Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
2'si ağır, 3'ü çocuk 7 yaralı
Hem aldatıldılar, hem hapse gittiler
Doğal pınarı kendi malı gibi kullanıyor
Evraklarını yeğenine verdi polise "kaybettim" dedi
Başkanlık konusunda uzlaşamadılar
Tatbikatlar iptal
Ertuğruloğlu: Herkes mesajı aldı,UBP tek başına iktidara yürüyor
Esnaf tükenme noktasında, acil önlem şart
Öztürk: Ülkede toplanan sütün yüzde 20'sinin fiyatı borsada belirleniyor
Kıbrıs sorununun çözümü, AB'ye katılıma da yardımcı olacaktır

YORUMLANANLAR
Avcı: Su sorunu, Anavatan Türkiye'nin desteğiyle çözümlenecek [2]
Güzelyurt kökenli Rumlar, sözde "işgale" karşı yürüyüş düzenledi [3]
Cumhuriyet Meclisi'nin izleyici konumuna sokulması kabul edilemez [1]
Konfederasyon ve iki ayrı bağımsız devlet istemiyoruz [1]
15 dakikada böyle oldu [1]
Devlet, yok oluşumuzu durdurmalı [1]
"Fanatizm-Ya bizdensin ya öteki" [1]
KTÖS: Bakanlıkla konuyu netleştirene dek yıllık planlar yapılmayacak [1]
Bu sezon Kıbrıs TV fırtınası esecek [1]
İktidara adayım [2]



KARNE ZAMANI

Psikolog Ayla Kahraman

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   8 Haziran 2007, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yürek özgür yaşamak ister

Kimselere yüksünmeden, kızmadan

Buyurmaya açılan ağızlara bir

tomurcuk

Barış Çocuklarından. T. İLDENİZ

Ana sınıfından lise sona kadar bütün öğrenciler karne alıyor önümüzdeki günlerde. Notlarını öğrenmeye başlayan çocukların kimi gururlu bir rahatlık içinde iken; kimisi ailesi ile gerçekleşecek ilk karne karşılaşmasının hüzünlü bekleyişi içinde.

Karnedeki notları uzun zamandır farklı algılıyoruz. Sanki o notlar ana babalar olarak bizlerin de başarısını gösteriyormuş gibi hissediyoruz. "Daha çok ilgilenmeliydim, öğretmen tutmalıydım" gibi pişmanlıkların yanında; "bunca çabamın karşılığı bu mu?" tarzında yakınmalar da karıştırıyor dünyamızı. Yalın gerçek şu ki; karneyi biz almadık. Çocuğumuz aldı. Bu karne, sadece yıl içinde girdiği farklı sınavlardan aldığı notları göstermektedir. Okulda neyi ne kadar öğrendiği hakkında bilgi vermemektedir. Düşünün, o karnede mutlu olma becerisinden aldığı not görünmüyor. Çevresine yönelik sosyal uyumu ile ilgili bir bilgi de yok. Yardım sever mi? Sevecen ya da saldırgan mı? Üstüne düşün görevlerini yapabiliyor mu? Okulda kaç defa gözyaşı döktü? Haksızlığa uğradı mı? Hakkını nasıl savundu?.. Karnede bunlar yazmıyor. Yazılan sadece sınavlardan alınan notlar. Düşük notların nedenleri de yazmıyor karnede. Çalıştığı halde yapamamış olabilir mi? Çalışma disiplini olmadığı için düşük not almış olabilir mi? Öğretmeni ile olumlu bir iletişim kurabilmiş mi? Sağlık sorunu var mı? Okuldan uzaklaşmasına neden olan psikolojik ya da sosyal içerikli bir yaşantıya maruz kalmış olabilir mi?..

Karnedeki notların her zaman birden fazla açıklaması vardır. Çocuğa yönelik tutumunuzu belirlerken bunu göze alın. Karne, onunla olan ilişkinizde başrole oturmamalı. Bir kişilik sorunu gibi görülmemeli. Görev ve sorumlulukları ile ilgili olarak değerlendirilmeli. Çocuğunuzun karnesi ile ilgili duygularını iyi takip edin. Size göre sıradan olan bir karneye bile seviniyorsa, siz de sevinin. İyi notlarına rağmen, üzgün ise, nedenini anlamaya çalışın.

Harika bir karne ile birlikte, mutlu bir çocuk geldiyse eve; sevinelim, coşku ile karşılayalım bu başarıyı. Hatta mümkünse ödüllendirelim de. En güzel ödülün, elde edilen başarı olduğunu yürekten hissederken, sorumluluğunu üstün bir başarı ile yerine getirdiğinin altını çizelim. Bizi başarısına ortak ettiği için, sevinelim. Bizim sayemizde başardığı ya da bize emeklerimizin karşılığını ödediğini düşünmeyelim; dile getirmeyelim. Çocuk, üstüne düşen ders sorumluluğunu yerine getirdi. Çaba gösterdi ve iyi notlar elde etti. Bunu umursayalım. Çok parlak olmamakla birlikte geçmişe göre iyi bir karne ise de aynı davranışı gösterelim. Eskiden birkaç kırığı varken, şimdi doğrudan geçtiyse, bunu da kutlayalım. Unutmayın, bu ona göre büyük bir başarıdır. Yaklaşımınız doğru olursa, ardından daha büyük başarıların geleceğini hatırlayın.

Kötü bir karne ile gelen çocuk, üzgündür. Ailesinin düşük notlara bakış açısı, çocuğun üzüntüsünü dışa vuruşunu belirleyen önemli bir etkendir." Karne yüzünden" evden kaçanlar, intihar girişiminde bulunanlar, aslında aileleri ile yaşanacaklardan kaçan çocuklardır. Kötü notlar getiren çocuk, ailesine haksızlık ettiğini düşünürse ya da ailesi karneyi emeklerine karşılık bir hakaret gibi algılarsa, ortaya çıkacak tablo pek de iç açıcı olmayacaktır. Böyle bir duygusal yeniklik, başarıya yönelik adımlarını kaygı ve güvensizlikle bozacaktır. Çocuk, başarmak için gerekenlere asla sahip olamayacağına inanacaktır. Başarıya duyduğu özlemi, başka yerlerde arayacaktır.

Oysa kötü notlar, yolunda gitmeyen bir şeylerin olduğunu gösterir. Bir sorun vardır. Bu sorun çocuğu mutsuz etmektedir. Ailesi de bundan dolayı mutsuzdur. Çocuk bu sorunu çözebilecek beceridedir. Sorun çözme sürecinde, ailesi her zaman yanında olacak ve ona destek verecektir. Kötü notlar onun kaderi değildir. İyi bir karne de kimsenin tapulu malı değildir. Sorunla doğru bir şekilde mücadele edebilirse, her şey yoluna girecektir. Doğruları bulmada ise güvenebileceği ailesi, koşulsuz desteği ile hep yanında olacaktır.

Bir mücadele sonunda başarıyı elde eden kişiler; başarıyı ellerinde tutmayı çabuk öğrenirler. İzin verin, çocuklarınız öğrensin.

Cevap ve sorularınız için elektronik posta adresim: kahraman_psikolog@yahoo.com

   1866 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
12 Eylül 2008, Cuma   ÇOCUKLAR NE İSTER
05 Eylül 2008, Cuma   OKUL
23 Ağustos 2008, Cumartesi   "AYNA AYNA, SÖYLE BANA KUSURUM NEREDE"
15 Ağustos 2008, Cuma   "DİYABETİK ÇOCUKLAR"
08 Ağustos 2008, Cuma   ÇOCUKLAR DA ZORLANIR
01 Ağustos 2008, Cuma   Utangaçlık
25 Temmuz 2008, Cuma   MESLEK SEÇİMİ
18 Temmuz 2008, Cuma   Bir ilişkiyi korumak ve sürdürmek
11 Temmuz 2008, Cuma   ÖZEL BİR İLİŞKİYE İHTİYAÇ DUYMAK
06 Temmuz 2008, Pazar   Psikososyal istismar



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.3916 1.4014
1 STERLİN 2.3972 2.4150
1 EURO 1.8957 1.9090



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

İSTESEK DE İSTEMESEK DE (*)

Ali Baturay

"BİZE BİR ŞEY OLMAZ ZATEN!"

Hasan Hastürer

Az bilgi çok laf...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Aman şeytan karışmasın!..

Ahmet Tolgay

KADINSIZ SİYASET... (2)

Bilbay Eminoğlu

74'ten bir anı ve düşündürdükleri

Omaç BAŞAT

Önce evimizin içini temizleyelim

Hüseyin EKMEKÇİ

Görevi bırakmaya hazırlanan İnce'nin ö...

Dilek ÇETEREİSİ

Sigaralar bu kez bahçede yandı

Aysu Basri

SAVAŞ SUÇLARI ve ARKASINDAKİ ACILAR

Emin AKKOR

Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Dünyayı sarsan yedi gün

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Kâvânin (Yasama) Meclisi





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital