Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Ölümlü trafik kazası,ağır cezada görüşülecek
Zorla yapmadım
Kuzuları çaldılar, köpeğin boğazını kestiler
UBP Genel Sekreterini seçmedi
'Ecstasy'ye 8 yıl
2009 da zor
Kıbrıs Kıbrıslılarındır

YORUMLANANLAR
Öğretmen dayağı polislik oldu [5]
Elektrikte yatırım katkı payı kaldırılıyor, akaryakıtta da indirim yapılacak [1]
Uyuşturucuyu çocuğuna taşıttı 2 yıl hapis cezası aldı [7]
Soyer: Orta noktayı bulacağız [1]
Pankart tartışması [4]
BES, LTB'de yaşanan sorunları sendikalarla tartıştı [1]
Samani: Narenciyecilerin sorunlarına duyarlı olun [1]
Oya Talat: Siyasetteki erkek egemen yapıyı kırmaya çalışıyoruz [1]
Bu yaklaşım, Kıbrıs Türk halkını bir kez daha büyük hayal kırıklığına uğrattı [2]
İsrail, KKTC'yi ayrı bir varlık olarak tanımıyor [4]
Eroğlu, ilk seçimde siyaseti bırakmak zorunda kalacak [9]
Avcılar dün siyah çelenk koydu, bugün de köpeklerle eylem yapacak [1]
Tavuri'nin tövbesi yine tutmadı [3]
Kanser olmak istemiyoruz [3]
Otellerde bayram bereketi [3]
Liste nihayet! [1]
Avcılar eyleme gidiyor [12]
Talat ve Hristofyas'a "camdan mumluk" [1]
Taksim Trio, Londra Caz Festivali'nde büyüledi [1]
Gökyüzünde Ay ile Venüs'ün muhteşem buluşması [1]



Çocukların Cinsel İstismarı - 1

Psikolog Ayla Kahraman

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   1 Haziran 2007, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Alınan bütün önlemlere rağmen, artarak devam eden bir kötülük hakkında konuşacağız bugün. Ne yasada giderek ağırlaşan ceza yaptırımları, ne de incelikle hazırlanmış bilimsel ve ahlaki telkinler azaltıyor bu kötülüğü. Üstelik kötülüğü bir ‘cinsel tercih’ ya da ‘hastalık’ gibi göstermeye çalışan ‘sözde’ entelektüeller de çıktı ortaya.

    Cinsel istismar; “bir erişkinin, cinsel gereksinim ve isteklerini karşılamak için çocukları araç olarak kullanması” olarak tanımlanıyor. 18 Yaşın altındaki çocuklara zorla ya da ikna yoluyla yapılması suç olarak kabul ediliyor. Sadece uzak diyarların, tanımadığımız insanlarının çocuklarının başına geldiğini, bizim güzel adamızda böyle şeyler olamayacağını düşünürken, gazete manşetlerinde görmeye başladık bu kötülüğün “eserlerini”. Kanıksanan, sıradan haberlerden biri olup, sadece iç sayfalarda yer alması korku dolu bir kâbus. Toplumdaki bütün iyileri, kötülükle olan bu savaşa katmadıkça, kâbustan kurtuluş yok gibi görünüyor.

    Çocuk istismarının önleyici eğitimi aile içinde başlar. Başkalarıyla eşit haklara sahip, özgür bir birey olduğunu öğreneceği ilk yerdir aile. Çocuğun, beslenme, barınma gibi temel ihtiyaçlarının ve sevgi, güven, benlik değeri gibi psikososyal ihtiyaçlarının karşılandığı yerdir aynı zamanda. Bu ihtiyaçların giderilememesi durumu, çocuk ihmali olarak adlandırılır ve hukuki bir suçtur. Ana babanın çocuk üzerindeki hak ve görevlerinin yasal olarak sonlanmasına kadar gidebilecek bir sürecin de başlangıcıdır. Çocuk ihmali ile çocuğun istismarı birbirleriyle ilişkili kavramlardır. Çocuğa yönelik her türlü ihmalin onu kötülüğün acımasız ellerine teslim etmesi kaçınılmazdır.

     Çocuk, düşünce ve isteklerini önce aile ortamında dile getirmeyi öğrenir. Bu dile getirişlere uygun zemin hazırlamak ve çocuğun ifade özgürlüğünü kazanmasını sağlamak anne babanın görevidir. Evde onu istekle dinleyen ve gerekli geri bildirimlerde bulunan ebeveyn, çocuğunu konuşması için cesaretlendiren ebeveyndir. “sen anlamazsın, bilmezsin; çocuksun, çocukluğunu bil” tarzındaki yaklaşımlar; isteklerini dile getirmeyi ve düşüncelerinin gelişimini engeller. Kendi yaşamına sadece bir seyirci olarak katılmasını ve kötülük odaklarının hedefi haline gelmesini kolaylaştırır.

    Duygularını ifade etmeyi öğrenmesi de önemli bir adımdır. Çocuklar üzüntü, korku, güvensizlik gibi duygu ifadelerini dile getirmede normal şartlarda bile zorlanırlar. Duygularını ifadeye her hangi bir sınır getirmeyin. Ahlaki sorumluluklar yüklemeyin. “Ayıptır” yargısını olabildiğince az kullanın. Sevgisini, öfkesini ifade etmesine ortam hazırlayın. Değişik kişilere yönelik, duygusal ve davranışsal ifadelerini takip edin. Hangi insanlarla birlikte olmayı seviyor? Kimlerle yalnız kalmak istemiyor? Aynı kişiye yönelik tepkilerinde süreklilik var mı yoksa değişken bir kararsızlık içinde mi? Biriyle oynaması, ilgilenmesi ya da her hangi bir ilişki kurması için baskı yapmayın. Başkalarının istek ve yönlendirmelerini nasıl değerlendirdiğini iyi takip edin. Gergin ve zoraki onaylar gibi mi? Neşeli ve istekli mi? Dikkatli çabanızla elde edeceğiniz veriler, çocuğunuzun duygularını özgürce ifade edebilmesinde atılacak önemli bir adımdır.

   İki yaşından itibaren, çocuğunuza bedeninin ona ait olduğunu ve vücuduna iyi bakması gerektiğini öğretebilirsiniz. O izin vermedikçe, hiç kimse ona dokunamaz, öpemez. “Amcaya bir öpücük ver çocuğum yoksa seni sevmez” tarzında hiçbir yaklaşımda bulunmayın, böyle sözcükler sarf etmeyin. Mayo ve don ile kapatılan yerleri ona özeldir ve hiç kimsenin dokunmaması gerekir. Bedeninden korkmasına ya da tedirgin olmasına yol açacak yorum ve yönlendirmeler yapmayın. Başkaları bu yönde davrandığında ya da hoşuna gitmeyen bir davranışta bulunduğunda size ya da öğretmenine bildirmesini öğütleyin.

Bütün bunlar, çocuğu cinsel istismardan ve benzeri girişimlerden korumak için yeterli değildir; ancak çocuğun kendini değerli, sevilen, hakları olan bir birey olarak algılamasını sağladığından, karşı çıkma gücünü artırır. Yakınlarıyla paylaşmasını sağlar. İstismarcıya karşı “kurban” rolünü edinmesini engeller. Kurban rolü karmaşık bir yapıdır. Kurban, ona yapılanları hak ettiğini düşünebilir. İstismarcı yakın çevresindense ve ona önceden bir sevgi ya da güven bağı geliştirdiyse, yaptıklarının doğru olduğunu, karşı çıkmaması gerektiğini düşünebilir.

    Çocuklar istismara maruz kaldıklarında davranışları değişir. Ailenin, okulun ve çevrenin davranışları da değişir. Bu değişim zarar gören çocuğu iyileştirici yönde olmalıdır. Bu konuyla ilgili sohbetimize haftaya devam etmek umuduyla esen kalın.

 

Koşuyor altı yaşında bir oğlan,

uçurtması geçiyor ağaçlardan,

siz de böyle koşmuştunuz bir zaman.

Çocuklara kıymayın efendiler.  N.HİKMET

   1258 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
16 Kasım 2008, Pazar   EVLAT SEVGİSİ
14 Kasım 2008, Cuma   ÇOCUK VE CİNSEL EĞİTİM
14 Kasım 2008, Cuma   UYUŞTURUCUDAN KORKUYORUZ
14 Kasım 2008, Cuma   İŞİMİZ “İŞ” OLMAKTAN ÇIKARSA
14 Kasım 2008, Cuma   UYKU SORUNU YAŞAYAN ÇOCUKLAR
09 Kasım 2008, Pazar   AİLEDE BENCİLLİK
12 Eylül 2008, Cuma   ÇOCUKLAR NE İSTER
05 Eylül 2008, Cuma   OKUL
23 Ağustos 2008, Cumartesi   "AYNA AYNA, SÖYLE BANA KUSURUM NEREDE"
15 Ağustos 2008, Cuma   "DİYABETİK ÇOCUKLAR"



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5634 1.5744
1 STERLİN 2.2777 2.2946
1 EURO 1.9730 1.9869



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

YURT SEVGİSİ

Ali Baturay

KAYBETMEK

Hasan Hastürer

Derviş Bey seçildi UBP'nin işi bitti!!...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

İçimizdekiler söylerse, Ban hayda hayda sö...

Ahmet Tolgay

DOĞANIN İNSANLARDAN ÖÇ ALMASI...

Bilbay Eminoğlu

Yine göz boyadılar!

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Canaltay UBP PM'de

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

ÇÖZÜM İÇİN ORTAK MÜCADELE

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Hindistan'ın önemi

Oğuz Metiner

Kurban Bayramı yaklaşırken

Harid Fedai

Sefâlet!





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital