrayan yağmurlar suyun hakkını verip bizi bütün kirlerden sildirdiği o gün gelin, ergenliğe girmeden umutlarınız, ter içinde kalmışken 'insan'a benzemekten, kendinize en çok olduğunuz o gün gelin.
Durun, şimdi olmaz. İçerimde kendini avutmakla meşgul 'ben' varken olmaz, yeniden çizerken kendini aşka, yeniden dizerken hayallerini 'sınır'sızlığa ve düşlerini uyandırırken bir çocuğun gözlerinde asla olmaz, rahatsız edemezsiniz.
Gökkuşaklı, bol toprak kokulu, hafif ıslak bir günde gelin. Bana anlatacak mutlu öykülerle gelin, uyuklayan kederle mesela, mavi renk gözlerinizi mesken tutmuşken, özgürlük yakanıza yapışmışken, tam da gemiler sizi açılmaya dürterken, kuşlar serçe parmağınıza naz yaparken, yıldızlar yakanızda edalı edalı otururken, goncalar güle dönüşürken, gelin. Beyazlar içinde umutlu bir gelin gibi gelin.
Şimdi dönün gidin, eliniz boş, gönlünüz boş gidin kapımdan. Yabancıyım kendime. Anlayın. Uzun zamandır yabancıyım, annemin yıllardır yaşadığı eve 'başkası' olduğu kadar yabancı en az. Açamam kapılarımı, göstermem aykırılıklarımı ve sayıklamalarımı. Yeni bir isim vereceğim kendime, yeni bir beste yapacağım kendimden. O zaman gelin. Ne olur saklayın gelmelerinizi, sonra gelin. Sonra okuyun beni. Yeter ki güzellikler bulun geldiğinizde.
**********
Albüm Yaprağı
LEFKOŞA'DAN BİR GÖRÜNÜM

1920'li yıllarda Lefkoşa'nın güneyden görünümü. Fotoğraf, daha sonraki yıllarda kartpostal olarak basılmıştı. Fotoğrafta, önde henüz asfaltlanmamış yolda o yılların kiralık at arabaları (kabriole) ve yolcuları görülmektedir. Fotoğrafta, sağda çifte şerefeli Selimiye Camii görülmektedir. O yıllarda Lefkoşa'da yapılar tek katlı olup günümüzdeki gibi çok katlı beton yapılar henüz yoktur. Geride görülen dağlar ise Beşparmak sıradağıdır.(Fotoğraf ve bilgiler Altay Sayıl)
************
AŞKIN DİZELERİ

baktın
ve bağı çözüldü bir aşkın diz(e)lerinin
ben de uçurdum dallarımdaki tüm kanatları
kovdum yapraklarımı
çabucak ve telaşla
bir müsamere çocuğunun sahne heyecanıyla
alkış bekleyerek aşktan
sana sabahladım
zaten ruhumun hep söyleyecekleri vardı sana
hep dokunmadan geçtiğin bir yeri vardı tenimin
ve dipteki hüznümün
yüzümde adını bilmediğin bir memleket
ve kıyılarımda hazırda bekleyen vefalı bir bahar vardı
ikimiz benzemeseydik bu kadar
bu kadar yakından göremeseydik birbirimizi
bu kadar gezemeseydik arşivlerimizde
kendi hikayelerimizdeki samimiyetle
örtüşmeseydi bu kadar gülmelerimle göz değmelerin
sinerdi bu heyecan
uzamazdı buraya kadar
ah ne güzel
bakışlarında tamamlamak sözlerini
utanarak ama salarak duygularını
mühürleyerek kokumun olmadığı odalarını
nefesimde nefeslenmen ne güzel
baktın
ve ben o anı yaşamaktan saydım
inanmaya başladım bildiğim masallara
izin verdim bir acı yaktı
ağlattı beni annem, bıraktım
tutunarak mahcup bakışlarına
güzel olan her şeye yeniden yakınlaştım
susturdum büyümeyi ve konuşmayı
sana sevdalı kaldım
adının heceleriyle adımı
santim santim bu ömre yazdım
Beste SAKALLI
1.Uluslararası İskele Festivali Şiir Buluşması
Bu yıl ilk kez 1. Uluslararası İskele Festivali Şiir Buluşması gerçekleşiyor. Almanya, Arnavutluk, Azerbaycan, Irak, Kosova, Makedonya, Türkiye, Ukrayna, Yunanistan ve ülkemizden çok değerli şairlerin katılımıyla gerçekleşecek olan gece Artemis'te 4 Temmuz gecesi saat 21:00'de yapılacak. Lütfen o gece orada olun ve kendinizi, bir müddet de olsa müzik eşliğinde şiirin maviliklerine bırakın.
|