Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Ölümlü trafik kazası,ağır cezada görüşülecek
Zorla yapmadım
Kuzuları çaldılar, köpeğin boğazını kestiler
UBP Genel Sekreterini seçmedi
'Ecstasy'ye 8 yıl
2009 da zor
Kıbrıs Kıbrıslılarındır

YORUMLANANLAR
Öğretmen dayağı polislik oldu [5]
Elektrikte yatırım katkı payı kaldırılıyor, akaryakıtta da indirim yapılacak [1]
Uyuşturucuyu çocuğuna taşıttı 2 yıl hapis cezası aldı [7]
Soyer: Orta noktayı bulacağız [1]
Pankart tartışması [4]
BES, LTB'de yaşanan sorunları sendikalarla tartıştı [1]
Samani: Narenciyecilerin sorunlarına duyarlı olun [1]
Oya Talat: Siyasetteki erkek egemen yapıyı kırmaya çalışıyoruz [1]
Bu yaklaşım, Kıbrıs Türk halkını bir kez daha büyük hayal kırıklığına uğrattı [2]
İsrail, KKTC'yi ayrı bir varlık olarak tanımıyor [4]
Eroğlu, ilk seçimde siyaseti bırakmak zorunda kalacak [9]
Avcılar dün siyah çelenk koydu, bugün de köpeklerle eylem yapacak [1]
Tavuri'nin tövbesi yine tutmadı [3]
Kanser olmak istemiyoruz [3]
Otellerde bayram bereketi [3]
Liste nihayet! [1]
Avcılar eyleme gidiyor [12]
Talat ve Hristofyas'a "camdan mumluk" [1]
Taksim Trio, Londra Caz Festivali'nde büyüledi [1]
Gökyüzünde Ay ile Venüs'ün muhteşem buluşması [1]



ÇOCUĞUN DÜNYASINDA SÜNNET

Psikolog Ayla Kahraman

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   3 Ağustos 2007, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yaz mevsiminin gelmesiyle, sünnet düğünleri de başladı. Aileler açısından bir toplumsal görev, Müslümanlığın gereği ve oğlan çocuğunun ilk mürüvveti olarak algılanan sünnetin, dünyamızda 15 bin yıldan fazla bir geçmişi olduğunu söylüyor uzmanlar. Sünnet yaşı toplumdan topluma değişmektedir. Yahudilerde doğumdan sonraki ilk 7 günde yapılırken, Müslümanlarda erken çocukluk çağlarından ergenliğe kadar uzanan bir dönem içine yayılmaktadır.

Araştırmalara göre, kültürümüzde erkek çocukları en çok 4 - 8 yaşlar arası sünnet olmaktadır. Bu yaş dönemi çocuğun dünyasında ve gelişiminde çok büyük önem taşıyan bir sürece işaret eder. Çocuk bu dönemde kendisi ve dünya ile ilgili algılar yapar, sorular sorar, cevaplar arar. Kendindeki ve dünyasındaki farklılıkları algılamaya ve kendisine dünyada bir anlam vermeye başlar.

Benlik algısının oluşmaya başladığı 4 - 8 yaş döneminde çocuk, erkek olmanın ayrıcalıklı bir durum olduğunu ve kızlardan farklı ve fazla bir şeylere sahip olduğunu fark eder. Çocuk, önem verdiği bir parçasının kesilmesine yönelik algılar geliştirir ve doğal olarak bu ayrıcalıklı fazlalığı kaybetme korkusu yaşar. Hele bir de sünnet konusunda yanlış bilgilendirilen ya da kandırılan bir çocuksa, sünnet operasyonunun çocuktaki psikolojik etkisi, yetişkinlik çağlarını bile etkileyebilir.

Çocuğun gözünde sünneti basit bir operasyon olmaktan çok öteye götüren bu durum, aile tarafından doğru yönlendirilmeli ve ele alınmalıdır. Yoksunluk ve kaybetme korkusunun eşlik ettiği bu süreci, istenilir bir girişim olarak algılaması sağlanmalıdır. Özellikle üç yaşlarından itibaren çocuk cinsel organının özel ve önemli olduğunu fark eder. Sünnet konusunun ortaya atılmasıyla bu konudaki endişe ve korkuları canlanır. Ya kaybederse? Kız çocuklarına benzerse? Bu çok derin ve yüksek bir korkudur. Bundan dolayı sünnetin bir şenlik, erkekliğe geçiş töreni olarak algılanması ve buna uygun olarak düğünlerin yapılması, armağanların alınması bu korkuların ortaya çıkışını engelleyen olumlu bir girişimdir. Yakın çevrenin sünnete yüklediği anlamın da önemli etkisi vardır. Bu "tören"le çocuğun erkekler dünyasına kabul edildiği mesajı, ortaya çıkabilecek olumsuz duyguları engelleyecektir. Buradaki ayırt edici nokta şudur: Korksa bile sünnet olmayı istemelidir.

Ana babanın önemle üzerinde durması gereken nokta sünnetin ne olduğunun ve niçin yapıldığının çocuğa doğru bir biçimde anlatılmasıdır. Toplumsal açıdan önemini bilen çocuk, yanlış bilgiler ve korkularla donatılmış çocuğa göre kendini olumlu çizgide görecektir. Çocuğu sünnet konusunda kandırmak kadar, sünnetle ilgili korkutmak da çok sakıncalıdır. "Korkulacak bir şey yok, canın acımayacak", "yaramazlık yaparsan keserim" tarzındaki yaklaşımlar çocukta kâbuslar yaratabilecek yanlışlıklardır. Sünnet konusunda çocuğa "şakalar" yapmaktan da kaçınmak gerekir. Çocuklar 8 - 9 yaşlarından sonra şakadan anlayacak ve şaka yapabilecek bilinç düzeyine erişir. Korkuların da akılcı bir çizgide yorumlanması için aynı yaş dönemine ulaşmaları gerekir. Bundan dolayı "tutun şunu, fazla büyümüş, biraz ufaltalım" tarzındaki şakalar 4 - 8 yaşındaki çocuğun dünyasının korkulu rüyaları olur. Burada ana babaların dikkat etmeleri gereken önemli nokta, çocuğun sünnet girişimini nasıl algıladığı ve sünnet olma düşüncesine hangi duygularla cevap verdiğini anlamaktır. Sünnet bir ceza olarak algılanıyor ya da sinsi bir korkunun pençesi içinde görünüyorsa, buna neden olan tutumlar hemen gözden geçirilmeli ve durum düzelmedikçe yani çocuk hazır olmadıkça sünnet operasyonu gerçekleşmemelidir.

Sünnet için uygun yaşı belirlemek en önemli konulardan biridir. Beden algısının gelişmeye başladığı, dünya ile ilgili algıların elde edildiği ve kimlik edinme sürecinin en hızlı geliştiği 4 - 8 yaşlar, araştırmalara göre, zorunlu olmadıkça tercih edilmemelidir. Önerilen zaman dilimi ya doğumdan hemen sonraki günler, haftalar ya da ilkokul çağıdır.

Sorularınız için elektronik postama mesaj bırakabilirsiniz. Esen kalın.

   1522 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
16 Kasım 2008, Pazar   EVLAT SEVGİSİ
14 Kasım 2008, Cuma   ÇOCUK VE CİNSEL EĞİTİM
14 Kasım 2008, Cuma   UYUŞTURUCUDAN KORKUYORUZ
14 Kasım 2008, Cuma   İŞİMİZ “İŞ” OLMAKTAN ÇIKARSA
14 Kasım 2008, Cuma   UYKU SORUNU YAŞAYAN ÇOCUKLAR
09 Kasım 2008, Pazar   AİLEDE BENCİLLİK
12 Eylül 2008, Cuma   ÇOCUKLAR NE İSTER
05 Eylül 2008, Cuma   OKUL
23 Ağustos 2008, Cumartesi   "AYNA AYNA, SÖYLE BANA KUSURUM NEREDE"
15 Ağustos 2008, Cuma   "DİYABETİK ÇOCUKLAR"



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5634 1.5744
1 STERLİN 2.2777 2.2946
1 EURO 1.9730 1.9869



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

YURT SEVGİSİ

Ali Baturay

KAYBETMEK

Hasan Hastürer

Derviş Bey seçildi UBP'nin işi bitti!!...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

İçimizdekiler söylerse, Ban hayda hayda sö...

Ahmet Tolgay

DOĞANIN İNSANLARDAN ÖÇ ALMASI...

Bilbay Eminoğlu

Yine göz boyadılar!

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Canaltay UBP PM'de

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

ÇÖZÜM İÇİN ORTAK MÜCADELE

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Hindistan'ın önemi

Oğuz Metiner

Kurban Bayramı yaklaşırken

Harid Fedai

Sefâlet!





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital