Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Alev aldı çakıldı: 153 ölü
Provokasyon
Oğuz Veli Beidoğlu vefat etti
"Bonfile şebekesine" polis operasyonu
Kaçak apartmanlar mühürlendi
Paraya tamahımız yok
Bağdat'tan Suriye'ye Suriye'den KKTC'ye
Güney Kıbrıs'taki fanatik Rum örgütleri cesaretlendiriliyor
Millilere Danimarka piyangosu
Bağcıl'dan görkemli açılış
Lefke'de şenlik başladı
Altın adam Ramazan
Türkiye'den güzel prova: 1-0
Gönyeli bugün resmi açılışı yapıyor
Spor ve sanat bir arada
Adal: Hata yapma lüksümüz yoktur

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

GÜLMEK

Beste SAKALLI

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   5 Ağustos 2007, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Beste SAKALLI

İnsanoğlu konuşmayı öğreniyor kısa sürede. O kadar yoğun çaba sarf ediliyor ki konuşturmak için, sonra susturamıyorlar bile bizi. Şimdiki kalabalık da ondan değil mi? Oturmak, kalkmak da öğreniliyor bir şekilde. E ağlamayı öğrenmemek olur mu? Mahalle arkadaşlarıyla kavga sonrası, istediğin bir oyuncağın alınmaması, öğretmenin sorduğu soruyu doğru yanıtlayamamak, bir işten haksız yere kovulmak, bir dostunu yitirmek, düzeltilmeyecek bir hataya öncülük etmek...Tüm gazetenin sayfaları kaplanabilir daha birçok ağlama bahanesiyle. Ama benim derdim o değil. Benim derdim 'gülmek.'Bu, tam da ısıttığımızda kalktığımız hayattan gülme bahaneleri koparmak.

***

İnsan iyi yazılar yazabilir, harika çizimler yapabilir, tahtaya çok güzel şekiller verebilir, herkes tarafından beğenilen bir araba tasarlayabilir, notaları kıskandıran bir sesle kendine hayran bırakacak şarkılar söyleyebilir ve tüm bunların topluma katkıları da olabilir, ama bence iyi gülmeyi başarabilen bir insan hepsinin ve hepimizin önüne geçer. 'İyi gülmek' ten kastım içtenlikte, yani vitrinden değil tam da içinden, yüreğinin dudağı ağzının dudağına eşdeğer açılan bir gülüş benim kastettiğim. Geride bırakarak anılarda kalmayı hak eden ne varsa, bırakmak ve yol almak.

***

Çok ünlü bir futbolcunun bir röportajını okumuştum. Ve hayatı en çok o zaman futbola benzetmiştim. Maçın başında harika bir gol şansı yakalıyorsunuz mesela, herkes ve her şey bu gol için hazır. Ama yapamıyorsunuz, takımınıza yüklü bir moral ve destek getirecek o golü atamıyorsunuz. Siz olsaydınız ne yapardınız? Bütün maçı kendinizi suçlayarak, yeşil sahanın kenarına çömelip gözyaşlarınızı taşlara vurarak geçirir ve kalan 85 dakikayı da harcar mıydınız? Umarım öyle değildir. Çünkü iyi bir futbolcu olmak o olayı anında unutmak ve size fırsatlar getirebilecek 85 dakikayı doğru kullanmakla başlıyormuş. Bunu hayatla bağdaştırırsak bizim de elimizde işlenmeyi ve değerlendirilmeyi bekleyen uzun bir ömür kalıyor, hayal kırklıklarına ve fırsat kalelerine atamadığımız gollerin ardından çok uzun dalmayarak tabi. Yani geriye bakıp üzülmek yerine ilerisini düşünüp gülümsemek kalıyor.

Yapabileceklerimizi düşünerek, umutlarımızı, bıraktığımız yerden yeniden başlamayı düşleyerek.. Yalnızca bir fotoğraf makinesinin gözüne değil hayatın gözüne gülümsemek. Çekiyoruz diye değil yaşıyoruz diye gülümsemek.

*********

BENİ KARPAZ'DA UNUT RÜZGAR

beni Karpaz'da unut rüzgar

'sever'e demirlemiş bir papatyanın dudağında

uçsuz bucaksız dalgaların koridorlarında, bir nar gibi darmadağın

masallarıma kadar kumlanmış

adını bilmediğim bir kuşun kanatlarını kuşanmış

gün batımıyla kaçmış bir gündüz gibi unut

saçlarıma düğümlü bir ağustos demirledi buradayken

sanki okuduğum şiirlerin gözleri en çok bu sahillere çekti

kendim kendimin tam da ruhuna değdi

beni almaya gelme rüzgar

beni Karpaz'da unut

vur açık unuttuğum kapılarımı ve kitaplarımı

durdur masamdaki akreple yelkovanı

kalın bir nokta koy tüm yarım yazılarıma

ve at kalemlerimi kağıtların en ucuna

denizler yazı tutar mı hiç

söyle o kente de silsin beni defterden

balıkçılar sorsun adımı yalnız

yalnız martılar girsin ıslığımın koluna

deniz feneri yer açsın denizin koynunda bana

gitmeyeceğim

hatırlamak istemediklerim ve sevmediklerim

dün kadar gerimdesiniz şimdi

ve ben dağın ardındaki güzel günlerde

tuzun tenimi inandırdığı başka bir memleketteyim

tüm esintilerden sakladım kendimi

unutsun rüzgar da hatırlamasın

ne de hatırlatsın beni

essin ve gördüğü yerde Karpaz'a unutsun

Beste SAKALLI

**********

'Şiirin genç kalması, yeni yazılmasıyla alakalı bir konu değil şüphesiz. Yeni yazıldığı halde yaşlanmış şiirlere çokça rastladığımız gibi; yüzyıllar öncesinde yazılmış şiirlerin bugün hâlâ net bir şekilde gençliğini sürdürdüğünü de görüyoruz.O halde bir şiiri değerlendirirken, eski-yeni, yaşlı-genç değil; daha çok şiir bilgisine sahip olup olmaması noktasında değerlendirmek durumundayız.' Rafhet Candan, Güçlü Şiir Zayıf Şiirin Gölgesinde, Alaz Edebiyat Dergisi, Sayı:2.

******

Albüm Yaprağı

DEVECİLER HANI

Bugünkü fotoğrafta Lefkoşa'da develerin konakladığı Deveciler Hanı'nın tuval üzerine yapılmış yağlı boya tablosu görülmektedir. Tablo, Olga Rauf tarafından 20 Ekim 1929 tarihinde yapılmış olup özel bir koleksiyonda bulunmaktadır (Olga Rauf: D.T. 21 Ocak 1893, Moskova- Ö.T.1987) Tabloda, Lefkoşa'da develerin konakladığı Han ve kuzeyinde de Selimiye Camii'nin çifte minareleri görülmektedir. Eski Deveciler Hanı, günümüzde adını korumakta fakat motorlu araçların park yeri olarak kullanılmaktadır.(Fotoğraf ve bilgiler Altay Sayıl)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Posta Kutusu

SEN

Sahi sen nereye gidiyorsun?

Ne arıyorsun?

Bilinmezlikleri keşfetmekse bu arayış

Her şey oradadır

Güzel yanıdır sevgiyle mutluluğun tanışması

Çok hoş gelir, keyif alır insan

Ya tanışınca hüzünle, özlemle

Gözyaşı olur arkadaşın

Yalnızlığını da paylaşırlar bir de gecelerini

Bitmeyecek gibidirler onlar

Sen bilmezsin güzelim, çok inatçıdırlar

Üzülme bir gün giderler

Yakarak hem de yakarak...

Mehmet CEYLANLI

   2195 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
17 Ağustos 2008, Pazar   AŞK, ALIŞMAK VE YAŞAMAK...
10 Ağustos 2008, Pazar   ÇOCUKLUK FOTOĞRAFLARI
03 Ağustos 2008, Pazar   KAPILAR
27 Temmuz 2008, Pazar   BENİ YAĞMURA BIRAK
20 Temmuz 2008, Pazar   ALMANYA, ŞİİR VE YOLCULUKLAR
13 Temmuz 2008, Pazar   GÖZLERİNE DAĞILIRDI BENİM ANNEM
06 Temmuz 2008, Pazar   II. Uluslararası Şiir Buluşması
29 Haziran 2008, Pazar   ULUSLARARASI İSKELE FESTİVALİ II. ŞİİR BULUŞMASI
22 Haziran 2008, Pazar   YOK'LAR VE ŞİİR KURAKLIĞI
15 Haziran 2008, Pazar   UYUMAM YASTIĞIMDAN DÜŞMESİN DİYE GÖZLERİN



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.1836 1.1919
1 STERLİN 2.1995 2.2158
1 EURO 1.7438 1.7560



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KAPIDAKİ TEHLİKE

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Toprağımız sınırlı olduğuna göre...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (34)

Akay Cemal

Peşin taleplerle masaya dinamit mi konuluy...

Ahmet Tolgay

LEFKOŞA TÜRK BELEDİYESİ'NİN KURULUŞ ÖY...

Bilbay Eminoğlu

Yiyin efendiler yiyin!

Necdet Ergün

YENİ "ENERJİ POLİTİKASINA" İHTİYAC...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. Umut Altunç

Lap Top Bilgisayarlar Kısırlık Yapar Mı?

Aysu Basri

ÇÖZÜM OLACAĞINA İNANMAYANLAR NASIL ÇÖZÜM Y...

Sevilay SADIKOĞLU

İstanbul ve Karaköy Güllüoğlu baklavaları....

Mustafa BESİM

EKONOMİDE HAYAL DÜNYASI

Türem Delikurt

Doğa'nın gizemi...

Dr. İsmail KEMAL

Batı'nın Afganistan çıkmazı

Emin AKKOR

Elektrik çarptı

Oğuz Metiner

Berat geceniz mübarek olsun

Ali Özçil

Denizlerin siyah incisi havyar

Bedia BALSES

Elinde Camdan Ebem Kuşakları Dilinde Krist...

Beste SAKALLI

AŞK, ALIŞMAK VE YAŞAMAK...

Psikolog Ayla Kahraman

"DİYABETİK ÇOCUKLAR"

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Dillendirilen bir konu daha var:POZİTİF OL...

Osman Ertuğ

"Ayrılıkçı Devlet" kimdir

Bener HAKERİ

Yozlaşmağa karşı manifesto (bildiri)

Ata ATUN

OSETYA- RUSYA, KKTC-TÜRKİYE BENZEŞMESİ

Mehmet RATİP

Sol'un "hasımsızlığı"

Dr. Orhan Aydeniz

Tarımsal Üretim Planlaması

Harid Fedai

(Çörçhil'in Kabulleri)

Cumhur DELİCEIRMAK

ÇOCUKLARIN SAATİ YA DA TABULA RASA





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital