Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Ölümlü trafik kazası,ağır cezada görüşülecek
Zorla yapmadım
Kuzuları çaldılar, köpeğin boğazını kestiler
UBP Genel Sekreterini seçmedi
'Ecstasy'ye 8 yıl
2009 da zor
Kıbrıs Kıbrıslılarındır

YORUMLANANLAR
Öğretmen dayağı polislik oldu [5]
Elektrikte yatırım katkı payı kaldırılıyor, akaryakıtta da indirim yapılacak [1]
Uyuşturucuyu çocuğuna taşıttı 2 yıl hapis cezası aldı [7]
Soyer: Orta noktayı bulacağız [1]
Pankart tartışması [4]
BES, LTB'de yaşanan sorunları sendikalarla tartıştı [1]
Samani: Narenciyecilerin sorunlarına duyarlı olun [1]
Oya Talat: Siyasetteki erkek egemen yapıyı kırmaya çalışıyoruz [1]
Bu yaklaşım, Kıbrıs Türk halkını bir kez daha büyük hayal kırıklığına uğrattı [2]
İsrail, KKTC'yi ayrı bir varlık olarak tanımıyor [4]
Eroğlu, ilk seçimde siyaseti bırakmak zorunda kalacak [9]
Avcılar dün siyah çelenk koydu, bugün de köpeklerle eylem yapacak [1]
Tavuri'nin tövbesi yine tutmadı [3]
Kanser olmak istemiyoruz [3]
Otellerde bayram bereketi [3]
Liste nihayet! [1]
Avcılar eyleme gidiyor [12]
Talat ve Hristofyas'a "camdan mumluk" [1]
Taksim Trio, Londra Caz Festivali'nde büyüledi [1]
Gökyüzünde Ay ile Venüs'ün muhteşem buluşması [1]



İNTİHAR: BİR YARDIM ÇIĞLIĞI

Psikolog Ayla Kahraman

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   29 Haziran 2007, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

"Lefke'de 22 yaşındaki genç canına kıydı."

Gazetenin iç sayfasında çok kısa bir haber olarak geçti. Yangın düştüğü yeri yakar ama hepimizin canı yandı. Hepimizi korkuttu. Gazetelerde sıradan haberler içine girecek kadar, intihar girişimi sonucu gerçekleşen ölümlerin arttığını fark ettik. Acı gerçek ama ülkemizde her yaş, cins ve meslekten vatandaşımız kendi iradeleri ile yaşamlarına son noktayı koyuyorlar.

İnsanımıza ne oluyor?

Neden intihar ediyorlar?

Onlara nasıl yardım edebiliriz?

Toplumsal bir olgu olarak ele alınsa da, intihar bireysel bir girişimdir. Yaşamak için geçerli olan her neden; hayattan kopmak için de bir nedendir. İntihar girişiminde bulunan kişinin, genellikle en son düşüncesi ölmektir. Öncelikli ihtiyacı, içinde bulunduğu incinmişlik ve çaresizlik durumundan kurtulmak ve kaçmaktır. Yaşadığı umutsuzluk ve onu inciten, canını yakan, hayatını karartan her şeyden kaçma düşüncesi; ölüme kadar gidebilecek bir yolculuğun başlangıçtaki adımlarıdır. İntihar girişiminde bulunan kişi ya önceden de denemiş ya da yakın çevresine çeşitli sinyaller vermiştir. Bu yüzden, her intihar girişimi, "bir yardım çığlığı"dır. Bu yardım çığlığı zamanında duyulmadığında, sonuç trajik olur.

İntihar eğilimi gösteren kişi, önce yaşamla olan ilişkisini sürdürmede zorluk çekmeye başlar. Günlük hayatta ona mutluluk veren ya da yaşam enerjisini sürdürmesini sağlayan etkinliklerden uzaklaşır. Olay ve durumlara önceden gösterdiği tepkileri göstermez. Örneğin, çok sevdiği bir yemek çeşidi sofraya getirildiğinde, farkında bile olmaz. Okula giden bir genç ise, sınav ve ödevlerine ilgisiz, sevdiklerine umarsız davranmaya başlar. Takımının son maçının sonucunu bilmez. Genç ve bakımlı bir kadın olarak tanıdığınız kişi; özensiz, cansız, kederli bir görünüme bürünür. Aslında bütün bunlar, kişinin çevresine verdiği sinyalleridir: "İmdat! Yardım edin!"

Kendi hayatını sona erdirme eylemine adım adım yaklaşan kişi, çaresizlik ve dayanılmaz ruhsal acılar içindedir. Geleceğe yönelik güzel düşleri bitmiştir. Yaşadığı sorunları çözmek amacıyla attığı adımlar başarısız olduğundan; ölüm dışında bir çözüm bulamama noktasına gelmiştir. Her şey için kendini suçlarken; her olumsuzluğun onun başına geldiğini ve gelecekte de böyle olacağını düşünür. Yakın ilişkilerinde, çevre ile olan ilişkilerinde ve en önce kendi benliklerinde bunu yaşarlar. Bu düşünme biçimi, kişinin kendini çaresiz, sorunlarını çözmede yetersiz görmesini sürekli kılar. Sorun çözme konusunda gelinen bu kritik nokta, intihar girişiminin tetiğinin çekildiği noktadır.

Çaresizlik, intihar olgusunun merkezindeki değişmez karakterdir. Bundan dolayı, öncelikle yapılması gereken bu durumla ve buna bağlı olarak kişinin yaşamında oluşan olumsuzluklarla mücadele etmektir. İntihar eğilimli ya da ölmekten başka çaresi kalmadığını düşünen kişiyi yaşama döndürmek kolay değildir. Psikologlar uyguladıkları bilişsel ve problem odaklı terapilerle bu kişilerin düşünce yapılarını değiştirmeyi amaçlamaktadırlar. Geleceğe yönelik olumlu düşünceler ve beklentiler geliştirmeleri, sorun çözme becerisi edinmeleri, aşırı mükemmeliyetçilikten vazgeçip hatalarının sonuçlarıyla yaşamayı başarmaları gibi olumlu davranış değişiklikleri bu terapi programlarının içeriklerinden bazıları. Ancak takdir edersiniz ki, öncelikli destek kişinin çevresinden gelmelidir. Kişideki değişimi fark eden herkes - ailesi, arkadaşları, okulu, iş çevresi - farkı ortaya koymalıdır. Ancak o zaman ona, onu umursadığınızı gösterebilirsiniz. Acı ve sıkıntılarını size açmasını sağlayabilirsiniz. Ona fark ettiğiniz her olumsuz durumun nedenini sorun. Mutlaka konuşacaktır. İçtenlikle dinlerken onu ve sorunlarını önemseyin ama "hayatta her şeyin mutlaka bir başka çözümü, alternatifi olduğu düşüncenizi sıklıkla konuya getirin. Ölüm konusunda konuşmaktan ve soru sormaktan kaçınmayın. Böylece yapmayı düşündüğü eyleme ne kadar yakın olduğunu anlarsınız ve profesyonel yardım isteyebilirsiniz.

Yaşamını sonlandırmaya doğru giden kişi, en değerli armağan olan "yaşam hakkından" vazgeçmiştir. Hayatını geri istemesi için ilk yapılması gereken, bu durumu yaratan "çaresizlik" duygusundan kurtulmasını sağlamaktır. Kişi yarınlarından umudu kestiği zaman, kendini çaresiz hisseder. Olumlu gelecek beklentisi gerçekleştiği takdirde ise, yaşamına en değerli armağan olarak sarılır.

Yarınlarda buluşmak umuduyla, esen kalın.

olur mu gecemi yeşile çalmak

yıldız çivilemek parmak uçlarıma

ölüm kadar çabuksa eğer yaşamak

hiç doğmamayı isterdim ama

bir kere doğmuşum ölmek yasak A. İlhan

   1900 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
16 Kasım 2008, Pazar   EVLAT SEVGİSİ
14 Kasım 2008, Cuma   ÇOCUK VE CİNSEL EĞİTİM
14 Kasım 2008, Cuma   UYUŞTURUCUDAN KORKUYORUZ
14 Kasım 2008, Cuma   İŞİMİZ “İŞ” OLMAKTAN ÇIKARSA
14 Kasım 2008, Cuma   UYKU SORUNU YAŞAYAN ÇOCUKLAR
09 Kasım 2008, Pazar   AİLEDE BENCİLLİK
12 Eylül 2008, Cuma   ÇOCUKLAR NE İSTER
05 Eylül 2008, Cuma   OKUL
23 Ağustos 2008, Cumartesi   "AYNA AYNA, SÖYLE BANA KUSURUM NEREDE"
15 Ağustos 2008, Cuma   "DİYABETİK ÇOCUKLAR"



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5634 1.5744
1 STERLİN 2.2777 2.2946
1 EURO 1.9730 1.9869



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

YURT SEVGİSİ

Ali Baturay

KAYBETMEK

Hasan Hastürer

Derviş Bey seçildi UBP'nin işi bitti!!...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

İçimizdekiler söylerse, Ban hayda hayda sö...

Ahmet Tolgay

DOĞANIN İNSANLARDAN ÖÇ ALMASI...

Bilbay Eminoğlu

Yine göz boyadılar!

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Canaltay UBP PM'de

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

ÇÖZÜM İÇİN ORTAK MÜCADELE

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Hindistan'ın önemi

Oğuz Metiner

Kurban Bayramı yaklaşırken

Harid Fedai

Sefâlet!





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital