Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
"Genç kız sebep oldu 6 erkek darp etti"
Umut ve inançla başlıyorlar
Sahte doktora 5 ay hapislik
Kırmızı çizgiler ortaya kondu
"Hastalara yeterli ilgi gösterilmiyor"
Cumhurbaşkanı Talat bugün, Soyer ve Ertuğruloğlu yarın KIBRIS TV'de
Görüşme bir başlangıç, geliştirmek hepimizin görevi
Tuğçe'den havalandıran pozlar
MTG ve Çetinkaya tam gaz
Sveta Eremen'in yükselişi
Bağcıl'dan Paluze Gecesi
Dagi markası Girne'de
Kaymaklı'da Ankara havası
Sokaklar hareketlendi
Ozanköy harıl harıl çalışıyor
Çetinkaya'nın Malpas kampı devam ediyor

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Yaşadıklarım kat kat giydiriken, Yazdıklarım Soyuyor Beni Yine...

Beste SAKALLI

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   25 Mayıs 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Seni uzaktan özlüyorum şimdi. Beni bilmeyen ve benim olmayan sokaklarda; şehrin, insanların, kaldırımların kendi seslerinden okudukları şiirlere yabancı kalıyorum. Boğazında acemi yağmurlar tıkanıyor iklimlerimin, seyrediyorum. Tüm ateşleri es geçiyor içimdeki yangın, söndüremiyorum. Yanıyor muyum, yağıyor muyum, yazıyor muyum, ne yapıyorum, bilemiyorum. Tek bildiğim var, özlüyorum.

Ağlıyorum ara ara. Ayıplansa da ağlamak bu yaştan sonra ağlıyorum işte. Buruş buruş ediyorum kağıtın bedenini, içimdeki nemin tiz sesiyle. Ağladıkça ben, toplanıveriyor kendine kağıt, gözlerimin söyledikleri ve düşürdükleri karşısında. Elini ayağını çekiyor, üzerine yazılan her dizeden, her cümleden, her heceden. Bir akşamüstü papatyası, bir gün batımı gibi kapanıyor kendine kağıt. Ürkmüş bir deniz gibi taa içeri çekiliyor kıyılarından. O koskoca kağıt küçücük kalıyor kirpiklerimin hıçkırık sesi karşısında. Transparan bir örtü gibi kalıveriyor avuçlarımda sonuçta. Üzerime çekip gizleyemiyorum kendimi bu kez bu atlasın hiçbir coğrafyasında. Yaşadıklarım kat kat giydirirken, her olay sonrası bir kalkan daha giyinirken, fark ediyorum ki yazdıklarım soyuyor beni yine. Yaşamak mı yazmak mı deseler, elde yazmak kalıyor işte, yazmak daha çok ben'im diye.

Kış diyorum, böyle bir şeydir herhalde. Aralık, ocak, şubattan ibaret değildir. Memleketinin dizlerine yumulduğunu hayal etmek gibi bir şey, hayal ederken de gözlerinin ağzına geleni söylediği bir şeydir kış. Kış diyorum, böyle bir şeydir. Bir memleketi, gün batımını uzaktan özlediğin zaman, boğazına duygularının attığı o sıkı düğüm gibi... Rüzgarın saçlarını sarstığı an, aklına annenin düşmesi gibi bir şeydir. Kocaman bir kalabalıkta seni yalnızlığın tutması, yüreğinin aklının kaderinin şiire sınırlar koyması, hayallerine izolasyonlar uygulaması, düşlerine kimlik sorması gibi birşeydir.

Kış diyorum, böyle bir şeydir herhalde.Şairin dediği gibi, hani bazen ararsın yazacaklarını bulamazsın, bazen de bulursun yazamazsın ya öyle bir şey.Bazen durur uzun uzun bakarsın ya yüzüne aynaların önünde, aynaların önünde yabancı olursun ya yüzünün dediklerine, öyle...Asla'ları, keşke'leri, pişmalıkları ve hataları inatla net hatırlarsın, inatla daha dün gibi, oysa güzellikler gelmez, iyi geçen vakitler bir türlü kımıldayıp yoklamaz ya hafızanı, öyle bir şeydir kış.Kış, bir mevsimden çoktur.Öyle aylık, günlük, bir şey değildir.Dans eden yağmur damlaları, gökyüzünde rüzgarın nefesiyle bir nehir gibi akıp duran bulutlar, tırnak diplerine kadar donduran ve tir tir titreten soğuk, toprağın coşkusu, ağacın heyecanı, köpüren dalgalar ve sıcacık bir evde ateşli ateşli yanan ateşin başında dışarıdaki soğuğu konuşmak değildir.Kış böyle bir şey değildir.Özlemek gibi bir şeydir kış.Bir memleketi taa uzaklardan özlemek gibi...

Çünkü bir memleketten gitmek, her şeyden gitmektir. Aşktan, yaşadıklarından ve yaşayacaklarından, sevdiklerinden ve seveceklerinden, yazdıklarından ve yazacaklarından. Bir memleketten gitmek, meğer her şeyden gitmekmiş. Yaşayacaklarından ve öleceklerinden...İşte kış, böyle bir şeydir.Bildiğin halde müdahale edememek gibi kendine ve geçmişe.Bir keşke'yle oturup dertleşmek günün sonunda...Çünkü bir memleketten gitmek, gitmektir işte herşeyiyle.

*************

Bu hafta uzakta adalarını özleyenler için yazdım.Aslında tasarlamadan, haftanın getirisi oldu yine. Ne mutlu ki yazılarım vesilesiyle, taa uzaklardan buraları özleyenlerle konuşuyoruz e-maillerle zaman zaman. Bazen burada konuştuğum dostlardan daha çok diye düşünüyorum, yurt dışında haberleştiklerim. Bu yüzden de eskisinden çok oturuyorum galiba bilgisayar başında. Bazen hiç tanımadığım insanlar, yazılarımın onlara neleri hatırlattığından bahsederken, herkesin içerisinde nasıl koyu kışlar barındığına şahit oluyorum.Hepimiz o kadar kendi hayatımız ekseninde dönüyoruz ki bazen, gündemimiz o kadar kamufle ediliyor ki, hayatın yaşanacak karelerini ancak konuşunca, duyunca, paylaşınca anlıyoruz.Başka insanların dünyalarına değince.Hayatın aslında, haberlerde, gazetelerde, televizyonlarda görünenden çok başka bir şey olduğunu fark ettiriyor küçük bir merhaba bile.Evet, bu hafta uzaktan Kıbrıs'ı hatırlayanlar için yazdım.Uzaklarda hergün buraları özleyerek uyananlar için.Ama dürüstçe söylemeliyim ki uzaklara gitmek de gerekmiyor özlemek için.Bazen hepimiz kendi toprağının üzerindeyken bile özlüyoruz Kıbrıs'ı.Eski günlerini sayıklıyoruz...Bu adayı uzaklardan özleyenlere diyeceğim odur ki, gelseniz de özleyeceksiniz.Hatta belki şimdikinden daha fazla...

Beste SAKALLI

********************

BOŞUNA DEĞİLMİŞ AYRILIĞIMIZ

Boşuna değilmiş ayrılığımız

Bak yine buluşamadık

Bu kadar geldiğimiz halde birbirimize

Yine ellerimizi kavuşturamadık

Ne yaptık bu kadar affedilmez

Bu kadar unutulmaz ne yaşadık ki aşamadık

Herkes kadar olsun

Sevmeyi başaramadık

Bu mola boşa değilmiş

Verdiğimiz ara meğer aşkın küllenişi

Ayrılığın ilk işaretiymiş

Nasıl başladıysa bu sevda

bitecekmiş demek gene bir kıvılcımla

Ayrılık kazanacakmış gene aşkın karşısında

En acısı da yok başka şansımız sevgili

Seyirci kalmak dışında

Aşkların da varmış meğer kaderi

Nasıl haberimiz yoksa birbirimizden aylar önce

Ayrılığımızı da gel unutalım biran önce

Başeğelim biz de herkes gibi alnımızda yazan şeylere

Zaman sevgili işte bu yüzden geçer

Her acının bedelini göreceksin yıllar örter

Bir gün bakacaksın büyümüşüz

Bir gün bakacaksın yürümüşüz

Geçtiğimiz bu yollardan birer birer dönmüşüz

İyi ki ayrılmışız diyeceğiz belki

Sevmeseydik böylesi, ayrılamazdık inan bu denli

Bilirsin sevdası güzel olanın güzeldir ayrılığı da

Bize bugün kendimizi unutturan bu sevda

Bizi kendimize hatırlatan olacaktır ömrümüzün son zamanlarında

Boş ver, iyi ki dönmedik ayrılığımızdan

Sevdamızdan olacaktık yoksa

Yoksa hatırlarımızdan...

Beste SAKALLI

*****************

   1042 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
31 Ağustos 2008, Pazar   BİR EYLÜL KARŞILAMSI
24 Ağustos 2008, Pazar   BELKİ ATILIR DİYE AYRILIK İÇİNDEN...
17 Ağustos 2008, Pazar   AŞK, ALIŞMAK VE YAŞAMAK...
10 Ağustos 2008, Pazar   ÇOCUKLUK FOTOĞRAFLARI
03 Ağustos 2008, Pazar   KAPILAR
27 Temmuz 2008, Pazar   BENİ YAĞMURA BIRAK
20 Temmuz 2008, Pazar   ALMANYA, ŞİİR VE YOLCULUKLAR
13 Temmuz 2008, Pazar   GÖZLERİNE DAĞILIRDI BENİM ANNEM
06 Temmuz 2008, Pazar   II. Uluslararası Şiir Buluşması
29 Haziran 2008, Pazar   ULUSLARARASI İSKELE FESTİVALİ II. ŞİİR BULUŞMASI



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2028 1.2112
1 STERLİN 2.1303 2.1461
1 EURO 1.7340 1.7462



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

STATÜKONUN YIKILDIĞININ İLANI

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Köstek olunmasın yeter...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

İlk günün mesajları ve 'örtülü istekle...

Ahmet Tolgay

Cumhurbaşkanımıza açık mektup...

Bilbay Eminoğlu

Duydunuz mu?...Hayat ucuzlamış!

Hüseyin EKMEKÇİ

Liderlere cesaret gerek

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

ONLAR BENİM İÇİN SADECE TALAT ve HRİSTOFİA...

Dr. Umut Altunç

Ateşli Çocuğa Nasıl Yaklaşmalı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Müzakereler başlarken

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

"AYNA AYNA, SÖYLE BANA KUSURUM NEREDE&...

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Aflatoksinden korkmalı mıyız?

Mehmet RATİP

Nagasaki'den Kıbrıs'a, Weller'...

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital